Avrupa

İzlanda ve Norveç, AB’ye üyelik fikrine geri döndü

Yayınlanma

İzlanda ve Norveç, Avrupa Birliği’ne katılım fikrine geri dönüyor ve birliği bir güvenlik kaynağı olarak değerlendiriyor. Politico’nun haberine göre, Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, “AB masasında yer almak, ek güvenlik ve koruma sağlıyor” ifadesini kullandı.

Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya askeri müdahalesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın hamleleri bu değişimin temel nedeni oldu. İthalat tarifeleri ve Grönland’ın ele geçirilmesi tehdidi ülkeleri Brüksel’e daha da yaklaştırdı. Trump’ın politikaları, ABD’nin müttefiklerini koruma konusundaki kararlılığını sorgulatıyor. Bu durum karşısında NATO ülkeleri alternatif arayışına girdi. Norveçli siyasetçi Ine Eriksen Soreide, “NATO’nun bir araç seti var, AB’nin ise başka” açıklamasında bulundu.

Reykjavik üyelik müzakereleri için referandum hazırlıklarını hızlandırdı

Reykjavik yönetimi, AB’ye katılım müzakerelerinin yeniden başlatılmasına yönelik referandum hazırlıklarını hızlandırdı. İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgérdur Katrín Gunnarsdóttir, “Demokrasi, özgürlük, insan hakları ve toprak bütünlüğü gibi ortak değerlere sahip büyük bir ülkeler grubu içinde daha güçlü oluruz” dedi.

Gunnarsdóttir’e göre, AB’nin cazibesi savunma ve ekonomik güvenliği de kapsayan güvenlik unsurlarından kaynaklanıyor. İzlanda, 2009 yılındaki finansal kriz sırasında üyelik başvurusunda bulunmuş ancak 2013 yılında müzakereleri dondurmuş, 2015 yılında ise başvurusunu tamamen geri çekmişti.

Norveç’te Avrupa Birliği üyeliğine yönelik toplumsal destek artıyor

Norveç, 1992 yılında AB üyeliği için başvuruda bulunmuş fakat iki yıl sonra yapılan referandumda bu talebi reddetmişti. Günümüzde ise üyelik desteği yeniden yükselişe geçti.

Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Maria Varteressian, Pais gazetesine verdiği mülakatta, referandumun yapılmasını mümkün gördüğünü ancak mevcut aşamada sonucun muhtemelen olumsuz olacağını belirtti. Bir başka Norveçli yetkili ise mevcut konjonktürde yalnız kalmanın en iyi seçenek olmadığını dile getirdi.

Politico, mevcut AB üyeleri için daha zengin ülkelerin birliğe kabul edilmesinin, Doğu Avrupa ülkeleriyle genişlemeden daha cazip göründüğünü aktarıyor.

2004 yılından sonra birliğe katılan 13 ülkenin tamamı, AB bütçesinden ödediklerinden daha fazla pay alıyor. Benzer bir durumun mevcut adaylar olan Ukrayna, Moldova, Arnavutluk, Sırbistan ve Karadağ için de geçerli olması bekleniyor. Bu nedenle, mevcut üyeleri bu ülkelerin katılımına ikna etmek, bütçeden alacakları payın azalacak olması sebebiyle daha zorlayıcı görünüyor.

AB hükümetleri, yeni üye olacak ülkelerin basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve demokratik kurumlara olan bağlılıklarının sürdürülebilirliği konusunda şüphe taşıyor.

Bir diplomat, “Yeni bir Macaristan veya Slovakya istemiyoruz. Bu ülkelerde 10-15 yıl sonra ne olacağını bilmiyoruz ve yeni bir Orban ile karşılaşabiliriz” ifadesini kullandı.

İzlanda ve Norveç ise yerleşik demokratik kurumlara sahip oldukları için bu tür sorunlarla karşılaşmıyor. Bir AB yetkilisi, “Gerekliliklerin yüzde 80’ini halihazırda karşılıyorlar” diyerek, bu ülkeler için katılım sürecinin oldukça hızlı ilerleyebileceğine işaret etti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version