Amerika
Kanada, ABD ara seçimlerini dikkatle izleyecek
Donald Trump’ın ticaret savaşlarının hedefinde yer alan Kanada, ABD’de bugün yapılacak ara seçimleri dikkatle izliyor.
Özellikle gümrük vergilerinden doğrudan etkilenen sınır eyaletleri başta olmak üzere, ara seçim kampanyalarında federal düzeyde bile Kanada’nın bu kadar gündeme geldiği başka bir dönem olmamıştı.
CBC’de yer alan habere göre Michigan ve New Hampshire’daki reklamlardan, New York ve Iowa’daki seçim mitingleri ve tartışmalara, ayrıca Nevada ve Alaska’daki mülakatlara kadar, “Kanada” kelimesi, yaşam maliyetinin gündemin merkezine oturmasıyla birlikte defalarca gündeme geliyor.
Demokratlar, Trump’ın Kanada’ya uyguladığı gümrük vergilerini, Amerikalıların yaşam maliyetine ne kadar önem verdiğine dair daha geniş kapsamlı bir tartışma başlatmak için kullanırken, Cumhuriyetçiler ise ya ABD ekonomisini korumak adına bu vergileri savunuyor ya da kendilerini bu konudan uzaklaştırıyor.
Kampanyanın son günlerinde Trump, özellikle Kanada meselelerine odaklanmış durumda. O ve diğer ABD’li yetkililer, bu haftanın başlarında olası bir ticaret anlaşmasına dair ipuçları verdiler.
Fakat kaynaklar CBC’ye verdikleri demeçlerde, görüşmelerin yoğunlaşmasına rağmen bunun yakın zamanda bir anlaşma yapılacağı anlamına gelmediğini söylediler.
Başbakan Mark Carney de dün ABD Başkanı Donald Trump ile Kanada-ABD ticaretinin geleceği konusunda bir görüşme yaptığını belirterek, bu görüşmenin olası bir ticaret anlaşmasının ana hatları üzerine “son zamanlarda yaptığımız yapıcı görüşmelerin devamı niteliğinde” ve “iyi bir sohbet” olduğunu da sözlerine ekledi.
Anketler, Trump’ın Kanada ile yaşadığı anlaşmazlığın her iki büyük partide de Amerikalı seçmenler arasında hiç de popüler olmadığını gösteriyor.
Kanada-ABD ilişkileri uzmanı ve Ottawa Street Strategy’nin kurucusu Scotty Greenwood, Kanada sınırına yakın veya Kanada ile yoğun ticari ilişkisi olan ABD eyaletleri için Kanada’nın “gündelik yaşamın temel bir konusu haline geldiğini” belirtti.
Greenwood, “Özellikle Kanada’ya uygulanan gümrük vergileri, ama genel olarak gümrük vergisi politikası, Amerikalılar için yaşam maliyetini çok daha yüksek hale getiriyor. İşte bu yüzden Kanada, birçok ABD seçiminde oy kullanma konusunda belirleyici bir konu haline geldi,” dedi.
Cumhuriyetçiler için zorluk, Demokratlar içinse bir fırsat olan husus, Michigan, Maine, Ohio, Iowa, Alaska ve Nevada gibi eyaletlerdeki birçok seçim yarışının, Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato’yu geri alıp almayacağını belirleyecek olması.
Bu eyaletlerdeki Cumhuriyetçi adaylar, Kanada konusunu kesinlikle göz önünde bulunduruyorlar.
Örneğin Maine’de, görevdeki Cumhuriyetçi senatör Susan Collins, bu ayın başlarında düzenlenen bir münazarada, “Kanada’ya uygulanan gümrük vergilerinin en açık sözlü muhalifi” olduğunu savundu.
Son iki ayda Trump, Maine sakinlerine rahatlama sağlamak amacıyla Kanada’ya uyguladığı gümrük vergilerinde değişiklikler yaptı ve Collins bu başarıyı kendine mal etti.
Trump, Eylül ayında Kanada menşeli çimento ve yol tuzu üzerindeki gümrük vergilerini kaldırmış, ardından Ekim ayında başka bir ürün grubu üzerindeki vergileri de iptal etmişti.
Eyaletteki ünlü yengeç endüstrisi için de Kanada büyük bir ihracat pazarı.
Fakat Collins’in Demokrat rakibi Troy Jackson, bu konuyu gündeme getirerek, Maine sakinlerinin “yol tuzunu yiyemeyeceğini” öne sürerek onun yaklaşımını reddetti.
Anketler, Jackson’ın birkaç puan farkla önde olduğunu gösteriyor.
Bir başka örnek ise Michigan. Burada Cumhuriyetçi senato adayı Mike Rogers, Demokrat Abdul El-Sayed ile karşı karşıya.
Rogers, Collins gibi Kanada’nın bir düşman olmadığını belirterek, Trump’ın gümrük vergilerinden uzak durmaya çalışıyor.
Alaska’nın benzersiz konumu da Kanada ile ilişkileri belirleyici kılıyor. Eyalet, gıda ve tüketim mallarının büyük bir kısmını ithal ediyor ve buna her yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık Kanada ürünü de dahil.
Rafine edilmiş Kanada petrolü ve ham petrolden gıda, kereste, makine ve sanayi ürünlerine kadar her şey ithal edilirken, diğer ABD eyaletlerinden farklı olarak, gümrük vergileri nedeniyle bir Kanadalı ürünün fiyatı yükseldiğinde, Alaskalıların yerli üretim alternatiflere yönelmesi zor.
Uzmanlar, gümrük vergilerinin enflasyonist etkisinin, toplulukların yüzde 80’inden fazlasına yalnızca hava yoluyla ulaşılabilen ve hemen hemen her şey için daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalan Alaska’da, halihazırda var olan satın alınabilirlik sorununu daha da şiddetlendirdiğini belirtiyor.
Michigan’daki Cumhuriyetçi siyasi stratejist Dennis Lennox, CBC’ye verdiği demeçte, Kanada’nın tartışmalarda “her gün gündeme gelmediğini” ama Trump’ın ticaret gündemiyle ilgili daha geniş kapsamlı tartışmada kilit bir rol oynadığını belirtti.
Lennox ayrıca, Trump’ın gümrük vergileri konusunda, bu vergilerin “imalat sektöründeki işleri ABD’ye geri getirmek” olarak belirtilen amacına ulaşıp ulaşmayacağını görmek için hâlâ ona bir nefes alma payı tanımaya istekli birçok Amerikalı olduğunu düşündüğünü belirtti.
Lennox, “Trump’ın ticaret politikasından daha somut sonuçlar görmeye başlamazsanız, Amerikalılar arasında oluşan tepkilerin artacağını ve seslerinin daha da yükseleceğini göreceksiniz,” dedi.
Salı gününe kadar geçen süreçte Trump ve temsilcileri Kanada’ya düzenli olarak saldırılar yöneltti.
Geçen hafta, ABD Başkanı bir seçim mitinginde, Kanada’nın ABD’ye katılması halinde buz hokeyini ve milli marşını elinde tutmasına izin vereceğini söyledi.
Yine geçen hafta, Ottawa’daki ABD Büyükelçiliği, Kanadalı yetkililerin ara seçimleri etkilemeye çalıştıklarına dair örnekler olarak nitelendirdiği bilgileri yayınladı.
Listede Ontario Eyalet Başbakanı Doug Ford, Sanayi Bakanı Mélanie Joly ve diğerlerinin açıklamaları yer alıyordu.
Trump’ın ara seçimleri kaybetmesi durumunda misilleme olasılığı sorulduğunda, eski danışman John Bolton, hiçbir ihtimalin göz ardı edilemeyeceğini söyledi:
“Trump’ın dünyasında sadece iki tür insan vardır. Kazananlar ve kaybedenler. Trump bir kazanan; dolayısıyla salı günü kaybetmeyecek. Sorumluluk başkalarına ait olacak. Suç onların olacak çünkü suç asla onda değildir.”
Greenwood, Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kaybetmesi halinde Trump yönetiminin birinin üzerine “suç atma” yolu arayacağını fakat bu suçun Kanada’ya yükleneceğinden emin olmadığını belirtti.
Ticaret anlaşması ihtimaline gelince, Greenwood, Demokratlar Kongre’nin iki meclisini de geri alsa bile Trump’ın hâlâ “çok fazla zamanı ve yürütme yetkisi kaldığını, özellikle de dış politika ve ticaret politikası konusunda” belirtti:
“Yani seçim gününün ertesi günü ya da Ocak ayında yeni Kongre’nin yemin töreninin ertesi günü Kanada-ABD ilişkilerinde her şeyin birdenbire değişeceği söylenemez. Önümüzde uzun ve zorlu bir yol var.”
Lennox, Trump’ın saldırılarının uzun vadeli sonuçlarından endişe duyduğunu ve “Kanada’nın partizan bir mesele haline gelme” riski olabileceğini belirterek, “Açıkçası Demokratlar Kanada’yı destekleyecek, Cumhuriyetçiler ise karşı çıkacaktır,” dedi.
Anketlere göre çoğu Amerikalı, “başkanın Kanada’ya yönelik tutumuna katılmıyor ama yine de ne derse desin Başkan Trump’ın yanında yer alacak büyük bir Cumhuriyetçi seçmen kitlesi var.”
Geçen ay yayınlanan YouGov anketine göre, Cumhuriyetçi katılımcıların yüzde 38’i Kanada’yı ABD’nin “düşman”ı veya “dost olmayan” bir ülke olarak gördüklerini belirtirken, Demokrat katılımcılarda bu oran sadece yüzde 8’de kaldı.
Yine geçen ay Pew Research tarafından yapılan ayrı bir ankette, Amerikalıların Kanada’ya yönelik görüşlerinin, özellikle yaşlı Cumhuriyetçiler arasında, biraz soğuduğu ortaya çıktı.