Amerika
Kanada’nın en çok satan gazetesinde ‘ABD’den kopup Çin ile birleşelim’ çağrısı

Kanada’nın en çok satan gazetesi Globe&Mail’de, ülkenin ABD’den uzaklaşarak Çin ile daha derin bağlar kurmasını isteyen bir yazı yayınlandı.
“ABD’den kurtulalım ve Çin ile daha yakın ilişkiler kuralım” başlıklı yazının sahipleri Julian Karaguesian ve Robin Shaban. Karaguesian bir dönem Kanada Maliye Bakanlığında özel danışmanlık da yapan bir ekonomi uzmanı. Shaban ise Kanada’nın en önemli düşünce kuruluşlarından Public Policy Forum’un üyesi.
Kanada’nın, Meta ve Netflix gibi ABD’li teknoloji devlerinin yararına ve ülkenin mali egemenliğinin aleyhine olan dijital hizmet vergisini kaldırmak için ABD ile yaptığı “anlaşma” ve Trump yönetiminin Kanada mallarına yüzde 35 gümrük vergisi uygulama tehdidinin, Kanada’nın şu anki zor durumunu “mükemmel bir şekilde” özetlediğini savunan yazarlar, “Washington artık Kanada’yı bir müttefik olarak değil, tavizler koparabileceği bir bağımlı olarak görüyor. Bu durum, ticaretin çeşitlendirilmesinin artık isteğe bağlı değil, acil bir ulusal zorunluluk olduğunu açıkça hatırlatıyor,” diye yazıyorlar.
Kanada’nın ABD’ye uzun süredir tabi olmasının, dünyanın en önemli ekonomilerinden biri olan Çin ile ortaklık kurmayı da engelliyor olmasını sorun olarak gören Globe&Mail yazarları, iktisadi egemenliğe ulaşmak için “Çin’in güvenilmez bir ticaret ortağı ve dünya hakimiyetine kararlı olduğu” yönündeki Washington anlatısından kurtulmak gerektiğini vurguluyorlar.
Yazarlar bunun yerine Ottowa’nın Pekin ile, ABD’nin değil, Kanada’nın çıkarlarına dayalı kendi ilişkilerini kurması çağrısında bulunuyorlar.
Çin’in sadece düşük maliyetli imalat değil, ileri üretim ve dünya çapında lider teknoloji de ürettiğini hatırlatan yazarlar, Asya devinin yapay zekadan yeşil enerjiye kadar 44 kritik teknolojinin 37’sinde lider konumda olduğunun altını çiziyorlar.
Karaguesian ve Shaban şöyle yazıyor:
“Ottawa güçlü ve bağımsız bir ekonomi inşa etmek konusunda ciddiyse, Çin ile büyüyen pazarlarına ve teknoloji merkezlerine erişimi destekleyen daha güvenilir bir siyasi ilişki kurmalıyız. Kanada üretkenlik kriziyle boğuşurken, Kanadalı işletmeler Çin dahil dünyanın dört bir yanından gelen önde gelen teknolojileri benimsemeli ve uygulamalıdır. Ne var ki federal hükümetimiz, en büyük ticaret ortağımız ve ‘en yakın müttefikimiz’ bizi hor görürken, Atlantikçi-G7 dünya görüşüne sıkı sıkıya bağlı kalarak stratejik bir felç içinde kalmaya devam ediyor.”
Ottowa’nın Çin teknolojisi konusunda ABD’nin baskılarına boyun eğmesinin, halihazırda kötü giden ekonomiyi daha da kötüleştirdiğini savunan yazarlar, Huawei 5G yasağından Huawei CFO’su Meng Wanzhou iade davasına kadar, Ottawa’nın ABD’nin taleplerine uymasının, Kanada’yı Çin’den uzaklaştırdığına ve diplomasi ve ticarette misilleme önlemlerine yol açtığına işaret ediyorlar.
Kanada’nın 1 Ekim 2024’te Çin elektrikli araçlarına uyguladığı %100 gümrük vergisi, sonunda Kanada kanola ve domuz etine misilleme önlemlerini tetiklemiş ve (çoğunlukla) Batıdaki çiftçilere yıllık yaklaşık 1 milyar dolar zarara mal olmuştu.
Kanada’nın, Çin’den kopma gündemine sadık kalmasına rağmen, ABD’nin “sessizce” Çin ile ticari ilişkilerini yeniden kurmasını “ironik” olarak nitelendiren Kanadalı yazarlar, “Kanada ve diğer ‘müttefikler’, kural koyucunun görmezden geldiği kuralları uyguluyor,” diyorlar:
“Üstelik, hükümet yetkililerimiz Çin’i (ve Hindistan’ı) değerler ve benzer düşünce eksikliği konusunda vaazlarla kendilerinden uzaklaştırıyor, bu da her iki tarafın iktisadi ilişkileri genişletme konusundaki siyasi yeteneğini ve istekliliğini kısıtlıyor. Evet, Kanada’nın çoğulcu sistemi Çin’in tek parti sisteminden büyük ölçüde farklıdır. Fakat Kanada, siyasi sistemleri önemli ölçüde farklı olan diğer ülkelerle de ticaret yapmaktadır.”
Kanada yapay zeka bakanının, yapay zeka altyapısını genişletmek için Suudi Arabistan’da yatırım aradığını, Japonya’nın 1955’ten bu yana Liberal Demokrat Parti tarafından yönetildiğini hatırlatan yazarlar, tüm bunlara rağmen bu ülkelerle ilişkileri sorgulamadıklarını hatırlatıyorlar.
“İktisadi bağımsızlığa ulaşmak için Kanada’nın yön değiştirmesi gerekiyor,” diyen Globe&Mail yazısı, Kanada’nın iktisadi gücünü artırmak, inovasyonunu hızlandırmak ve egemenliğini korumak için Çin’den teknoloji transferini iyileştirmek gerektiğini savunuyor.
Yazarlar dikkat çekici yazıyı şöyle bitiriyorlar:
“Kanada’nın egemenliğine yönelik en büyük tehdit Çin’in müdahalesi değil, bizi giderek daha fazla vasal gibi davranan ABD’ye olan itaatimizdir. Küresel tüketicilerin %95’i Amerika dışında yaşarken, ihracatımızın %75’ini giderek daha güvenilmez hale gelen bir ortağa bağımlı olmamız strateji değil, stratejik bir hatadır.
Başbakan Mark Carney şimdi belirleyici bir seçimle karşı karşıya: Atlantikçi dünya görüşünü pekiştirmek ya da Columbia Üniversitesi profesörü Jeffrey Sachs’ın ‘yeni çok kutuplu dünyanın gerçekliği’ olarak adlandırdığı şeyi benimsemek. Son altı aydır Kanada’nın refahına ve egemenliğine yönelik acımasız saldırılar, bu seçimin ne olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.”
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek








