Bizi Takip Edin

Asya

Kuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik

Yayınlanma

Kuzey Kore, İHA sürüleri, füzeler ve ağır topçu sistemlerini tek bir hedef üzerinde aynı anda deneyerek Batı hava savunma sistemlerini baskı altına almayı hedefleyen yeni saldırı taktikleri geliştirmeye başladı. WSJ’nin aktardığına göre Pyongyang, Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş sahalarından devraldığı yöntemlerle ABD ve müttefiklerinin savunma hatları karşısında çoklu hedefler oluşturmayı amaçlıyor.

Kuzey Kore, insansız hava aracı (İHA) sürüleri ile füzeleri eş zamanlı kullanarak Batı hava savunma sistemlerini aşmayı hedefleyen kitlesel saldırı taktikleri geliştiriyor.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) aktardığına göre Pyongyang yönetimi, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmalarda öne çıkan yöntemleri bünyesine katarak ABD ile müttefiklerinin savunma hatları üzerinde baskı oluşturmayı amaçlıyor.

Kuzey Kore devlet medyasından aktarılan bilgilere göre ülke, bu ay ilk kez tek bir hedefi imha etmek üzere saldırı İHA’ları, füzeler, roketler ve uzun menzilli topçu sistemlerinin aynı anda kullanıldığı bir askeri tatbikat icra etti.

Tatbikatta, farklı silah sistemlerinin eş güdüm içinde hareket ederek hedefe “yoğunlaştırılmış ateş” açma kapasitesi test edildi.

Gazete, farklı silahların bir arada kullanıldığı bu tür kitlesel ve kombine saldırıların günümüz savaşlarının temel unsuru haline geldiğini, Rusya ve İran tarafından giderek daha sık uygulandığını vurguluyor.

İran çatışmalarda, ABD ve müttefiklerinin hava savunma ağlarını doyuma ulaştırmak amacıyla balistik füzelerle desteklenen Şahid İHA dalgalarını devreye sokmuştu.

Conflict Armament Research bünyesinde görev yapan askeri uzman Fabian Hinz, farklı türdeki silahların eş zamanlı kullanılmasının hava savunma sistemleri karşısında aynı anda çok sayıda hedef yarattığına dikkat çekiyor.

Öte yandank WSJ, farklı teknik özelliklere sahip mühimmat ve platformları koordine edebilecek gelişmiş entegre sistemler kurmanın gerekliliğine işaret ediyor.

Gazete, modern askeri teknoloji sıkıntısı çeken Kuzey Kore açısından bu düzeyde bir koordinasyonu sağlamanın ek zorluklar barındırdığını belirtiyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yönetiminde yeni silah denemelerini ve askeri tatbikatlarını sürdüren Pyongyang yönetimi, 20 Eylül’de roket birlikleri vasıtasıyla yeni tip bir silahı test etmişti.

Ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan bu silahı Kim, “karşı konulamaz güç” olarak tanımlamıştı. Ülke ordusu daha önce stratejik ve taktik keşif araçlarının yanı sıra “Kumsong” serisi saldırı İHA’larını da içeren kapsamlı insansız hava aracı denemeleri yürütmüştü.

Sürü halindeki İHA taktikleri dünya genelinde birçok ülkenin askeri gündeminde yer alıyor. Sürü teknolojisi, tek bir görevi yerine getirmek üzere eş güdüm halinde hareket eden, gruptaki bazı araçlar kaybedilse dahi geriye kalanların operasyonu sürdürdüğü İHA gruplarını ifade ediyor.

CNN’in kaynakları, İran’ın sürü halinde hareket eden İHA’ları yönetme teknolojisini elde etmiş olabileceğini haziran ayında öne sürmüş, Rusya ve Çin’in benzer teknolojilere sahip olduğunu iddia etmişti.

Rus devlet şirketi Rosteh, Supercam İHA’ları üzerinden araçların birbirleriyle otomatik veri paylaşmasını sağlayan bir teknoloji geliştirdiğini duyurmuştu.

Çinli araştırmacılar ise bağlantı koptuğunda ve görüş açısı daraldığında bile İHA sürüsünün otonom olarak hedef arayıp vurabilmesine imkan tanıyan “HG-STR” adlı algoritmayı tanıttı.

The New York Times ise, kaynaklarına dayandırdığı haberinde ABD Savunma Bakanlığının Rus ve Çin İHA programlarını Amerikan teknolojisine kıyasla daha ileride gördüğünü aktardı.

Avrupa ülkeleri de insansız harp kabiliyetlerini hızlandırıyor. Almanya merkezli Helsing şirketi, Aralık 2025’te HX-2 tipi İHA’yı tanıttı. Welt gazetesinin verilerine göre Ukrayna sahasında test edilen bu hava aracının seri üretimine başlandı.

Asya

Rusya’nın ‘Doğu’ya yönelişi’ hız kazanıyor: Putin, Çin sınırında yeni demiryolu hattını onayladı

Yayınlanma

Analistlere göre yeni demiryolu hattında Çin ile aynı standart ray açıklığının kullanılacak olması, Moskova’nın Pekin ile ilişkilerini güçlendirmeye yönelik ‘pragmatik’ yaklaşımının bir göstergesi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin ile önemli bir sınır geçiş noktasında standart ray açıklığına sahip ikinci bir demiryolu hattı inşa edilmesini öngören anlaşmayı yasalaştırdı. Moskova, bu adımla Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi öncesinde Doğu’ya yönelişini hızlandırmayı ve Pekin ile ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Rusya’nın resmî mevzuat bilgi portalında pazartesi günü yayımlanan belgeye göre Putin, mayıs ayında Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Pekin ile varılan demiryolu anlaşmasının onaylanmasına ilişkin yasayı imzaladı.

İki taraf, Rusya’nın güneydoğusundaki Zabaykalsk ile Çin’in kuzeyindeki Manzhouli (Mançuli) kentlerini birbirine bağlayan sınır ötesi demiryolu üzerinde ortaklaşa yeni bir hat inşa etme konusunda anlaşmaya vardı.

Yeni hattın en önemli özelliği, Rusya’nın ulusal demiryolu ağında ağırlıklı olarak kullanılan 1.520 milimetrelik geniş ray açıklığı yerine, dünyada en yaygın kullanılan ve Çin’in de benimsediği 1.435 milimetrelik standart ray açıklığına sahip olacak olması.

South China Morning Post’a konuşan Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’nde Rusya ve Orta Asya uzmanı olarak görev yapan Li Lifan’a göre, standart ray açıklığına sahip ikinci hat, sınır geçişindeki yük taşıma kapasitesi üzerindeki kısıtlamaların hafifletilmesine yardımcı olacak. Böylece yük trenlerinin bekleme süreleri azalacak, doğu koridorundaki taşımacılık hizmetlerinin hızı ve güvenilirliği artacak.

Çin’den Rusya’ya giden yük trenleri, hâlihazırda Manzhouli-Zabaykalsk sınır geçişinde 1.435 milimetrelik ray açıklığına sahip tek bir hattı kullanıyor. Bu geçiş noktası, Çin ile Rusya arasındaki demiryolu yük ticaretinin yüzde 60’ından fazlasını ve Avrupa’ya yönelik yük taşımacılığının da önemli bir bölümünü karşılıyor.

Zıt yönlerde hareket eden trenlerin sınırı geçmek için sırayla aynı hattı kullanmak zorunda kalması, zaman zaman darboğazlara neden oluyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in şirketler, altyapı ve proje finansmanı derecelendirmelerinden sorumlu direktörü Zoey Wang, projenin emtia, makine ve elektrikli ürünler, tüketim malları ve sınır ötesi e-ticaret yüklerinin çift yönlü sevkiyatı için daha istikrarlı taşımacılık koşulları sağlamasının beklendiğini söyledi.

Wang’a göre proje, şirketlerin sevkiyat takvimlerini daha öngörülebilir hâle getirecek ve gecikmeler, yüklerin bekletilmesi ve tedarik zincirindeki aksamalardan kaynaklanan maliyetlerin azaltılmasına yardımcı olacak.

Rus medyasının haberlerine göre Moskova, ikinci hattın Zabaykalsk sınır geçişindeki yıllık taşıma kapasitesini 2030 yılına kadar mevcut seviyenin 11 milyon ton üzerine çıkararak 39 milyon tona ulaştırmasını bekliyor.

Batı yaptırımlarının Avrupa pazarlarına erişimini kısıtlaması nedeniyle Rusya, son yıllarda ticaretini giderek daha fazla Asya’ya yönlendirdi.

Ancak uzmanlar, yeni hattın devreye alınmasının ticaret hacminde mutlaka kayda değer bir artış sağlayacağı anlamına gelmediği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre bu kararın asıl önemi, arkasında yatan stratejik değerlendirmelerde bulunuyor.

Li’ye göre Rusya’nın belirlediği hedefe rağmen, ülkenin iç kesimlerindeki demiryolu altyapısının yetersizlikleri fiilî büyümeyi sınırlayacak. Çünkü yüklerin Rusya içinde daha ileri noktalara taşınabilmesi için yine 1.520 milimetrelik ray açıklığına uygun vagonlara aktarılması gerekecek.

Li, “Bu karar, ülkenin demiryolu ray açıklığı sisteminde bir değişime işaret etmiyor. Aksine, Rusya’nın Doğu’ya yönelişinin uygulama aşamasına girdiği bir dönemde yapılan pragmatik bir tercih niteliği taşıyor” dedi.

Li’nin değerlendirmesine göre Moskova, Çin ile arasındaki ticaret koridorunda yaşanan darboğazları hafifletmenin sağlayacağı faydaların, sınırdaki mevcut prosedürel engelleri korumanın getireceği maliyetlerden daha ağır bastığı sonucuna vardı.

Li ayrıca Putin’in yasayı imzalamasının zamanlamasının da bilinçli bir tercih olduğunu belirtti. Karar, bu ayın ilerleyen günlerinde Shenzhen’de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi öncesinde alındı.

Li’ye göre Moskova, “Pekin’e verdiği taahhütleri yerine getirebildiğini göstermek ve başka yerlerde de tekrarlanabilecek bir örnek oluşturmak” istiyor.

Şanghay Uluslararası Çalışmalar Enstitüleri bünyesindeki Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Zhao Long ise şu değerlendirmede bulundu:

“Rusya uzun süredir geniş ray açıklığı standardına bağlı kalsa da Çin ile Rusya arasındaki stratejik güven ve koordinasyonun bugün ulaştığı derinlik, özellikle kritik sınır kesimlerinde olmak üzere belirli bağlantı hatlarında standart ray açıklığına sahip demiryolları döşenmesine direnmek için artık gerçek bir neden bırakmıyor.”

Zhao sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu durum aynı zamanda Çin’in ekonomi, ticaret ve ulaştırma bağlantı ağlarının yalnızca Rusya üzerinde değil, tüm Avrasya kıtasında giderek artan etkisini ve çekim gücünü de yansıtıyor.”

Wang da projenin, Çin’in demiryolu teknik standartlarının ve bunlarla bağlantılı hizmetlerinin uluslararası alanda giderek daha geniş bir uygulama alanı bulduğunu gösterdiğini söyledi.

Ancak Wang, sınır geçiş kapasitesinin artırılmasının ticaret hacminde kendiliğinden buna karşılık gelen bir artışı garanti etmediği uyarısında bulundu.

Wang’a göre projenin fiilî etkisi; navlun ücretleri, gümrükler arasındaki koordinasyon, Avrupa’dan gelen talep, düzenleyici politikalar ve koridor boyunca işletme koşulları gibi bir dizi faktöre bağlı olacak.

Rus medyasının aktardığına göre ikinci hattın Rusya tarafındaki inşaat çalışmaları hâlihazırda başlamış durumda ve 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Çin tarafındaki bölümün ise 2027 yılının başlarında bitirilmesi planlanıyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Bangladeş’te konfeksiyon işçilerinin isyanı sürüyor

Yayınlanma

Bangladeş’te yeni kurulan ücret kurulu bugün ilk toplantısına hazırlanırken, konfeksiyon işçilerinin daha yüksek ücret talebiyle başlattığı protestolar sürüyor.

İşçilerin artan yaşam maliyetleriyle mücadele ettiği bir ortamda, hükümet ve giyim üreticileri, aylık asgari ücreti 12.500 takadan 30.000 takaya (243 dolar) çıkarmaları yönünde artan bir baskı altında bulunuyor.

Protestocular, başkent Dakka’nın çeşitli sanayi bölgelerinde polisle çatıştı. Bu durum, yüzlerce fabrikanın faaliyetlerini askıya almasına neden olurken, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci giyim ihracatçısı olan Bangladeş’te sevkiyat gecikmeleriyle ilgili endişeleri artırdı.

Sektör, yaklaşık 4 milyon işçiye istihdam sağlıyor, ihracat gelirlerinin %80’inden fazlasını oluşturuyor ve H&M, Zara ve Walmart gibi markalara ürün tedarik ediyor.

Bugün (4 Kasım), Dakka’nın dış mahallelerindeki iki büyük giyim merkezi olan Savar ve Gazipur’da işçiler ile polis arasında çatışmalar çıktı.

Göstericiler yolları ve otoyolları kapatırken, polis göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullandı. 

Daha fazla kargaşa yaşanacağına dair endişeler nedeniyle birçok fabrika faaliyetlerini askıya aldı.

Bangladeş’te konfeksiyon işçilerinin ücret isyanı

İşçi ve fabrika sahiplerinin temsilcilerinden oluşan altı üyeli ücret kurulunun, sektörün ücret yapısının gözden geçirilmesine ilişkin resmi görüşmelere başlaması bekleniyor.

İşçiler, gıda, barınma ve diğer yaşam maliyetlerinin yıllardır artması nedeniyle mevcut asgari ücretin artık temel hane halkı giderlerini karşılamaya yetmediğini belirtti.

Bir giyim işçisi olan Bithi Begum, “Her ay bir mücadele. Bütün gün sıkı çalıştıktan sonra kazandığımız para, temel ihtiyaçlarımızı bile zar zor karşılıyor,” dedi.

Fabrikalar ilkbahar ve yaz siparişleri için kritik bir üretim dönemine girerken, uluslararası alıcılar durumu yakından takip ediyor.

İsveçli moda perakendecisi H&M, Reuters’a yaptığı açıklamada, bazı fabrikaların geçici olarak kapandığını ama tedarik zincirinde büyük bir aksaklık yaşanmadığını belirtti.

Üreticiler, sektörün zaten artan maliyetler, güçlenen bölgesel rekabet, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı enerji piyasasındaki belirsizlik ve önemli ihracat pazarlarındaki zayıflayan talep nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti.

Uzmanlar, ücret kurulunun, işçilerin taleplerini Bangladeş ekonomisinin merkezinde yer alan bu sektörün rekabet gücüyle dengeleme zorluğuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Dakka Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Selim Raihan, fabrikaların verimliliğini artırması halinde Bangladeş’in rekabet avantajını kaybetmeden önemli bir ücret artışını karşılayabileceğini söyledi.

Raihan, herhangi bir ücret revizyonunun enflasyonu, yaşam maliyetlerini ve fabrikaların ödeme gücünü de yansıtması gerektiğini, uluslararası alıcıların ise daha adil satın alma uygulamaları ve fiyatlar yoluyla iyileştirilmiş çalışma standartlarını desteklemesi gerektiğini belirtti.

Raihan, uzun süren işçi ayaklanmalarının, teslimat güvenilirliğini ve alıcıların güvenini sarsacağı için, yüksek ücretlerden daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini belirtti:

“Ucuz işgücünü sektörün kalıcı rekabet stratejisi olarak görmek bir hata olur. Bangladeş, verimlilik, güvenilirlik, modernizasyon ve daha yüksek katma değerli ürünlere giderek daha fazla yönelmeli.”

Okumaya Devam Et

Asya

Kazakistan, Drujba hattı üzerinden petrol sevkiyatını yeniden başlatmak istiyor

Yayınlanma

Kazakistan, yaklaşık altı ay önce durdurulan Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatına yeniden başlamak için Rusya’ya resmi talep ilettiğini ve teknik imkanların hazır olduğunu duyurdu. Bu güzergah, Almanya’daki Schwedt rafinerisinin ham petrol ihtiyacının yüzde 20 ila 30’unu karşılıyordu.

Kazakistan, Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatını yeniden başlatmaya hazır olduğunu duyurarak Rusya tarafına resmi talep iletti.

Kazakistan Enerji Bakanı Yerlan Akkenjenov, sevkiyatın yeniden başlaması için Moskova’dan yanıt beklendiğini açıkladı.

Akkenjenov konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Resmi talebi şahsen, baş başa görüşmede ilettim. Kazakistan tarafı sevkiyatın yeniden başlaması konusunda Rus tarafından yanıt bekliyor. Bizim bu yönde teknik imkanımız var, Rus tarafından yanıt bekliyoruz.” dedi.

Almanya sevkiyatı alternatif rotalara yönelmişti

Drujba boru hattı üzerinden transit geçiş yaklaşık altı ay önce durdurulmuştu.

Kazak petrolünün Almanya’ya sevkiyatı, 1 Mayıs tarihinden itibaren Drujba hattı devre dışı bırakılarak alternatif güzergahlardan sağlanıyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, o dönemde alınan bu kararın altyapıdaki teknik kısıtlamalardan kaynaklandığını açıklamıştı.

Drujba üzerinden aktarılan Kazak petrolü, Almanya’nın Schwedt kentinde yer alan petrol rafinerisinin ihtiyacının yüzde 20 ila 30’unu karşılıyor.

Bu hat üzerinden 2025 yılında 2,1 milyon ton ham petrol taşınırken 2026 yılı için belirlenen sevkiyat hedefi 3 milyon ton seviyesindeydi.

Rus ve Kazak petrolünü Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine ulaştıran Drujba, dünyanın en büyük ana petrol boru hattı sistemleri arasında yer alıyor.

Toplam uzunluğu 8 bin 900 kilometreyi bulan hattın 3 bin 900 kilometresi Rusya topraklarından geçiyor.

Sistemin toplam taşıma kapasitesi ise günlük 1,2 ila 1,4 milyon varil düzeyinde seyrediyor.

Bunun yanı sıra Enerji Bakanı Akkenjenov, ülkesinin orta vadeli petrol üretim projeksiyonlarına da değindi.

Kazakistan’ın üretimde mevcut plana sadık kaldığını belirten Akkenjenov, “Şimdilik plan doğrultusunda ilerliyoruz; bu yıl için hedeflenen üretim 96 milyon ton. Gelecek yılın üretim parametrelerini şu anda belirliyoruz. 2027 yılı için yaklaşık 99 milyon tonluk üretim öngörüleceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English