Avrupa

Kuzey ülkelerinin Moskova temasları AB liderlerini böldü

Yayınlanma

Avrupalı liderlerin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile temas kurma yarışına girmesi, AB başkentleri arasındaki görüş ayrılıklarını tırmandırdı. Finlandiya ve Norveç liderlerinin koordinasyonsuz telefon diplomasisi İskandinavya’da tepki çekerken, Paris diyaloğu savunuyor; Berlin ve Londra ise daha mesafeli duruyor.

Avrupalı liderlerin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile temas kurma yarışına girmesi ve bazı ülkelerin bağımsız adımlar atması, Avrupa Birliği içinde derin görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

The Guardian gazetesinin aktardığına göre, Putin’in Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ile yaptığı telefon görüşmelerinin ardından baş gösteren gerginlik, Avrupa’nın Moskova ile ortak bir iletişim kanalı kurma çabalarını zora sokan çatlakları görünür kıldı.

Gazete, hükümetlerin yalnızca Rus liderle diyaloğun gerekliliği konusunda değil, Avrupa adına masaya kimin oturacağı hususunda da uzlaşamadığını yazdı.

Finlandiya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Rusya Programı Direktörü Arkadiy Moşes, “Tek ve yekpare bir blok gibi görünmek yerine, karşımızda bir bölünme tablosu görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Moşes, durumu “Kuzey coğrafyasının ölçülerine göre mesele oldukça ciddi” sözleriyle nitelendirdi.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Stubb ile Støre’nin girişimini hedef alarak görüşmenin diğer Avrupa ülkeleriyle koordine edilmediğini savundu.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da telefon trafiği hakkında önceden bilgilendirilmediğini belirterek rahatsızlığını dile getirdi.

The Guardian’a ismini vermeden konuşan üst düzey bir Avrupalı diplomat, “Genel çerçevede Putin ile konuşmamız gerektiği konusunda bir mutabakat var, ancak temas kurma girişimleri tam bir kargaşayı andırmaya başladı” dedi.

Gazete, Moskova ile köprü kurmaya çalışan birden fazla Avrupalı aktör olduğuna işaret etti.

Bu yıl İngiliz, Fransız ve Alman büyükelçileri Rus yetkililerle temaslar yürütürken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un diplomatik danışmanı Moskova’yı ziyaret etti; Avrupa Birliği Konseyi Başkanı António Costa’nın ofisi de Kremlin ile doğrudan iletişimi sürdürdü.

Ukrayna’daki askeri harekatın başlamasından bu yana Putin ile telefon temasını sürdüren Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, bağımsız diplomatik girişimleri sebebiyle Avrupalı mevkidaşlarının tepkisiyle karşılaştığını açıkladı.

Bettel, bazı liderlerin bu tür müzakereleri yalnızca Fransa, Almanya veya ABD gibi büyük güçlerin yürütmesi gerektiğine inandığını ifade etti.

Geçmişte 2013 ile 2023 yılları arasında Lüksemburg Başbakanı olarak görev yapan Bettel, mayıs ayında yaptığı açıklamada “Bazı meslektaşlarım bana ‘Lüksemburg Başbakanı kim oluyor da Rusya Devlet Başkanı ve Ukrayna Devlet Başkanı ile konuşabiliyor? Siz küçücük bir ülkesiniz’ diyordu” ifadelerini kullandı.

AB ülkeleri Ukrayna’ya verilen destekte genel olarak birlik sergilese de Rusya ile diyaloğun yeniden başlatılması noktasında farklı kutuplara ayrılıyor.

Fransa, Putin ile iletişim kanalının açık tutulmasını savunurken, Almanya ve İngiltere çok daha temkinli bir hat çiziyor.

Baltık ülkeleri ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise en üst düzeyde yürütülecek görüşmelerin Moskova’dan taviz koparmadan üzerindeki baskıyı hafifletebileceğinden endişe ediyor.

Rusya yönetimi ise Kiev’e sağlanan askeri yardımların çatışmayı uzatmaktan başka bir işe yaramadığını savunarak bu sevkiyatlara karşı çıkıyor.

Kremlin Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin’in Stubb ve Støre ile yaptığı telefon görüşmesine AB liderlerinden gelen olumsuz tepkileri beklemediklerini belirtti.

Avrupa’da Rusya Devlet Başkanı ile görüşme konusunda ortak bir tutum bulunmadığını vurgulayan Uşakov, orada bir uyumsuzluk olduğunu dile getirdi.

Uşakov, “Biz kendi adımıza böyle bir tepki beklemiyorduk; çünkü bu görüşmenin en azından önde gelen Avrupa troykasıyla koordine edildiğini düşünüyorduk” dedi.

Kremlin Danışmanı, Avrupalı liderlerle gelecekteki temaslara ilişkin henüz somut bir takvim olmadığını da aktardı.

Uşakov, “Liderler Putin’i aramak isterse onun her zaman telefona bakacağına dair bir mutabakat vardı; Putin imkan ve vakit olduğunda ahizeyi daima kaldırır, yöneltilen bütün sorulara her zaman nazik ve ayrıntılı cevap verir” diye konuştu.

Çok Okunanlar

Mobil sürümden çık