DÜNYA BASINI

Moskova’daki Crocus City Hall saldırısının arkasında kim var?

Yayınlanma

Çevirmenin notu: 22 Mart akşamı Moskova’da Crocus City Hall fuar ve konser salonunda Piknik adlı rock grubunun konserinde silahlı saldırı yaşandı. Rusya Soruşturma Komitesinden öğlen saatlerinde yapılan açıklamada, can kaybının 115 olduğu bilgisi paylaşıldı. 7 Mart’ta —seçim gününden bir hafta önce— ABD ve İngiltere büyükelçilikleri, vatandaşlarını özellikle “toplu alanlardan” kaçınmaları konusunda uyardı. ABD Dışişleri Müsteşarı Victoria Nuland da Kiev’e yaptığı ziyaretteki veda konuşmasında Rusya’yı “nahoş sürprizlerin” beklediğini söyledi.

İngiliz ve ABD büyükelçilikleri tam olarak neyin farkındaydı? Nuland’ın tehdidi neyle ilgiliydi? Savaş muhabiri Aleksandr Kots, Komsomolskaya Pravda gazetesinde yer alan makalesinde değerlendirmiş.


Crocus’taki terör saldırısının neden IŞİD tarafından gerçekleştirildiğine dair beş emare

Aleksandr Kots

Komsomolskaya Pravda

23 Mart 2024

Dürüst olmak gerekirse, yaşanan terör saldırısının hemen ardından, internet camiasının bu kanlı suçu Ukrayna’ya mal etme hızı karşısında biraz şoke oldum. Evet, komşularımız işledikleri zulümle bizi şaşırtmayı bıraktılar. Geçtiğimiz iki yıl boyunca yargısız infazlar, mahkumlara kötü muamele, Rus gazetecilerin öldürülmesi, barışçıl kentlerin anlamsız bir şekilde halı bombardımanına tutulması… Ancak bir konser salonuna gelip silahsız insanlara makineli tüfeklerle ateş açmaya başlamak aynı imzaya sahip değil gibi görünüyor.

Bu, Ukraynalı bir sabotaj ve keşif ekibinden ziyade Columbine[1] katliamcılarının taklidine benziyor. Peki, daha önce ev yapımı bir bombayı patlattıktan sonra bir okula gelip gençlerin üzerine ateş açan Kazan hortlağını[2] hatırlıyor musunuz? Ya da “nefret edilen kafirleri” soğukkanlılıkla öldüren “İgiloid” teröristleri. Ama burada bir şeyler farklı.

Siyasi sloganlar yok, şantaj talepleri yok, rehin alma teşebbüsleri yok… Bu klasik terörist davranışı değil. Daha çok kiralık katillerin davranışlarına benziyor. Ya da Rusyalı olan her şeye karşı nefretten gözü dönmüş insanlıktan nasibini almamışların hayvanca zulmüne. Ve bu, batı komşumuzla olan ilişkilerimizden aşina olduğumuz bir durum. Bu birincisi.

İkincisi. Okyanus ötesinden bu terör saldırısında Kiev’in parmağı olmadığına dair yapılan ilk açıklamalar son derece ihmalkâr holigan oğullarını “mazur gösterme” teşebbüsleri gibiydi. Bu tür beyanlar ancak suçu kimin işlediğini tam olarak biliyorsanız yapılabilir. Washington ise, mart ayı başında vatandaşlarını Moskova’daki konserler de dahil olmak üzere kitlesel etkinliklerden uzak durmaya çağırmıştı.

Üçüncüsü. Kiev her zamanki gibi Rusya’nın “kendi kendini vurduğunu” söyleyerek bağırıp çağırmaya başlayınca son kuşkular da ortadan kalktı. Bu terör saldırısının arkasında Ukrayna istihbarat kurumları ve onların hamileri var. Ruslardan en az kendileri kadar nefret eden failler bulmaları ve yurttaşlarımızı röle kabinlerini ve asker toplama merkezlerini ateşe vermeleri için nasıl ayarlayacaklarını bilen ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), Ukrayna Güvenlik Teşkilatı (SBU) ve Ana İstihbarat Müdürlüğü’nün (GUR) onları psikolojik olarak işlemleri gerekiyordu.

Kuşkucular, “Bahsettiklerin umutsuz piyonlar, burada ise kurtlar var,” diyecektir. Fakat 2020’de Ukrayna güvenlik kurumlarının CIA’in yardımıyla savaş deneyimi olan 33 sağlıklı adamı nasıl dolandırdığını, onları Minsk’e çektiğini ve neredeyse yargılanmak üzere Kiev’e naklettiğini hatırlayın. Bu, kuşkusuz Kiev’in başarılı olduğu tipik bir sahte bayrak operasyonuydu.

Silahsız bir kalabalığı vurmak için ciddi bir eğitime gerek yoktur. Burada önemli olan terör saldırısının yeri ve biçimi —ateş etmek ve kaçmak için siperleri ateşe vermek— üzerinde dikkatle çalışılmış olmasıdır.

Moskova Çevre Yolu, çabucak kent dışına çıkıvermeye ve e önceden tasarlanmış bir rota boyunca hamilerine kaçmaya uygun bir yer. Teröristler Bryansk oblastından demiryolu boyunca uzanan ormanlardan geçerek Ukrayna topraklarına kaçacaklardı. İdari sınırı aşmak için bir silah zulası oluşturulmuştu. Bu da dördüncüsü.

FSB, teröristlerin Kiev’le bağlantılı olduğunu bildirmişti. Elbette bu, katillerin talimatı bizzat GUR Başkanı Budanov’dan aldıkları anlamına gelmiyor. Teröristler, örneğin Telegram üzerinden aldıkları bir görevi İslamcı bir örgütün lideri için yerine getirdiklerini düşünmüş olabilirler. Ve aynı zamanda, muhtemelen bu talimatın yerine getirilmesi için büyük miktarda para vaat edilmişti.

Ukrayna’dakiler insanları karanlıkta nasıl kullanacaklarını öğrendiler. Ayrıca Ukrayna böyle pisliklerle dolu. Bu beşincisi. Son zamanlarda, Abdülhekim Şişani olarak da bilinen Rüstem Ajiyev[3] komutasındaki İçkeryalılar, Belgorod sınır oblastında parladılar. Ajiyev, Suriye’de, İdlib’de de bir terör örgütünün başındaydı.

Fakat elbette kör bir terör saldırısına katılmak, teröristlerin ya da onları Crocus’a gönderenlerin mesuliyetini ortadan kaldırmaz. Sadece Kiev’in Rus olan her şeye duyduğu nefret yeni bir cehennem katmanına inmiş durumda.


[1] Columbine Lisesi katliamı, 20 Nisan 1999’da ABD’nin Colorado eyaletindeki Columbine Lisesi’nde meydana gelen bir okul saldırısı ve bombalı saldırı girişimi. Failler, on ikinci sınıf öğrencileri Eric Harris ve Dylan Klebold, on iki öğrenci ve bir öğretmeni öldürdü. Öldürülen on iki öğrenciden on tanesi okul kütüphanesindeydi ve Harris ve Klebold daha sonra burada intihar etti. Yirmi bir kişi daha silahla vurularak yaralandı ve polisle de çatışmaya girildi. Kaçmaya çalışan üç kişi daha yaralandı. Columbine katliamı, Aralık 2012’deki Sandy Hook İlkokulu saldırısı, daha sonra Mayıs 2022’deki Uvalde okul saldırısı tarafından geçilene ve Şubat 2018’deki Parkland lise saldırısına kadar ABD tarihinde bir lisede okulunda meydana gelen en kitle katliamı oldu. (ç.n.)

[2] 11 Mayıs 2021’de Rusya’nın batısındaki Tataristan’ın Kazan kentinde bir okula silahlı ve bombalı saldırı düzenlendi. Dokuz kişi (yedi 8. sınıf öğrencisi ve iki öğretmen) öldürüldü ve 23 kişi de yaralandı. 19 yaşındaki saldırgan İlnaz Galyaviev’in eski bir öğrenci olduğu tespit edildi. 12 Mayıs’ta iki veya daha fazla kişiyi öldürmekten suçlu bulundu ve Nisan 2023’te müebbet hapis cezasına çarptırıldı. (ç.n.)

[3] Daha önce İdlib’de faaliyet gösteren Çeçenyalı Rüstem “Abdülhekim Şişani” Ajiyev, Ekim 2022’de Ukrayna’ya giderek tamamı Çeçenlerden oluşan bir askeri birliğe katılmıştı. Şişani, İdlib’de Ecnad el-Kavkaz örgütünün başındaydı. Aralık 2022’de Amerikan hükümetinin fonladığı Hür Avrupa Radyosu, “Putin savaşı kaybederse etnik azınlıklar özgürleşecek mi?” başlıklı haberinde “Şu anda 41 yaşında olan Ajiyev, 19 yaşından bu yana Rusya’ya karşı mücadele ediyor,” ifadelerine yer vererek Şişani’ye övgüde bulunmuştu. (ç.n.)

Çok Okunanlar

Exit mobile version