Avrupa

Münih’e Kaja Kallas ve Mike Waltz’un Gazze tartışması damga vurdu

Yayınlanma

Münih Güvenlik Konferansı, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz arasındaki sert tartışmaya sahne oldu.

Politico’nun değerlendirmesine göre, 62. Münih Güvenlik Konferansı’nın en önemli çatışması, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz arasındaki tartışma oldu.

ABD, Avrupa ve Gazze için önerilen “Barış Kurulu”nun rollerine odaklanan tartışmada, Kallas’ın Amerikan gündemine yönelik sergilediği açık kuşku, Avrupa’da Washington’a karşı artan huzursuzluğun simgesi olarak nitelendirildi.

Tartışma konuları arasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’ye yönelik “Barış Kurulu” girişiminden Washington’ın müttefiklerine karşı tutumuna kadar geniş bir yelpaze yer aldı.

Kallas, olası bir askeri çatışma durumunda güçlü bir müttefike ihtiyaç duyan ABD için Avrupa’nın bir “süper güç” olması gerektiğini vurguladı.

Kallas bu açıklamayı, Waltz’un Avrupa’yı yıllardır düşük savunma harcamaları nedeniyle atalet içinde olmakla suçlamasının ardından yaptı. Kallas, birliğin önceliğinin Ukrayna’dan başlayan Avrupa savunması olduğunu belirtti.

Kallas’tan Trump’ın Gazze planına eleştiri

The Guardian’ın haberine göre Kallas, “Barış Kurulu” girişimini de dengesiz güç yapısı nedeniyle eleştirdi.

Kallas, bu organizasyonun Trump’ın kişisel bir aracı olduğunu ve Trump’ın Filistinlilere veya Birleşmiş Milletlere (BM) karşı her türlü sorumluluğunu ortadan kaldırdığını ifade etti.

Waltz ise Hamas’ın Gazze’yi kontrol ettiği mevcut savaş durumunun sona ermesi gerektiğini savundu.

Waltz, bazı ülkelerin BM sistemi üzerinden yeniden yapılanma faaliyetleri için milyarlarca dolar ayırmaya hazır olmadığını belirtti. Guardian, Kallas ve ABD temsilcisi arasındaki bu diyaloğu “sert bir atışma” olarak tanımladı.

Diplomatik temaslarda derinleşen uçurum

Politico, konferansın ardından Kallas’a, Waltz’un Washington’ın bazı savaşları sona erdirmesine ilişkin sözlerine verdiği tepki nedeniyle “en kötü poker yüzü” ödülünü verdi.

Kallas’ın kuşkusunu gizleyemeyen yüz ifadesinin, Avrupalıların Amerikalılara karşı duyduğu rahatsızlığın sembolü haline geldiği aktarıldı.

Almanya Başbakan Adayı Friedrich Merz, Avrupa ve ABD arasında “derin bir yarılma ve uçurum” oluştuğunu belirtti.

Kallas, Waltz’un katılımcılara “BM’yi Yeniden Büyük Yap” (Make UN Great Again) yazılı mavi beyzbol şapkası hediye etmesine de teşekkür etmedi.

Alman Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Enstitüsü’nden (SWP) siyaset bilimci Pia Fuhrhop, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun konuşmasının dışarıdan nazik görünmesine rağmen Avrupa’yı MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) zihniyetine çekmeye çalıştığını belirtti.

Fuhrhop, Rubio’nun işbirliği çağrısı için “zehirli bir hediye” nitelendirmesinde bulundu.

Avrupa içindeki demokratik temsiliyet tartışmaları

Konferanstaki ikinci büyük tartışma, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ile Çekya Başbakan Yardımcısı Petr Macinka arasında yaşandı.

Otomobilciler Partisi’ni temsil eden Macinka, AB’yi antidemokratik olmakla suçlayarak seçmenler ile Brüksel kurumları arasında bir bağ olmadığını savundu.

Sikorski, Avrupa Parlamentosu’nun demokratik yollarla seçildiğini, komiserlerin ise “demokratik olarak seçilmiş hükümetler” tarafından belirlendiğini hatırlattı.

Polonya Bakanı ayrıca Macinka’ya, AB komiserleri gibi Çek bakanların da doğrudan halk tarafından seçilmediğini belirtti.

Konferanstaki en dikkat çekici görüş ayrılıklarından biri de İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’den geldi. Münih’e katılmayan Meloni, Corriere della Sera’ya verdiği demeçte, Merz’in “MAGA hareketinin kültürel savaşının Avrupa’ya ait olmadığı” yönündeki görüşüne katılmadığını belirtti.

Meloni’nin Münih yerine Afrika turuna çıkması, Avrupa savunmasında gerçek gücün nerede odaklandığına dair bir hatırlatma olarak yorumlandı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version