Avrupa
NATO’nun doğu kanadı Rus tanklarına karşı bataklıkları silah olarak kullanmayı planlıyor
NATO’nun doğu kanadındaki ülkeler, Rusya’yaa karşı “savunma stratejisi” olarak bataklıkları yeniden canlandırmayı değerlendiriyor. Polonya ve Finlandiya’nın öncülük ettiği bu yaklaşım, zırhlı birliklerin ilerleyişini yavaşlatmayı açaçlıyor.
Avrupa’da, özellikle Rusya ve Belarus ile sınırı bulunan ülkelerdeki uzmanlar, Rusya’ya karşı “savunma planlarına” bataklık gibi doğal engelleri dahil etmeye başladı.
Çevrecilerin de desteklediği bu stratejiyle, kurutulmuş bataklıkların yeniden sulandırılarak hem Rus tanklarının ilerleyişini durdurması hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlaması hedefleniyor.
Avrupa Birliği’ndeki (AB) turbalıkların büyük bölümü, Finlandiya’dan Baltık ülkeleri ve Polonya’ya uzanan NATO’nun doğu kanadında yer alıyor.
Politico ve Financial Times‘ın haberlerine göre Finlandiya ve Polonya hükümetleri, kuruyan bataklıkları yeniden sulandırma seçeneğini hem sınır güvenliği hem de karbon salımını azaltma amacıyla incelediklerini doğruladı.
Polonya Savunma Bakanlığı, 2024’te başlatılan 2,3 milyar avro maliyetli “Doğu Kalkanı” tahkimat projesinin “sınır bölgelerinde turbalıklar ve ağaçlandırma” çalışmalarını da içerdiğini duyurdu.
“Ukrayna’daki savaşta etkinliği kanıtlandı”
Bataklıkların askeri amaçla kullanımı, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesinin ilk günlerinde yeniden gündeme geldi.
Savunma danışmanı Aleksandr Dmitriy, Kiev’in 20 kilometre kuzeydoğusundaki İrpen Nehri üzerindeki barajın patlatılmasını ve Sovyetler döneminde kurutulan bataklıkların yeniden suyla doldurulmasını teklif etti.
Bu hamle, Rus zırhlı konvoylarının ilerleyişini durdurdu. Dmitriy, Politico‘ya yaptığı açıklamada, daha önce arazi aracı yarışları düzenlediği bölgenin “geçilmez bir bataklığa” dönüştüğünü söyledi.
Kiev’deki Savunma Stratejileri Merkezinden askeri uzman Viktor Kevlyuk da Financial Times‘a, “Düşman Kiev’e doğruca ilerlemek yerine başka yollar aramak ya da durmak zorunda kaldı. Bu sayede Ukrayna güçleri İrpen’in sağ kıyısında savunmasını tahkim etti; su ve bataklıklar tanklara karşı hendek görevi gördü,” dedi.
Doğal engellerin savunmada kullanılması tarihte sıkça görülen bir taktik.
Milattan sonra 9 yılında Cermen kabilelerinin Roma lejyonlarını Tövton Ormanı’ndaki turbalıklara çekmesi, 16. ve 17. yüzyıllarda Hollandalıların setleri yıkarak İspanyol ve Fransız işgallerini durdurması ve Finlandiya birliklerinin Sovyetler Birliğine karşı savaşlarda sınırdaki bataklık arazileri kullanması bu stratejinin bilinen örnekleri arasında yer alıyor.
Ülkeler harekete geçiyor
Finlandiya’da iktidardaki Ulusal Koalisyon Partisi milletvekili Pauli Aalto-Setyälä, geçen yıl turbalıkların yeniden canlandırılması teklifini sundu. Aalto-Setyälä, “Özellikle doğu sınırında, yalnızca iklim için değil, Rus birliklerinin geçişini olabildiğince zorlaştırmak için de restore edilebilecek pek çok alan var,” dedi.
Finlandiya Savunma ve Çevre bakanlıklarının sonbaharda pilot bir proje başlatmayı görüşeceği bildirildi.
Polonya’da ise Savunma Bakan Yardımcısı Cezary Tomczyk, “Doğa bizim müttefikimiz ve onu kullanmak istiyoruz,” ifadelerini kullandı.
Hükümetin doğa koruma danışma kurulunda yer alan çevreci Viktor Kotovski de Savunma Bakanlığının doğu sınırı boyunca mümkün olduğunca çok sulak alan istediğini ve bunun doğa ve iklimin korunması için de gerekli olduğunu belirtti.
Almanya’dan temkinli yaklaşım
Greifswald Üniversitesine bağlı Bataklık Araştırma Merkezinde görevli Hollandalı biyolog Hans Joosten, Almanya’nın kuzeydoğusundaki Kschofer bataklığının ağır zırhlı birlikler için neredeyse aşılamaz olacağını belirtti.
Ancak Almanya Savunma Bakanlığından Financial Times‘a yapılan açıklamada, bataklıkların yalnızca askeri amaçla suyla doldurulmasının NATO açısından artıları kadar eksileri de olabileceği ve konunun şu an hükümet için öncelik teşkil etmediği bildirildi.