Ortadoğu
NYT: ABD, İran nükleer programına yönelik özel kuvvetler seçeneğini değerlendiriyor
Trump’ın, İran nükleer programını hedef alan riskli özel kuvvet operasyonları dahil olmak üzere genişletilmiş askeri seçenekleri değerlendirdiği bildirildi. New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, Beyaz Saray henüz nihai bir harekat emri vermezken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio olası bir operasyonun lojistik zorluklarına dikkat çekti.
New York Times (NYT) gazetesinin üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, Başkan Donald Trump’a İran’a karşı uygulanabilecek potansiyel askeri önlemleri içeren kapsamlı bir liste sunuldu.
Savaş Bakanlığı (Pentagon) tarafından hazırlanan seçenekler arasında, İran nükleer programını imha etmek amacıyla Amerikan özel kuvvetlerinin (Komandolar) sahaya gizlice indirilmesini öngören planlar da yer alıyor.
Yetkililer, bu seçeneğin en yüksek risk grubunda bulunduğunu vurguladı.
Gazeteye konuşan kaynaklar, Beyaz Saray’ın henüz herhangi bir askeri operasyona onay vermediğini ve sunulan seçeneklerden birini seçmediğini kaydetti.
Trump yönetiminin, askeri müdahale tehdidini Tahran’ı müzakere masasına oturmaya zorlamak amacıyla kullandığı ve diplomatik çözüm kanallarını açık tuttuğu belirtildi.
Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Dünyanın en güçlü ordusunun başkomutanı olarak Başkan Trump, İran konusunda çok sayıda seçeneğe sahiptir” ifadesini kullandı.
Kelly, Başkan’ın askeri eyleme gerek kalmayacağını umduğunu, ancak İran rejiminin zaman daralmadan bir anlaşmaya varması gerektiğini belirtti.
ABD’li bir yetkili ise Trump ve yakın ekibinin, İran’da gerçekleştirilecek olası bir operasyonun Venezuela’dakinden çok daha karmaşık olacağının bilincinde olduğunu aktardı.
Yetkili, İran’ın askeri kapasitesinin yüksekliği nedeniyle ABD birlikleri için risk seviyesinin artacağına işaret etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Senato’da yaptığı konuşmada bu zorluğu teyit etti.
Yönetim içindeki tartışmalarda, İran’ın askeri komuta merkezlerini ve lider kadrosunu hedef alarak kaos yaratma ve 86 yaşındaki Dini Lider Ali Hamaney’in iktidarını sarsma seçeneğinin de ele alındığı bildirildi.
Fakat NYT, Hamaney’in devrilmesi durumunda ülkeyi kimin yöneteceği ve olası halefin ABD ile iş birliğine ne kadar açık olacağı konusundaki belirsizliğin sürdüğünü kaydetti.
ABD’nin güncellenen Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde, geçen yıl haziran ayında gerçekleştirilen hava bombardımanlarının İran’ın nükleer programını “önemli ölçüde zayıflattığı” ancak tamamen yok etmediği tespiti yer alıyor. Bu durum, sahadaki riskli operasyonların neden gündeme geldiğini açıklıyor.
Başkan Trump, hafta içinde yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğindeki “büyük bir donanma gücünün” İran’a doğru hareket halinde olduğunu duyurdu.
Trump, Tahran’ın nükleer anlaşmayı kabul etmemesi halinde, geçen yılki saldırılardan daha şiddetli bir harekatla karşılaşacağı uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Rubio, Kongre’deki oturumda yaptığı konuşmada, İran yakınlarındaki ABD üslerinde 30 ila 40 bin askerin konuşlu bulunduğunu hatırlattı.
Söz konusu birliklerin İran’ın insansız hava araçları ve taktik füzelerinin menzili içinde olduğunu belirten Rubio, ABD’nin tehdit algılaması durumunda “önleyici vuruş” yapma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ülkesine yönelik herhangi bir saldırıya “anında ve güçlü” bir şekilde karşılık vereceklerini taahhüt etti.
Arakçi, Tahran yönetiminin “tehdit ve zorlama olmaksızın, eşit şartlarda” bir nükleer anlaşmaya her zaman açık olduğunu ifade etti.