Amerika
OpenAI yapay zeka için vergi ve düzenleme planı yayımladı
OpenAI, yayımladığı 13 sayfalık politika metninde, yapay zekanın ekonomi, istihdam ve insanlığın genel durumu üzerindeki muhtemel etkilerine karşı yeni bir toplumsal sözleşme önerdi. Şirket, ufukta insan zekasını aşacak “süperzeka” bulunduğunu belirterek, bu geçişte yapay zeka yönetişiminin “insanı öncelemesi” gerektiğini kaydetti.
OpenAI, pazartesi günü yapay zekaya ilişkin politika planını yayımladı. Şirket, teknolojinin ekonomi, işgücü ve insanlığın genel durumu üzerindeki muhtemel etkilerine hazırlık için gözden geçirilmiş bir toplumsal sözleşme önerdi.
13 sayfalık metin, en zeki insanları aşacak düzeyde tanımlanan süperzekanın ufukta olduğunu öne sürüyor. Metin, bu geçiş ortaya çıktığında yapay zekanın yönetiminin “insanı öncelemesi” gerektiğini savunuyor.
Kamu varlık fonundan dört günlük çalışma haftasına uzanan öneriler, yapay zekaya ilişkin büyüyen kaygıların önüne geçme çabası izlenimi veriyor.
Son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin artan bölümünün teknolojinin iş kayıplarına yol açabileceği, elektrik faturalarını yükseltebileceği ve askeri operasyonları değiştirebileceği yönünde kaygı taşıdığını gösteriyor.
OpenAI ile şirketin üst yöneticisi ve kurucu ortağı Sam Altman, mevcut koşulları Sanayi Çağı’na geçişe ve onu izleyen İlerlemeci Dönem ile “Yeni Düzen” (New Deal) sürecine benzetti.
Metinde, “Normal zamanlarda piyasaların kendi başına işlemesine izin vermenin gerekçesi güçlü. Tarihsel olarak rekabet, girişimcilik ve açık ekonomik katılım yaşam standartlarını yükseltti ve fırsatları genişletti” denildi.
Metin, şu ifadelerle devam etti: “Ancak sanayi politikası, piyasa güçlerinin tek başına yeterli olmadığı, yeni teknolojilerin mevcut kurumların yönetmeye hazır olmadığı fırsatlar ve riskler yarattığı durumlarda önemli rol oynayabilir.”
Öneriler arasında, her yurttaşa mevcut finansal piyasa yatırımlarından bağımsız olarak “yapay zeka güdümlü ekonomik büyümede pay” verecek bir kamu varlık fonunun kurulması da yer aldı.
Şirket ayrıca, yapay zekanın Ek Beslenme Yardım Programı, Sosyal Güvenlik ve Medicaid gibi programları finanse eden vergi tabanını daraltabileceğini belirterek, “otomatik emekle bağlantılı” vergiler çağrısı yaptı.
Altman, teknolojinin yalnızca “kapalı kapılar ardındaki mühendislerin ya da yöneticilerin” bakış açılarıyla geliştirilmemesi için kamusal katılımın yeni yollarla sağlanmasını da önerdi.
Yapay zeka alanındaki şirket yöneticileri, teknolojinin verimliliği artırma kapasitesini öne çıkarıyor. Altman da işverenler ile sendikaların bu “verimlilik temettülerini”, ücret kaybı olmaksızın dört günlük çalışma haftası için baskı unsuru olarak kullanmasını önerdi.
Şirket, çocuk bakımı, sağlık hizmetleri ve toplum hizmetleri gibi insan merkezli sektörlerde istihdam imkanlarının genişletilmesini de gündeme getirdi. Metne göre yapay zeka bu alanlarda çalışanlara yardımcı olabilir, ancak işleri ortadan kaldırmayabilir.
Politika metninde, “Yapay zeka işgücü piyasasını yeniden şekillendirirken, eğitim, ücretler ve iş niteliğine yönelik yatırımlarla desteklenmeleri halinde bu sektörler geçiş yapan işçileri istihdam edebilir” denildi.
Metin, hükümetlerin eğitim hatları kurmasını ve işverenleri bu alanlarda ücret artırmaya teşvik etmesini önerdi.
Diğer öneriler arasında, hükümetin yapay zekayı nasıl kullanabileceğine ilişkin güvenlik sınırları, “tehlikeli yapay zeka sistemlerini sınırlamaya” dönük uygulama planlarının hazırlanması ve siber ile biyolojik riskleri tespit etmek için yapay zekanın daha geniş kullanımı da yer aldı.