Amerika
Politico: Trump, NATO’yu ticarethaneye dönüştürdü
ABD yönetimi, NATO müttefiklerine savunma harcamalarını artırmaları ve Amerikan yapımı silah alımlarını yoğunlaştırmaları yönündeki baskıyı yükseltiyor. Politico’nun haberine göre bu yaklaşım, ittifak içindeki ilişkilerin odağını stratejik hedeflerden ekonomik anlaşmalara kaydırıyor. Ankara’da düzenlenecek zirve öncesinde, Washington’ın müttefiklerden Amerikan savunma sanayisine daha fazla katkı beklediği belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerle ilişkilerde Amerikan silahlarının satın alma hacmini ve savunma harcamalarını temel kriter haline getirerek ABD ile NATO arasındaki ilişkileri fiilen bir ticarete dönüştürdü.
Politico’nun 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde yayımladığı analizde, ikili ilişkilerdeki bu ekonomik kayma ayrıntılarıyla ele alınıyor.
Haberdeki verilere göre zirvenin ana gündem maddesini, üye ülkelerin askeri bütçelerini artırması ve ABD’den silah alımlarını genişletmesi oluşturuyor.
Washington yönetimi, müttefiklerin savunma harcamalarını yükseltmeye devam etmesini ve Amerikan savunma sanayi kompleksine daha aktif destek vermesini bekliyor.
“ABD en çok harcayan ama en az kazanan ülke”
Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’i seviyesine çıkarması gerektiğini defalarca dile getirdi.
Trump ayrıca müttefiklerin katkısının yetersiz kalması durumunda ABD’nin ittifaktaki varlığını gözden geçirebileceğini ifade ederek, “ABD, NATO için herkesten daha fazla harcama yapıyor ancak bundan en az yararlanan ülke konumunda yer alıyor” şeklinde konuştu.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarındaki artışı doğrudan Amerikan silahlarının satın alınmasıyla ilişkilendiriyor.
Hegseth, sevkiyatların hızlandırılması ve Amerikan savunma sanayisiyle işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bu açıklamaların gölgesinde Avrupa ülkeleri, ABD’den silah alımlarını artırmayı sürdürüyor ve Amerikan askeri sistemlerinin kendi topraklarında lisanslı olarak üretilmesi imkanını tartışıyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte daha önce yaptığı bir değerlendirmede, bu siparişlerin ABD’deki istihdamı desteklediğini ve Amerikan savunma sanayisi için büyük hacimli sözleşmeler sağladığını kaydetti.
Politico’nun görüştüğü Avrupalı diplomatlar, Ankara’da yapılacak zirvenin stratejik genişleme konularından ziyade ağırlıklı olarak finansal ve savunma yükümlülüklerine odaklanan pratik bir nitelik taşımasının beklendiğini aktarıyor.
Bu ayın başlarında ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, müttefiklere verilecek desteğin savunma harcamalarının seviyesine endekslenmesini önerdi.
Whitaker’ın önerisi, askeri bütçelerini artıran ülkelere silah alımlarında öncelik ve Amerikan kurumlarıyla daha geniş işbirliği imkanı dahil olmak üzere ek siyasi ve ekonomik ayrıcalıklar sunulmasını öngörüyor.
Washington yönetimi son aylarda Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ve güçlerinin konuşlandığı noktaları yeniden gözden geçirme politikasını devam ettiriyor.
Bu kapsamda ABD Savaş Bakanı Hegseth, bölgedeki Amerikan askerlerinin konuşlandığı yerlere yönelik altı aylık bir inceleme süreci başlattı ve bu adımı ABD ile Avrupa ülkeleri arasında sorumlulukların yeniden paylaştırılması ihtiyacına bağladı.