Bizi Takip Edin

Avrupa

Polonya, Ukrayna’ya asker göndermeye karşı net tavrını sürdürüyor

Yayınlanma

Gönüllüler koalisyonundaki ülkelerin bir kısmı Ukrayna’ya asker göndermeye hazır olduğunu açıklarken, Polonya bu fikre kesinlikle karşı çıkıyor. Hem Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki hem Başbakan Donald Tusk, Polonya askerinin Ukrayna’da görev almasına karşı çıkıyor.

Gönüllüler koalisyonundaki bazı ülkeler Ukrayna’ya asker göndermeye hazır olduğunu açıklarken, Polonya kesin bir şekilde bu fikre karşı duruyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile Volodimir Zelenskiy’nin görüşmesinin ardından gündeme gelen asker gönderme meselesine, Polonya yönetimi destek vermiyor. Ülkenin hem Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki hem de Başbakan Donald Tusk, Ukrayna’ya Polonya askeri gönderilmesine karşı olduklarını açıkça belirtiyor.

Asker gönderme yetkisi cumhurbaşkanında

Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Zbigniew Bogucki, “Yurtdışına asker gönderilmesi mutlaka cumhurbaşkanının onayına bağlı,” diye konuştu.

Başbakan Donald Tusk ise Polonya’nın Ukrayna’ya verdiği desteğin organizasyonel, mali ve askeri yardımla devam edeceğini, ancak asker gönderilmeyeceğini vurguladı.

Tusk, “Ukrayna’ya Polonya askeri göndermeyi planlamıyoruz. Ancak ileride böyle bir güvence vermek isteyen ülkelere destek olmaya hazırız,” dedi.

Varşova’nın çekincesi: Askeri zayıflama riski

Politico dergisi, adını açıklamayan bir Polonyalı yetkiliye dayandırdığı haberinde, Varşova’nın asker göndermeyi reddetmesinin ardında kendi ordusunu zayıflatma endişesinin bulunduğunu aktardı.

Polonya, Avrupa Birliği’nin en büyük silahlı kuvvetlerine sahip olmasına rağmen, Ukrayna’ya asker göndermeye kesin karşı çıkıyor; ancak doğuya yönelik olası görevlerde lojistik destek sağlayabileceğini belirtiyor.

Baltık ülkeleri, Polonya’dan ayrışıyor

Estonya Başbakanı Kristen Mihal, ülkesinin gönüllüler koalisyonu kapsamında Ukrayna’ya barış gücü göndermeye hazır olduğunu dile getirdi.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda da sahip oldukları askeri imkanlar ölçüsünde barış gücü gönderebileceklerini açıkladı.

Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs ise Ukrayna’ya asker gönderme konusunun, Avrupa ülkelerinin sağlayacağı güvenlik garantilerinin netleşmesinin ardından gündeme gelebileceğini söyledi.

“Polonya, güvenlik ve toplumsal desteği önde tutuyor”

Kırım doğumlu Rus siyaset bilimci Stanislav Stremidlovskiy, Vzglyad gazetesine verdiği demeçte Polonya’nın Baltık ülkelerine kıyasla sağduyulu davrandığını belirtti.

Stremidlovskiy, “Varşova, Ukrayna’daki krize daha fazla dahil olmanın Polonya için ciddi ve tehlikeli sonuçlar doğuracağını çok iyi biliyor,” dedi.

Batı Ukrayna Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Oleg Haviç de Polonya’nın, Baltık ülkelerine göre daha bağımsız hareket ettiğini vurguladı.

Haviç, “Polonyalıların yaklaşık yüzde 80’i, askerlerinin Ukrayna’ya gönderilmesine kesinlikle karşı çıkıyor,” dedi.

Haviç, ilerleyen dönemde Varşova’nın mevcut pozisyonunu değiştirebileceğini öngördü. Haviç’e göre, Batı Ukrayna’da sınırlı bir Polonya askeri birliği konuşlandırılması toplumsal tartışma konusu olabilir. Ancak Varşova bu adımdan kaçınırsa, yeni yönetimin Polonya’yı önceliklendirdiği yorumu yapılabilir.

Rusya’ya karşı sert tutum, toplumda karşılık bulmuyor

Stremidlovskiy, Polonya’nın Ukrayna’ya asker göndermeye karşı tavrının, ABD Başkanı Donald Trump’a bir jest olmadığını vurguladı.

Stremidlovskiy, bu yaklaşımda jeopolitik bir hesap olmadığını, Polonya’nın bütünlüğünü koruma iradesinin öne çıktığını belirtti.

Haviç ise Tusk ve Nawrocki yönetiminin Rusya karşıtlığını sürekli artırdığını ve Trump’ın bu nedenle Polonyalı liderlerle temas kurmaktan kaçındığını ifade etti.

Eski BM diplomatı von der Schulenburg: Ukrayna’yı Avrupa kurtaramaz

Avrupa

Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Yayınlanma

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.

Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.

İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.

Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.

Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.

Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.

Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.

Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.

Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor

Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.

Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.

Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.

Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.

Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.

Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

Yayınlanma

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.

İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.

New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.

Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.

Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü

Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.

Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.

Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.

Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.

Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.

Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Yayınlanma

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.

Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.

Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.

Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.

Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.

TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.

Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.

Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.

ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı

TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.

Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.

Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.

Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.

Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.

Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English