Bizi Takip Edin

Rusya

Prof. Mearsheimer: Trump Ukrayna savaşını bitirmek istiyor ama tecrübesi yok

Yayınlanma

Moskova’da temaslarda bulunan Amerikalı siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, Donald Trump yönetiminin Ukrayna politikasını ve arabuluculuk girişimlerini değerlendirdi. Washington’ın savaşı bitirecek adımları atmadığını ve sahadaki desteğini sürdürdüğünü belirten Mearsheimer, çatışmanın artık Trump’ın savaşına dönüştüğünü söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri Steven Witkoff ve Jared Kushner’ın temaslarıyla eş zamanlı olarak, Amerikalı tanınmış siyaset bilimcilerden oluşan bir heyet Moskova’yı ziyaret etti.

Heyette yer alan Chicago Üniversitesi öğretim üyesi Profesör John Mearsheimer, Rus Dış ve Savunma Politikası Konseyi ile Ekonomi Yüksek Okulu’nun ortaklaşa düzenlediği yuvarlak masa toplantısı kapsamında Rus Kommersant gazetesinin sorularını yanıtladı.

Mearsheimer, Washington yönetiminin Ukrayna’daki savaşı sona erdirme konusunda yapıcı bir rol oynama potansiyeline sahip olduğunu ancak bu imkanı henüz fiiliyata dökemediğini söyledi.

ABD’nin Kiev yönetimini Rusya ile uzlaşmaya ve savaşı durdurmaya teşvik etmesi durumunda bunun olumlu bir katkı sağlayacağını belirten siyaset bilimci, “Potansiyele sahip olmak başka, bunu hayata geçirmek başka bir meseledir. ABD bu anlamda potansiyelini henüz kullanmadı ve Ukrayna’daki savaşın bitirilmesine katkı sağlayacak kayda değer adımlar atmadı” dedi.

Trump’ın hafta sonu müzakerecileri Witkoff ve Kushner’ı Moskova ile Kiev’e göndermesini değerlendiren Mearsheimer, Amerikan başkanının çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Temsilcilerin Rus başkentine daha önce de gittiğini hatırlatan profesör, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Trump ilerleme sağlamak için gayret gösteriyor. Geçmişte başarılı olamamasına rağmen Witkoff ve Kushner’ı yeniden her iki başkente göndermesi, bu hedeften vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Fakat şu aşamada bu girişimlerin başarıya ulaşacağına inanmak için hiçbir somut gerekçe görmüyorum. Witkoff ve Kushner’ın Ukrayna’daki savaşı bitirecek sihirli bir formül geliştirdiğini düşünmek için hiçbir zemin yok.”

Mearsheimer, Trump’ın çatışmayı sonlandırma arzusunun temelinde yatan motivasyona da değindi. ABD Başkanı’nın savaşı kesinlikle durdurmak istediğini belirten siyaset bilimci, Trump’ın barış yapıcısı kimliğiyle tanınmak ve Nobel Barış Ödülü almak istediğini kaydetti.

Savaşın bitirilmesini Amerikan çıkarlarına uygun gören Trump’ın diplomasi alanında tecrübesiz olduğunu savunan Mearsheimer, “Bu son derece karmaşık sorunun nasıl çözüleceğini bilmiyor. Kendisinin acemi diplomasisi bu çapta çetrefilli bir meseleyle birleşince ilerleme kaydedememesi şaşırtıcı değil” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın çatışmayı geçmişte sıklıkla “Biden’ın savaşı” şeklinde nitelemesine karşın mevcut tablonun sorumluluğu paylaştırdığını ifade eden Mearsheimer, çatışmanın artık Trump’ın savaşı haline geldiğini belirtti.

ABD yönetiminin Avrupa üzerinden silah tedarikini, Rusya topraklarına yönelik saldırılar dahil istihbarat paylaşımını ve uydu interneti desteğini sürdürdüğüne dikkat çeken siyaset bilimci, şu ifadeleri kullandı:

“Trump Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönmeden önce bu durum Biden’ın savaşıydı. Fakat kendisi ABD Başkanı olduğunda ve savaşı sona erdiremediğinde, bu çatışma artık kendi savaşı haline dönüştü. ABD’nin doğrudan istihbarat sağlayarak ve dolaylı yoldan Avrupalılara Ukrayna’ya aktarılacak silahları vererek desteğini sürdürdüğü açıktır. Dolayısıyla ABD ve özellikle Başkan Trump, Ukrayna’ya destek vermeye ve savaşın devam etmesine katkı sağlamaya devam ediyor.”

Rusya

Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Yayınlanma

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.

Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.

Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.

Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.

Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.

Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.

Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.

Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.

Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Macaristan’ın en büyük bankası OTP Rusya’dan tamamen çekilmeyi düşünüyor

Yayınlanma

Macaristan’ın en büyük bankası OTP, Rusya pazarından tamamen çekilme olasılığını da kapsayan bir inceleme başlattı. Rusya’daki pazar payı yaklaşık yüzde 0,3 seviyesinde seyreden finans devi, kararını yıl sonuna kadar netleştirmeyi planlıyor.

Macaristan’ın en büyük finans kuruluşu OTP Bank, Rusya pazarından tamamen çekilme ihtimalini değerlendirmeye aldı.

Bloomberg’in aktardığı gelişmeye göre banka, ülkedeki faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir strateji değerlendirmesi yürütüyor.

OTP Group Üst Yöneticisi (CEO) Péter Csányi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Baltık bölgesindeki stratejik ilgimiz ve geride kalan yılda Rusya’dan ilave kâr payı çıkarma konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmesi ışığında OTP, Rusya’dan bütünüyle ayrılma ihtimali de dahil olmak üzere bu ülkeye yönelik stratejisini gözden geçirmeye başladı.”

Banka yönetimi, Rusya stratejisine dair inceleme sürecini yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyor.

Kurum, Ukrayna’daki savaşın patlak vermesinin ardından kurumsal kredileri askıya aldığını ve grup içi finansmanı geri çektiğini belirtti.

OTP’nin Rusya’daki mevcut operasyonları neredeyse tamamen bireysel tüketici kredilerine odaklanıyor.

Varlık büyüklüğü bakımından Macaristan’ın en büyük bankası konumundaki OTP, Rusya pazarında yaklaşık yüzde 0,3’lük paya sahip.

1990’lardaki özelleştirme sürecine kadar Macaristan’ın başlıca tasarruf bankası kimliğini taşıyan kurum, mevcut üst yöneticinin babası Sándor Csányi liderliğinde Doğu Avrupa ile Orta Asya’yı kapsayan uluslararası bir finans grubuna dönüştü.

Macaristan pazarında güçlü bir ağırlığa sahip olan banka, toplam varlıklarda yüzde 28, bireysel mevduatta yüzde 41 ve bireysel kredilerde yüzde 34 oranında pay tutuyor.

Macaristan Merkez Bankası, Mayıs 2024’te yayımladığı tavsiye kararında, Rusya’daki iştirakinin faaliyetleri sebebiyle OTP Bank’ın ihtiyati tedbirler almasını istemişti.

Tavsiye doğrultusunda Macar bankasının, Rusya’daki OTP Bank bünyesinde yer alan kurumsal kredi ve mevduat hacmini küçültmesi talep edildi.

Öte yandan OTP, Rusya’daki ticari varlığını daraltması yönünde Avrupa Merkez Bankasından (ECB) herhangi bir resmi talimat almadığını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, İHA saldırılarında hasar gören tesislere denetim moratoryumu getirdi

Yayınlanma

Rusya hükümeti, İHA saldırılarında zarar gören ticari işletmelere yönelik planlı denetimleri 1 Ekim 2027’ye kadar durdurdu. Düzenleme, 1 Ocak 2026’dan itibaren hasar alan tesisleri kapsarken plansız teftişleri de istisnai güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırıyor.

Rusya hükümeti, insansız hava aracı (İHA) saldırıları ve diğer askeri müdahaleler nedeniyle zarar gören ticari işletmeler için planlı denetimleri askıya aldı.

Başbakan Yardımcısı Dmitriy Grigorenko’nun basın servisinin duyurduğu karara göre moratoryum, 28 Eylül’de yürürlüğe giriyor ve 1 Ekim 2027 tarihine kadar geçerli olacak.

Uygulama, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren zarar gören tesisleri kapsıyor.

Kararın iş dünyası üzerindeki idari yükü hafifletmeyi amaçladığını belirten Grigorenko, “Saldırılarda zarar gören tesisleri ayağa kaldırmaya çalışan işletmelerin desteklenmesi hedefleniyor. Bu dönemde şirket kaynaklarının denetim prosedürleriyle harcanması yerine doğrudan yeniden inşa ve onarım çalışmalarına odaklanması büyük önem taşıyor” dedi.

Düzenleme kapsamında, hasar gören tesislere yönelik plansız denetimlere de kapsamlı kısıtlamalar getirildi.

Plansız teftişler bundan böyle yalnızca savcılık talebi, devlet başkanı ya da hükümet talimatı ile vatandaşların can ve sağlık güvenliğine, devlet güvenliğine yönelik doğrudan tehdit veya acil durum ihbarı hallerinde yapılabilecek.

İşletmenin faaliyete başlama bildiriminde bulunmadan çalıştığının tespit edilmesi ya da daha önce tespit edilen aksaklıkların giderildiğini teyit etmek amacıyla müfettiş incelemesi gerekmesi durumunda da denetim izni verilecek.

Bu teftişlerin mobil uygulama üzerinden uzaktan yürütülmesi mümkün olacak.

Öte yandan moratoryum istisnalar da içeriyor. Düzenleme; ikinci sınıf tehlikeli sanayi tesisleri, ikinci sınıf hidroteknik yapılar, ulaşım güvenliği, eğitim sektörü ve enerji denetimi gibi stratejik alanları kapsam dışı bırakıyor.

Grigorenko, İHA saldırılarından etkilenen sivil altyapı ve kuruluşlar üzerindeki vergi dışı denetim yükünün kaldırılmasını hedefleyen bu mekanizmanın hazırlandığını daha önce açıklamıştı.

Benzer bir denetim kısıtlamasının 2022 ile 2025 yılları arasında da uygulandığını hatırlatan Grigorenko, o dönemde zorunlu kuralların ihlal edildiğine dair risk göstergeleri belirdiğinde denetimlerin sürdüğünü, kimi durumlarda ise ceza içermeyen önleyici ziyaretlerin devreye sokulduğunu aktardı.

Benzer bir adımı daha önce Başsavcı Aleksandr Gutsan da gündeme getirmişti.

İHA saldırılarından etkilenen işletmeler için 2027’de denetim moratoryumu uygulanmasını öneren Gutsan, kısıtlamanın savcılık teftişlerini de içine alması gerektiğini savunmuştu.

Rusya hükümeti ağustos sonunda da RWB grubuna (Wildberries ve Russ birleşik şirketi) ait tesislere düzenlenen İHA saldırılarından etkilenen girişimcilere yönelik bir dizi destek kararını onaylamıştı.

Söz konusu şirketlere belirli vergi ve sigorta primlerinde bir yıllık erteleme hakkı tanınırken, vergi denetimleri de 2026 sonuna kadar askıya alınmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English