Amerika

Profesör Mearsheimer: Gazze’de kalıcı barış imkansız

Yayınlanma

Chicago Üniversitesi’nden siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, Gazze’deki ateşkesin kalıcı olmayacağını çünkü İsrail’in asıl hedefinin “etnik temizlik” olduğunu vurguladı. İki devletli çözüme “sıfır şans” verdiğini belirten Mearsheimer, Ukrayna’da ise Rusya’nın savaşı kazandığını ve Batı’nın bu durumu değiştiremeyeceğini söyledi.

Chicago Üniversitesi’nden tanınmış siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, sunucu Piers Morgan’a verdiği mülakatta Gazze ve Ukrayna’daki savaşlara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Mearsheimer, İsrailli esirlerin ve Filistinli tutukluların serbest bırakılmasının “net bir pozitif gelişme” olduğunu ancak bunun kalıcı bir çözüme evrileceği konusunda karamsar olduğunu ifade etti.

“Barış anlaşması ihtimali sıfır”

Gazze’deki ateşkesin geleceği ve kalıcı bir barış anlaşması olasılığı hakkında konuşan Mearsheimer, “Masada iki kritik soru var. Birincisi, kalıcı bir ateşkes olacak mı? İkincisi, bu sürecin sonunda gerçek bir barış anlaşmasına varılacak mı? Bence bir barış anlaşması ihtimali sıfır. Bu ateşkesin kalıcı olma ihtimalinin de hiç iyi olmadığını düşünüyorum” dedi.

Mearsheimer, bu karamsarlığının nedenlerini ise şöyle açıkladı:

“İsrailliler Hamas’ı yok etmeye kararlı. Daha da önemlisi, Filistinlileri Gazze’den etnik olarak temizlemeye kararlılar. Temel hedefleri bu. Hamas’ı yenilgiye uğratamadılar ve bu ateşkes sonucunda Hamas’ı silahsızlandırıp yenmeleri mümkün değil. Bu olmayacak.”

“Etnik temizlik Siyonizm’in DNA’sına işlemiştir”

İsrail’in niyetinin Gazze’yi tamamen terk etmek olmadığını savunan Mearsheimer, “Büyük İsrail’i etnik olarak temizleme fikri, en başından beri Siyonizm’in DNA’sına işlenmiştir. 1948 ve 1967’de bu yüzden kitlesel etnik temizlik yaşandı. İsrailliler büyük savaşları her zaman etnik temizlik için bir fırsat olarak görürler” diye konuştu.

Filistinlilerin evlerine dönmesine izin verilmesinin kendisini duygusal olarak etkilediğini ancak siyasi gerçekliğin farklı olduğunu belirten Mearsheimer, şu soruları gündeme getirdi:

“Gazze’yi kim yönetecek? Filistinliler kendi kaderini tayin edebilecek mi? Siyasi ufuk ne? Nihai oyun ne?”

Mearsheimer, mevcut plana göre Gazze’yi Filistinlilerin yönetmeyeceğini, bunun yerine Trump, Tony Blair ve bazı Arap ordularının güvenliği sağlayacağını ifade ederek, “Filistinliler kendi kaderini tayin edemeyecek. Uzun vadede ise iki devletli bir çözüm olmayacak” dedi.

“İki devletli çözüme sıfır şans veriyorum”

Mearsheimer, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözüme karşı olduğunu defalarca açıkça belirttiğini hatırlattı. İsrail’de liderlik değişse bile bu politikanın değişmeyeceğini savunan profesör, “Sorunun sadece Netanyahu olduğu düşünülüyor. O giderse aydınlanmış İsraillilerin iktidara geleceği ve mutlu yaşanacağı sanılıyor. Bu doğru değil. Netanyahu defalarca seçiliyor çünkü görüşleri çoğu İsraillinin görüşlerini yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Mearsheimer, “İsrail’de treni kim sürerse sürsün, hem Batı Şeria’yı hem de Gazze’yi temizlemeye kararlı olacağına inanıyorum. Neredeyse tamamı Yahudi olan ve hiç Filistinli olmayan bir Büyük İsrail istiyorlar” diye ekledi.

“İsrail lobisi Trump’ı durdurur”

ABD Başkanı Donald Trump’ın kalıcı barış sağlama çabalarının başarılı olamayacağını öne süren Mearsheimer, İsrail lobisinin etkisine dikkat çekti.

Mearsheimer, “Eğer Başkan Trump, Başbakan Netanyahu’ya sert davranırsa, Netanyahu lobiye döner ve lobi Trump’ı geri adım atmaya zorlar. Trump’ın Netanyahu’ya sert davranmasının imkânı yok” diye konuştu.

ABD’nin İsrail’e olan askeri ve mali desteğini kesmeyeceğini vurgulayan Mearsheimer, “Bu kesinlikle olmayacak. Başkan Trump da bunu yapacağına dair hiçbir işaret vermedi. Ne zaman ki Başkan Trump, Netanyahu’ya ‘Eğer iki devletli çözümü kabul etmezsen tüm yardımı keserim’ der, o zaman sizden özür diler ve haklı olduğunuzu söylerim” yorumunu yaptı.

“Rusya savaşı kazanıyor, Batı’nın yapabileceği bir şey yok”

Söyleşinin bir diğer bölümünde Ukrayna’daki savaşı değerlendiren Mearsheimer, Rusya’nın sahada kazandığını belirtti.

Mearsheimer, “Ukrayna ordusunun başındaki isim, askerlerinin cephe hattında genel olarak üçe bir, bazı kritik yerlerde ise altıya bir oranında sayıca az olduğunu kabul ediyor. Ateş gücü dengesine baktığınızda da Ruslar büyük ölçüde üstün. Dolayısıyla Ruslar yavaş ama istikrarlı bir şekilde kazanıyor, Ukraynalılar ise kaybediyor” dedi.

Batı’nın bu durumu değiştirmek için yapabileceği çok az şey olduğunu söyleyen Mearsheimer, Tomahawk füzeleri gibi yeni silahların verilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini savundu:

“Ukraynalılara Tomahawk vermenin gidişatı Rusların aleyhine çevireceği fikri bir hayaldir. Gerçek şu ki, Ukrayna savaşı kaybedecek. Batı savaşı kaybedecek. Bu yutulması zor bir hap ama gerçek bu.”

“Trump, ABD’yi Ukrayna’dan uzaklaştırıyor”

Mearsheimer’a göre, Başkan Trump’ın Rusya’yı caydıracak bir hamle yapma imkânı bulunmuyor. Rusya’nın hedeflerinin (tarafsız Ukrayna, Rusya’nın kontrolüne geçen toprakların tanınması, Ukrayna’nın silahsızlandırılması) net olduğunu ve bu hedeflere ulaşana kadar savaşmaya kararlı olduğunu belirtti.

Profesör, Trump’ın stratejisini ise şöyle özetledi:

“Trump, kendisini bu çatışmadan uzaklaştırıyor. Çatışmayı yönetme sorumluluğunu Avrupalılara devrediyor. Ukrayna’ya verilmek üzere ABD’den silah almalarını sağlıyor. Trump, Ukrayna çöktüğünde suçlanamayacağı şekilde yeterince şey yapıyor. Yavaş ama istikrarlı bir şekilde ABD’yi Ukrayna çatışmasından uzaklaştırıyor çünkü bunun kaybedilmiş bir dava olduğunu anlıyor.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version