Bizi Takip Edin

Rusya

Putin’nden Doğu Ekonomi Forumu’nda ekonomi ve savaşa dair mesajlar

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Doğu Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada yeni bir seferberliğe ihtiyaç olmadığını belirterek banka mevduatlarının dondurulacağı yönündeki iddiaları yalanladı. Ukrayna ile doğrudan müzakerelerin yürütülmesi gerektiğini ve barış şansının bulunduğunu kaydeden Putin, Kiev yönetiminin sivil hedeflere yönelik saldırılarını devlet terörizmi olarak nitelendirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Doğu Ekonomi Forumu’nun (VVEF-2026) genel oturumunda yaptığı konuşmada Ukrayna’daki çatışmalar, müzakere olasılıkları, seferberlik iddiaları, ekonomi politikaları ve enerji altyapısına yönelik saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Şans var ancak doğrudan taraflar anlaşmalı”

Ukrayna ile barışçıl çözüme ulaşma şansının halen bulunduğunu belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “İlk etapta çatışmanın doğrudan tarafları olan Rusya ve Ukrayna kendi arasında anlaşmalıdır” dedi.

Diğer ülkelerin sürece yalnızca destek ve yardım sunabileceğini ifade eden Putin, iki ülke arasındaki temasların özellikle istihbarat servisleri üzerinden devam ettiğini bildirdi.

Sivil gemilerin alıkonulması, ticari gemilere yönelik saldırılar ve sivil hava araçlarına dönük tehditlerin ikili müzakereleri zorlaştırdığını belirten Rus lider, bu eylemleri “devlet terörizminin tezahürleri” olarak tanımladı. Putin, duruma sessiz kalan ve bunu görmezden gelen batılı ülkelerin ise “uluslararası terörizmin suç ortakları” olduğunu belirtti.

ABD ile temasların sürdüğünü kaydeden Putin, Donald Trump’ın “pozitif ve yapıcı bir çalışmaya odaklandığını”, Rusya’nın tam kapsamlı ilişkileri yeniden tesis etmek istediğini ancak bunun Washington’a da bağlı olduğunu söyledi.

“Seferberlik gerektiren bir senaryo yok”

Kamuoyunda tartışılan yeni bir seferberlik dalgası ihtimalini geri çeviren Putin, “Şu anda seferberlik yapılmasını gerektiren bir senaryo bulunmuyor” açıklamasını yaptı.

Bu yöndeki söylentilerin Devlet Duması seçimleri öncesinde hasım unsurlarca yürütülen bir bilgi saldırısı olduğunu dile getiren Putin, Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin personel sıkıntısı çekmediğini, vatandaşların gönüllü olarak sözleşme imzaladığını ve Ukrayna ordusunun her ay 8 bin ile 12 bin arasında kayıp verdiğini kaydetti.

Lojistik merkezleri ve petrol rafinerilerine yönelik saldırılara değinen Putin, “Neden bu durumla karşılaştık? Çünkü bunların tamamen sivil hedefler olduğu ve silahlı çatışma koşullarında dahi herhangi bir saldırıya uğramayacağı varsayımıyla hareket ettik. Ancak bu anlamda yanıldık” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın bu eylemlere mütekabiliyet esasıyla yanıt vermek zorunda kaldığını belirten Putin, karşılıklarının “bu Pandora’nın kutusunu açanlar için genel olarak son derece kayda değer olduğunu” söyledi.

Hava savunma sistemlerinin güçlendirileceğini duyuran Putin, kritik altyapıyı kamulaştırma planları olmadığını, şirketlerin kendi tesislerini korumakla yükümlü bulunduğunu aktardı.

“Mevduatların dondurulacağı haberleri aptalca”

Bankalardaki mevduatların dondurulacağı iddialarını “aptalca manipülasyonlar” olarak nitelendiren Putin, askeri harekatın başlangıcında da vatandaşların mevduatlarını çektiğini ve kimsenin buna engel olmadığını hatırlattı.

Ülkedeki yıllık enflasyonun yüzde 6,3 seviyesinde bulunduğunu ifade eden Putin, Rusya Merkez Bankası’nın faiz artırma kararını “makroekonomik istikrarı korumak için bilinçli ve zorunlu bir adım” olarak değerlendirdi.

Hükümet ve Merkez Bankası’nın genel olarak “Skylla ile Kharybdis arasından geçmeyi başardığını” belirten Putin, ekonomiyi aşırı soğutmadan enflasyonu düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Rusya’nın kamu borcunun dünyadaki en düşük seviyelerden biri olduğuna ve bütçe açığının kritik bir risk taşımadığına dikkat çeken Putin, iş dünyasının bütçeye sağladığı yüz milyarlarca rublelik katkının zorunlu bir vergi değil, eğitime ve sağlığa aktarılacak gönüllü bir destek olduğunu kaydetti.

“Her şeye hazırlıklı olmalıyız”

Yakıt piyasasındaki durumun kontrol altında tutulduğunu dile getiren Rus lider, yakıt açığına alışmak gerekip gerekmediği yönündeki soruya karşılık “Her şeye hazırlıklı olmalıyız” dedi.

Rafinerilerdeki onarımların hızla sürdüğünü ve kalan yüzde 10’luk kapasitenin yakında devreye gireceğini söyleyen Putin, petrol fiyatlarındaki artış sebebiyle ham petrol ihracatının iç piyasada işlemeye kıyasla daha karlı hale geldiğini belirtti. Putin, Rosneft bünyesindeki Vostok Oil projesinden ilk petrolün yakında tüketicilere sevk edileceğini aktardı.

Doğu ve Arktik bölgelerinin kalkınmasına ilişkin hedefler de açıklayan Putin, son 11 yılda Uzak Doğu’ya yaklaşık 25 trilyon rublelik sermaye yatırımı çekildiğini, bölgedeki işsizliğin yüzde 2,2’ye gerilediğini bildirdi.

1 Ocak 2027 itibarıyla bu bölgelerde işletmeler için tek bir imtiyazlı rejime geçileceğini duyuran Putin, demografik sorunlara da değindi.

Doğum oranlarının artırılmasının bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Putin, çatışmaların nüfus yapısına etkisine ilişkin olarak, “Askeri harekatın etkisi var ancak mesele bundan ibaret değil; Japonya veya Güney Kore’de harekat yok ama doğum oranları bizden daha düşük” diye konuştu.

Rusya

Lahey kararının ardından Finlandiya Rus mülklerinin haciz sürecini durdurdu

Yayınlanma

Finlandiya yargısı, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın davası kapsamında Rus mülklerine yönelik yürütülen yeni haciz işlemlerini askıya aldı. Daha önce el konulan Rus Bilim ve Kültür Merkezi dahil yaklaşık 44 milyon euro değerindeki gayrimenkul üzerindeki kısıtlamaların yürürlükte kalacağı bildirildi.

Finlandiya’da mahkeme kararıyla, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı dava kapsamında 2024 sonbaharında başlatılan Rus mülklerine yönelik haciz işlemleri durduruldu.

Helsingin Sanomat gazetesinin haberine göre, Finlandiya İcra Dairesi (Ulosottolaitos) son dönemde yeni bir haciz işlemi uygulamadığını yayın organına teyit etti.

Rus varlıklarına yönelik hacizlerin durdurulması, Helsinki Temyiz Mahkemesinin 4 Kasım Çarşamba günü aldığı ara karara dayandırılıyor.

Söz konusu hüküm, Lahey Temyiz Mahkemesinin eylül ayında aldığı kararla bağlantı taşıyor.

Lahey Temyiz Mahkemesi, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın açtığı davada Lahey’deki tahkim heyetinin 2024 yılında Rus varlıklarının önemli bir bölümü üzerinde yetkisinin bulunmadığına hükmetmişti.

Finlandiya mahkemesi, yeni koşullar ışığında ayrıntılı bir inceleme yapılıncaya veya davaya ilişkin nihai karar verilinceye kadar ülkedeki Rus varlıklarına yönelik mevcut icra işlemlerinin askıya alınmasını kararlaştırdı.

Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezinin arsası ve binası da dahil olmak üzere, Finlandiya makamlarının daha önce el koyduğu yaklaşık 44 milyon euro değerindeki Rus varlıklarına uygulanan kısıtlamalar ise yürürlükte kalmayı sürdürüyor.

Finlandiya, 2024 yılında Lahey Mahkemesinin kararını uygulamaya koyan ilk ülke olmuştu.

Finlandiyalı icra memurları, Ekim 2024’te ülkenin farklı noktalarında bulunan onlarca Rus gayrimenkulüne haciz koymuş, haczedilen taşınmazların yarısının diplomatik dokunulmazlık koruması altında olduğu belirtilmişti.

Yalnızca Ekim 2024’te yaklaşık 40 milyon euro değerinde 40’tan fazla gayrimenkule haciz uygulanmıştı.

Bu taşınmazlar arasında Helsinki’deki Rus Bilim ve Kültür Merkezi, Kirkkonummi’de diplomatların dinlenme amacıyla kullandığı deniz kıyısındaki geniş bir arazi, 30’u aşkın lojman ve konut, ofis binaları ile Aland Adaları’ndaki mülkler yer alıyordu.

Finlandiyalı siyasetçiler Rus varlıklarına yönelik geniş kapsamlı haciz işlemlerini kamuoyunda gündeme getirmezken Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, konuyu siyasi bir mesele olarak görmediğini ve durumun bir mahkeme kararının icrasından ibaret olduğunu ifade etmişti.

Rusya Federasyonu ise varlıkların haczedilmesinin yasa dışı olduğunu savunarak bu adımlara Finlandiya mahkemelerinde itiraz etmeyi sürdürüyor.

Helsinki Bölge Mahkemesi geçen yıl Rus devlet mülkleri üzerindeki haczin kaldırılması talebini reddetmiş, uzmanlar da itiraz süreçlerinin yıllarca sürebileceği uyarısını yapmıştı.

Finlandiya makamları bu yılın haziran ayında, sınır ötesi işbirliği programı çerçevesinde birkaç yıl önce aktarılan 3,7 milyon euro değerindeki Rus fonuna da el koymuştu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lüksemburg Mahkemesi, Rus varlıklarında AB tüzüğü yorumunu geçersiz saydı

Yayınlanma

Lüksemburg İdare Mahkemesi, AB yaptırım listesinde yer almayan Rus şirketine ait menkul kıymetlerin iadesini reddeden Maliye Bakanlığı kararını mevzuat yorumunu hatalı bularak iptal etti. Kararda, yaptırımlardan önceki sözleşmelere dayalı ödeme kavramının menkul kıymet devirlerini de kapsadığı ve ret tarihinde şirketin yaptırım altında olmadığı kaydedildi.

Lüksemburg İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği (AB) yaptırım listesinde bulunmayan Rus şirketine ve müşterilerine ait menkul kıymetlerin blokajının kaldırılması talebini reddeden Lüksemburg Maliye Bakanlığının kararını iptal etti.

Mahkemenin 30 Ekim tarihli kararına göre, Lüksemburg Maliye Bakanlığının AB yaptırım mevzuatına getirdiği yorum hatalı bulundu.

İsmi açıklanmayan Rus şirketi, AB’nin Ulusal Takas Depozitosu’na (NRD) Haziran 2022’de uyguladığı yaptırımların ardından bloke edilen kendi varlıkları ile müşterilerinin varlıklarının iadesi için hukuk mücadelesi yürütüyordu.

Rus şirketi, Aralık 2022’de Lüksemburg Maliye Bakanlığına başvurarak varlıkların serbest bırakılması için izin talep etti ancak ret cevabı aldı.

Bakanlık, ret kararını Eylül 2023’te yeniden teyit etti.

Lüksemburg Maliye Bakanlığı ret gerekçesinde, 269/2014 sayılı AB Tüzüğü’nün 6. maddesinin yalnızca yaptırımlardan önce akdedilen sözleşmeler kapsamındaki ödemelere izin verdiğini, menkul kıymetlerin devrini kapsamadığını ileri sürdü.

Mahkeme, bakanlığın bu yorumunu geçersiz bularak AB tüzüğündeki ödeme kavramının yalnızca para transferleriyle sınırlı olmadığını, menkul kıymetlerin hak sahiplerine iadesini de kapsadığını karara bağladı.

İdare Mahkemesi ayrıca, Lüksemburg Maliye Bakanlığının ret kararı verdiği tarihte ne şirketin ne de müşterilerinin AB yaptırım listesinde yer almadığını tespit etti.

Mahkeme, bu gerekçelerle bakanlığın ret kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.

2022 yılı başı itibarıyla Rusya’nın dondurulan egemen varlıklarının tutarı yaklaşık 300 milyar dolar olarak hesaplanıyordu.

Rusya’nın Avrupa’daki rezervlerinin büyük bölümü Belçika merkezli Euroclear depozitosunda tutuluyor.

Avrupa Birliği, Aralık 2025’te Rusya’ya ait 210 milyar euro tutarındaki varlığı süresiz olarak dondurdu.

Batılı ülkeler son aylarda dondurulan bu kaynakların Ukrayna’ya yardım amacıyla kullanılmasını yeniden tartışmaya açtı.

Moskova yönetimi ise yurt dışındaki varlıklarına yönelik her türlü adımı yasa dışı olarak nitelendiriyor ve hukuki sonuçlar doğuracağı uyarısını yapıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eylül ayı başında yaptığı açıklamada, Rus varlıklarını açıkça çaldıkları gerekçesiyle Batılı ülkelere duyulan güvenin tamamen kaybolduğunu belirtti.

Lavrov, “Gizlice çalıyorlar, bildiğiniz üzere açıkça da yağmalıyorlar. Batı şu anda hem varlıklar hem de sözde gölge filo konusunda açık bir yağma yürütüyor” ifadelerini kullandı.

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Basın Bürosu ise AB’nin Rus kaynaklarını ele geçirme girişimlerinin Avrupa genelindeki kurumlara güveni sarsacağını duyurdu.

SVR’ye göre Avrupa ülkeleri, Rusya’nın varlıklarına el koymadan Ukrayna’yı süresiz finanse edemeyeceklerinden endişe duyuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ermenistan’da iş insanı Samvel Karapetyan ve yeğeninin evinde arama

Yayınlanma

Ermenistan Soruşturma Komitesi, Taşir Grubu Başkanı Samvel Karapetyan ve yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı. Soruşturma, Taşir Vakfı üzerinden aktarıldığı öne sürülen 4,4 milyon dolar ile 230 bin euroluk kaynak ve kara para aklama iddialarıyla bağlantı taşıyor.

Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, Taşir Şirketler Grubu Başkanı ve Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ile yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı.

Aramaların Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adresleri de kapsadığı bildirildi.

Gelişmeyi Güçlü Ermenistan Partisi Sözcüsü Agavni Sukiasyan sosyal medya hesabından duyurdu.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Sukiasyan, “Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, sabah saatlerinden itibaren Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ve Meclis Grubu Başkanı Narek Karapetyan’ın evlerinde arama yürütüyor. Aramalar Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adreslerde de sürüyor.” açıklamasını yaptı.

Karapetyan hakkındaki kara para aklama suçlaması

Aynı zamanda Güçlü Ermenistan Partisi Meclis Grubu Başkanı olan Narek Karapetyan’ın evi, bir ceza soruşturması kapsamında 31 Temmuz 2026 tarihinde de kolluk kuvvetlerince aranmıştı.

Aramadan bir hafta önce Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, Başsavcılığın Karapetyan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki talebini onaylamıştı.

Narek Karapetyan’a bu süreçte nitelikli kara para aklama suçlaması yöneltildi.

Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre soruşturma, partinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan hakkındaki suçlamalarla bağlantı taşıyor.

Soruşturma makamları, Aleksanyan’ın Karapetyan’a ait Taşir Vakfından hediye ve kredi adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin euro aldığını öne sürüyor.

Taşir Şirketler Grubunun sahibi olan iş insanı Samvel Karapetyan hakkında ise Haziran 2025’te Ermenistan’da yönetimi zorla ele geçirmeye yönelik kamuoyu önünde çağrıda bulunma suçlamasıyla dava açılmıştı.

Soruşturmanın sonraki aşamalarında Karapetyan’a ayrıca nitelikli vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamaları yöneltildi.

İş insanı kendisine yöneltilen üç suçlamayı da reddetti. Güçlü Ermenistan Partisi, Şubat 2026’da Karapetyan’ı parlamento seçimleri için başbakan adayı olarak göstermişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English