Ortadoğu
Rafael Grossi: BM nükleer gözlemcileri yeniden İran’da
Birleşmiş Milletler’in nükleer denetim kurumu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, ilk gözlemci ekibinin İsrail ve ABD’nin bu yıl İran’daki nükleer tesislere düzenlediği saldırıların ardından ilk kez İran’a gittiğini açıkladı.
İran, haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından UAEA ile işbirliğini askıya almıştı. Tahran yönetimi, ajansın İsrail ve ABD’nin nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınamamasını gerekçe göstermişti.
Grossi, Fox News’e yaptığı açıklamada, “Şimdi ilk UAEA gözlemci ekibi İran’a geri döndü ve çalışmalarımızı yeniden başlatmak üzereyiz” dedi. İran’daki birçok tesisin saldırıya uğradığını belirten Grossi, “Şimdi hangi pratik yöntemlerle çalışmalarımızı yeniden başlatabileceğimizi tartışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İran’ın dün Cenevre’de İran’la dünya güçleri arasında imzalanan 2015 tarihli nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları İngiltere, Fransa ve Almanya ile Cenevre’de yaptığı görüşmelerin hemen ardından geldi. Tahran, 2018’de Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve İran yaptırımlarını devreye almıştı. İran ise bu adıma karşılık anlaşmadan doğan yükümlülüklerini büyük ölçüde askıya aldı. Şimdi Avrupa ülkeleri, nükleer anlaşma için masaya oturmazsa BM yaptırımlarını tetik mekanizması ile yeniden devreye almakla tehdit ediyor.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Cenevre’deki müzakerelerden sonra yaptığı açıklamada, “İran diplomatik çözüme bağlılığını sürdürüyor. Diplomasiye zaman ve alan açın” mesajını verdi.
Garibabadi, “Taraflar, 2231 sayılı karara (nükleer anlaşmayı destekleyen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı) ilişkin görüşlerini dile getirdi. İran, diplomasiye ve karşılıklı yarar sağlayacak diplomatik çözüme bağlılığını sürdürüyor. E3 ve BM Güvenlik Konseyi’nin doğru seçimi yapıp diplomasiye zaman ve alan tanımasının zamanı geldi” dedi.
İsrail, İran’ın üst düzey askeri liderlerine, nükleer bilim insanlarına, uranyum zenginleştirme tesislerine ve balistik füze programına yönelik geniş kapsamlı saldırıların, Tahran’ın “İsrail’i yok etme planını” engellemek için gerekli olduğunu savunuyor.
İran ise nükleer silah peşinde olduğunu sürekli reddediyor. Ancak ülke, barışçıl amaçlarla açıklanamayacak seviyelerde uranyum zenginleştirdi, uluslararası denetçilerin tesislere girişini engelledi ve balistik füze kapasitesini artırdı. İsrail ise İran’ın kısa süre önce nükleer silahlanmaya yönelik adımlar attığını öne sürüyor.