Rusya
Rusal yıllık 800 milyon dolarlık zarar nedeniyle dört fabrikasını kapatıyor

Rus alüminyum üreticisi Rusal, yıllık 800 milyon dolar zarar getiren dört boksit ve alümina tesisini geçici olarak kapatmayı planlıyor. Kararın tek sanayili kentlerde istihdam kaybına yol açabileceği belirtilirken şirket hükümetten destek talep ediyor.
Rus milyarder Oleg Deripaska tarafından kurulan alüminyum üreticisi Rusal, bünyesindeki dört boksit ve alümina tesisinde üretimi geçici olarak durdurmayı planlıyor. Şirket verilerine göre söz konusu işletmeler Rusal’a yıllık 800 milyon dolar zarar getiriyor.
Kommersant gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, tesislerin geçici olarak korumaya alınması planını Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’e bildirdi. Olası kapatma kararının Pikalevo Alümina Fabrikası, Severouralsk Boksit Madeni ile Bogoslovsk ve Ural alümina fabrikalarını kapsaması bekleniyor.
Pikalevo, Bogoslovsk ve Ural fabrikaları 2025 yılında 2,1 milyon ton alümina üreterek şirketin bu hammaddedeki toplam üretiminin yaklaşık yüzde 30,7’sini karşıladı. Bu tesislerde hammadde işlemeden kaynaklanan zararın üretilen her bir ton alüminyum başına 400 dolar düzeyinde olduğu hesaplanıyor.
Kommersant’a konuşan metalurji sektörü kaynakları, temel riskin söz konusu işletmelerin yer aldığı tek sanayili şehirlerde yaşanabilecek işten çıkarmalar olduğuna dikkat çekiyor.
Rusal, planlanan üretim durdurma kararı nedeniyle hükümetten hem bölgelere yönelik destek hem de tesislerin modernizasyonu için finansal katkı talep etti. Sosyo-ekonomik sonuçları en aza indirme taahhüdünde bulunan Rusal, konuya ilişkin resmi bir yorum yapmadı.
T-Investitsii kıdemli analisti Ahmed Aliyev, işletmelerin tamamen durdurulması halinde Rusal’ın hammaddeyi dış pazarlardan temin etme yoluna gidebileceğini ve mevcut düşük alümina fiyatları dikkate alındığında bunun daha karlı olacağını ifade etti.
Rusal, 2025 yılı sonuçlarına göre gelirini yüzde 22,6 artırarak 14,81 milyar dolara yükseltmesine rağmen 455 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayındaki net karı ise bir önceki yılın aynı dönemindeki 87 milyon dolarlık zarara kıyasla 419 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Buna karşın şirket hissedarlarına gelir sağlamamaya devam ediyor. Hissedarlar 26 Haziran’da, 2025 yılı sonuçlarına göre temettü dağıtılmaması yönündeki kararı onayladı. Şirket ortakları en son 2022 yılının ilk yarısı için temettü almıştı.
Metalurji sektöründe maliyet kısıtlamaları
Gelirlerde yaşanan sıkıntılar sektördeki diğer metalurji şirketlerini de harcamalarını kısmaya yöneltti. Milyarder Aleksey Mordaşov, mayıs ayında yaptığı açıklamada sahibi olduğu Severstal şirketinin işe alımları durdurduğunu ve sektördeki kriz nedeniyle işten çıkarma olasılığını değerlendirdiğini duyurmuştu.
Mordaşov, şirketin bu yılki yatırım programını yüzde 24 oranında daralttığını, gelecek yıl ise harcamalarda daha sert kesintilere gitmeyi planladığını belirterek negatif nakit akışıyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetmişti.
Çin dışındaki en büyük alüminyum üreticisi konumundaki Rusal’ın yüzde 56,88’i En+ grubuna ait. Oleg Deripaska ise şirketteki oy hakkına sahip hisselerin yüzde 35’ini kontrol ediyor.
2025 verilerine göre küresel alüminyum üretiminin yüzde 5,3’ünü, alümina üretiminin ise yüzde 4,7’sini Rusal gerçekleştirdi.
Şirketin Rusya, İrlanda, İtalya, Gine ve Jamaika’da 11 alümina tesisi bulunuyor. Rusal ayrıca Çin’deki Wenfeng fabrikasında yüzde 30, Hindistan’daki Pioneer fabrikasında yüzde 26 ve Avustralya’daki QAL fabrikasında yüzde 20 hisseye sahip.
Rusya
ABD şirketleri Rus petrolüne dönüşü gündemine aldı

Rusya ile ABD, Ukrayna’da ateşkes arayışları kapsamında Amerikan şirketlerinin Rus petrol sektörüne dönüşünü ve ortak enerji projelerini müzakere ediyor. Financial Times’ın haberine göre görüşmeler Sahalin-1 ortaklığından Zaporijya Nükleer Santrali’nin yönetimine, boru hatlarından karşılıklı LNG yatırımlarına kadar uzanan geniş bir ekonomik paketi içeriyor.
Rusya ile ABD, Ukrayna savaşına çözüm arayışları kapsamında Amerikan şirketlerinin Rus petrol sektörüne geri dönmesini de içeren geniş kapsamlı ekonomik başlıkları görüşüyor.
İngiliz Financial Times gazetesinin konuyu yakından bilen kaynaklara dayandırdığı habere göre, çatışmalar bittikten sonra devreye girmesi öngörülen planlar arasında ortak enerji projeleri ve boru hatları ilk sırada yer alıyor.
Masadaki başlıca senaryolardan biri, Amerikan enerji devlerinin savaşın ardından Sahalin açıklarındaki ortak projeye yeniden dahil olması ve Drujba boru hattıyla Avrupa’ya Rus petrolü sevkiyatının yeniden başlatılmasına katkı vermesi.
Daha önce Sahalin-1 projesinde yer alan tek Amerikan şirketi ExxonMobil olmuştu.
Rus makamlarının şirketin projedeki yüzde 30’luk hissesini devlet mülkiyetine devretme kararına itiraz eden ExxonMobil, geçen yıl Rusya ile müzakere yürüttüğünü açıklamış ancak ülkedeki faaliyetlerine yeniden başlama planı olmadığını duyurmuştu.
Görüşmeler petrol sektörüyle sınırlı kalmıyor. Financial Times’a konuşan kaynaklar, Rus hava sahasının transit Amerikan uçuşlarına yeniden açılması ve titanyum üretimi ile tedarikinde işbirliğinin yeniden canlandırılması gibi adımların da değerlendirildiğini aktarıyor.
Gündemdeki diğer çarpıcı başlıklar arasında LUKOIL’in uluslararası varlıklarının Beyaz Saray’a yakın yatırımcılara satılması ihtimali, Rus doğalgaz şirketi NOVATEK’in Alaska’daki bir sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) projesinde yer alması ve Kuzey Akım-2 boru hattının sağlam kalan hattı üzerinden Avrupa’ya gaz akışının yeniden sağlanması var.
Reuters da daha önce iki ülkenin Kuzey Akım boru hatlarına yatırımcı çekilmesi konusunda temas yürüttüğünü yazmıştı.
Görüşmelerin en hassas maddelerinden birini ise Zaporijya Nükleer Güç Santrali oluşturuyor. Habere göre taraflar, santralin yönetiminin bir Amerikan kuruluşuna devredilmesini ve üretilen elektriğin Ukrayna ile Rusya arasında paylaştırılmasını ele aldı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yılın eylül ayında Moskova’nın Zaporijya santralinin güvenliği ve işletilmesi konusunda Washington ile işbirliği yapabileceği bir seçeneği göz ardı etmemişti.
Ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı dünyada ortak nükleer santral işletiminin bir örneği olmadığını savunmuş, Rus devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’un başkanı Aleksey Lihaçev ise tesisin yönetiminin ABD’ye devredilmesi fikrini hayal ürünü diye nitelemişti.
Financial Times’a konuşan bir Amerikalı yetkili, Donald Trump yönetiminin ekonomik önerileri çatışmanın her iki tarafıyla da kapsamlı biçimde değerlendirdiğini söyledi.
Yetkili, müzakerelerin Ukrayna için uzun vadeli büyüme ve yatırım olanakları yaratacak savaş sonrası ekonomik temelleri ve Rusya ile olası savaş sonrası ekonomik işbirliği fırsatlarını kapsadığını vurguladı.
Amerikalı yetkili, ekonomik mutabakatların kapsamlı bir barış çerçevesine dahil edileceğini belirterek henüz hiçbir konunun nihayete ermediğinin altını çizdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ekim ayının başında yaptığı açıklamada, Rusya ve ABD’nin ekonomi alanında karşılıklı fayda sağlayabilecek bir dizi ortak projeyi müzakere ettiğini belirtmişti.
Vladimir Putin de iki tarafın Kuzey Kutbu’nda (Arktik) doğalgaz alanında ortak çalışma ihtimalini değerlendirdiğini dile getirmişti.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, enerji sektörü ile veri merkezlerinin de ortak projeler arasında yer aldığını aktardı.
Dmitriyev, Moskova ile Washington arasındaki işbirliğinin Arktik bölgesinde, LNG sahasında ve diğer enerji kollarında önemli bir sinerji yaratacağı görüşünü paylaştı.
Ukrayna’da çatışmaların başladığı 2022 yılında çok sayıda büyük Amerikan şirketi Rusya’daki faaliyetlerini durdurmuştu.
ExxonMobil, yüzde 30 hissesine sahip olduğu Sahalin-1 projesinden çekilmiş, petrol sahası hizmetleri sunan Halliburton ve Baker Hughes ise Rusya’daki ticari varlıklarını satmıştı.
Putin, Ağustos 2025’te yabancı yatırımcıların Sahalin-1 projesine dönüş koşullarını belirleyen bir kararname imzaladı. Kararnameye göre yabancı ortakların projeyi engelleyen yaptırımların kaldırılmasına önayak olması ve gerekli ekipman tedarikini güvence altına alması gerekiyor. Aynı yılın aralık ayında ise ExxonMobil’in devredilmeyen hissesinin satış süresi 1 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı.
Enerji trafiğinde dikkat çeken somut bir adım ise dizel tedariki konusunda atıldı. ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim 2026’da yaptığı açıklamada, Rus motorin ürünlerinin Amerikan pazarına ve dünya piyasalarına tedariki konusunda Putin ile anlaştıklarını bildirdi.
Trump, Rusya’nın birkaç aşamada 1,8 milyon tonun üzerinde yakıt teslim edeceğini, ardından 3 milyon ton daha gönderebileceğini söyledi.
Aynı gün ABD Hazine Bakanlığı, Rus motorin ürünleriyle gerçekleştirilecek işlemleri ve ABD’ye ithalatını kapsayan özel bir lisans yayımladı.
Söz konusu muafiyet izni 7 Nisan 2027 tarihine kadar geçerliliğini koruyor.
Rusya
Rosatom: Kuzey Deniz Yolu 2027’de yıl boyu ulaşıma açılabilir

Rosatom, Kuzey Deniz Yolu’nda doğu yönlü düzenli sevkiyatlarla 2027 başında yıl boyu kesintisiz taşımacılığa geçmeyi planlıyor. Hazırlıklar kapsamında iki doğalgaz tankeri teslim edilirken, nükleer buzkıran filosunun dokuz gemiye, yıllık yük hacminin ise 2026 sonunda 40 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.
Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom), Arktik bölgesindeki Kuzey Deniz Yolu’nda yıl boyu kesintisiz taşımacılığa 2027 başında geçmeyi hedefliyor.
Rosatom’un Kuzey Deniz Yolu ve Arktik Geliştirme Direktörü ve Arktik Direktörlüğü Başkanı Vladimir Panov, Interfaks ajansına verdiği demeçte en büyük yük göndericilerinden birinin bu tarihte Asya’ya düzenli sevkiyata başlayacağını söyledi.
Panov, “Kuzey Deniz Yolu doğu yönünde düzenli taşımacılığa, yani yıl boyu kesintisiz işleyişe bir adım uzaklıkta. En büyük yük göndericilerimizden birinin ürünlerini Asya’ya düzenli olarak sevk etmeye başlayacağı 2027 başında buna geçmeyi öngörüyoruz” dedi.
Doğu yönündeki düzenli seferler için hazırlıklarda son aşamaya gelindiğini belirten Panov, Rus denizcilerin Arktik’te görev deneyimi kazandığını vurguladı.
Panov’un verdiği bilgiye göre Zvezda tersanesi, Kuzey Deniz Yolu sularında çalışacak ilk iki doğalgaz tankerini sipariş sahibine teslim etti.
Gelecek yılın başında Çukotka adlı nükleer buzkıranın da hizmete alınması ve böylece nükleer buzkıran filosunun dokuz gemiye çıkarılması planlanıyor.
Panov, bir sonraki hedefin taşımacılık verimliliğini artırmak olduğunu kaydetti. Kış ve ilkbahar aylarında gemi konvoylarına geçiş sağlamanın halihazırda mümkün olduğunu belirten Rosatom yetkilisi, buna karşın konvoyların seyir hızının artırılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca arama-kurtarma altyapısının, haberleşmenin ve tıbbi desteğin geliştirilmesi gerekiyor.
Kuzey Deniz Yolu, Rusya’nın Avrupa yakası ile Uzak Doğu arasındaki en kısa deniz güzergahını oluşturuyor. Rusya sınırları içerisinde, tamamen Arktik Okyanusu denizlerinden ve kısmen Büyük Okyanus’tan geçen bu hattaki geçiş izinlerini Rosatom veriyor.
Güzergahın gelişimini Transarktik Ulaşım Koridoru’nun kurulmasıyla ilişkilendiren Panov, bu koridorun Kuzey Deniz Yolu’nu, bağlantılı iç su ve demiryolu hatlarını ve diğer ulaşım altyapısını kapsayacağını söyledi.
St. Petersburg ve Murmansk’tan başlayıp Kuzey Deniz Yolu üzerinden Vladivostok’a, oradan da Asya-Pasifik ülkelerine uzanan bu koridorun, deniz taşımacılığını Rusya’nın demiryolları ve iç su yollarıyla birleştirmesi hedefleniyor.
Proje, uluslararası transit geçişler ve Arktik bölgelerinin ikmali için limanların, buzkıran ve kurtarma filosunun, haberleşmenin ve diğer altyapıların geliştirilmesini öngörüyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Doğu Ekonomi Forumu’nda Transarktik Ulaşım Koridoru’nu 24 saat esasına göre çalışır hale getirme planlarını açıklamıştı.
Çin ve Güney Kore’nin güzergahtaki seferleri artıyor
Kuzey Deniz Yolu halihazırda Çinli taşımacılık şirketleri tarafından kullanılıyor. NewNew Shipping Line şirketi 2023 yılında Çin’den düzenli taşımacılığa başlarken, Sea Legend Shipping de Ağustos 2026’da Çin ile Avrupa arasında haftalık mevsimlik seferler başlattı.
Rosatom verilerine göre, Kuzey Deniz Yolu üzerinden Çin’den Rusya’ya yapılan seferlerin sayısı 2023’te yediyken 2025’te 24’e çıktı; 2026 yılında ise 30’un üzerinde sefer yapılması bekleniyor.
Güney Kore de güzergahı test etmeye başladı. Ülke, ağustos ayında PanStar Acro adlı konteyner gemisini Avrupa’ya deneme seferine gönderdi.
Reuters’ın haberine göre Seul yönetimi, buzullarda yaşanabilecek olası zorluklarda gemiye yardım edilmesi konusu da dahil olmak üzere Moskova ile istişare yürüttü.
Kuzey Deniz Yolu’ndaki yıllık yük hacmi 2024 ve 2025 yıllarında 37 milyon tonu aştı. Rosatom, bu miktarın 2026 sonunda 40 milyon tona ulaşacağını öngörüyor.a
Rusya
Rusya’da Çubays hakkında 19,87 milyar rublelik icra takibi başlatıldı

Rusya Federal İcra Dairesi, devlet şirketi Rusnano’nun eski başkanı Anatoliy Çubays hakkında 11 ayrı icra dosyası kapsamında yaklaşık 20 milyar rublelik tahsilat süreci yürütüyor. Kurum kayıtlarında Çubays’ın mal varlığına yönelik üç ayrı ihtiyati haciz kararı yer alırken şirketin eski yönetimi başarısız teknoloji projeleri nedeniyle milyarlarca rublelik zarara yol açmakla suçlanıyor.
Rusya Federal İcra Dairesi, devlete ait nanoteknoloji şirketi Rusnano’nun eski başkanı Anatoliy Çubays hakkında 11 ayrı icra takibi dosyası kapsamında toplam 19,87 milyar rublelik tahsilat işlemi başlattı.
Federal İcra Dairesinin icra takipleri veri tabanında yer alan bilgilere göre, söz konusu icra dosyaları ağırlıklı olarak bu yılın ekim ayı tarihini taşıyor. İcra konusu işlemler resmi kayıtlarda, “gerçek ve tüzel kişiler lehine diğer mülkiyet nitelikli tahsilatlar” ile icra harçları olarak sınıflandırılıyor.
Resmi kayıtlarda yer alan dosyalardan üçü kapsamında Çubays’ın mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulduğu görülüyor.
Çubays’ın avukatı Pavel Hlyustov, RBK’ye yaptığı açıklamada, “Davalıların savunma tarafı, Rusnano’nun eski yönetimi tarafından herhangi bir zarara yol açılmadığını doğrulayan kapsamlı ve eksiksiz bir delil listesi sunmuştur” değerlendirmesinde bulundu. Hlyustov, savunma tarafının haklılığını tüm yasal yolları kullanarak kanıtlamayı sürdüreceğini vurguladı.
Moskova Tahkim Mahkemesi, nisan ayında Rusnano’nun Çubays ile şirketin altı eski üst düzey yöneticisine yönelik açtığı tazminat davasını kısmen kabul etti.
Mahkeme, 3,892 milyar ruble ve 20,45 milyon dolarlık tahsilat kararı verdi. Dava konusu zarar, Çubays’ın şirketin başında olduğu dönemde yürütülen “Plastic Logic” esnek ekranlı tablet bilgisayar projesinin uygulanması sırasında uğranılan kayıplardan kaynaklandı.
TASS ajansının aktardığı bilgiye göre, bu sürecin ardından Federal İcra Dairesi, Rusnano’nun eski başkanının yaklaşık 5,5 milyar ruble değerindeki mal varlığına yönelik bir başka haciz ve icra takibi süreci daha açtı.
Mayıs ayında ise istinaf mahkemesi, Çubays ve diğer eski Rusnano yöneticilerinden 5,5 milyar ruble tutarında zararın tahsil edilmesine hükmeden alt mahkeme kararını hukuka uygun buldu.
Moskova Tahkim Mahkemesi temmuz ayında da Rusnano’nun açtığı yeni bir davayı karara bağladı.
Mahkeme, manyetorezistif rastgele erişimli bellek (MRAM) üretimi tesisi kurmayı hedefleyen Crocus projesinin yürütülmesinden sorumlu olan Çubays ile kamu şirketinin eski yönetim kadrosundan 11,9 milyar ruble tutarında tazminat tahsil edilmesine hükmetti.
Avukat Pavel Hlyustov, temmuz ayındaki bu kararın ardından mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğunu savunarak karara itiraz edeceklerini duyurmuştu.
Hlyustov o dönem yaptığı açıklamada, “Davanın büyüklüğüne ve kapsamına rağmen, duruma yalnızca zamanın değil, üst mahkemenin de tarafsız bir değerlendirme getirebileceğini umuyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Anatoliy Çubays Kanada’nın yaptırım kararına karşı dava açtı: ‘Ben de Putin’e muhalifim’
Rusnano’nun kurumsal korumadan sorumlu murahhas idarecisi Mihail Mariçev, Rus Kommersant gazetesine verdiği mülakatta, Rusnano’nun geçmiş yönetimi tarafından ilan edilen bazı projelerin başlangıçtan itibaren tam anlamıyla tamamlanma amacı taşımadığını ileri sürdü.
Mariçev mülakatta şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ancak bazı münferit vakalarda proje başlangıçtan itibaren tam bir tamamlanmaya odaklanmamıştı; fonların önemli bir bölümü ise yurtdışına çıkarılıyordu. Bunun yanı sıra benzer bazı hadiselerin sonucu, eski Batı teknolojileri uğruna Rus bilim ekollerinden vazgeçilmesi oluyordu.”
Mariçev’in değerlendirmesine göre yabancı yargı yetkisi alanları ve offshore yapıları bu tür durumlarda “yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkıp yönetilebilirliği bulanıklaştırma ve kârı dışarı aktarma yöntemine dönüşüyordu.”
Söz konusu uygulamaların sunumlardaki ve uygulamadaki çelişkilerine işaret eden Mariçev, şunları kaydetti:
“Sunumlarda bu durum son derece modern görünüyordu: Esnek uluslararası araçlar, pazarlara erişim, sermaye ve teknolojiler… Pratikte ise şirket fazlasıyla sık bir biçimde bambaşka bir tabloyla karşılaşıyordu: Erken aşama riskleri ile maliyetler Rusya tarafında kalıyor, değerin, fikri sermayenin ve varlık üzerindeki hakların önemli bir bölümü ise dış çevrede yer alıyordu. Bir kamu şirketi için bu durum tali değil, ilkesel bir meseledir.”
Anatoliy Çubays, 2020 yılında Rusnano başkanlığından ayrıldıktan sonra Rusya Devlet Başkanı’nın sürdürülebilir kalkınmadan sorumlu özel temsilciliği görevine getirildi. Çubays, 2022 yılının ilkbahar aylarında bu görevinden istifa ederek Rusya dışına çıktı.
Moskova Tahkim Mahkemesinden Çubays ve Rosnano yöneticilerine haciz
Amerika1 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Diplomasi3 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını6 gün önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Ortadoğu2 hafta önceINSS: ABD gerileyen bir güç; artık etnik Yahudi kimliği demokratik normları önceliyor
Ortadoğu1 hafta önceMısır parlamentosu, Suudi Arabistan’a asker gönderme oylamasını erteledi
Dünya Basını2 hafta önceÇok kutuplu parti sisteminde doğru










