Rusya

‘Rusya provokasyona gelmedi’

Yayınlanma

Rusya ile Ukrayna arasında üç yıllık bir aranın ardından yeniden başlatılan müzakerelerin ikinci turu 2 Haziran’da İstanbul’da gerçekleşti. Yaklaşık bir saat süren ve basına kapalı yapılan görüşmelerde taraflar, kapsamlı bir esir takası ile binlerce cenazenin değişimi konusunda önemli adımlar attı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görüşmeleri “muhteşem” olarak nitelendirerek, liderler düzeyinde bir buluşma olması hâlinde ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılabileceğini öne sürdü. Görüşmeler Rusça yapıldı.

Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinskiy, görüşme sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, memorandum teatisi dışında bir dizi pratik adım üzerinde anlaştıklarını belirtti. Medinskiy, Rusya’nın gelecek hafta tek taraflı olarak 6 bin Ukraynalı askerin cenazesini Ukrayna’ya teslim edeceğini söyledi.

Ayrıca, Medinskiy, tüm ağır yaralı ve ağır hasta askerlerin yanı sıra 18 ila 25 yaş arasındaki askerlerin “tümüne karşılık tümü” formülüyle en geniş kapsamlı değişiminin kararlaştırıldığını duyurdu.

Medinskiy, “Bu değişimde her iki taraf için toplam tavan en az 1000 kişi olacak, belki daha fazla. Şu anda bu rakamlar netleştiriliyor,” dedi. Rus yetkili, ağır yaralıların değişimi için listelerin oluşturulacağı daimi bir tıp komisyonu kurulduğunu ve bu tür takasların düzenli olarak yapılacağını ekledi.

Medinskiy ayrıca, “Ukrayna tarafı sürekli olarak genel ifadelerle ateşkes gerekliliğinden bahsettiği için, komutanların askerlerinin naaşlarını toplayabilmeleri amacıyla cephenin belirli bölgelerinde 2-3 günlük belirli bir ateşkes önerdik,” ifadelerini kullandı. Bu adımın “gri bölge”deki salgın riskleri nedeniyle gerekli olduğunu açıkladı.

Ukrayna heyetinin başkanı Rustem Umerov ise basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rus tarafının koşulsuz ateşkes ve devlet liderleri düzeyinde bir görüşme teklifini kabul etmediğini bildirdi. Umerov, cenaze değişimi konusunda “6 bine 6 bin” formülü üzerinde anlaşıldığını belirtti.

Rusya’nın Ukrayna için hazırladığı ateşkes memorandumunun tam metni yayımlandı

‘Kiev’in saldırıları görüşmeleri etkilemedi’

Ulusal Araştırma Üniversitesi Ekonomi Yüksek Okulu (VŞE) Kapsamlı Avrupa ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktör Yardımcısı Dmitriy Suslov, Ukrayna’nın Rus hava üslerine yönelik saldırılarının bu müzakerelerin seyrini ve sonuçlarını etkilemediğini düşündüğünü belirtti.

Suslov, RBK gazetesine yaptığı açıklamada, “Eğer taraflar birbirlerinin topraklarının derinliklerine yönelik sözde saldırıların sınırlandırılması ve durdurulması konusunda anlaşmış olsalardı ki böyle bir anlaşma yok, o zaman hava üslerine yapılan saldırıların bir etkisi olduğunu söyleyebilirdik,” dedi.

Ukrayna’nın bu eylemlerinin müzakereleri akamete uğratmayı amaçladığını kaydeden Suslov, “Ve eğer Rusya protesto amacıyla müzakerelerden çekildiğini söyleseydi, bu Kiev ve Avrupa’daki savaş partisi tarafından Moskova’nın barış istemediğinin bir kanıtı olarak anında kullanılacaktı. Bu da Trump’ın Rusya’ya yaptırımlar uygulaması ve ilişkilerin normalleşme sürecini baltalaması için en uygun zaman anlamına gelirdi. Ancak Rusya bu provokasyona gelmedi,” diye ekledi.

Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) Uygulamalı Uluslararası Sorunlar Analizi Bölümü Başkanı İgor İstomin de yaptığı değerlendirmede, Kiev’in, Moskova’yı “aceleci eylemlere” iterek müzakerelerin kesintiye uğramasından sorumlu tutmayı ve Trump’ı Ukrayna’ya sınırsız destek verme politikasına dönmeye ikna etmeyi umduğunu öne sürdü.

İstomin, “Fakat Rus tarafı, yapılan tüm eylemlerin son derece nahoş olmasına rağmen genel durumu değiştirmediğinin farkında. Ukrayna güç pozisyonu açısından hiçbir şey kazanmadı, bu yüzden Rusya bu görüşmeyi reddetmedi,” dedi ve Rusya’nın saldırılara daha büyük bir stratejik etki yaratacağı zaman ve ölçüde karşılık verme olasılığını saklı tuttuğunu ekledi.

İstomin, Ukrayna’nın hava üslerine yönelik saldırıları, Rusya’nın müzakere pozisyonlarını yumuşatması için bir baskı aracı olarak görmüş olabileceğini belirtti.

Ancak uzmana göre, Rus yönetimi tam tersine, çatışmanın çözümünün Ukrayna’dan kaynaklanabilecek her türlü tehdidi dışlaması gerektiği görüşünü pekiştirdi.

Bu bağlamda İstomin, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklardan birinin Ukrayna’nın NATO üyeliği ve silahlı kuvvetlerine yönelik kısıtlamalar olduğunu düşünüyor.

Ukrayna’dan Rus stratejik bombardıman üslerine kamyonlardan kalkan İHA’larla saldırı

‘Elde edilen sonuçlar, prensipte üzerinde anlaşılabilecek ve umut edilebilecek en iyi şey’

Suslov’a göre, Moskova ve Kiev’in nihai çözüm konusundaki pozisyonlarındaki temel uyuşmazlıklar ve Ukrayna’nın bu istişareleri baltalamaya yönelik “umutsuz girişimleri” göz önüne alındığında, müzakerelerin sonuçları oldukça olumlu olarak değerlendirilebilir.

Suslov, “Elde edilen sonuçlar, prensipte üzerinde anlaşılabilecek ve umut edilebilecek en iyi şey,” dedi. Uzmana göre, hiçbir taraf, özellikle “Trump’ın gazabına uğramamak” için müzakerelerin kesintiye uğramasının sorumlusu olarak görünmek istemiyor.

Suslov, “Sonuç olarak, temel konularda anlaşmaya varılamıyor ancak insani konularda ilerleme kaydediliyor. Diplomatik pratikte buna ‘güven artırıcı önlemler’ denir ve bunlar bu diplomatik sürecin devam etmesini sağlar,” diye belirtti.

İstomin ise, tarafların nihai açıklamaları müzakere sürecinin devamını ima etse de, buna büyük umutlar bağlanmaması gerektiğini öne sürdü.

İstomin, “Bugün, tarafların pozisyonlarının ne kadar uzak olduğu göz önüne alındığında, inisiyatif şimdilik askerlerde. Kiev’in pozisyonunu değiştirip değiştirmeyeceği ve eğer değiştirirse ne kadar sürede değiştireceği, temas hattındaki duruma ve genel olarak askeri durumun gelişimine bağlı olacak,” diyerek sözlerini tamamladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version