Avrupa
Sarkozy, Le Pen ile işbirliğine yeşil ışık yaktı
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, üç haftalık hapis cezasını anlattığı anılarında, Marine Le Pen’in yasal mücadelelerinde kendisine verdiği desteği överek, muhafazakâr destekçileri ile daha önce dışlanmış “aşırı sağ” arasında seçimlerde bir yakınlaşma olasılığını gündeme getirdi.
Sarkozy’nin, kampanya finansmanı soruşturmasıyla ilgili bir mahkumiyetin ardından 10 Kasım’da serbest bırakıldığı La Santé hapishanesinde kaleme aldığı “Bir Mahkumun Günlüğü” adlı kitabında, 70 yaşındaki eski merkez sağ lider, parmaklıklar ardındaki kasvetli ve gürültülü dünyasının “cehennemini” anlatıyor.
Çarşamba günü yayınlanan kitapta, gün ışığından mahrum kalmanın verdiği zorluklar, çoğunlukla süt ürünleri ve tahıl barlarıyla beslenmesi ve bir tür dini arayışa girmesi ayrıntılı olarak anlatılıyor.
2007’den 2012’ye kadar iktidarda olan Sarkozy, Le Pen’in Ulusal Birlik (RN) partisine yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişiklik olduğunu ortaya koyuyor ve aynı zamanda mevcut cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile siyasi olarak hesaplaşıyor.
Hapis cezasına yol açan kararın ardından Le Pen ile yaptığı bir görüşmeyi anlatan Sarkozy, Le Pen’in kendisine gelecekteki seçimlerde siyasi nüfuzunu kullanarak “cumhuriyetçi cephe” çağrısı yapıp yapmayacağını sorduğunu söyledi.
Bu, sol ve sağdaki rakip partilerin “aşırı sağ”ın adaylarını iktidardan uzak tutmak için işbirliği yaptığı bir uygulama.
Sarkozy, “Cevabım netti: Hayır” diye yazdı. Daha sonraki bir alıntıda Sarkozy, Les Républicains (LR) partisinin RN ile birçok farklılığı olduğunu ve onun iktisat politikalarını paylaşmadığını yazdı, fakat bu partinin “cumhuriyet için bir tehlike oluşturmadığını” ve dışlanmaması gerektiğini söyledi.
Ulusal Meclis’te milletvekilleri Le Pen’in bloğundan sayıca az olan LR, üyeleri 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde partiyi nasıl yönetecekleri konusunda bölünmüş olsa da, şu ana kadar sağ ile ittifaktan kaçındı.
Bu arada Le Pen de yasal zorluklarla karşı karşıya ve beş yıl boyunca siyasi görevlere aday olmasını yasaklayan zimmete para geçirme suçundan aldığı cezaya karşı yaptığı temyiz başvurusunun mahkemesi ocak ayında başlayacak.
Sarkozy, kampanyasını finanse etmek için eski Libya lideri Muammer Kaddafi’den milyonlarca dolar aldığı suçlamasıyla eylül ayı sonunda beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eski cumhurbaşkanı daha ciddi suçlamalardan aklandı ve suçunu reddetti.
Temyiz davası önümüzdeki yılın başlarında görülecek. Sarkozy, iki ayrı davada daha mahkum edildi: biri yine seçim kampanyasının finansmanı, diğeri ise avukatıyla birlikte kendisiyle ilgili soruşturma hakkında bilgi almak için komplo kurmakla ilgili.
Fakat Libya davasındaki mahkumiyet, yargıcın tüm temyiz yolları tükenmeden onu hapse gönderme kararı alması nedeniyle şok etkisi yarattı.
Güvenliği için tecrit altında tutulan Sarkozy, hapishanede “depresif ve tehditkar” bir atmosfer olduğunu, geceleri kulakları sağır eden gürültüler ve “artık açıkça bana yönelik olan bağırışlar ve tehditler” duyduğunu anlattı.
Paris Saint-Germain futbol maçlarını izleyebildiği bir televizyonun bulunduğu hücre, Sarkozy’ye göre plastik yastıklar ve kaya gibi sert bir yatakla “ucuz bir otel” olarak nitelendirilebilirdi.
Başkanlığı sırasında sert suçla mücadele söylemleriyle tanınan Sarkozy, avukatları ve eşi, manken ve şarkıcı Carla Bruni-Sarkozy de dahil olmak üzere ailesinin düzenli ziyaretlerine rağmen, hapishanenin insanlık dışı koşullarından muzdarip olduğunu söyledi.
Eski Fransız lider, “Formika bir masa ve iki plastik sandalye vardı. Bir bardak su yoktu. Kahve yoktu. Hiçbir insanlık yoktu,” diye toplantı odasından bahsetti.
Pazar günleri ziyaretlere izin verilmediğinden Sarkozy, hapishanenin papazıyla sohbet etmeye başladı ve “ruhani uyanış”tan bahsetti. Serbest bırakıldıktan sonra güney Fransa’daki Lourdes hac yerini ziyaret etti.
Fakat Sarkozy, Macron’a sert sözler sarf etti ve onu, bir mahkumiyeti nedeniyle Onur Lejyonu madalyasının elinden alındığını söylemek için onu aramaya cesaret edemeyen eski bir arkadaş olarak tanımladı.
Macron’un isteği üzerine, hapse girmeden önce Élysée başkanlık sarayında bir görüşmeyi kabul ettiğini, fakat Cumhurbaşkanının daha sonra onu başka bir hapishanede daha konforlu bir hücreye nakletme girişimlerini reddettiğini yazdı.
Sarkozy, “Ona söyleyecek hiçbir şeyim yoktu ve onunla dostça bir tartışma yapma isteğim de yoktu,” diye yazdı ve Macron’un 2024’te erken parlamento seçimleri çağrısı yapmasının ardından ilişkilerinin zaten bozulduğunu, bunun parlamentoyu bölerek siyasi merkezi zayıflattığını ve ülkenin devam eden siyasi krizine yol açtığını ekledi.