Amerika

Seçim kaygısı yaşayan Trump İran savaşında günah keçisi arıyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik yeni bir askeri saldırı dalgası başlatmayı ve savaşın faturasını kesebileceği danışmanları görevden almayı planlıyor. Seçenekler birkaç saatlik vurucu operasyonlardan nükleer tesisleri de kapsayan haftalar sürecek bir harekata kadar uzanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı müzakereye zorlamak amacıyla 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerinin hemen ardından yeni bir saldırı dalgası başlatmayı planlıyor.

The Atlantic dergisinin yönetimde yer almayan ancak Trump’a yakın iki danışmana dayandırdığı habere göre Trump, aynı zamanda savaşın başarısızlığına gerekçe gösterebileceği isimleri belirlemeye çalışıyor.

Trump’a, 28 Şubat’ta İsrail’le birlikte başlattığı savaşın ara seçimlerden çok önce zaferle tamamlanacağı güvencesi verilmişti.

Savaşın Cumhuriyetçilerin seçim şansını zedelediğini düşünen Trump, kendisine hızlı ve kesin bir zafer vadeden danışmanlarına öfke duyuyor.

Trump, yönetim dışındaki yakın çevresine Savaş Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in performanslarını soruyor.

ABD Başkanı’nın personel değişikliklerine gitmeden önce bu çevrenin görüşünü alması iki ismin geleceğini tartışmaya açsa da henüz görevden alınmalarına dair kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.

İran savaşı konusunda Trump’ın başlıca danışmanları arasında yer alan Hegseth ve Caine, çatışmanın ilk döneminde kamuoyu önünde en iyimser değerlendirmeleri yapan isimler olmasına karşın mayıs ayından bu yana basın toplantısı düzenlemedi.

Haberde Hegseth’in Beyaz Saray genelinde benimsenmediği, Trump’a yakın bazı isimlerin de bakanı sırf başkanı memnun etmek adına savaşın gidişatına dair aşırı iyimser bir tablo çizmekle suçladığı aktarılıyor.

Kaynaklardan biri dergiye, “Hegseth, başkana sadece duymak istediği şeyleri söylemekte başarılı.” dedi.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise Hegseth’in Trump’a ve Beyaz Saray’ın üst düzey yöneticilerine operasyonların bütün boyutlarını aktardığını belirterek eleştirileri geri çevirdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de Trump’ın ve Beyaz Saray’daki herkesin Hegseth ile Caine’e “tam güven duyduğunu” açıkladı.

İki danışman ve bir yönetim yetkilisine göre siyasi mesajlarının seçmene ulaşmadığından yakınan Trump, içine düştüğü tabloda İran savaşının da payı olduğuna inanıyor.

Beyaz Saray’da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisindeki çoğunluğu kaybedebileceği, Senatodaki üstünlüğün de tehlikede olduğu görüşü ağırlık kazanıyor.

Kendi sorumluluğunu üstlenmeyen Trump’ın, özellikle savaşın kısa süreceğini savunan isimler arasından bir günah keçisi aradığı kaydediliyor.

Beyaz Saray’a sunulan yeni askeri harekat planları

Hegseth ve Caine, geçen hafta Trump ile Başkan Yardımcısı JD Vance’a yeni askeri seçenekler sundu.

Görüşmelere ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper da katıldı.

Planları bilen mevcut ve eski savunma yetkililerine göre seçenekler, birkaç saatlik nokta operasyonlardan birkaç haftalık geniş kapsamlı bir harekata kadar uzanıyor.

Trump, İran’a uygulanan deniz ablukasını sürdürerek saldırı tehdidini masada tutmayı veya yeniden savaşa girmekten tamamen vazgeçmeyi de tercih edebilir.

Yeni bir askeri harekatı savunanlar, ekonomik baskının sonuç verdiğini ve ek saldırıların Tahran’ı müzakereye zorlayacağını öne sürüyor.

Uzun süreli bir harekatta İran’ın savunma sistemleri ile altyapısının hedef alınabileceği, ABD’nin de bu tesislerin sivil ve askeri amaçlarla ortak kullanıldığını savunacağı belirtiliyor.

Uzmanlar ise sivillerin büyük risk altında kalacağına ve saldırıların uluslararası insancıl hukuku çiğneyebileceğine dikkat çekiyor.

Seçenekler arasında İran’ın nükleer programına yönelik, günlerce sürecek yoğun saldırılar da yer alıyor.

Ağır bir saldırı dalgasının dahi Tahran yönetiminden taviz koparmaya yetmeyebileceği ifade ediliyor.

Şubat sonunda başlayan saldırıların ardından düzenlenen daha kısa harekatların Tahran’ın tutumunu sertleştirdiği, ABD hedefleri ve müttefiklerine yönelik misillemelere yol açtığı ve Amerikan ordusunun mühimmat stoklarını tükettiği vurgulanıyor.

Stimson Merkezinden Michael Cohen, “Onları vurmaya devam ediyorsunuz ve geri adım atmıyorlar. O zaman ne yapacaksınız? Sürekli tırmandıracak mısınız?” diyerek askeri gücün sınırlarına işaret etti.

Yönetimdeki birçok yetkili, seçimlerin ardından koltuğu sallantıda olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da yeni saldırıları destekleyeceğini düşünüyor.

Netanyahu’nun, savaşın iktidarını korumasına yardımcı olacağına inandığı belirtiliyor.

Masadaki askeri seçeneklerin, Yemen’de Suudi Arabistan’ı vuran Ensarullah başta olmak üzere İran’ın müttefiklerinden kaynaklanan tehditleri bertaraf etmediği kaydediliyor.

Bu bölgesel güçleri etkisiz kılmak, Trump’ın savaşın başlangıcında ilan ettiği temel hedefler arasında yer alıyordu.

Yeni saldırıların petrol fiyatlarını fırlatarak ABD ile ortaklarına ek ekonomik fatura çıkarmasından endişe ediliyor.

Bir yetkili, Trump’ın son dönemde Ukrayna’ya yönelik tutumunu sertleştirmesinde, olası saldırıların küresel piyasalardaki etkisini dengelemek için Rus enerjisinin dolaşımını artırma niyetinin de yattığını aktardı.

Planların bazı bölümlerini inceleyen Demokrat Senatör Chris Murphy ise hazırlıkları “akıl dışı” sözleriyle değerlendirdi.

Murphy, söz konusu planların yıkıcı bir tırmanışa kapı aralayacağını ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı ağır biçimde hırpalayacağını savundu.

Trump’ın saldırıları yeniden başlatma emrini henüz vermediği, olası bir kararı son ana kadar dar bir kadro içinde saklayabileceği bildiriliyor.

Beyaz Saray’ın savaştan önce en yakın müttefiklerini bilgilendirmediği; Hürmüz Boğazı’nın İran kontrolüne geçmesinin getireceği maliyetleri hesaplayabilecek Enerji ve Ticaret bakanlıklarına dahi danışmadığı hatırlatılıyor.

Haberde, Cumhuriyetçilerin seçimlerde ağır bir yenilgi almasının yeni harekat ihtimalini bütünüyle ortadan kaldırmayacağı tespiti yapılıyor.

Eski ABD Başkanı George W. Bush da Irak savaşının gölgesinde geçen 2006 ara seçimlerinin ardından Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’i görevden almış, iki ay sonra ise Irak’a ek birlik gönderme kararı vermişti.

Çok Okunanlar

Mobil sürümden çık