Görüş
Siyaset bilimci Ovelar, Caracas’tan Harici için yazdı: ‘Venezuela, emperyalist müdahalenin dehşetine uyandı’
3 Ocak’ın ilk saatlerinde, Yeni Yıl kutlamalarının coşkusu henüz sürerken, Caracas’ın bazı bölgelerinde yaşayanlar sarsıntılar ve yüksek gürültülerle uyandı. Birkaç saniye boyunca, yarı uykulu bir halde, Caracas’ta oldukça yaygın olduğu için bunun bir deprem olabileceğini düşündüm. Sonra, Trump başkanlığında bir ABD müdahalesi çok gerçekçi bir ihtimal olduğu için, Venezuela hükümetinin geçmişte gerçekleştirdiği çok sayıdaki askeri tahliye tatbikatından biri olabileceği aklıma geldi.
Ancak çığlıklar ve artan patlamalar arasında en kötü haber doğrulandı. Amerika Birleşik Devletleri Caracas’ı bombalıyordu. Saat 02.00’ydi ve Venezuela Savunma Bakanlığı karargâhı Tiuna Kalesi’nde elektrikler kesilmişti. Gökyüzü gri bulutlarla ve elbette duman ve ateşle kaplandığı için karanlık neredeyse mutlak bir hal almıştı. Tiuna Kalesi’nde siviller için bir yerleşim bölgesi de bulunuyor; saldırıya uğrayan askeri bölgeden basit bir güvenlik kontrol noktasıyla ayrılan onlarca bina var. Ben orada yaşıyorum.
Kucakta taşınan yaşlılar ve merdivenlerden inen, tamamen şaşkına dönmüş çocuklar göze çarpıyordu. Sonra aynı çocukların ağladığı, anne babalarını aradığı, tekerlekli sandalyedeki yaşlıların çaresizliği görülüyordu. Aileler bir araya toplanmış, ABD hükümetinin askeri hedefi haline gelen bu yerlerden birinde kalıp kalmama konusunda karar vermeye çalışıyordu. Tiuna Kalesi’nde elektrik, telefon sinyali veya internet yoktu. Sadece çaresizlik, söylentiler ve inançsızlık hakimdi.
Muhtemelen tamamen insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen en yoğun hava saldırısı, saat 03.00’e kadar, yaklaşık bir saat sürdü. O andan itibaren geri kalan sesler, Venezuela hükümetine bağlı askeri güçler ile işgalciler arasındaki bir çatışmaya işaret ediyordu. İnternet çok zayıf ve kesintili olarak geri geldi. Elektrik gelmedi ancak cep telefonları aracılığıyla Caracas’taki diğer hedeflerin, (askeri kullanım amaçlı bir havaalanı olan) La Carlota’nın da saldırıya uğradığı öğrenildi.
En hızlı yayılan şey yalan haberler oldu ve bu durum büyük bir korku ve endişe yarattı. Ardından uluslararası medya, Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve Venezuela First Lady’si Cilia Flores’in ABD hükümeti tarafından yakalandığını bildirdi. Sonunda Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodríguez ve İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ilk resmi açıklamaları yaptı.
Resmi sözcüler, Venezuela egemenliğinin ihlalini kınadı ve kaçırıldığını belirttikleri devlet başkanı ile eşinin iadesini talep etti. Halka sükunet çağrısında bulunurken, aynı zamanda Latin Amerika ve dünya için tehlikeli bir emsal teşkil eden bu emperyalist saldırıya direnmek adına “çelik gibi sinirlere” sahip olmaya davet ettiler.
Şu saatlerde Caracas’ta gergin bir sükunet hakim. Bombalanan bölgeler haricinde temel hizmetler işliyor. Elektrik, su ve internet var; ancak toplu taşıma neredeyse hiç çalışmıyor ve iş yerlerinin çoğu kapalı.
İnsanlar sokağa döküldü; daha güvenli yerler arayanlar ile Devlet Başkanı Maduro’ya destek gösterisi yapan dayanışma grupları ve aktivistler nedeniyle sokaklar hareketliliğini koruyor. Belirsizlik hüküm sürüyor ancak hükümetin ülkede kontrolü hala elinde tuttuğu hissediliyor.
