Amerika
Sızdırılan e-postalar: Epstein, Fidel Castro’nun ölümünü ‘fırsat’ olarak anmış
Pedofil milyarder Jeffrey Epstein’e ait 2016 tarihli sızdırılan e-postalar, Epstein’in Küba lideri Fidel Castro’nun ölümünü kendi faaliyetleri için bir “engel kalkması” ve “yeni imkanlar” olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Belgeler, Epstein ile Castro arasında gizli bir ilişki olduğu yönündeki spekülasyonların aksine, Epstein’in Küba’daki yönetim anlayışını ticari ve yasadışı ağları için bir bariyer olarak gördüğünü işaret ediyor.
Pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein’e ait yeni sızdırılan e-posta yazışmaları, kamuoyunda dile getirilen ve Epstein ile eski Küba lideri Fidel Castro arasında bir ilişki bulunduğunu öne süren iddiaların aksine veriler sundu.
2016 yılına ait belgeler, Epstein’in Castro’yu cinsel istismar ve kaçakçılık ağlarının Küba’daki faaliyetleri önünde bir engel olarak gördüğünü gösteriyor.
“Fidel Castro öldü, şimdi benim için pek çok imkan var”
Fidel Castro’nun hayatını kaybettiği Kasım 2016 tarihinde gönderilen bir e-postada Epstein, Küba liderinin ölümünü kendi operasyonları açısından olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.
Epstein, söz konusu iletide, “Fidel Castro öldü, şimdi benim için pek çok imkan var” ifadesini kullandı.
Some people claim Fidel Castro had a relationship with Jeffrey Epstein to deflect blame away from financial elites and onto a Communist leader.
That claim collapses under the latest leaked emails, which vindicate Castro, showing him to be an enemy of sex traffickers.
In them,… pic.twitter.com/WPrq7ojbbi
— Liger (@EdbieLigerSmith) February 1, 2026
Belgelerde doğrudan ilişkiye dair kanıt bulunamadı
Sızdırılan belgeler incelendiğinde, Epstein ile Castro arasında herhangi bir mektuplaşma veya doğrudan ilişki olduğuna dair bir kanıta rastlanmadı.
Eğer böyle bir bağlantı mevcut olsaydı, önceki ABD yönetimlerinin bu bilgiyi siyasi gerekçelerle kamuoyuyla paylaşmış olabilirdi.
Mevcut veri seti, Epstein’in Küba’ya erişiminin Castro döneminde kısıtlı olduğunu doğruluyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde, 1959 Küba Devrimi öncesinde Havana’nın Batılı finansörlerin sıkça ziyaret ettiği ve fuhuş sektörünün yaygın olduğu bir merkez olduğu hatırlatılıyor.
Devrim sonrasında bu işletmelerin kapatılması ve suç şebekelerinin tasfiye edilmesi, Epstein gibi figürlerin adadaki faaliyet alanını daraltan temel etken olarak öne çıkıyor.