Bizi Takip Edin

Avrupa

Stoltenberg: Savaşın ortasında Ukrayna’nın NATO üyeliği mümkün değil

Yayınlanma

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna’nın savaştan sonra NATO üyesi olacağını söyledi. Cephedeki duruma da değinen Stoltenberg, “NATO ülkelerinin tüm büyük yardımlarına rağmen Ukraynalıların bu yıl ön cepheyi hareket ettiremediğini görüyoruz. Bu yalnızca Rusya’nın hafife alınamayacağı gerçeğini doğruluyor. Orduya mühimmat ve teçhizat sağlayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

28-29 Kasım’da Brüksel’deki NATO Karargahı’nda düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde gazetecilere brifing veren Stoltenberg, “Dışişleri Bakanları toplantısında Ukrayna için üyelik yolunda reformlar konusunda öneriler üzerinde anlaşacağız” dedi.

İttifakın Ukrayna’ya yardım sağlamaya devam edeceğini söyleyen Stoltenberg, Ukrayna ordusunun zor durumda olduğunu kabul etti. NATO Genel Sekreteri, “Şu anda yoğun çatışmalar görüyoruz. Tüm cephe hattında, özellikle doğuda durum çok zor, ön hattın değişmediği bir ortamda yüksek düzeyde kayıplar görüyoruz” şeklinde konuştu.

Ukrayna ordusunun başarısızlıkla sonuçlanan yaz taarruzunu da değerlendiren Stoltenberg, Ukrayna ordusunun Rusya’ya karşı ilerleme kaydedemediğini belirtti.

Stoltenberg, “NATO ülkelerinin tüm büyük yardımlarına rağmen Ukraynalıların bu yıl ön cepheyi hareket ettiremediğini görüyoruz. Bu yalnızca Rusya’nın hafife alınamayacağı gerçeğini doğruluyor. Orduya mühimmat ve teçhizat sağlayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın savaştaki durumuna ilişkin yorumlarda bulunan Stoltenberg, Kuzey Kore’den önemli miktarda mühimmat aldılar ve bu operasyonda insanları feda etme konusunda istekliler, bu da Ukraynalıların hepimizin umduğu toprak kazanımlarını elde etmesini zorlaştırıyor” diye konuştu.

Ukrayna’nın cephe hattında ilerlemeyi başaramasa da Rusya’ya ağır kayıplar verdirmesinden övgüyle bahseden Stoltenberg, Rus Karadeniz Filosunu püskürtmeyi başardıklarını öne sürdü.

Ukrayna’nın NATO’ya üyelik talebiyle ilgili de değerlendirmede bulunan Stoltenberg, savaşın ortasında tam üyeliğin imkansız olduğu konusunda müttefik ülkelerin fikir birliği halinde olduğunu dile getirdi.

Müttefik ülkelerin yardımlara devam ettiğini belirten Stoltenberg, Bu ay Almanya ve Hollanda’nın Ukrayna’ya 10 milyar Avro yardım sözü verdiğini anımsattı. Stoltenberg, Romanya’nın Ukraynalı pilotlar için bir F16 eğitim merkezi kurduğunu ABD ve Finlandiya’nın da aralarında müttefiklerin daha fazla hava savunma sistemi ve mühimmat gönderdiğini sözlerine ekledi

Avrupa

Hollanda ABD yaptırımı senaryosuna çalışıyor

Yayınlanma

Hollanda hükümeti, Washington ile artan gerilim zemininde ABD’nin müttefiklerine yönelik olası yaptırım senaryolarını ve bunların ulusal güvenliğe etkilerini incelemeye aldı. Güvenlik analizinde finansal işlemlerden LNG akışına, askeri teçhizattan dijital altyapıya kadar kritik alanlardaki dış bağımlılığın risk yarattığı vurgulanıyor.

Hollanda hükümeti, müttefikler arasında artan gerilimin ortasında ABD yaptırımlarının ulusal güvenliğe olası etkilerini incelemeye aldı.

Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Koordinatörlüğü’nün (NCTV) talebiyle Ulusal Güvenlik Analistleri Ağı (ANV) tarafından hazırlanan tematik raporda, Washington yönetiminin müttefiklerine kısıtlama getirme senaryosu ele alınıyor.

Raporun yazarları, bu ihtimali ABD ile Avrupalı müttefikleri arasında tırmanan sürtüşmeye ve ekonomik bağların siyasi baskı aracı olarak kullanılmasına bağlıyor.

Analistler, Washington’ın kendi çıkarlarını öne alarak müttefiklerine karşı kısıtlayıcı adımlara başvurabileceğini savunuyor.

Belgede yaptırımların Hollanda ekonomisi, savunması, enerjisi ve dijital altyapısı üzerindeki muhtemel sonuçları inceleniyor. Kısıtlamaların özellikle finansal işlemleri, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatını, askeri teçhizat tedarikini, ilaç ve diğer zorunlu tüketim mallarını, ayrıca Amerikan teknoloji şirketlerinin hizmetlerine erişimi etkileyebileceği aktarılıyor.

Rapora göre Hollanda’nın Amerikan teknolojilerine, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığına ve enerji ithalatına olan bağımlılığı, ülkeyi dış baskılara karşı açık hale getiriyor. Analistler, başka devletlerin de olası kısıtlamalara katılması durumunda, bilhassa kritik ürün ve hizmet tedarikinde yaşanacak kesintilerle tablonun çok daha ağırlaşabileceğini vurguluyor.

AB içinde ortak hat ve bağımsız kapasite önerisi

Muhtemel önlemler arasında enerji, dijital teknolojiler ve savunma alanlarında ülkenin kendi kapasitesini geliştirmesi teklif ediliyor.

Raporda ayrıca, üye ülkelerin tek başına tecrit edilmesini önlemek amacıyla AB içinde koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlar, bu çalışmanın kesin bir yaptırım öngörüsü taşımadığını, yalnızca varsayımsal bir senaryo değerlendirmesi niteliğinde olduğunu kayda geçiriyor.

Donald Trump, ticaret tarifeleri ile ekonomik kısıtlamaları diğer ülkelere karşı siyasi baskı aracı olarak işletiyor. Nisan 2025’te 180’den fazla ülkeye karşı taban oranı yüzde 10 olan “karşılıklı” tarifeler getiren Trump, bazı ülkelere yönelik çok daha yüksek gümrük vergileri koymuş, bu oranlar yürütülen müzakereler ve ticaret anlaşmaları sürecinde defalarca değişmişti.

Bu çerçevede Çin, Kanada ve Meksika ile ayrı ticaret krizleri yaşandı. ABD, 2025 başında yasa dışı göç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi gerekçe göstererek bu üç ülkeden gelen mallara ek gümrük vergisi getirdi; Kanada buna misilleme tarifelerle karşılık verdi.

Çin ile yaşanan gerilimde ise vergiler yüzde 145’e kadar tırmanırken Pekin yüzde 125’lik gümrük tarifesiyle yanıt verdi; taraflar mayıs ayında vergileri geçici olarak düşürme konusunda anlaşsa da Pekin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle sonbaharda gerilim yeniden tırmandı.

Trump, Ocak 2026’da aralarında Hollanda’nın da yer aldığı sekiz Avrupa ülkesini, Grönland’ın ABD tarafından “tam ve nihai olarak satın alınmasını” kabul etmemeleri halinde ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.

Başlangıçta yüzde 10 olarak duyurulan ve haziran ayında yüzde 25’e çıkması öngörülen bu tarifelere karşı Spiegel’in haberine göre AB, Amerikan mallarına vergi koyma ve ABD şirketlerine kısıtlama getirme dahil misilleme adımlarını tartışmaya başladı; Avrupa Parlamentosu da Washington ile ticaret anlaşmasının onay sürecini durdurdu.

Uluslararası kurumlara yönelik yaptırımlar da bir diğer baskı aracı olarak devreye girdi. Trump, Şubat 2025’te Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yaptırım öngören bir kararname imzaladı; daha sonra ABD yönetimi Lahey’de yer alan mahkemeye karşı yeni kısıtlamalar duyurdu. Hollanda hükümeti ise Lahey merkezli UCM’ye desteğini sürdürdüğünü açıkladı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da muhalefet kazandı: Vuçiç yenilgiyi kabul etti

Yayınlanma

Sırbistan’daki erken genel seçimlerde muhalefetteki Öğrenci Listesi oyların yüzde 51,20’sini alarak yarışı önde tamamladı. İktidardaki Aleksandar Vuçiç yenilgiyi kabul ederken sonuçlara mahkemede itiraz etmeyeceklerini ve siyasete devam edeceğini açıkladı.

Sırbistan’da yapılan erken genel seçimlerin ilk sonuçları iktidar koalisyonunu önde gösteriyordu; ancak oy sayımı ilerledikçe muhalefet farkı açtı ve yarışı kazandı.

Eski Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, liderliğini yaptığı Sırp İlerleme Partisinin seçimi kaybettiğini kabul etti.

Vuçiç’in aktardığına göre, sandıklardan çıkan ilk tabloda partisi önde görünüyordu. Ancak daha sonra muhalefetteki Öğrenci Listesi öne geçti.

Resmi verilere göre, Sırbistan Cumhuriyet Seçim Komisyonunun 26 Ekim günü yerel saatle 04.40’ta açıkladığı tabloda, 8 bin 392 sandıktan 7 bin 428’i açıldı. Sayılan sandıkların oranı yüzde 88,51’i bulurken oy dağılımı şöyle şekillendi:

Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor 1 milyon 849 bin 104 oyla yüzde 51,20’ye ulaştı. “Aleksandar Vuçiç – Birleşik Sırbistan” koalisyonu 1 milyon 450 bin 528 oyla yüzde 40,16’da kaldı. “İvitsa Daçiç – İstikrar Faktörü” listesi 82 bin 85 oyla yüzde 2,27 oy alırken diğer partilerin oy oranı yüzde 1’in altında kaldı.

Ipsos ile Bağımsız Seçim ve Demokrasi Merkezinin (CeSID) sandıkların yüzde 96’sına dayandırdığı ortak projeksiyona göre, Öğrenci Listesinin yüzde 52,9 oyla 250 sandalyeli parlamentoda 140 milletvekili kazanması bekleniyor. Araştırma kuruluşları Vuçiç koalisyonunun yüzde 38,8 oy ve 103 sandalye elde edeceğini öngörüyor; tahmini katılım oranı ise yüzde 69,3 olarak hesaplandı.

Vuçiç yenilgiyi kabul etti ve yabancı müdahale iddiasında bulundu

Oy verme işleminin sona ermesinin ardından parti genel merkezinde destekçilerine seslenen Vuçiç, Novosti ve Srbija Danas’ın aktardığı konuşmasında, tabakalı örneklem verilerine dayanarak yenilgiyi teslim etti. Vuçiç, “Henüz kesin sonuçlar elimizde yok ama tabakalı örnekleme bakılırsa bu seçimi kaybettiğimiz açık” dedi.

Meclise yalnızca iki listenin girdiğini belirten Vuçiç, “Öğrenci Bloku listesi kazandı; 135 ila 140 sandalyeleri olacak, bizimse 105 civarında. Meclise başka kimse giremedi” diye konuştu.

Vuçiç, seçim sonuçlarıyla ilgili yasal itirazda bulunmayacaklarını vurguladı. “Dava açmakla, temyizle, idare mahkemesine itiraz etmekle uğraşmayacağız; bunu kabul edilmiş seçim sonucu saysınlar” diyen Vuçiç, “Kaçacak değilim, her halükarda Sırbistan’dayım; işte size seçimin kabulü” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında dış müdahale suçlamalarına yer veren Vuçiç, “Aşağılandık; insanların bilmesini isterim ki bu, çeşitli Avrupa ülkelerinin ve Amerikan ‘derin devletinin’ -yani Başkan Trump’a karşı olan yapının- doğrudan desteğiyle gerçekleştirdikleri devrimin bir teyidiydi” dedi.

Muhalefetin Moskova politikasını da hedef alan Vuçiç, “Mart ya da nisana kadar Rusya Federasyonu’na yönelik yaptırımlar yürürlüğe konacak; konuşmak istemedikleri her şeyi, yalan söyledikleri her şeyi yapacaklar” iddiasında bulundu. Ancak öğrenci hareketi eylül ayında yaptığı açıklamada, iktidara gelmesi durumunda böyle bir planı olduğunu reddetmişti.

Vuçiç, konuşmasının devamında hem kendi tabanına hem de rakiplerine seslendi: “Bu gecenin birçok insan için zor geçtiğini biliyorum, bazılarının da ne kadar mutlu olduğunu biliyorum. Onlara başarılar diliyorum. Onları tebrik ediyorum; her ne kadar egemen bir devleti devirmek için bir başkasının tasarladığı kirli işin taşeronları, sadece taşeronları olsalar da.”

Siyasi mücadelesini sürdüreceğini söyleyen Vuçiç, Öğrenci Listesine hitaben şunları ekledi: “Bir an için bunu başardınız. Ne kadar süreliğine? Göreceğiz. Onlara en iyisini diliyorum ve biz mücadele edeceğiz. Bu akşamdan itibaren hazırlanmaya başlayacağız, onları yeneceğiz. Çok yaşa Sırbistan!”

Avrupalı liderlerden tebrik mesajları geldi

Seçim sonuçlarının netleşmesi üzerine uluslararası arenadan ilk tebrikler paylaşıldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Sırbistan’daki erken genel seçimi kazanan Öğrenci Listesini X hesaplarından yayımladıkları ortak metinle kutladı.

İki lider açıklamalarında, “Hukukun üstünlüğü, medya özgürlüğü, yolsuzlukla mücadele ve güçlü demokratik kurumların pekiştirilmesi alanlarındaki reformları desteklemeye ve Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ndeki geleceğini birlikte inşa etmeye hazırız” dedi.

AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da X üzerinden yaptığı paylaşımda, yaklaşık iki yıldır süren protestoların ardından sandığa rekor katılım sağlandığına dikkat çekti. Kos, “Sırbistan için yeni bir dönem başlayabilir. AB’nin kapısı açık ve birlikte ilerlemeye hazırız” değerlendirmesini yaptı.

Macaristan Cumhurbaşkanı Péter Magyar, Öğrenci Listesi liderleriyle telefonda görüşerek tebriklerini ilettiğini bildirdi. Magyar, X hesabında “Kendilerine Macaristan’ın desteğini ilettim. Nisandaki zaferimizin bu zorlu mücadelede onlara ne kadar güç verdiğini duymaktan memnuniyet duydum” paylaşımını yaptı.

Karadağ Başbakan Yardımcısı Momo Koprivica, “Ayağa kalk Sırbistan ve Sırpları ayağa kaldır!” sözleriyle muhalefetin başarısını kutladı ve sonucun Sırp kimliğinin yeniden doğuşu ile sağlıklı bir vatanseverlik rönesansının başlangıcı olduğunu kaydetti. Seçim öncesinde Vuçiç’i destekleyen Sırp Cumhuriyeti’nin eski başkanı Milorad Dodik de muhalefetin galibiyetini tanıdı; Dodik, X mesajında “Halkın sesi, Tanrı’nın sesidir. Sırp Cumhuriyeti ve Sırbistan vatandaşları sözünü söyledi. Birlikte ilerliyoruz” ifadesine yer verdi.

Sokaklarda kutlamalar yapıldı ve çadır kampı ateşe verildi

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından çok sayıda Sırbistan kentinde halk sokaklara çıkarak muhalefetin zaferini kutladı.

RTS’nin aktardığına göre, caddeleri dolduran kalabalıklar şarkılar söyledi, sloganlar attı, havai fişekler ve vuvuzelalar eşliğinde kutlama yaptı.

Belgrad’da ise bazı gruplar Pionirski Parkı’nda kurulu bulunan ve “Çatsiland” adıyla bilinen çadır kampını dağıttı. Muhalefet destekçileri parkın etrafındaki bariyerleri yıkarak içeri girdi ve alandaki çadırları ateşe verdi. Bu çadır kampı, kitlesel hükümet karşıtı gösterilerin sürdüğü 6 Mart 2025’te kurulmuş ve Vuçiç tarafından “özgürlük ve direnişin sembolü” olarak nitelendirilmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English