Ortadoğu

Tahran’dan BM’ye çağrı: ABD’nin eylemleri savaş suçudur

Yayınlanma

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin 1 Eylül gecesi ülke topraklarındaki çeşitli sivil hedeflere ve altyapı tesislerine hava saldırıları düzenlediğini belirterek söz konusu eylemleri en güçlü şekilde kınadı. Tahran, Hürmüzgan vilayetinde bir düğünün hedef alındığını ve çoğunluğu kadın ile çocuklardan oluşan 70’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını duyurdu.

İran Dışişleri Bakanlığı, 1 Eylül Salı gecesi ABD tarafından ülke topraklarına yönelik düzenlenen askeri saldırılara ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamada, saldırgan eylemlerin en güçlü şekilde kınandığı vurgulanarak İran İslam Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunma kararlılığı yinelendi.

Bakanlık açıklamasında, “İran halkının ülkeyi savunma konusundaki çelikten kararlılığı karşısında çaresizliğe sürüklenen Amerikan rejimi, 1 Eylül 2026 Salı gecesi İran’ın ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü bir kez daha ihlal ederek Huzistan, Sistan ve Beluçistan, Hürmüzgan ve Kirman vilayetlerinde aralarında bir kısım telekomünikasyon kulesi ve sitesinin de bulunduğu çeşitli sivil bölgelere ve hizmet altyapılarına saldırmıştır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, bu bombardımanlar neticesinde sivillerin yaşamını yitirdiği ve yaralandığı, ayrıca kamu ile özel mülkiyete ait varlıklarda maddi hasar oluştuğu kaydedildi.

“Bir düğün merasimine düzenlenen saldırıda 70’ten fazla vatandaşımız hedef oldu”

Hürmüzgan vilayetindeki sivil kayıplara dikkat çekilen açıklamada, “Amerikalı düşmanın Hürmüzgan vilayetine bağlı Sirik ilçesindeki Kuhestak’ta bir düğün merasimine düzenlediği saldırıda, çoğunluğunu kadınlar ve çocukların oluşturduğu 70’ten fazla vatandaşımız şehit olmuş ve yaralanmıştır” bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada söz konusu askeri müdahalelerin uluslararası hukuku çiğnediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Uluslararası hukukun temel ilkelerinin açık bir ihlalini teşkil eden bu vahşi savaş suçları, son bir buçuk yıl içinde Minab ve Lamerd’de işlenenler de dahil olmak üzere, daha önceki Amerikan-Siyonist suçlarını hatırlatmaktadır.”

“Amerikan askeri üslerine savunma amaçlı ezici darbeler indirildi”

İran ordusunun saldırılara sessiz kalmadığının altını çizen Tahran yönetimi, meşru müdafaa hakkının yürürlüğe konduğunu kaydetti.

Açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, Amerika’nın askeri saldırılarına karşılık, vazgeçilmez meşru müdafaa hakkı uyarınca, Amerika’nın, İran topraklarına yönelik askeri saldırısının çıkış noktası ve destek unsuru olarak kullanılan askeri üslerine savunma amaçlı, ezici darbeler indirmiştir” denildi.

Bölge ülkelerine de çağrıda bulunulan belgede, komşu devletlerin kendi topraklarını ve hava sahalarını kullandırtmaması talep edildi.

Açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti, bölge ülkelerini, Amerikalı saldırganların İran’a yönelik saldırgan eylemler hazırlamak ve gerçekleştirmek amacıyla kendi imkânlarını ve topraklarını kullanmalarını engelleyerek bölgedeki savaş ateşinin sürmesini ve yayılmasını önlemeye ve Amerikan-Siyonist komplosunun bölgeye kalıcı bir güvensizlik dayatmasına izin vermemeye çağırmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“BM Güvenlik Konseyi’nin sessizliği uluslararası barışı tehdit etmektedir”

Saldırılarda hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileten bakanlık, tüm dünya devletlerinin uluslararası insancıl hukukun ağır ihlallerinden sorumlu olan failler ile emri verenlerin yargı önüne çıkarılması ve cezalandırılması hususunda sorumluluk taşıdığını hatırlattı.

Açıklamanın son bölümünde Birleşmiş Milletler (BM) yönetimi ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi doğrudan göreve çağrıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler’in, özellikle de Güvenlik Konseyi’nin ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, görev ve sorumluluklarını Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda yerine getirme yükümlülüğünü bir kez daha hatırlatmaktadır. Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilke ve kurallarının, özellikle de 2. maddenin 4. fıkrasının, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden biri tarafından ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde ihlal edilmesi karşısında Birleşmiş Milletler organlarının sergilediği sessizlik ve eylemsizlik, Örgüt’ün uluslararası itibarını ve güvenilirliğini daha da zedeleyecek; uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdidi ise giderek büyütecektir.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version