Görüş

Tarih kayıtları: ABD savaş gemilerinin Çin’in Güney Çin Denizi adalarını geri almasına yardımı

Yayınlanma

Muhammad Zamir Assadi, Gazeteci

Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı’nın ve Dünya Anti-Faşist Savaşı’nın zaferinin 80. yıldönümünde, Çin halkına diğer anti-faşist ittifak üyelerinin sağladığı destek ve yardımı anmak yerinde olur.

Bu yardımlar arasında, ABD savaş gemilerinin Çin’in Nanhai Zhudao’yu (Güney Çin Denizi Adaları) geri almasındaki rolü de bulunuyordu.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon emperyalistleri, 1939’da Çin’in Nanhai Zhudao’sunu, yani Nansha (Spratly) Adaları ile Xisha (Paracel) Adalarını işgal ederek Tayvan Genel Valiliği’nin (Taiwan Sōtokufu) idaresi altına aldı. Japonya’nın yenilgisinin ardından 1943 Kahire Bildirisi ve 1945 Potsdam Bildirisi, Japonya’nın işgal ettiği tüm Çin topraklarının geri verilmesini öngörüyordu.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi (CASS) Modern Tarih Enstitüsünde araştırmacı olan Chu Jingtao’ya göre, savaşın zaferle sonuçlanmasının ardından Çin, BM’nin beş daimi üyesinden biri oldu. Çin halkı ulusal istikrar arayışındaydı ve kaybedilen tüm toprakların geri alınmasını destekledi.

China Economic Net’e konuşan Güney Çin Denizi Araştırmaları Ulusal Enstitüsü Dünya Donanması Araştırma Merkezi Direktörü Chen Xiangmiao, Xisha ve Nansha Adalarının geri alınmasının, Japonya’nın işgal ettiği toprakların kurtarılmasında “son aşama” olduğunu belirtti. Bunun için kapsamlı hazırlık gerektiğini, en kritik ihtiyacın ise savaş gemileri olduğunu, o dönemde milliyetçi hükümetin böyle bir imkâna sahip olmadığını söyledi.

Chu Jingtao, savaşın müttefiki olan ABD’nin, Çin hükümetine en önemli desteğini Nanhai Zhudao’nun geri alınmasında kullanılan savaş gemilerini sağlayarak verdiğini aktardı.

Şanghay Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsünde araştırmacı olan Xue Chen de, 1941 Martında ABD Kongresinden geçen Ödünç Verme ve Kiralama Yasası’nın (Lend-Lease Act), Müttefik ülkelere ABD’den silah ve ekipman temin etme olanağı sağladığını anlattı. Bu yasayla, Çin’in milliyetçi hükümeti 1945’te bir grup ABD savaş gemisi aldı. Japonya teslimiyetini ilan etmiş olsa da bu anlaşma geçerliliğini korudu ve gemiler Çin’in Nanhai Zhudao’yu geri almasına önemli katkı sundu.

Mayıs 1946’da ABD’den kiralanan dört savaş gemisi Şanghay’daki Wusong Limanına ulaştı, burada yenilenip Çin donanmasında yeni adlarla göreve başladı. O yıl ekim ayında “İleri Filotilla” adıyla donanmaya katılan bu birlik, Çin’in Nanhai Zhudao üzerindeki egemenliğini geri alma göreviyle yola çıktı. Qing Hanedanlığı döneminde afyon ticaretine karşı sert mücadelesiyle tanınan Lin Zexu’nun torununun torunu Lin Zun, filotillanın komutanı; Yao Ruyu ise yardımcısı oldu.

Filotillanın ana unsurları şunlardı: ROCS Tai Ping (eski ABD destroyer eskortu USS Decker), ROCS Yong Xing (eski ABD devriye eskortu USS PCE-869), ROCS Chung Yeh (eski ABD tank çıkarma gemisi USS LST-717) ve ROCS Chung Chien (eski ABD tank çıkarma gemisi USS LST-716). Tai Ping ve Chung Yeh Nansha Adalarına, Yong Xing ve Chung Chien ise Xisha Adalarına gönderildi.

Ekim 1946 sonunda seyre çıkan filotilla, aralık ortasında Xisha ve Nansha adalarını geri alma görevini tamamladı.

Chen Xiangmiao, Çin ordusunun bu görevi yerine getirirken kullandığı gemilerin hâlen teknik olarak ABD donanmasına ait olduğunu vurguladı. Yani Çin’in Nanhai Zhudao’yu ABD savaş gemileriyle geri aldığına dikkat çekti. Daha sonra bu gemiler Çin’e hediye edildi ve donanmanın kalıcı parçası oldu.

Güney Çin Denizi’nde ilkbahar ve yaz aylarında güneybatı, sonbahar ve kışta ise kuzeydoğu musonları görülüyor. Kuzeyden güneye yolculuk için sonbahar ve kış daha elverişli kabul ediliyor çünkü tayfun riski azalıyor.

Chu Jingtao, Nansha Adalarının Geri Alınmasının Tam Hikâyesi adlı kitabında süreci şöyle aktardı:

“26 Ekim 1946’da savaş gemileri Şanghay’da toplandı. Aralarında çeşitli kurumlardan temsilcilerin ve bağımsız bir bölük askerinin bulunduğu 59 kişi gemilere bindi. 29 Ekim’de dört gemi Wusong Limanından ayrıldı. 1 Kasım’da Hong Kong’a, 2 Kasım’da Humen’e, 6 Kasım’da ise İnci Nehri Ağzı üzerinden Sanya’ya geçerek Yulin Limanına ulaştılar. 29 Kasım’da Yong Xing ve Chung Chien, Xisha Adaları’ndaki Wude Adasına (bugünkü Yongxing Adası) gidip çıkartma yaptı. 4 Aralık’ta Yong Xing, Lv Adası (bugünkü Ganquan Adası) ve Bi Adası (bugünkü Shanhu Adası) çevresinde devriye gezdi. 9 Aralık’ta Tai Ping ve Chung Yeh Nansha Adalarına hareket ederek 12 Aralık’ta Taiping Adasına çıktı. 15 Aralık’ta Leyte, Didu (bugünkü Zhongye), Shuangzi, Nanji ve diğer adalarda devriye yaptıktan sonra Yulin’e döndüler ve görevi tamamladılar. Tai Ping ve Chung Yeh adalara bir deniz mili açıkta demirledi. Önce küçük botlarla askerler kıyıya çıkarıldı. Düşman bulunmadığı teyit edilince malzemeler indirildi, askerler konuşlandırıldı ve top atışlarıyla resmi egemenlik töreni yapıldı.”

1947’de milliyetçi hükümet adaların ve kayalıkların isimlerini değiştirdi, Güney Çin Denizi’nin deniz sınırlarını ilan etti, Zengmu Ansha’yı (James Shoal) Çin’in en güney noktası olarak teyit etti, adaların haritalarını yayımladı, meteoroloji istasyonu kurdu ve asker konuşlandırdı.

Dört savaş gemisinin buradaki varlığını anmak için, Nansha Adalarının en büyüğü Huangshan Adası Taiping Adası olarak adlandırıldı. Xisha Adalarının yüzölçümü bakımından en büyük adası Lin Adası ise Yongxing Adası adını aldı. Nansha Adalarının ikinci büyük adası Zhongye Adası oldu. Xisha Adalarının güneybatısındaki bir ada ise Zhongjian Adası olarak adlandırıldı.

Çin hükümeti Nansha Adaları üzerinde idari yetki kullandı. O dönemde ABD hükümeti buna itiraz etmedi. İngiliz akademisyen Anthony Carty, China Economic Net’e yaptığı açıklamada, “Bunun hukuki önemini şöyle açıklayabilirim. 1945’ten sonra Amerikalılar, Çin’in bu adaları geleneksel olarak sahiplenme iddiasının farkındaydı. ABD, askeri teçhizat anlaşması çerçevesinde Çin’in Amerikan gemilerini kullanmasına izin verdi. Bu, Amerikalıların Çin’in ada üzerindeki iddiasını zımnen tanıması şeklinde yorumlanabilir,” dedi.

İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin parçası olarak Çin’in Xisha ve Nansha Adaları’ndaki işgal altındaki adaları ve kayalıkları geri alması, uluslararası toplumca geniş ölçüde tanındı. Xue Chen, Çin’in Nanhai Zhudao’yu geri almasının, küresel anti-faşist savaşın zaferiyle kurulan uluslararası düzenin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Chu Jingtao’ya göre, 1943 Kahire Bildirisi, 1945 Potsdam Bildirisi ve Japonya’nın teslimiyet belgesi —Çin, ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği tarafından onaylanıp Japonya tarafından kabul edilen belgeler— birlikte ele alındığında, uluslararası hukuk açısından etkili ve bağlayıcı bir nitelik taşıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version