Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın İran açıklamasından 15 dakika önce petrol piyasasında yarım milyar dolarlık işlem

Yayınlanma

Yatırımcılar, Donald Trump’ın İran ile “verimli” görüşmeler yaptığını duyurduğu paylaşımından hemen önce, petrol piyasasında yarım milyar dolarlık işlem yaptı.

Pazartesi günü New York saatiyle 06:49 ile 06:50 arasında, ABD başkanının Truth Social’da savaşı sona erdirmek için Tahran ile son günlerde “verimli görüşmeler” yapıldığını belirten paylaşımından sadece 15 dakika saat önce, yaklaşık 6.200 adet Brent ve West Texas Intermediate vadeli işlem sözleşmesi el değiştirdi.

Bloomberg verilerine dayanan Financial Times (FT) hesaplamalarına göre, bu işlemlerin nominal değeri 580 milyon dolardı.

Brent ve WTI işlem hacimleri, saat 06.50’den 27 saniye önce aynı anda sıçradı. S&P 500 hisse endeksini takip eden vadeli işlemlerin fiyatları, petrol ticaretinden kısa bir süre sonra yükseldi ve bu zaman aralığında işlem hacimleri de önemli ölçüde arttı.

Pazartesi günkü işlemlerin arkasında tek bir kuruluş mu yoksa birkaç kuruluş mu olduğu bilinmiyordu.

Sabah 7.04’te Trump’ın açıklaması, yatırımcıların uzun süreli bir çatışma beklentisini geri çekmesiyle küresel enerji piyasalarında keskin bir satış dalgasını tetikledi ve S&P 500 hisse senedi endeks vadeli işlemlerinde ve Avrupa hisse senetlerinde sıçramalara yol açtı.

Zamanlaması iyi olan bu işlemler, son aylarda ABD’nin İran ve Venezuela’ya yönelik saldırılarının zamanlamasına ilişkin tahmin piyasası Polymarket’te yapılan yüksek kârlı bahis dalgasını yansıtıyordu.

Bir ABD’li brokerin piyasa stratejisti, pazartesi günkü işlemlere atıfta bulunarak, “Nedenselliği kanıtlamak zor… ama Trump’ın paylaşımından 15 dakika önce, o anda vadeli işlem satışlarında nispeten agresif davrananların kimler olduğunu merak etmek zorundasınız,” dedi.

Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai, “Başkan Trump ve Trump yönetimi yetkililerinin tek odak noktası, Amerikan halkı için en iyisini yapmaktır,” dedi.

Desai şöyla devam etti:

“Beyaz Saray, hiçbir yönetim yetkilisinin içeriden alınan bilgilerden yasadışı olarak çıkar sağlamasına müsamaha göstermez ve yetkililerin bu tür faaliyetlerde bulunduğuna dair kanıt olmadan yapılan imalar, temelsiz ve sorumsuz bir haberciliktir.”

Birkaç hedge fonu, bunun son aylarda ABD hükümetinin resmi açıklamalarından önce yapılan büyük işlemlerin sayısız örneğinden biri olduğunu belirtti.

Büyük bir hedge fonundaki bir tacir, enerji danışmanlarının son zamanlarda zamanlamasının “olağandışı” olduğunu düşündükleri birkaç büyük blok işlemin farkına vardıklarını söyledi.

Başka bir portföy yöneticisi, bir dizi büyük ve zamanlaması iyi ayarlanmış işlemin yatırımcılar arasında bir “hayal kırıklığı” yarattığını söyledi:

“Son 25 yıldır piyasaları izlemekten edindiğim içgüdüsel his, bunun gerçekten anormal olduğu yönünde. Pazartesi sabahı, bugün önemli bir veri yok, önceden hareket etmek isteyeceğiniz herhangi bir Fed konuşmacısı da yok. Olay riski olmayan bir gün için alışılmadık derecede büyük bir işlem… Birisi az önce çok daha zengin oldu.”

Pazartesi günü ilerleyen saatlerde X’te yayınlanan bir gönderide, İran Meclis Başkanı Muhammad Bakır Galibaf, Washington ile Tahran arasında herhangi bir müzakere yapıldığını yalanladı.

Galibaf, “Yalan haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail’in saplandığı bataklıktan kurtulmak için kullanılıyor,” diye ekledi.

Bu, küresel hisse senetlerinde gerilemeye ve enerji piyasalarında yeni alımlara yol açtı.

Bir emtia taciri, savaş öncesinde bile oldukça hareketli olan bir piyasadaki hacimlerle karşılaştırıldığında petrol vadeli işlem satışlarının çok büyük olmadığını, fakat hemen hemen aynı zamanda Avrupa gaz referans endeksi TTF’de keskin bir hareket gözlemlediklerini söyledi.

Danışmanlık şirketi Energy Aspects’in türev ürünler bölüm başkanı Tim Skirrow şöyle konuştu:

“Bu, o saatte beklediğimden daha yüksek bir hacim [Brent ve WTI’da], fakat aynı zamanda aşırı derecede yüksek de değil. Buradaki bağlantıları kurmakta biraz zorlanıyorum.”

Skirrow, Brent vadeli işlem ve opsiyon piyasalarının son haftalarda fonlardan “önemli miktarda giriş” gördüğünü de sözlerine ekledi ve “Fiyat tepkisine bakıldığında, neredeyse herkesin uzun pozisyonda olduğu görülüyor. Bu, böylesine şiddetli bir hareket için neredeyse kaçınılmaz bir öncüdür,” diye konuştu.

Amerika

ABD Kongresinde Ukrayna yanlısı Cumhuriyetçilerin sayısı azalıyor

Yayınlanma

ABD Kongresindeki ara seçimlerin ardından aralarında Mitch McConnell’ın da yer aldığı Ukrayna destekçisi kıdemli Cumhuriyetçilerin görevden ayrılması bekleniyor. Temsilciler Meclisinin tamamı ile Senatodaki 35 sandalye için yapılacak seçimler, Kiev’e askeri yardımların ve yasa tasarılarının geleceğini doğrudan etkileyecek.

ABD Kongresinde ara seçimlerin ardından Ukrayna’ya desteği savunan etkili Cumhuriyetçilerin sayısının azalması bekleniyor.

Politico’nun haberine göre aralarında Senato’daki eski Cumhuriyetçi çoğunluk lideri Mitch McConnell’ın da yer aldığı bazı kıdemli isimler Kongre’den ayrılacak.

Kongre Ukrayna Komisyonu Başkanı Michael Sawkiw, ayrılacak parlamenterleri Ukrayna destekçileri arasındaki “gerçek ağır sıkletler” olarak nitelendirdi.

Temsilciler Meclisindeki bir Cumhuriyetçi üyenin ismi açıklanmayan danışmanı, bu ayrılıkların Kiev lehine hazırlanan kapsamlı yasa tasarılarını azaltabileceğini belirtti.

Danışman, Donald Trump yönetiminin onayını alabilecek tasarılar hazırlayacak ve aynı zamanda Beyaz Saray’ı ikna etmek için perde arkasında temas yürütebilecek bir koalisyonun Kongrede kalmayabileceğinden endişe duyulduğunu kaydetti.

Yeni adaylar askeri yardımlara mesafeli yaklaşıyor

Mitch McConnell Ukrayna’ya askeri yardım verilmesini ve istihbarat paylaşımını savunuyordu.

Ancak ayrılan Cumhuriyetçilerin koltuklarına aday olan bazı isimler Kiev’e mesafeli duruyor. McConnell’ın yerine adaylığını koyan Andy Barr, Ukrayna’ya destek yasasına karşı oy kullanmıştı.

Bununla birlikte haberde, Cumhuriyetçilerin Trump ile iletişim kanalı olma ve başkanlık vetosunu aşmak için gereken çoğunluğu sağlama rollerini koruyabileceği aktarıldı.

Rusya’ya yönelik yaptırımların mimarı olan Senatör Lindsey Graham’ın vefatının da Ukrayna destekçilerinde üzüntü yarattığı ifade edilirken, Temsilciler Meclisi üyesi danışmanı, Graham’ın olası halefleri arasında Senatör Katie Britt’i işaret etti. Britt, Rusya karşıtı kısıtlama girişimlerine destek vermişti.

Habere göre mevcut Kongre dönemi tamamlanmadan önce Ukrayna yanlısı Cumhuriyetçiler Beyaz Saray’ın gündemini engellemeye çalışabilir.

Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde kayıp yaşamasının Ukrayna yardımları ve NATO açısından endişe yarattığı daha önce de gündeme gelmişti.

Kongrenin iç politikadaki yetkilerini sınırlaması halinde Trump’ın dış politikaya yönelebileceği belirtiliyor. İsmi açıklanmayan bir NATO diplomatı, böyle bir durumda ABD başkanının tavrının sertleşebileceğini kaydetti.

Politico’ya konuşan diğer kaynaklar, Trump’ın seçim yenilgisine Avrupa’daki Amerikan askeri varlığını azaltarak, NATO bütçesine yapılan katkıyı kısarak, Ukrayna’ya silah alımını içeren PURL programını sınırlayarak ve Rusya ile yakınlaşarak yanıt verebileceğini öne sürdü.

Defense Priorities adlı düşünce kuruluşundan uzman Jennifer Kavanagh, Avrupa ülkelerinin elektronik harp, hava savunması, istihbarat, havada yakıt ikmali ve lojistik alanlarındaki ABD desteğinin azalmasını telafi etmekte zorlanacağına dikkat çekti.

Temsilciler Meclisi ve Senato için yarış sürüyor

ABD Kongresi ara seçimlerinde seçmenler 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinin tamamını ve 100 üyeli Senatonun 35 sandalyesini belirlemek üzere sandık başına gidecek.

Sonuçlar, iki yıl boyunca Kongrenin her iki kanadındaki çoğunluğun hangi partide kalacağını tayin edecek.

Reuters’ın aktardığı kamuoyu yoklamalarına göre Demokratlar Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanma şansına sahip görünürken, Senatoda kontrolü ele geçirme ihtimalleri düşük değerlendiriliyor.

Demokratların çoğunluğu elde etmesi halinde Trump hakkında soruşturmalar açabileceği, harcama önceliklerini sınırlayabileceği ve çeşitli girişimleri engelleyebileceği kaydediliyor.

ABD lideri ise ticaret, dış politika ve federal bürokrasi üzerindeki geniş yetkilerini korumaya devam edecek.

Okumaya Devam Et

Amerika

Kanada, ABD ara seçimlerini dikkatle izleyecek

Yayınlanma

Donald Trump’ın ticaret savaşlarının hedefinde yer alan Kanada, ABD’de bugün yapılacak ara seçimleri dikkatle izliyor.

Özellikle gümrük vergilerinden doğrudan etkilenen sınır eyaletleri başta olmak üzere, ara seçim kampanyalarında federal düzeyde bile Kanada’nın bu kadar gündeme geldiği başka bir dönem olmamıştı.

CBC’de yer alan habere göre Michigan ve New Hampshire’daki reklamlardan, New York ve Iowa’daki seçim mitingleri ve tartışmalara, ayrıca Nevada ve Alaska’daki mülakatlara kadar, “Kanada” kelimesi, yaşam maliyetinin gündemin merkezine oturmasıyla birlikte defalarca gündeme geliyor.

Demokratlar, Trump’ın Kanada’ya uyguladığı gümrük vergilerini, Amerikalıların yaşam maliyetine ne kadar önem verdiğine dair daha geniş kapsamlı bir tartışma başlatmak için kullanırken, Cumhuriyetçiler ise ya ABD ekonomisini korumak adına bu vergileri savunuyor ya da kendilerini bu konudan uzaklaştırıyor.

Kampanyanın son günlerinde Trump, özellikle Kanada meselelerine odaklanmış durumda. O ve diğer ABD’li yetkililer, bu haftanın başlarında olası bir ticaret anlaşmasına dair ipuçları verdiler.

Fakat kaynaklar CBC’ye verdikleri demeçlerde, görüşmelerin yoğunlaşmasına rağmen bunun yakın zamanda bir anlaşma yapılacağı anlamına gelmediğini söylediler.

Başbakan Mark Carney de dün ABD Başkanı Donald Trump ile Kanada-ABD ticaretinin geleceği konusunda bir görüşme yaptığını belirterek, bu görüşmenin olası bir ticaret anlaşmasının ana hatları üzerine “son zamanlarda yaptığımız yapıcı görüşmelerin devamı niteliğinde” ve “iyi bir sohbet” olduğunu da sözlerine ekledi.

Anketler, Trump’ın Kanada ile yaşadığı anlaşmazlığın her iki büyük partide de Amerikalı seçmenler arasında hiç de popüler olmadığını gösteriyor.

Kanada-ABD ilişkileri uzmanı ve Ottawa Street Strategy’nin kurucusu Scotty Greenwood, Kanada sınırına yakın veya Kanada ile yoğun ticari ilişkisi olan ABD eyaletleri için Kanada’nın “gündelik yaşamın temel bir konusu haline geldiğini” belirtti.

Greenwood, “Özellikle Kanada’ya uygulanan gümrük vergileri, ama genel olarak gümrük vergisi politikası, Amerikalılar için yaşam maliyetini çok daha yüksek hale getiriyor. İşte bu yüzden Kanada, birçok ABD seçiminde oy kullanma konusunda belirleyici bir konu haline geldi,” dedi.

Cumhuriyetçiler için zorluk, Demokratlar içinse bir fırsat olan husus, Michigan, Maine, Ohio, Iowa, Alaska ve Nevada gibi eyaletlerdeki birçok seçim yarışının, Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato’yu geri alıp almayacağını belirleyecek olması.

Bu eyaletlerdeki Cumhuriyetçi adaylar, Kanada konusunu kesinlikle göz önünde bulunduruyorlar.

Örneğin Maine’de, görevdeki Cumhuriyetçi senatör Susan Collins, bu ayın başlarında düzenlenen bir münazarada, “Kanada’ya uygulanan gümrük vergilerinin en açık sözlü muhalifi” olduğunu savundu.

Son iki ayda Trump, Maine sakinlerine rahatlama sağlamak amacıyla Kanada’ya uyguladığı gümrük vergilerinde değişiklikler yaptı ve Collins bu başarıyı kendine mal etti.

Trump, Eylül ayında Kanada menşeli çimento ve yol tuzu üzerindeki gümrük vergilerini kaldırmış, ardından Ekim ayında başka bir ürün grubu üzerindeki vergileri de iptal etmişti.

Eyaletteki ünlü yengeç endüstrisi için de Kanada büyük bir ihracat pazarı. 

Fakat Collins’in Demokrat rakibi Troy Jackson, bu konuyu gündeme getirerek, Maine sakinlerinin “yol tuzunu yiyemeyeceğini” öne sürerek onun yaklaşımını reddetti.

Anketler, Jackson’ın birkaç puan farkla önde olduğunu gösteriyor.

Bir başka örnek ise Michigan. Burada Cumhuriyetçi senato adayı Mike Rogers, Demokrat Abdul El-Sayed ile karşı karşıya.

Rogers, Collins gibi Kanada’nın bir düşman olmadığını belirterek, Trump’ın gümrük vergilerinden uzak durmaya çalışıyor.

Alaska’nın benzersiz konumu da Kanada ile ilişkileri belirleyici kılıyor. Eyalet, gıda ve tüketim mallarının büyük bir kısmını ithal ediyor ve buna her yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık Kanada ürünü de dahil.

Rafine edilmiş Kanada petrolü ve ham petrolden gıda, kereste, makine ve sanayi ürünlerine kadar her şey ithal edilirken, diğer ABD eyaletlerinden farklı olarak, gümrük vergileri nedeniyle bir Kanadalı ürünün fiyatı yükseldiğinde, Alaskalıların yerli üretim alternatiflere yönelmesi zor.

Uzmanlar, gümrük vergilerinin enflasyonist etkisinin, toplulukların yüzde 80’inden fazlasına yalnızca hava yoluyla ulaşılabilen ve hemen hemen her şey için daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalan Alaska’da, halihazırda var olan satın alınabilirlik sorununu daha da şiddetlendirdiğini belirtiyor.

Michigan’daki Cumhuriyetçi siyasi stratejist Dennis Lennox, CBC’ye verdiği demeçte, Kanada’nın tartışmalarda “her gün gündeme gelmediğini” ama Trump’ın ticaret gündemiyle ilgili daha geniş kapsamlı tartışmada kilit bir rol oynadığını belirtti.

Lennox ayrıca, Trump’ın gümrük vergileri konusunda, bu vergilerin “imalat sektöründeki işleri ABD’ye geri getirmek” olarak belirtilen amacına ulaşıp ulaşmayacağını görmek için hâlâ ona bir nefes alma payı tanımaya istekli birçok Amerikalı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Lennox, “Trump’ın ticaret politikasından daha somut sonuçlar görmeye başlamazsanız, Amerikalılar arasında oluşan tepkilerin artacağını ve seslerinin daha da yükseleceğini göreceksiniz,” dedi.

Salı gününe kadar geçen süreçte Trump ve temsilcileri Kanada’ya düzenli olarak saldırılar yöneltti.

Geçen hafta, ABD Başkanı bir seçim mitinginde, Kanada’nın ABD’ye katılması halinde buz hokeyini ve milli marşını elinde tutmasına izin vereceğini söyledi.

Yine geçen hafta, Ottawa’daki ABD Büyükelçiliği, Kanadalı yetkililerin ara seçimleri etkilemeye çalıştıklarına dair örnekler olarak nitelendirdiği bilgileri yayınladı.

Listede Ontario Eyalet Başbakanı Doug Ford, Sanayi Bakanı Mélanie Joly ve diğerlerinin açıklamaları yer alıyordu.

Trump’ın ara seçimleri kaybetmesi durumunda misilleme olasılığı sorulduğunda, eski danışman John Bolton, hiçbir ihtimalin göz ardı edilemeyeceğini söyledi:

“Trump’ın dünyasında sadece iki tür insan vardır. Kazananlar ve kaybedenler. Trump bir kazanan; dolayısıyla salı günü kaybetmeyecek. Sorumluluk başkalarına ait olacak. Suç onların olacak çünkü suç asla onda değildir.”

Greenwood, Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kaybetmesi halinde Trump yönetiminin birinin üzerine “suç atma” yolu arayacağını fakat bu suçun Kanada’ya yükleneceğinden emin olmadığını belirtti.

Ticaret anlaşması ihtimaline gelince, Greenwood, Demokratlar Kongre’nin iki meclisini de geri alsa bile Trump’ın hâlâ “çok fazla zamanı ve yürütme yetkisi kaldığını, özellikle de dış politika ve ticaret politikası konusunda” belirtti:

“Yani seçim gününün ertesi günü ya da Ocak ayında yeni Kongre’nin yemin töreninin ertesi günü Kanada-ABD ilişkilerinde her şeyin birdenbire değişeceği söylenemez. Önümüzde uzun ve zorlu bir yol var.”

Lennox, Trump’ın saldırılarının uzun vadeli sonuçlarından endişe duyduğunu ve “Kanada’nın partizan bir mesele haline gelme” riski olabileceğini belirterek, “Açıkçası Demokratlar Kanada’yı destekleyecek, Cumhuriyetçiler ise karşı çıkacaktır,” dedi.

Anketlere göre çoğu Amerikalı, “başkanın Kanada’ya yönelik tutumuna katılmıyor ama yine de ne derse desin Başkan Trump’ın yanında yer alacak büyük bir Cumhuriyetçi seçmen kitlesi var.”

Geçen ay yayınlanan YouGov anketine göre, Cumhuriyetçi katılımcıların yüzde 38’i Kanada’yı ABD’nin “düşman”ı veya “dost olmayan” bir ülke olarak gördüklerini belirtirken, Demokrat katılımcılarda bu oran sadece yüzde 8’de kaldı.

Yine geçen ay Pew Research tarafından yapılan ayrı bir ankette, Amerikalıların Kanada’ya yönelik görüşlerinin, özellikle yaşlı Cumhuriyetçiler arasında, biraz soğuduğu ortaya çıktı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Senato anketleri, Cumhuriyetçilerin ABD’nin kritik eyaletlerinde gerilediğini gösteriyor

Yayınlanma

Kongre ara seçimleri öncesinde anketler kilit eyaletlerde Demokratların öne geçtiğini gösterirken, Trump’ın Cumhuriyetçi kalelerdeki yoğun miting temposu partinin Senato’daki çoğunluğunu riske atan olası bir Demokrat dalgayı önlemeye yetmeyebilir.

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre ara seçimleri öncesinde görevdeki son iki yılını ve siyasi mirasını tehdit eden olası bir Demokrat dalga karşısında siyasi sermayesini riske atıyor.

Seçim sürecinde ülke genelinde mekik dokuyan Trump, bir dizi çevrim içi mitingin yanı sıra bizzat 28 seçim mitingi düzenledi.

Başkan, eyaletlerin Cumhuriyetçi çizgide kalmasını sağlamak amacıyla Ohio, Teksas, Iowa, Kansas ve hatta Alaska gibi partinin güçlü olduğu kalelere gitti.

Trump ayrıca anketlerin beklenenden daha çekişmeli yarışlara işaret ettiği Mississippi ve Güney Carolina gibi muhafazakar seçmenin yoğun olduğu eyaletleri de ziyaret etti.

Trump bu mitinglerin eyaletlerdeki Cumhuriyetçi adayların ve görevdeki vekillerin desteğini artırdığını savunsa da son kamuoyu yoklamaları tersini gösteriyor.

Seçim gününden bir gün önce yayımlanan New York Times/Siena anketi, Ohio, Teksas, Iowa, Kansas ve Alaska’daki Senato yarışlarında Demokratların önde gittiğini ortaya koydu.

Trump’ın bu eyaletlere yaptığı yoğun siyasi yatırım, seçim gününün ötesine geçerek partiyi etkileyebilecek olası bir Demokrat dalganın sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

Cumhuriyetçiler, seçimden çıkacak olası bir Demokrat zaferinin Trump yönetiminin son iki yılına ve dolayısıyla siyasi mirasına zarar vereceği uyarısını yapıyor.

Adının açıklanmasını istemeyen bir Cumhuriyetçi stratejist, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki iki yıl boyunca politika üretme kabiliyetini, olası bir Yüksek Mahkeme adaylığını ya da Kabine’deki değişim sürecini bile etkileyecektir.” değerlendirmesini yaptı.

Aynı stratejist, “Bunların tümü onun mirasını şekillendirmeye de yardımcı olacak; zira insanların sizi sonunda nasıl hatırladığı, tarih kitaplarına nasıl geçeceğinizi belirler.” dedi.

Pazartesi günü The Hill’e yazılı bir açıklama yapan Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC), Demokratların Trump’ın gündemini engelleyeceği ve onların “felakete yol açacak ekonomi politikalarının” istihdamı yurt dışına kaçıracağı uyarısında bulundu.

RNC Sözcüsü Natalie Baldassarre, “Başkan bu seçim döneminde neyin tehlikede olduğunu biliyor; bu nedenle gündemini ilerletecek ve Amerikan halkı için sonuç üretecek Cumhuriyetçi adayları desteklemeleri adına seçmenlerimizi teşvik etmek için ülkeyi baştan başa dolaştı.” ifadesini kullandı.

Kapanış konuşmasında havuz onarımı eleştirisi

Tüm bunlara rağmen Trump, pazartesi günü Lincoln Anıtı Yansıma Havuzu önünde yaptığı konuşmada görevdeki son iki yılının seyrini belirleyebilecek seçimlere odaklanmış görünmedi.

Ara seçimler öncesindeki kapanış mesajı olarak değerlendirilen 37 dakikalık konuşmasının ilk 22 dakikasını Yansıma Havuzu’nun onarımı için yönetiminin yürüttüğü çalışmalardan bahsederek geçirdi.

Havuzun yenilenmeden önceki fotoğraflarını gösteren Trump, İçişleri Bakanı Doug Burgum’u da kısa bir konuşma yapması için kürsüye davet etti.

Trump ayrıca hayata geçirdiği çok sayıda kentsel güzelleştirme projesini ve başkentteki suç oranlarının düşmesini övdü.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Stutzman, Trump’ın konuşmasını dengesiz ve yetersiz bir komutan olarak bilinen Herman Wouk’un 1951 tarihli romanı “The Caine Mutiny”deki bir karaktere atıfla “başka bir Yüzbaşı Queeg anı” olarak niteledi.

Konuşmaya tepkisi sorulan ikinci bir Cumhuriyetçi stratejist ise küfürlü bir ifadeyle şaşkınlığını dile getirdi.

İsmini vermeyen bu stratejist, “Cumhuriyetçiler, böylesi harika bir arka planda, bu son saatlerde yardımı dokunabilecek bir tür kapanış mesajı, bir tür Amerikan mesajı vereceğini umuyordu.” dedi.

Stratejist sözlerini, “Biz Cumhuriyetçiler halkla bağı kaybederken, o da gerçeklikle bağını kaybediyor gibi görünüyordu.” diyerek sürdürdü.

Ülke çapında faaliyet gösteren bir başka Cumhuriyetçi isim ise Trump’ın iletişim tarzı göz önüne alındığında konuşmanın şaşırtıcı olmadığını belirtti ancak verilen mesajdan duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.

Yetkili, “Bu konuşma, tüm bu kampanya dönemi boyunca benimsediği mesajı kusursuz bir şekilde özetliyor; fakat yarın sandığa gitme eğilimi düşük seçmenlerimizi yönlendirmeye odaklanmamız gereken bir anda bunu görmek son derece moral bozucu.” dedi.

Üçüncü bir Cumhuriyetçi stratejist ise Yansıma Havuzu’nun Trump için suç ve göç gibi konuları açmaya yarayan bir kanca işlevi gördüğünü öne sürerek konuşmayı savundu.

Bu stratejist, “Ulusal bir izleyici kitlesine hitap etme fırsatı yakaladığınız her an, başka bir şeyle başlamak zorunda kalsanız bile ara seçimlerden bahsedersiniz.” yorumunu yaptı.

Trump konuşmasında Cumhuriyetçilere sandığa gitmeleri yönünde çağrıda da bulundu.

Başkan, “Büyük bir zafer elde ettiğimiz son seçimde bana oy veren insanlar sandığa giderse, sadece iyi bir bölümü bile gitse, ezici bir farkla kazanırız.” dedi.

Trump, “Genelde görevdeki başkan Cumhuriyetçi ya da Demokrat, iyi ya da kötü, harika ya da berbat olsun, nedense ara seçimleri kazanamaz.” diye konuştu.

Başkan ayrıca, “Biz bu süreç için çok güçlü bir mücadele verdik.” diye ekledi.

Cumhuriyetçilerin stratejisi büyük oranda sandığa gitme eğilimi düşük olan tabanını mümkün olduğunca sandığa çekme hedefine dayandı; bu da başkanlık seçimi olmayan bir dönemde herhangi bir parti için zor bir sınav niteliği taşıyor.

Cumhuriyetçiler, seçmenleri sanki oy pusulasında kendisi varmış gibi oy vermeye çağıran Trump’ı sahaya sürerek bu eğilimi kırmayı umuyordu.

Cumhuriyetçi bağışçı Dan Eberhart, “Yaptığı miting sayısı, yarın pusulada kendisinin olduğuna inandığını gösteriyor.” dedi.

Eberhart, “Çok çalıştı ve haklı: Yarının sonucu doğrudan ona yansıyacak.” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle The Hill’e yaptığı açıklamada Trump’ı, “Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı, partinin en iyi mesaj ileticisi ve benzersiz motivasyon kaynağı” olarak nitelendirdi.

Erken oy kullanımında fark daraldı

Ancak bazı Cumhuriyetçiler bu taktiğin işe yarayıp yaramayacağından emin değil.

İsmini vermeyen ilk Cumhuriyetçi stratejist, “Şu ana kadar gördüklerimizden anlaşıldığı üzere, bu mitingler hedeflenen amaca ulaşamadı.” dedi.

Demokratlar kritik eyaletlerdeki erken oy verme işaretlerinden cesaret alırken, Cumhuriyetçiler seçmenlerinin büyük bir kısmının seçim gününde bizzat oy kullanma eğiliminde olduğunu savunuyor.

İlk Cumhuriyetçi stratejist, “Yarın için umutlarını bu Cumhuriyetçilere ve onun sandığa çağırmaya çalıştığı kitleye bağlamış durumdalar; tarihsel olarak Cumhuriyetçilerin yarın olağanüstü bir başarı göstermesi gerekiyor.” diye konuştu.

Stratejist, “Fakat gerçek şu ki, Teksas ve Florida gibi yerlerde erken oy verme sürecinde beklentilerin altında kaldılar.” uyarısını yaptı.

Teksas Eyalet Sekreterliği verilerine göre eyalette 7,7 milyon seçmen erken oy kullandı.

Florida’da ise kayıtlı Cumhuriyetçiler, erken oylamada kayıtlı Demokratlara 200 binin biraz üzerinde bir fark attı.

Bunun yanı sıra, 2022 yılındaki erken oylamada kayıtlı Cumhuriyetçiler Demokratların 500 bine yakın bir farkla önünde yer almıştı.

Florida Valisi Cumhuriyetçi Ron DeSantis, pazar günü partisinin merkezi konumuna gelen eyaletteki düşük katılım sinyallerine dikkat çekti.

Bir kampanya etkinliğinde konuşan DeSantis, “Eğer insanlar evde oturursa, ne olduğunu anlayamayacağınız sonuçlarla karşılaşabilirsiniz; gerçek tam olarak bu.” dedi.

Florida Valisi, “Gerçek şu ki benzin fiyatları daha yüksek ve bu iyi bir durum değil; bazı Cumhuriyetçiler bunun önemsiz bir şey olduğunu düşünüyor ama ben buna katılmıyorum; bu insanlar için çok büyük bir mesele.” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English