Amerika

Trump’ın yeni İç Güvenlik Bakanı, göç politikasında işbirliğini reddeden kentleri hedef aldı

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, İç Güvenlik Bakanlığı ile işbirliği yapmayan ve uluslararası havalimanı bulunan “sığınak kentlerin” gümrük işlemlerini sürdürmesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mullin, yönetimin göç politikalarını uygulamayan kentlere öncelik vermeyeceklerini belirtirken, federal bütçe tartışmalarında Gümrük ve Sınır Koruması ile ICE’ın finansmanının ayrı bir uzlaşma süreciyle güvenceye alınmasını savundu.

ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, İç Güvenlik Bakanlığı ile çalışmayan uluslararası havalimanı bulunan kentlerin gümrük işlemlerine erişimlerinin sürüp sürmemesi gerektiğini sordu.

Mullin, Fox News’teki “Special Report” programında, “Sığınak kentse, gerçekten kendi kentine gümrük işlemi alıyor olması gerekir mi?” dedi.

Mullin, “Cidden, sığınak kentseler ve uluslararası uçuş kabul ediyorlarsa, biz de havalimanında bizimle ortaklık kurmalarını istiyorsak, ama havalimanından çıktıktan sonra göç politikasını uygulamayacaklarsa, belki buna gerçekten sert biçimde bakmamız gerekir. Çünkü bizim, bizimle çalışmak isteyen kentlere odaklanmamız gerekiyor” diye konuştu.

Bu sözler, kendisinden önce İç Güvenlik Bakanlığı görevini yürüten Kristi Noem’in yaklaşımıyla örtüşüyor. Noem, Demokratların yönettiği kentlerde göç uygulamalarına yönelik operasyonlara öncülük etmiş ve göç yasalarının uygulanmasını engellediği öne sürülen 500 kent, ilçe ve eyaleti kamuoyuna açık biçimde sıralamıştı.

Eski Adalet Bakanı Pam Bondi de geçen ağustos ayında 32 “sığınak yargı çevresine” gönderdiği uyarı mektubunda, federal yasaya uymaları, aksi halde sonuçlarına katlanmaları gerektiğini bildirmişti.

Başkan Donald Trump da geçen yıl, federal göç makamlarıyla uyum göstermeyen kentlere karşı Beyaz Saray’ın baskısını çerçeveye oturtan başkanlık kararnamesi yayımlamıştı.

Mullin de aynı çizgiyi izlemeyi planlıyor.

Mullin, “Benim söylediğim şu: Bir noktada öncelik sıralaması yapmak zorunda kalacağız. Şu anda Demokratlar Gümrük ve Sınır Muhafaza Bürosu’nun bütçesini kesmek istiyor. Peki uçaktan indiklerinde o kişileri kim işlemden geçiriyor? Dolayısıyla zor kararlar almak zorunda kalacağım. Bizimle çalışmaya ve ortaklık kurmaya kim istekli?” dedi.

Mullin, “Bir kez daha söylüyorum, Kongre’nin benim için çıkardığı politikaların dışına çıkmıyorum. Bunların ötesine geçmeye çalışmıyoruz. Ama şunu söylüyoruz: Bizimle ortaklık kurmanız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Mullin, kısa süre önceki onay sürecinin ardından, kısmi hükümet kapanmasını etkili biçimde sona erdirecek planı oluşturmak için Trump ile görüştüğünü de söyledi.

Senato kısa süre önce, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu ile Sınır Devriyesi hariç, DHS’nin büyük bölümünü finanse edecek yasa tasarısını oybirliğiyle kabul etti. Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler tasarıyı reddetti ve DHS’nin tamamını finanse edecek karşı plan sundu.

Mullin, sunucu Bret Baier’e verdiği demeçte, “Sorun şu ki Senato’nun önerdiği metinde problem var. Ve bazı Cumhuriyetçilerin aşmakta çok zorlandığı temel mesele de bu. Oybirliğiyle geçen Senato tasarısı esasen, diyorum ki esasen, ICE’ı ve Gümrük ile Sınır Koruması’nı fon dışı bırakıyordu. Ama o hamleyi yapmamızın nedeni bunu uzlaşma süreciyle yapmak istememizdi” dedi.

Mullin, “Başkanla benim Oval Ofis’te bunu hangi yoldan yapmanın en doğru yöntem olduğu konusunda kelimenin tam anlamıyla beş saati aşkın süre konuşmamızın nedeni de şu: Mali yıl yeniden 30 Eylül’de sona eriyor. Demokratların ülkeyi yeniden rehin almaya çalışıp hükümeti kapatmasından endişe ediyoruz” diye konuştu.

Mullin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla Gümrük ve Sınır Muhafaza’yı masadan kaldırıp bunu uzlaşma süreciyle yapabilir, üç yıl boyunca fonlayabilirsek, Demokratların bu siyasi tiyatroyu yeniden sahnelemesinden endişe duymamız gerekmez.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version