Diplomasi
Türkiye, nadir toprak elementleri için Rusya ve Çin yerine Batı ile işbirliği yapacak
Türkiye’nin, Orta Anadolu’daki Beylikova sahasında keşfedilen geniş nadir toprak elementi rezervlerini geliştirmek için Rusya ve Çin yerine ABD ve diğer Batılı ortaklarla görüştüğü bildirildi.
Türkiye’nin, Orta Anadolu’da keşfedilen geniş nadir toprak elementi rezervlerini geliştirmek için Rusya ve Çin yerine ABD başta olmak üzere Batılı ortaklarla işbirliği yapmayı planladığı bildirildi.
Bloomberg‘in konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Ankara ile Washington arasında Eskişehir’e bağlı Beylikova ilçesindeki sahanın ortak işletilmesine yönelik görüşmeler sürüyor.
Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Beyaz Saray’da yapılan görüşmede enerji ve savunma alanlarında işbirliğini derinleştirme kararı alınmıştı.
“Çin’e bağımlılığı azaltma” hedefi
Türkiye, geçen yıl ABD ve Avrupa Birliği tarafından kurulan ve amacı nadir toprak elementleri tedarik zincirinde Çin’e olan bağımlılığı azaltmak olan Mineral Kaynakları Güvenliği Ortaklığına katılmıştı.
Pekin, küresel üretim ve işleme kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’ini kontrol ediyor.
Beylikova sahasında bulunan seryum, prazeodim ve neodim gibi elementler; optik camlardan elektronik cihazlara, rüzgâr türbinlerinden hem içten yanmalı hem de elektrikli otomobillerin motorlarına kadar birçok kritik teknolojide kullanılıyor.
Rusya ve Çin ile görüşmeler sonuçsuz kaldı
Haberde, Türkiye’nin daha önce bu rezervin geliştirilmesi için Rusya ile müzakereler yürüttüğü ancak bu görüşmelerin sonuçsuz kaldığı belirtildi.
Çin ile yapılan işbirliği girişiminin de başarısız olduğu ifade edildi. Kaynaklara göre, daha önce proje için mutabakat zaptı imzalanmasına rağmen Pekin yönetimi, Türkiye’nin talep ettiği teknoloji transferine yanaşmadı ve metallerin Çin topraklarında işlenmesi konusunda ısrar etti.
Türkiye, ABD’ye ek olarak projenin fizibilite raporunun hazırlanması için Kanada ve İsviçre ile de olası işbirliği yollarını değerlendiriyor.
Ayrıca, sahadaki rezerv miktarının potansiyel yatırımcılara şeffaf bir şekilde sunulabilmesi amacıyla Avustralya’nın uluslararası sertifikasyon standartlarına başvurulması planlanıyor.
Söz konusu standartlar, madencilik şirketlerinin jeolojik keşif sonuçlarını kamuya açık şekilde raporlamasını zorunlu kılıyor.
Cevherdeki nadir toprak elementlerinin kesin oranı henüz belirlenmemiş olsa da ilk testler, içeriğin yüzde 1’in üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu oranın, madenciliği ekonomik açıdan kârlı hale getirmek için yeterli bir seviye olduğu kabul ediliyor.