Avrupa
Wolfgang Ischinger: Avrupa, ABD ile ilişkilerinde iki ateş arasında kaldı
Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, Avrupa’nın ABD ile olan ilişkilerinde “çekiçle örs arasında” kaldığını belirterek, Washington ile yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen güvenlik bağımlılığı nedeniyle iş birliğinin zorunlu olduğunu söyledi. Ischinger, ABD’nin uluslararası hukuku göz ardı eden tutumunun NATO’nun bütünlüğünü tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Münih Güvenlik Konferansı (MSC) Başkanı ve Almanya’nın eski Washington Büyükelçisi Wolfgang Ischinger, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta, Almanya’nın ABD ile ilişkilerinde “çekiçle örs arasında” kaldığını ifade etti.
Avrupa’nın, özellikle Ukrayna’da ateşkesin sağlanması konusundaki bağımlılığı nedeniyle Beyaz Saray ile çalışmaktan başka seçeneği olmadığını kaydeden Ischinger, “Politikalarıyla hemfikir olmasak bile, Beyaz Saray, ulusal güvenlik ekibi, Dışişleri Bakanlığı ve Kongre üyeleriyle aynı takımda olduğumuzu anlatmak için etkileşimde bulunmalıyız” diye konuştu.
ABD ile Avrupa arasındaki kopuşun kökenleri Irak işgaline dayanıyor
Donald Trump yönetiminin NATO ve Avrupa Birliği’ne yönelik tekrarlanan eleştirilerini değerlendiren Ischinger, ABD ile Avrupa arasındaki yabancılaşmanın ilk emarelerinin yirmi yıl önce Irak’ın işgali sırasında görüldüğünü belirtti.
Washington’un o dönemde Avrupa’yı “eski” ve “yeni” olarak ikiye ayırma çabalarına atıfta bulunan Ischinger, “Belki de Amerika’nın Avrupa’ya nifak sokmaya çalıştığı, Irak’a bizimle gelenler dostumuzdur, gelmeyen Almanlar ve Fransızlar ise artık sevmediğimiz eski adamlardır dediği dönemde endişelenmeye başlamalıydım” dedi.
Washington’un tutumu NATO’nun bütünlüğünü sarsıyor
Ischinger, ABD gibi küresel bir gücün “uluslararası hukuku umursamadığını” ilan etmesinin ittifakın dayanışmasını tehlikeye attığını savundu.
Geçmişte ABD’nin NATO’yu bir arada tutan asli güç olduğunu hatırlatan Ischinger, “Şimdi ise bizzat kendileri yangına körükle gidiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ocak ayında Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda konuşan Trump, Avrupa ülkelerini sevdiklerini ancak bu ülkelerin “yanlış yöne gittiğini” savunmuş, ABD’nin Avrupa’da güçlü bir müttefik görmek istediğini ifade etmişti.
Avrupa’nın transatlantik ilişkilerindeki beş aşamalı kabulleniş süreci
The Economist dergisinin analizine göre, Avrupa, ABD ile transatlantik iş birliğinin kopması konusunda beş aşamalı bir süreçten geçti.
Trump’ın 2020 seçimlerini kaybetmesinin ardından geri dönmeyeceğine inanan Avrupalılar, 2025 yılındaki ikinci göreve başlama töreniyle birlikte “Önce Amerika” politikasıyla yeniden yüzleşti.
Savunma harcamalarını artırma ve eşitsiz ticaret anlaşmalarını imzalama gibi tavizlerin sonuçsuz kalmasıyla Avrupa’da bir “depresyon” döneminin yaşandığı kaydedildi.
Avrupa liderleri ABD’nin baskılarına karşı gizli plan hazırladı
The New York Times’ın aktardığına göre, Avrupa liderleri Trump’ın tehditlerine karşı gizli bir eylem planı oluşturdu. Washington’dan gelecek provokasyonlar karşısında soğukkanlılığı koruma kararı alan liderler, misilleme gümrük vergileriyle yanıt verme ve askeri-ekonomik bağımsızlığı sağlamak için “sahne arkasında” çalışma konusunda mutabık kaldı.
Trump, müttefiklerini savunma harcamaları konusunda eleştirerek defalarca NATO’dan ayrılma niyetini dile getirmişti.
Aralık 2025’te ise Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie, ABD’nin kaynaklarını “sosyalist devletler yerine kendi ülkesini korumak için kullanması gerektiğini” savunarak ittifaktan ayrılmayı öngören bir yasa tasarısı sunmuştu.