Amerika
WSJ: Trump yönetiminin Venezuela planında CIA ve Chevron bağlantılı isim etkili oldu

Wall Street Journal’ın aktardığına göre Donald Trump yönetimi, Nicolas Maduro’nun kaçırılmasından aylar önce Venezuela’nın gelecekteki liderliği konusunda eski Chevron yöneticisi Ali Moshiri’den görüş aldı. CIA ile geçmişte ilişkisi bulunan Moshiri, muhalefetin iktidara getirilmesinin Irak benzeri bir kriz yaratabileceği uyarısında bulundu ve Delcy Rodriguez seçeneğini önerdi.
Wall Street Journal’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, Nicolas Maduro’nun kaçırılmasından birkaç ay önce Venezuela’da kimin yeni lider olması gerektiği konusunda eski Chevron üst yöneticisi Ali Moshiri’den görüş aldı.
Gazetenin aktardığına göre geçmişte CIA için muhbirlik yapan Moshiri, Beyaz Saray’a Venezuela’da iktidarın Maria Corina Machado liderliğindeki muhalefete bırakılmaması gerektiğini tavsiye etti.
Moshiri Washington’a, Maduro hükümetinin tamamen muhalefetle değiştirilmesi girişiminin Irak örneğinde olduğu gibi uzun vadeli kriz yaratabileceği uyarısında bulundu.
Bu değerlendirmeyi, muhalefetin Venezuela’daki güvenlik kurumları üzerinde etkisi bulunmaması ve ülkenin petrol altyapısını kontrol etmemesi gerekçesine dayandırdı.
Delcy Rodriguez seçeneği CIA notuna girdi
Moshiri bunun yerine Maduro’nun uzun yıllardır birlikte çalıştığı Delcy Rodriguez’in iktidarda tutulmasını değerlendirme çağrısı yaptı. Gazeteye göre bu yaklaşım daha sonra CIA tarafından hazırlanan ve Trump’a sunulan gizli analiz notunda da yer aldı.
ABD güçleri Maduro’yu gözaltına aldıktan sonra Trump da Maria Corina Machado’nun ülkeyi yönetmesinin “çok zor olacağını” ifade etti. Trump, Machado’nun Venezuela içinde yeterli destekten yoksun olduğunu söyledi.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre Moshiri uzun yıllar Chevron’un Venezuela’daki petrol faaliyetlerini yönetti ve ülkenin üst yönetimiyle doğrudan temas kurdu.
Buna dönemin Devlet Başkanı Hugo Chavez de dahildi. Chavez, Moshiri için “sevgili dostum” ifadesini kullanmıştı.
Chevron petrol sektöründe avantaj elde etti
Gazete, Maduro’nun kaçırılmasının ardından Chevron’un Venezuela petrol sektöründe stratejik avantaj elde ettiğini yazdı. Şirket, ülkede üretimi hızla artırabilecek tek büyük Amerikan petrol şirketi konumunu koruyor.
Chevron önümüzdeki iki yıl içinde Venezuela’daki petrol üretimini yüzde 50 artırmayı planlıyor.
Delcy Rodriguez, 3 Ocak’ta düzenlenen ABD operasyonunun ardından Venezuela’nın geçici devlet başkanı olarak görevlendirildi. Operasyonda ABD askerleri Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’i kaçırarak ABD’ye götürdü.
Trump daha sonra Washington’un Venezuela’da iktidar geçişi gerçekleşene kadar ülkenin yönetimini üstleneceğini söyledi. Venezuela’nın yönetimi için oluşturulan ekibe ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Savaş Bakanı Pete Hegseth de dahil edildi.
Washington Rodriguez’e dava hazırlığı yaptı
Mart ayında Reuters’a konuşan dört kaynak, Trump yönetiminin Delcy Rodriguez hakkında gizlice ceza davası hazırladığını aktardı. Federal savcılar Rodriguez’i yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarıyla itham etmeye hazırlanıyor.
Kaynaklara göre Rodriguez’e sözlü bildirim yapıldı. Maduro’nun devrilmesinden sonra Trump yönetiminin taleplerini yerine getirmemesi halinde hakkında soruşturma başlatılabileceği iletildi.
Rubio da ABD’nin Venezuela yönetiminden “maksimum işbirliği” sağlamak için gerekirse güç kullanabileceğini söyledi. Rubio, Rodriguez’in Venezuela’nın enerji sektörünü Amerikan şirketlerine açma sözü verdiğini ifade etti.
Bloomberg’in aktardığına göre Delcy Rodriguez, Maduro’nun yakalanmasının ardından ülkede gücünü pekiştirmeye başladı. Rodriguez hükümeti ve güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırma süreci başlattı.
Ayrıca bazı siyasi tutukluların serbest bırakılmasını sağlayan girişimler başlattı.
Rodriguez ise yaptığı açıklamada Venezuela’nın “Washington’dan gelen emirlerden artık bıktığını” söyledi.
Amerika
Lula’nın seçim heyeti Meta şirketini Brezilya seçimlerine müdahaleyle suçladı

Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın seçim heyeti, 25 Ekim’deki ikinci tur öncesinde paylaşımlarına erişim kısıtlaması getirildiği iddiasıyla Meta’yı seçimlere müdahale etmekle suçladı. Yüksek Seçim Mahkemesi şirkete açıklama yapması için 48 saat mühlet tanırken suçlamaları reddeden Meta, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın seçim kampanyası heyeti, Facebook, Instagram ve WhatsApp sosyal medya platformlarının çatı kuruluşu Meta şirketini, devlet başkanlığı seçimlerinin 25 Ekim’de yapılacak ikinci turu öncesinde rakibi Senatör Flavio Bolsonaro lehine seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.
France 24 televizyonunun aktardığı kampanya heyeti açıklamasına göre suçlamanın gerekçesini, Lula’nın sosyal ağlardaki paylaşımlarına yönelik uygulandığı iddia edilen erişim ve dağıtım kısıtlamaları oluşturuyor.
Lula’nın seçim heyetinin konuya ilişkin açıklamasında, “Bir dizi teknik aksaklık, Meta’nın eylemlerinin Flavio Bolsonaro’nun adaylığı lehine Brezilya’daki seçim sürecine bir müdahale girişimi teşkil ettiğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor” ifadesine yer verildi.
Seçim heyeti, Meta’nın son günlerde Instagram üzerinde Devlet Başkanı Lula’nın paylaşımlarının yayılmasını ve öne çıkarılmasını sınırlandırdığını ileri sürdü.
Heyetin iddialarına göre resmi sayfadaki paylaşımlardan birinin görüntülenme istatistikleri geçici süreyle görünmez hale geldi ve bu durum doğrudan içeriklerin ulaştığı kişi sayısını düşürdü.
Açıklamada ayrıca, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasından önce de Devlet Başkanı Lula ile diğer sol çizgideki siyasetçilerin Instagram arama sonuçlarından kaybolduğu kaydedildi.
Yüksek Seçim Mahkemesi Meta’ya 48 saat süre tanıdı
Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi, 10 Ekim’de aldığı kararla Meta yönetimine konuyu açıklığa kavuşturması için 48 saat süre verdi.
Mahkeme şirketten, Lula’nın seçim heyetine ait paylaşımların dağıtımını kısıtlayıp kısıtlamadığını bildirmesini ve video izlenme verilerindeki olağan dışı dalgalanmaları açıklamasını istedi.
Karar uyarınca şirketin, Devlet Başkanı Lula’nın resmi hesaplarına uygulanan tedbirler hakkındaki ayrıntılı bilgileri yargıya sunması gerekiyor.
Meta şirketinin Brezilya temsilciliği ise suçlamaları geri çevirerek iddiaların asılsız olduğunu ve somut olgularla desteklenmediğini savundu.
Şirket açıklamasında, bahsi geçen teknik aksaklıkların büyük bölümünün yalnızca Brezilya ile ya da tek tek belirli hesaplarla sınırlı kalmadığını bildirdi.
Seçim mevzuatına tam uyum sağladığını vurgulayan teknoloji şirketi, platformlarında bütün aktörlere eşit koşullar sunmayı amaçladığını kaydetti.
Lula ikinci tura hazırlanıyor
Lula, seçimlerin ikinci turuna ilişkin hazırlıklarını değerlendirirken “Play-off karşılaşmalarında iyiyimdir” ifadesini kullandı.
Brezilya’da 2002, 2006 ve 2022 yıllarında olmak üzere üç kez devlet başkanı seçilen Lula, 25 Ekim’deki ikinci turda eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro ile yarışacak.
Flavio Bolsonaro, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasını birinci sırada tamamlamıştı.
Amerika
Trump’ın bütçeden ödenen televizyon reklamlarına yargı engeli

ABD’de federal yargı, kasım ayındaki kritik ara seçimler öncesinde Başkan Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu bütçesinden karşılanan tartışmalı televizyon reklamlarını 14 gün süreyle durdurdu. İç Güvenlik Bakanlığının 20 milyon dolarlık bütçesiyle hazırlandığı basına yansıyan reklamlar, vergi mükelleflerinin parasının siyasi propagandaya aktarıldığı gerekçesiyle hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekmişti.
ABD’de bir federal yargıç, kritik ara seçimlere haftalar kala siyasetin iki kanadından gelen yoğun tepkilerin ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu kaynaklarıyla finanse edilen kalan tüm televizyon reklamlarını iptal etmesine hükmetti.
ABD basınında yer alan haberlere göre Trump yönetimi, Trump yanlısı reklamların masraflarını karşılamak amacıyla İç Güvenlik Bakanlığı fonlarından 20 milyon dolar kullandı.
ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, yönetimin bu tür reklamları hazırlamasını veya yayımlamasını 14 gün süreyle engelleyen geçici bir tedbir kararı verdi.
Yargıç Rochon mahkeme kararında, davalıların itiraz konusu reklamların geliştirilmesini, oluşturulmasını, dağıtılmasını, yerleştirilmesini veya yayımlanmasını onaylayan herhangi bir sözleşmeye girmesini, mevcut sözleşmeleri yenilemesini ya da genişletmesini yasakladı.
Mahkeme kararına göre davacılar, yayımlanan reklamların Kongre tarafından yetki verilen amaçları aştığını, tanıtım ve propaganda kısıtlamalarını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Davacılar, kendilerini temsil eden kâr amacı gütmeyen hukuk kuruluşu Democracy Forward aracılığıyla yaptıkları açıklamada, mahkemenin bu tür açıkça hukuka aykırı siyasi propaganda için daha fazla vergi mükellefi parasının harcanmasını önlemek adına hızlı hareket etmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Democracy Forward üzerinden yayımlanan açıklamada ayrıca, bir başkanın kendi gündemini ilerletmek ve seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla hükümet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için tahsis edilmiş kamu fonlarını kullanmasının hiçbir yasal dayanağının ve emsalinin olmadığı belirtildi.
Donald Trump kasım ayındaki oylamada doğrudan oy pusulasında yer almasa da Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolü elinde tutmasına yardımcı olmasını umduğu Cumhuriyetçi adaylar için yoğun kampanya yürütüyor.
Beyaz Saray ise kamu fonlarının kullanımını savunarak söz konusu reklamların kamu spotu niteliği taşıdığını iddia etti.
Eylül ayı sonunda yayımlanan ilk reklamda, arka planda “Love Me” (Beni Sev) şarkısı çalarken Trump’ın “Amerika asla komünist bir ülke olmayacak” dediği görüldü.
Yayımlanan bir diğer reklamda ise ekranda “ABD Hükümeti tarafından ödenmiştir” yazısı yer alırken, koridorda yürüyen Trump’ın siyah-beyaz görüntüleri eşliğinde “son savaş” uyarısı yaptığı aktarıldı.
Yayımlanan reklamlar hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.
Demokrat Senatör John Hickenlooper reklamları “yasa dışı” ve “propaganda” olarak nitelendirirken, bazı kıdemli Cumhuriyetçiler de duruma ilişkin çekincelerini dile getirdi.
Trump geçen hafta Truth Social platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, kendisini öne çıkaran reklamların parasını kendisinin ve siyasi seçim kampanyasının karşılayacağını belirtti.
Beyaz Saray yetkilileri ise daha sonra AFP’ye yaptıkları açıklamada, Trump’ın söz konusu paylaşımının kamu bütçesine geri ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini kaydetti.
Amerika
Jefferies, yapay zeka alanında “muazzam sermaye kaybı” öngörüyor

Jefferies Financial Group’a göre, yapay zeka patlamasının en olası uzun vadeli sonucu, ABD’de büyük çaplı bir sermaye kaybı olacak.
Şirketin hisse senedi stratejisi küresel başkanı Chris Wood’a göre pazar payı, daha ucuz Çin yapay zeka modellerine geçecek.
Wood cuma günü yayınlanan raporunda şunları yazdı:
“Başlangıçta odak noktası, Çin modellerinin ucuzluğu ve büyük dil modellerinin [LLM] karşı karşıya olduğu ilgili ‘metalaşma’ tehdidiydi. Fakat artık Çin’in yapay zeka alanında ABD ile teknolojik olarak eşit bir konuma geldiğine dair farkındalık da giderek artıyor.”
Wood, küresel bir veri toplama platformu olan OpenRouter’ın verilerine atıfta bulunarak, rapora göre en iyi Çin modellerinin 27 Eylül’de sona eren haftada platformda 76,12 trilyon token işlediğini, bu rakamın Nisan sonundaki 4,37 trilyondan buralara yükseldiğini ve önde gelen ABD modellerinin 14,2 trilyonluk rakamının oldukça üzerinde olduğunu gösterdi.
Bu görüşler, yatırımcıların küresel hisse senedi piyasalarının en iyi performans gösteren alanlarından biri olan yapay zeka sektörünün yükselişinin devam edip etmeyeceğini tartıştığı bir dönemde ortaya çıktı.
İyimserlik hâlâ güçlü ama artan borçlanma maliyetleri ve giderek şiddetlenen ABD-Çin rekabeti, hangi şirketlerin en büyük kazananlar olarak ortaya çıkacağına dair soruları körüklüyor.
Wood ayrıca, yapay zeka patlamasının etrafında artan kredi risklerine de dikkat çekti.
Yatırımların, hiper ölçekli şirketlerin nakit kaynakları yerine giderek daha fazla borçla finanse edildiğini belirten Wood, Moonshot AI’ın Kimi K3’ü gibi Çinli modellerin ortaya çıkması ve token fiyatlarındaki düşüşün, büyük dil modellerinin kârlı hale gelip gelemeyeceği konusunda endişeleri artırdığını söyledi.
Wood bunun, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerden gelecek sürekli talep beklentisiyle veri merkezi kapasitesi kurmuş olan hiper ölçekli şirketler için bir risk oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya1 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını7 gün önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor











