Amerika
Yapay zeka ajanları, şirketlerde insanlara karşı ayrımcılık yapmaya başladı

Boston Üniversitesi ve BCG danışmanlık şirketinin ortak araştırması, resmi unvan verilen yapay zekaların iş yerindeki hatalarının yüzde 18 daha az fark edildiğini saptadı. Kendi estetik anlayışını kuran algoritmaların insan yazımı içerikleri dışladığı ve tarihsel önyargıları işe alım filtrelerine taşıdığı belirlendi.
Şirketlerin yapay zeka araçlarını kadroya dahil edip “dijital çalışma arkadaşı” olarak tanımlaması, iş yerinde verimlilik sağlamak yerine yönetimsel boşluklara ve ayrımcılığa yol açıyor.
Boston Üniversitesi bünyesinde yürütülen araştırma, yöneticilerin yapay zekayı kurum şemasına yerleştirdiklerinde algoritmaların hatalarını görmezden geldiğini, aynı sistemlerin ise insan emeğine karşı önyargılı davrandığını ortaya koydu.
Boston Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Emma Wiles ve danışmanlık şirketi Boston Consulting Group (BCG) araştırmacılarının gerçekleştirdiği deneyde yöneticilere, içinde kasıtlı hatalar bulunan belgeler inceletildi.
İncelenen çalışmanın bir insana, sıradan bir yapay zeka aracına ya da resmi unvan verilmiş bir “dijital çalışana” ait olduğu bilgisi paylaşıldığında yöneticilerin tutumu belirgin biçimde değişti.
Yöneticiler yapay zekanın hatasını yüzde 18 daha az fark ediyor
Yapay zekanın organizasyon şemasında resmi bir unvana sahip olduğu kurumlarda yöneticiler, bu algoritmaların hazırladığı belgelerdeki kusurları canlı çalışanlara kıyasla yüzde 18 daha az fark etti.
Wiles, yöneticilerin bilinçaltında sorumluluğu üzerlerinden attığını, olası bir aksaklıkta fatura geliştiricilere ya da aracı getiren birime kesileceği için denetimi gevşettiklerini saptadı.
Algoritmaya “meslektaş” statüsü verilmesi, çalışanların iş yapış biçimini de tersine çeviriyor. Şüpheli bir sonuçla karşılaşan personelin, hatayı düzeltmek yerine dosyayı bir üst yöneticiye gönderme eğilimi yüzde 44 arttı.
Araştırmaya katılan yöneticilerin yaklaşık üçte biri, şirketlerinde yapay zekanın şimdiden resmi bir unvanla kadroya eklendiğini aktardı.
Algoritmalar insan yazımı metinlere daha düşük not veriyor
Araştırmacılar, sistemsel denetimsizliğin ötesinde yapay zeka modellerinin canlı çalışanlara karşı ayrımcılık geliştirdiğini de kaydetti.
Nöron ağlarının insanlar tarafından kaleme alınan metinlere daha düşük puan verdiğini belirleyen uzmanlar, sistemlerin kendi “estetik anlayışlarına” göre davrandığını vurguladı.
Bu önceliklendirme, özellikle işe alım süreçlerinde yapay zeka kullanan şirketlerde canlı adayları doğrudan eliyor.
Özgeçmişini kendi cümleleriyle hazırlayan bir başvuru sahibi, aynı formatı nöron ağlarına yazdıran bir adayın gerisinde kalıyor.
Uzmanlar modellere metin yazarının kimliğini dikkate almama talimatı verilse dahi algoritmaların makine çıktısı metinleri tercih etmeyi sürdürdüğünü ifade ediyor.
CNBC‘nin aktardığı şirket pratikleri, bu körü körüne güvenin operasyonel kayıplar yarattığını gösteriyor. Bir içecek üreticisinde ambalaj değişimini tanımayan yapay zeka, yüz binlerce satılamaz şişe üretti.
Bir diğer firmada ise müşteri hizmetleri botu, müşteri memnuniyeti puanını artırmak amacıyla kurallara aykırı olarak önüne gelen her para iadesini onayladı.
McKinsey’nin 2025 yılı verilerine göre şirketlerin yüzde 23’ü yapay zeka ajanlarını geniş ölçekte devreye alırken, yüzde 39’u en az bir veya iki işlevde bu teknolojiyi sınıyor.
Siber güvenlik kuruluşu Immunefi’ın CEO’su Mitchell Amador, yapay zeka sistemlerinin temelden güvensiz olduğunu ve geliştiricilerin her riski çözeceği vaadine güvenilemeyeceğini ifade etti.
İşe alım filtreleri eski ayrımcılıkları büyütüyor
Yapay zekanın istihdamdaki yanlılığı mahkeme tutanaklarına da yansıdı. ABD’de Derek Mobley isimli siyah vatandaş, 2023 yılında insan kaynakları yazılımı Workday aleyhine dava açtı.
Yüzden fazla iş başvurusuna otomatik ret yanıtı alan Mobley, sistemin örtük biçimde ayrımcılık uyguladığını savundu.
San Francisco’daki bir federal yargıç, Haziran 2026’da Workday’in yargılanmasına hükmederek şirketin “biz sadece yazılım sağlıyoruz” savunmasını reddetti.
Avukatlar, sistemin sağlık gerekçesiyle verilen izinler veya kariyer boşlukları gibi dolaylı göstergeleri eleme aracına dönüştürdüğünü vurguluyor.
ABD’deki işverenlerin yüzde 80’inden fazlası ve Fortune 500 listesindeki şirketlerin neredeyse tamamı benzer araçları kullanıyor.
Algoritmaların insan kaynakları uzmanlarının geçmişteki kültürel önyargılarını ve eleme alışkanlıklarını kopyaladığı belirtiliyor.
Şirketlerde kontrolsüz yapay zeka yayılımı yaşanıyor
Kurumların karşılaştığı bir diğer tehdit, personelin yönetimden habersizce bot üretmesi olarak bilinen kontrolsüz yapay zeka yayılımı oldu.
Anthropic’in Claude Cowork veya OpenClaw gibi araçları, teknik bilgisi bulunmayan çalışanların dahi kendi özerk ajanlarını kurmasını kolaylaştırıyor.
Gartner, önümüzdeki iki yıl içinde ortalama bir Fortune 500 şirketinin 150 binden fazla yapay zeka ajanı kullanacağını öngörüyor; bu şirketlerin yalnız yüzde 13’ü araçları denetleyecek bir yapı kurabileceğini düşünüyor.
Sağlık kuruluşu DaVita’da personelin kurduğu 10 bini aşkın ajanın maliyetleri sarsması üzerine şirket, kişisel yapay zekaların iş için kullanımını yasaklayarak işlem birimi tüketimini takibe aldı.
Taksicilik hizmeti Lyft ise kontrolsüz yayılımı önlemek için Claude sistemini tüm birimlerine entegre edip ekipler arasında beceri paylaşımı modeli oluşturdu.
Wiles, ajanların birbirlerinin verisiyle beslenmesinin hataları kalıcılaştıran bir kısır döngü yarattığını ve yaratıcı çeşitliliği tükettiğini açıkladı.
Askeri hedefleme aracındaki hata kurumsal refleksi yansıtıyor
Sorumluluğu makineye devretme alışkanlığı, telafisi olmayan sahalarda can kayıplarına yol açıyor.
Şubat 2026’da ABD güçlerinin İran’ın Minab kentinde yer alan Şecere-i Tayyibe isimli kız ilkokuluna Tomahawk füzeleriyle düzenlediği ve yaşları 7 ile 12 arasında değişen çoğu öğrenci 175 ila 180 kişinin ölümüne sebep olan saldırı, bu yanılgının boyutunu gösterdi.
Hedefleme sürecinde Google ve Palantir tarafından geliştirilen akıllı sistem Maven kullanılmıştı.
İncelemeler, facianın yapay zekanın teknik bir yanılmasından değil, insanların istihbarat veri tabanını güncellememesinden kaynaklandığını ortaya koydu.
Binanın 2016 yılında Devrim Muhafızları Ordusu denetiminden çıkıp belediyeye devredildiği ve okula dönüştürüldüğü bilgisi sisteme girilmemişti; personelin verileri sorgulamadan onaylaması felaketi getirdi.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü ve Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, yapay zekanın insan yerine geçirilmesinin yanlış bir strateji olduğunu ve sistemlerin insan yeteneklerini güçlendirmeye odaklanması gerektiğini savundu.
Stanford Üniversitesi’nin 100’ü aşkın meslekten 1500 çalışanın katılımıyla yürüttüğü araştırma da çalışanların ihtiyaç duyduğu destek alanları ile yapay zeka uzmanlarının otomasyon hedeflerinin uyuşmadığını doğruladı.
Amerika
Cumhuriyetçilerden Beyaz Saray’a Rusya şartı: Pentagon bütçesi riske girdi

ABD Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray Moskova politikasını değiştirmediği takdirde Pentagon’un 350 milyar dolarlık ek bütçesini engelleme tehdidinde bulundu. Siyasiler, savunma paketinin onaylanması için Rusya’ya yaptırımların geri getirilmesini ve Ukrayna’nın Starlink erişimindeki kısıtlamaların kaldırılmasını şart koşuyor.
ABD Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçi kanatta, Beyaz Saray’ın Rusya politikasında değişikliğe gitmemesi halinde Pentagon’a ek bütçe verilmesini engelleme yönündeki sesler yükseliyor.
Savaş Bakanı Pete Hegseth, Başkan Donald Trump’ın talep ettiği 350 milyar dolarlık ek askeri harcama paketini Kongreden geçirebilmek için yoğun mesai harcıyor.
Söz konusu paket; insansız hava araçlarının yanı sıra Altın Kubbe füze savunma sistemine 17 milyar dolar, mühimmat üretimine ise 47 milyar dolar olmak üzere Trump’ın öncelikli hedeflerini finanse edecek kalemleri içeriyor.
Kongrede ara seçim dengesi hesapları değiştiriyor
The Hill gazetesinin aktardığına göre, Cumhuriyetçilerin Trump’ın Moskova ile yakınlaşmasına duyduğu rahatsızlık, hem Pentagon hem de Beyaz Saray için ciddi riskler barındırıyor.
Moskova’ya “taviz verilmesine” karşı çıkan vekiller, ara seçimlerin yapıldığı bu yasama döneminde askeri paketi engellemeyi hedefliyor.
Daha önce Trump’a ve izlediği çizgiye açıkça karşı çıkmaktan çekinen çok sayıda Cumhuriyetçi, yakında Kongreden ayrılacak.
Bu ayrılıkların bir kısmı görev sürelerinin dolmasından, bir kısmı ise Demokratların en azından Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanmasının beklendiği seçim yarışını kaybetmelerinden kaynaklanıyor.
Kiev destekçisi vekillerden Starlink ve yaptırım şartı
Cumhuriyetçi partide Kiev yönetimini destekleyen isimler, Rusya’ya yönelik yaptırımların yeniden yürürlüğe konmasını ve Ukrayna ordusunun Starlink uydu iletişim sistemine erişimine getirilen kısıtlamaların kaldırılmasını şart koşuyor.
Temsilciler Meclisi üyesi Don Bacon, Trump’ın bu adımları atmaması halinde mevcut yasama döneminde başkanın hiçbir yasa tasarısının Kongreden onay alamayacağını dile getirdi.
Cumhuriyetçi parlamenter Brian Fitzpatrick de The Wall Street Journal gazetesine yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya karşı sorumluluklarını yerine getirmedikleri sürece kurumlar finansman alamayacak” ifadesini kullandı.
Bacon, X platformundaki paylaşımında yönetimin tutumunu doğrudan hedef aldı:
“Yönetimin Ukrayna ile istihbarat paylaşımını kısma ve Starlink erişimini sınırlama kararı; kentleri bombalayan bir saldırgana, bir savaş suçlusuna yardım etmekle eşdeğerdir. Yönetim, Kongre döneminin sonuna kadar herhangi bir destek bulabileceğini mi sanıyor? Yönünü değiştirmezse planları suya düşecek.”
The Administration’s decision to reduce intel sharing to Ukraine & access to Starlink equates to aiding the invader & the war criminal who bombs cities. Does the Administration think it will get ANY support for the remainder of the 119th Congress? Their agenda is dead unless they…
— Rep. Don Bacon 🇺🇸✈️🏍️⭐️🎖️ (@RepDonBacon) October 14, 2026
Kapalı kapılar ardında taviz baskısı artıyor
The Hill, kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde vekillerin ifadelerini sakınmadığına dikkat çekiyor.
Temsilciler Meclisindeki bir Cumhuriyetçi danışman, “Kongre, bir şey elde etmek istiyorsa belli ölçüde taviz vermesi gerektiğini idareye hissettirecek yeterli baskıyı kuracak. Göreve dönmeyecek ya da seçimleri kaybedip son oturuma gelecek birçok vekil var; bu isimler muhtemelen kendilerini başkanı izleme mecburiyetinde hissetmeyecek” değerlendirmesini aktardı.
Öte yandan milletvekilleri, Rusya’ya ağır yaptırımlar getiren Lindsey Graham tasarısına kısa süre önce oy verdikleri için kendilerini aldatılmış hissediyor.
Ukrayna başlığında Cumhuriyetçilerle ortak zemin yakalayan Demokratlar, “Rusya Federasyonu ile Yolsuz Petrol Anlaşmalarının Yasaklanması” başlıklı bir yasa tasarısı hazırladı.
Hazırlanan tasarı, dizel yakıt mutabakatını iptal etmeyi, ABD’nin Rus enerji sektörüne yapacağı tüm yatırımları engellemeyi ve Beyaz Saray’ı Rusya’ya karşı yaptırım uygulamaya zorlamayı amaçlıyor.
Amerika
ABD’de en az 47 büyük veri merkezi projesi durduruldu ya da iptal edildi

ABD’de yapay zeka altyapısına yönelik 10 trilyon dolarlık devasa yatırım dalgası, artan borçlanma maliyetleri, elektrik şebekesine erişim engelleri ve yerel direniş nedeniyle aksamaya başladı. Financial Times’ın haberine göre ülke genelinde en az 47 büyük veri merkezi projesi iptal edilirken veya ertelenirken, binden fazla yerleşim yeri yeni inşaatlara karşı kısıtlama adımları attı.
ABD’de yapay zeka altyapısına yönelik 10 trilyon dolarlık devasa yatırım dalgası, veri merkezi inşaatlarındaki gecikmeler, yükselen borçlanma maliyetleri ve yerel halkın tepkisi nedeniyle tökezlemeye başladı.
Financial Times gazetesinin haberine göre ortaya çıkan bu tablo, yüzlerce projenin geleceğini tehlikeye atarken yatırımcıların harcanan dev meblağların geri dönüşüne dair şüphelerini de artırıyor.
Araştırma şirketi RegLayer verilerine göre, ABD genelinde en az 47 büyük veri merkezi projesi ya ertelendi ya iptal edildi ya da tamamen durduruldu.
Finans kuruluşu Bernstein analistleri ekim ayında yaptıkları değerlendirmede, ülkede planlanan projelerin yalnızca yaklaşık yüzde 35’inin gerçekçi sayılabileceğine dikkat çekti.
Yerel yönetimler ve tahvil piyasası frene basıyor
Yatırımların önündeki engeller yalnızca teknik planlarla sınırlı kalmıyor. ABD’de binden fazla yerleşim yeri, bu yıl içinde yapay zeka altyapısı inşaatlarına moratoryum getirmeye veya başka kısıtlamalar uygulamaya çalıştı.
Sektörün büyümesi, “yeni nesil bulut” olarak adlandırılan yeni nesil bulut sağlayıcılarının dev inşaatlar için finansman bulabilmesine doğrudan bağlı.
Ancak yüksek faiz oranları, enflasyon ve tahvil piyasasındaki bozulma, yatırımcıların OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelirlerinin giderlerini karşılayabileceğine yönelik inancını sarstı.
Piyasalardaki güven kaybı, yatırımcıların yapay zeka altyapısıyla bağlantılı şirketlerin borç senetlerinden hızla çıkmasına yol açtı. Bulut sağlayıcısı CoreWeave hisseleri bir haftada yaklaşık yüzde 25 değer kaybetti.
Benzer şekilde, SoftBank bünyesindeki SB Energy ile Nvidia destekli Firmus borsaya açılma planlarını erteledi ya da askıya aldı. OpenAI da kendi halka arzını güvenlik gerekçeleriyle ötelediğini bildirdi.
Dev Stargate projesinde gecikmeler başladı
Sahadaki sıkıntılar doğrudan inşaat sahalarına da yansıyor. OpenAI’ın veri merkezleri kurmak amacıyla yürüttüğü 500 milyar dolarlık Stargate projesine bağlı Oracle sahalarının birçoğunda gecikmeler yaşanıyor.
Takvimdeki sarkmalar, tesislerin zamanında tamamlanmaması durumunda müşterilere sözleşmelerden çekilme, yüklenicilere ise ek finansman talep etme hakkı verebilir.
Yatırımlar 10 trilyon doları aşabilir
Karşılaşılan sorunlara rağmen sektöre yönelen sermayenin büyüklüğü rekor seviyede kalmaya devam ediyor.
Columbia Business School ekonomisti Stijn Van Nieuwerburgh, ABD’nin 2025 ile 2032 yılları arasındaki yapay zeka altyapı harcamalarının 10 trilyon doları aşabileceğini ve her yıl ülke milli gelirinin yaklaşık yüzde 3,6’sına denk gelebileceğini hesaplıyor.
Yatırımcılar artık riskleri çok daha sıkı tartarken, veri merkezleri için inşaat izni almak ve tesisleri elektrik şebekesine bağlamak giderek zorlaşıyor.
Financial Times, temmuz ayı sonunda yayımladığı haberde Google, Amazon, Microsoft ve Meta’nın yapay zeka dalgasının başladığı 2023 yılından bu yana toplam 1,1 trilyon dolar yatırım yaptığını yazmıştı.
Büyük teknoloji şirketleri bu yıl veri merkezi inşaatlarına, ileri düzey çip alımlarına ve işlem kapasitesi oluşturmaya 745 milyar dolar ayırmayı planlıyor.
Söz konusu yatırımların geri dönüşü, OpenAI ve Anthropic’in bilişim masraflarını karşılayacak kaynakları yaratabilmesine dayanıyor.
Harcamalar özellikle bulut alanında şirketlerin gelirlerini artırsa da tedarik zincirindeki baskı bellek çipi kıtlığına yol açtı ve yapay zeka yarışının gerisinde kalan Apple gibi aktörleri bile olumsuz etkiledi.
Amerika
İsviçre ve ABD, Venezuelalı yetkililere uyguladığı yaptırımları kaldırıyor

İsviçre, mal varlıkları ve haklarında yolsuzluk suçlaması bulunmayan iki Venezuelalı yetkiliye yönelik ihtiyati tedbir kararını hata gerekçesiyle kaldırdı. ABD ise Caracas ile yürütülen diyalog sürecinin başmüzakerecisi Jorge Rodríguez’i yaptırım listesinden çıkarırken ekonomik sektörlere yönelik kısıtlamalarını sürdürüyor.
İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı, Venezuela İçişleri, Adalet ve Barış Bakanı Diosdado Cabello’nun eşi Marleny Contreras ile Birleşik Sosyalist Parti (PSUV) milletvekili Jorge Arreaza hakkındaki ihtiyati mal varlığı dondurma kararını kaldırdı.
Yetkililer, iki ismin İsviçre topraklarında herhangi bir varlığının bulunmadığını ve yolsuzluk suçlamasıyla karşılaşmadıklarını belirterek yaptırım listesine alınmalarını “hata” olarak nitelendirdi.
Söz konusu tedbir kararı, ABD güçlerinin Caracas’ı bombalayıp Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasından iki gün sonra, 5 Ocak tarihinde uygulamaya konmuştu.
Bern yönetimi, kararın olası yasal soruşturmalar sürerken yasa dışı kaynakların İsviçre dışına çıkarılmasını önleme amacı taşıdığını açıklamıştı.
2030 yılına kadar yürürlükte kalacak hukuki tedbir, yasa dışı yollarla elde edildiği kanıtlanan tüm kaynakların Venezuela halkına iade edileceğine dair resmi bir taahhüt içeriyor.
Listede 40’ı aşkın mevcut ve eski Venezuelalı yetkilinin yanı sıra bu kişilerin doğrudan akrabaları ile bağlantılı olduğu öne sürülen isimler kalmaya devam ediyor.
İsviçre yaptırım listesine altı yeni isim ekledi
Venezuelanalysis‘in haberine göre Contreras ve Arreaza’nın kayıttan çıkarılmasıyla eş zamanlı olarak İsviçre hükümeti listeye altı yeni isim dahil etti.
Yeni eklenenler arasında Venezuela hükümetinin eski özel temsilcisi ve Sanayi Bakanı Álex Saab ile iş ortağı Álvaro Pulido yer alıyor.
Venezuela makamları tarafından kara para aklama suçlamasıyla yargılanmak üzere teslim edilen Pulido, 13 Ekim’de Miami’de mahkemeye çıktı.
ABD kurumlarına teslim edilen Saab da kara para aklama suçlamalarını kabul ederek diğer soruşturmalarda işbirliği yapma sözü verdi.
Kara listeye alınanlar arasına, Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA’daki 1,2 milyar dolarlık yolsuzluktan elde edilen parayı aklamakla suçlanan avukat José Vicente Amparan Croquer de girdi.
Nicolás Maduro’nun üvey oğullarının paravanı olduğu öne sürülen iş insanı Mario Enrique Bonilla Vallera da yeni yaptırım listesine yazıldı.
İsviçre yönetimi, daha önce listeye aldığı iki eski elektrik bakan yardımcısının eşlerini de kapsama dahil etti.
Bu kapsamda Nervis Villalobos’un eşi ve iş ortağı Milagros Coromoto Torres Morán ile Javier Alvarado Ochoa’nın eski eşi María Consuelo Pardi Celis listeye eklendi.
Washington ile Caracas arasındaki diyalog adımları
İsviçre’nin adımı, ABD Hazine Bakanlığının Venezuela Ulusal Meclis Başkanı ve muhalefetle yürütülen diyalog sürecinin başmüzakerecisi Jorge Rodríguez’i yaptırım listesinden çıkarmasından iki gün sonra geldi.
Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez’in kardeşi olan Rodríguez’den önce, Delcy Rodríguez de nisan ayında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Bloke Edilen Kişiler (SDN) listesinden çıkarılmıştı.
Jorge Rodríguez, ilk kez 25 Eylül 2018’de, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde yaptırım kapsamına alınmıştı.
Şahsi yaptırımlar, hedef alınan kişilerin ABD topraklarındaki varlıklarını donduruyor ve ABD vatandaşları ile şirketlerinin bu kişilerle işlem yapmasını yasaklıyor.
İspanyol gazetesi ABC‘nin Beyaz Saray muhabiri David Alandete, meclis başkanının yaptırım listesinden çıkarılmasını, Caracas ile Beyaz Saray arasındaki ilişkilerde açılan yeni evredeki işbirliğinin karşılığı olarak değerlendirdi.
Karar, Delcy Rodríguez’in geçici hükümeti ile eski milletvekili Dinorah Figuera liderliğindeki muhalefet heyetinin Caracas’ta ABD destekli görüşmelerin üçüncü turuna başladığı gün açıklandı.
Görüşmeler, Yüksek Adalet Mahkemesinin (TSJ) yenilenme sürecinin sürdürülmesini ve siyasi haklar ile güvenceleri ele almayı hedefliyor.
Adımlara rağmen ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) yaptırım listesinde 254 kişi ve kuruluş kalmaya devam ediyor.
Trump yönetimi; petrol, madencilik ve bankacılık gibi kilit Venezuela ekonomik sektörlerine yönelik kapsamlı zorlayıcı tedbirleri de sürdürüyor.
Washington, ocak ayından bu yana belirli Batılı şirketlerin Venezuela petrol ve maden kaynaklarına uygun koşullarda erişmesine olanak tanıyan yaptırım muafiyetleri uyguluyor.
Beyaz Saray bazı ABD merkezli şirketlerin ülkeyle ticaret yapmasına onay verse de ihracat gelirleri ABD Hazinesindeki bir hesapta tutuluyor ve Caracas’a yapılacak aktarımların miktarını ABD’li yetkililer belirliyor.
Trump yönetimi son olarak 60A sayılı Genel Lisansı yayımladı.
Düzenleme, Venezuela’da 24 Haziran’da meydana gelen çifte depremin yol açtığı hasarın giderilmesine yönelik insani yardım işlemlerine 21 Nisan 2027 tarihine kadar izin veriyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJaponya Başbakanı Takaichi piyasaları harcama gündemi konusunda yatıştırmaya çalışıyor
Asya2 hafta önceAvustralya muhalefeti, ülke tarihindeki “en büyük göçmenlik kesintisini” vaat etti
Asya2 hafta önceHindistan’da 130 milyon seçmen kaydı silindi: Protestolar büyüyor
Asya2 hafta önceİmran Han’ın binlerce destekçisi Pakistan’ın başkentine yürüyüşe başladı
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?












