Dünya Basını
Yapay zeka interneti sahiden öldürüyor mu?
Çevirmen notu: Aşağıda çevirisini sunduğumuz makale, yapay zekanın internetin işleyişini ve bilgi dolaşımını dönüştürmesini çevrimiçi reklamcılık modelinin krizi üzerinden okuyor. Oysa meselenin çoğu kez gözden kaçırılan bir boyutu da, kullanıcıların bağlantılar yerine yapay zeka süzgecinden geçirilmiş “özetlere” yönelmesiyle, bilginin kolektif ve çoğulcu üretim kaynaklarının –Wikipedia’dan forumlara dek– görünmezleşmesi ve çoraklaşmasıyla ilgili. Google ve OpenAI gibi tekeller, kolektif emeğin ürünlerini kendilerine mal ederek içerik üreticilerini bağımlı hale getirirken, bilgi paylaşımının kamusal niteliğini de gasp ediyorlar. Böylece internet, tekellerin kâr mantığına tabi, merkezi ve denetimli bir bilgi rejimine evrilme potansiyeli taşıyor. Makale doğrudan bu boyuta odaklanmasa da, trafik kayıplarından telif davalarına ve Wikipedia’nın katkı yollarının tıkanmasına kadar sunduğu ampirik örnekler, tam da bu bilgi rejimindeki dönüşümün ciddiyetini düşündürmesi bakımından önemli bir düşünsel pencere açıyor.
Yapay zeka interneti öldürüyor. Onu kurtarabilecek bir şey var mı?
The Economist
14 Temmuz 2025
Çev. Leman Meral Ünal
Geçtiğimiz yılın başlarında, Matthew Prince büyük medya şirketlerinin patronlarından birtakım tedirgin telefonlar almaya başladı. İnternetin yaklaşık beşte birine güvenlik altyapısı sağlayan şirketi Cloudflare’in CEO’su olan Prince’e bu patronlar, yeni ve [bu kez oldukça] ciddi bir çevrimiçi tehdit ile karşı karşıya olduklarını söylediler. Prince, “‘Ne yani, Kuzey Koreliler mi?’ diye sordum” diye hatırlıyor. “Onlar ise, ‘Hayır. Yapay zeka.’ dediler.”
Bu yöneticiler, o dönemde yeni yeni beliren ve sonrasında netleşen bir eğilimin erken işaretlerini fark etmişlerdi: Yapay zeka, insanların internette gezinme biçimini dönüştürüyordu. Kullanıcılar sorgularını geleneksel arama motorları yerine sohbet robotlarına yönelttikçe, bağlantılar yerine doğrudan yanıtlar almaya başladılar. Böylece haber sağlayıcılarından çevrimiçi forumlara, Wikipedia gibi başvuru sitelerine kadar uzanan “içerik” yayıcılarının trafiklerinde dramatik düşüşler yaşanıyor.
Yapay zeka insanların gezinme tarzını değiştirirken, internetin kalbindeki ekonomik pazarlığı da dönüştürüyor. İnternetteki insan hareketliliği uzun süredir çevrimiçi reklamcılıkla para kazandırıyordu; şimdi ise bu trafik kurumaya başladı. İçerik üreticileri, yapay zeka şirketlerini kendilerine ödeme yapmaya zorlayacak yeni yollar arıyor. Şayet bunu başaramazlarsa, açık internet bambaşka bir şeye evrilebilir.
ChatGPT’nin 2022 sonlarında piyasaya sürülmesinden bu yana insanlar çevrimiçi bilgi arayışında yeni bir yöntem benimsediler. Sohbet robotunun yaratıcısı OpenAI, yaklaşık 800 milyon kişi tarafından kullanıldığını söylüyor. ChatGPT, iPhone uygulama mağazasında en çok indirilen uygulama konumunda. Apple, insanların sorularını yapay zekaya yöneltmeye başlamasıyla birlikte, nisan ayında Safari web tarayıcısındaki geleneksel aramaların ilk kez düşüş gösterdiğini açıkladı. Üstelik OpenAI’ın yakında kendi tarayıcısını piyasaya sürmesi bekleniyor.
OpenAI ve diğer yeni aktörler yükselirken, Amerika’da geleneksel arama pazarının yaklaşık yüzde 90’ını elinde tutan Google, ayakta kalabilmek için kendi arama motoruna yapay zekâ özellikleri ekledi. Geçtiğimiz yıl bazı arama sonuçlarının önüne yapay zekâ tarafından üretilmiş “özetler” yerleştirmeye başladı, şimdi bu özetler artık neredeyse her yerde. Mayıs ayında ise, sohbet robotuna benzer bir versiyon olan “AI mode”u tanıttı. Şirket şimdilerde ve yapay zekâ sayesinde, kullanıcılarına “Google’ı sizin yerinize Google’lama” vaadinde bulunuyor.
Ne var ki, Google sizin yerinize arama yaptığında, insanlar artık bilginin alındığı siteleri ziyaret etmiyor. 100 milyonun üzerinde web alanına trafik ölçümü yapan Similarweb’e göre, dünya çapındaki (insanlar tarafından yapılan) arama trafiği hazirana kadar geçen bir yılda yüzde 15 kadar azaldı. Hobi siteleri gibi bazı kategoriler halen iyi durumda olsa da, diğerleri ağır darbe aldı. En çok etkilenenler ise, genellikle arama sorgularına yanıt veren türden siteler. Bilim ve eğitim siteleri, ziyaretçilerinin yüzde 10’unu kaybetti mesela. Referans sitelerinde yüzde 15, sağlık sitelerinde ise yüzde 31 civarında kayıp var.
Reklam veya abonelik satan şirketler için ziyaretçi kaybı, aynı zamanda gelir kaybı anlamına da geliyor. People ve Food & Wine gibi dergilere sahip Dotdash Meredith’in başındaki Neil Vogel şöyle diyor: “Google ile çok uzun süre çok pozitif bir ilişkimiz vardı. (…) Ama onlar anlaşmayı bozdular.” Üç yıl önce sitelerinin trafiğinin yüzde 60’tan fazlası Google’dan geliyordu, şimdi bu oran yüzde 30’larda. Vogel, “Bizim içeriklerimizi alıp bize rakip olmak için kullanıyorlar,” diyor. Google ise başkalarının içeriklerini kullanmanın adil olduğunu savunuyor. Fakat Similarweb’in tahminlerine göre, Google, yapay zeka özetlerini başlattığından bu yana haberle ilgili aramaların tıklanma olmadan sonuçlanma oranı yüzde 56’dan yüzde 69’a yükseldi.
“İnternetin doğası artık tamamen değişti” diyor, yazılım geliştiriciler için çevrimiçi forum olarak bilinen Stack Overflow’un CEO’su Prashanth Chandrasekar. “Yapay zekâ temelde çoğu içerik sitesine giden trafiği felç ediyor” diye de ekliyor. Daha az ziyaretçi olmasının bir sonucu olarak, Stack Overflow’un mesaj panolarına da daha az soru yöneltiliyor. Gönüllüler tarafından beslenen Wikipedia’ya gelince, atıfsız yapay zeka özetlerinin, sitenin “erişim ve katkı yollarını tıkadığı” konusunda bir uyarısı da var.
Trafiği ve para akışını korumak için birçok büyük içerik üreticisi, hukuki tehditlerle desteklenmiş lisans anlaşmaları yapmaya yöneldi: News Corp CEO’su Robert Thomson’un deyimiyle “wooing and suing” [hem flört etme hem de dava etme]. Wall Street Journal ve New York Post’un da sahibi olan şirket, OpenAI ile bir anlaşmaya vardı. İki iştiraki ise başka bir yapay zeka cevap motoru olan Perplexity’ye dava açtı. New York Times, Amazon ile anlaşma yaptı ama aynı zamanda OpenAI’a dava açtı. Daha birçok benzer anlaşma ve dava da eş zamanlı olarak sürüyor (The Economist Group, modelleri eğitmek için henüz çalışmalarımızı lisanslamadı, ama Google’a bazı makalelerini belirli bir yapay zekâ hizmetinde kullanma izni verdi.)
Yine de bu yaklaşımın belli sınırları var. Bir kere, hâkimler en azından şimdiye kadar yapay zeka şirketlerinin yanında olma eğilimi gösterdiler: Geçtiğimiz ay Kaliforniya’da iki ayrı telif hakkı davası, Meta ve Anthropic lehine sonuçlandı mesela. Her iki şirket de modellerini başkalarının içeriğiyle kurmanın “adil kullanım” kapsamında olduğunu savunmuştu. Donald Trump da Silikon Vadisi’nin, Çin’den daha önce “geleceğin teknolojisini kurabilmesi” için önünün açılması gerektiği argümanını benimsiyor gibi duruyor. Zira telifli materyallerle yapay zekâ eğitmenin her koşulda yasal olmadığını savunan ABD Telif Hakları Ofisi başkanını görevden aldı.
Yapay zeka şirketleri, eğitim verilerindense, güncel bilgiye sürekli erişim için ödeme yapmaya daha istekliler. Fakat şimdiye kadar yapılan anlaşmalar pek de parlak değil. Çevrimiçi forum Reddit, içeriğini yıllık 60 milyon dolara Google’a lisansladı. Ne var ki şirketin pazar değeri, arama trafiğindeki dalgalanmalar nedeniyle şubat ayında beklenenden yavaş kullanıcı artışı rapor ettikten sonra yarıdan fazla düştü (Büyüme sonradan toparlandı ve hisse fiyatı kayıplarının bir kısmını geri alabildi).
Web’e yakalanmak
Gelgelelim asıl büyük sorun, internetin yüz milyonlarlık alanının çoğunun, teknoloji devleri ile ne flört edecek ne de onları dava etmeye yetecek büyüklükte olması. İçerikler yapay zeka şirketleri için topyekûn vazgeçilmez olabilir, fakat her site tek tek vazgeçilebilir durumda. Toplu pazarlık yapmayı deneseler bile rekabet yasaları bunu yasaklardı. Yapay zeka tarayıcılarını engelleyebilirler ve hatta bazıları bunu yapıyor bile. Ama bu aramalarda da tamamen görünmez olmak demek.
Yazılım sağlayıcıları belki bu anlamda yardımcı olabilir. Misal, Cloudflare’in tüm yeni müşterilerine artık, yapay zeka şirketlerinin botlarının sitelerini taramasına izin verip vermemek istediği ve bunu hangi amaçla istediği sorulacak. Cloudflare’in ölçeği, yapay zeka şirketlerini ödeme yapmaya zorlamak isteyen içerik sitelerinin kolektif bir yanıt vermesini sağlamada çoğundan daha iyi bir fırsat sunuyor. Şirket, sitelerin botlardan giriş ücreti almasını sağlayacak bir tür “kullandıkça öde” sistemini test ediyor. Prince, “Yolun kurallarını biz koymak zorundayız” diyor ve tercih ettiği şeyi “İnsanların içeriği ücretsiz aldığı, botların ise bunun için tonla para ödediği bir dünya” ifadeleriyle özetliyor.
Alternatif bir model de kendini “botlar için ödeme duvarı” olarak tanıtan Tollbit tarafından sunuluyor. Tollbit, içerik sitelerinin yapay zeka tarayıcılarından farklı oranlarda ücret talep etmesine imkân tanıyor. Örneğin, bir dergi yeni içerikler için eskilere kıyasla daha yüksek fiyat biçebiliyor. Bu yılın ilk çeyreğinde Tollbit, Associated Press ve Newsweek’in de aralarında bulunduğu 2 bin içerik üreticisi adına bu türden 15 milyon mikro-işlem gerçekleştirdi. CEO Toshit Panigrahi, geleneksel arama motorlarının tekdüze içeriği teşvik ettiğini (“Super Bowl saat kaçta başlıyor?” gibi), erişim için ücret talep etmenin ise özgünlüğü teşvik ettiğini belirtiyor. Tollbit’in en yüksek tarama başı ücretlerinden birini yerel bir gazete alıyor.
Başka bir model ise 1990’larda tıklama başına ödeme reklamcılığının öncülerinden Bill Gross’un yönettiği ProRata adlı girişim tarafından öneriliyor. Gross, yapay zeka yanıtlarının yanında gösterilen reklamlardan elde edilen gelirin, yanıtın oluşmasına ne kadar katkıda bulunduklarına orantılı olarak sitelere dağıtılmasını savunuyor. ProRata, Financial Times ve The Atlantic de dahil 500’den fazla partneriyle, reklam gelirini paylaşan kendi yanıt motoru Gist.ai’yi işletiyor. Şimdilik Google için ciddi bir tehditten çok bir örnek niteliğinde. Zira Gross’un esas amacı, “başkalarının kopyalayacağı adil bir iş modeli göstermek.”
İçerik üreticileri ayrıca kendi iş modellerini de yeniden düşünüyor. Stack Overflow’un kurumsal abonelik ürünü Stack Internal’ı büyüten Chandrasekar, “İnternetin geleceği tamamen trafikle ilgili değil” diyor bir yandan. Haber yayıncıları, artık arama yoluyla kendilerine gelmeyen müşterilere ulaşmak için bültenler ve uygulamalar kullanarak ve içeriklerini ödeme duvarlarının arkasına ya da canlı etkinliklere taşıyarak “Google sıfır” senaryosuna hazırlanıyorlar. Dotdash Meredith, Google’dan gelen yönlendirmelerdeki düşüşe rağmen toplam trafiğin arttığını söylüyor. Tabii ses ve videonun, yapay zekâ motorlarının özetlemesi açısından metne kıyasla hem hukuki hem de teknik olarak daha zorlayıcı olmasının etkisi de var burada. Nitekim Similarweb’e göre, yanıt motorlarının arama trafiğini en sık yönlendirdiği site açık ara YouTube.
Herkes web’in gerilemekte olduğu fikrinde değil; Google’dan Robby Stein, “inanılmaz bir gelişme döneminde” olduğumuzu savunuyor örneğin. Ona göre, yapay zeka içerik üretimini kolaylaştırdıkça, site sayısı artıyor. Zira Google’ın botları da, web’in son iki yılda yüzde 45 büyüdüğünü bildiriyor. Ayrıca yapay zeka aramaları insanlara yeni biçimlerde soru sorma imkânı tanıyor, örneğin kitap raflarının fotoğrafını çekip sonrasında neyi okumaları gerektiğini sormak gibi. Kuşkusuz bu da trafiği artırabilecek bir etmen. Yapay zeka sorgularıyla, insan gözüyle olmasa bile, her zamankinden daha fazla site “okunuyor.” Zira bir yanıt motoru, yanıt sunmak için yüzlerce sayfayı tarayabilir ve insan okuyucuların başvuracağından daha çeşitli kaynaklardan yararlanabilir.
Google’ın eskisine nazaran daha az insan trafiği yönlendirdiği iddiasına gelince, Stein, şirketin giden tıklamalarda dramatik bir düşüş fark etmediğini, fakat sayıyı kamuya açıklamayı reddettiğini söylüyor. İnsanların siteleri daha az ziyaret etmesinin yapay zeka dışında başka nedenleri de olabilir. Belki sosyal medyada geziniyorlar. Belki de podcast dinliyorlar.
Web’in ölümü daha önce de öngörülmüştü –önce sosyal ağlar, sonra uygulamalar sorumlu tutulmuştu– ama gerçekleşmedi. Fakat yine de yapay zeka, şimdiye kadarki en büyük tehdidi oluşturabilir. Web, mevcut haline yakın bir şekilde varlığını sürdürecekse, sitelerin para kazanmanın yeni yollarını bulması gerekecek. Gross, “İnsanların yapay zeka aramasını tercih ettiğine şüphe yok” diyor. “Ve internetin, demokrasinin ve içerik üreticilerin hayatta kalabilmesi için, yapay zekâ araması gelirlerini, içerik üreticileriyle paylaşmak zorunda…”