Ortadoğu
Yemen’de taraflar binlerce esirin takası için anlaştı
Yemen’de Ensarullah öncülüğündeki Sana yönetimi ile Suudi Arabistan destekli Başkanlık Konseyi, Umman’ın arabuluculuğunda 2 bin 900 esiri kapsayan büyük bir takas anlaşmasına vardı. BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Maskat’ta sağlanan bu mutabakatı barış yolunda olumlu ve anlamlı bir adım olarak nitelendirdi.
Yemen’de Ensarullah öncülüğündeki Sana yönetimi ile Suudi Arabistan destekli Başkanlık Konseyi, Umman’ın arabuluculuğunda geniş kapsamlı bir esir takası anlaşmasına vardı.
Sana hükümetinin müzakere heyeti üyesi Abdülkadir el-Murtada konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bugün karşı tarafla, 7’si Suudi, 23’ü Sudanlı olmak üzere toplam 1200 esirlerine karşılık, bizim 1700 esirimizin serbest bırakılmasını öngören büyük çaplı bir esir takası anlaşması imzaladık” dedi.
Ensarullah Sözcüsü Muhammed Abdüsselam da anlaşmayı teyit ederek, bu tur görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasında oynadığı rol nedeniyle Umman’a teşekkür etti. Abdüsselam, Umman’ın “bu insani meselenin ilerletilmesi için tüm taraflarla yürüttüğü çabaları” takdir ettiklerini dile getirdi.
Suudi Arabistan destekli hükümet heyeti üyesi Macid Fedayl ise anlaşma kapsamında “binlerce” esirin serbest bırakılacağını belirtti. Fedayl, serbest bırakılacak Suudi esirler arasında iki hava kuvvetleri pilotunun da bulunduğunu ifade etti.
BM’den anlaşmaya destek
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, anlaşmanın Umman’ın başkenti Maskat’ta iki hafta süren görüşmelerin ardından sağlandığını açıkladı. Grundberg, anlaşmayı “olumlu ve anlamlı bir adım” olarak nitelendirerek, uygulamasının tarafların sürekli angajmanı, bölgesel destek ve bu ilerlemenin daha fazla serbest bırakmaya dönüştürülmesi için sürdürülebilir çaba gerektirdiğini vurguladı.
Umman, Suudi Arabistan öncülüğündeki Yemen savaşının başından bu yana Riyad ile Sana arasında önemli bir arabulucu rolü üstleniyor.
Müttefiklikten rekabete
Suudi Arabistan, 2015 yılında Yemen’e karşı kapsamlı bir savaş başlatmış, uygulanan abluka ülke genelinde benzeri görülmemiş bir insani kriz ve kıtlığa yol açmıştı. Daha sonra İsrail ile koordinasyon halinde bazı Yemen adalarını işgal eden Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Suudi öncülüğündeki koalisyonun parçasıydı.
Buna rağmen Riyad ve Abu Dabi son yıllarda Yemen’de nüfuz ve kontrol mücadelesi içine girdi. İki ülke, Yemen’i bölerek tabii kaynakları ve stratejik limanları kendi etki alanlarına almakla suçlanıyor.
2023’te Suudi Arabistan ile Sana yönetimi barış anlaşmasına yaklaşmış ancak bu süreç sonuçlandırılamamıştı. Suudi ordusu Sada ve diğer sınır bölgelerini bombalamayı sürdürürken, barış süreci Sana güçlerinin Hadramut ve Şebva sınırlarına kadar ilerlemesini sağlayabilecek geniş çaplı bir Marib harekâtını durdurdu. BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin (STC), 2023’teki barış görüşmelerine şiddetle karşı çıktığı bildirildi.
BAE destekli güçler Yemen’in güneyinde yeni askeri harekat başlattı
BAE destekli militanların ilerleyişi sürüyor
Son esir takası anlaşması, STC’nin son haftalarda Yemen’in orta ve güney bölgelerinde geniş alanları ele geçirdiği bir dönemde gerçekleşti. BAE destekli STC militanları Hadramut ve el-Mehra vilayetlerini kontrol altına alırken, güneydeki Aden kentinde yer alan cumhurbaşkanlığı sarayını ele geçirdi. Aden, son yıllarda hem STC hem de Başkanlık Konseyinin merkezi konumundaydı.
Suudi birlikler çekildi
Bu gelişmelerin ardından Suudi askeri güçleri Aden’den çekildi. Riyad, STC’nin ele geçirdiği bölgelerden derhal çekilmesini talep etti ancak BAE destekli grup bu talebi aralık ayı başındaki görüşmelerde reddetti.
STC, fiilen 1990 öncesi Güney Yemen Demokratik Cumhuriyeti sınırları boyunca kurmayı hedeflediği ayrılıkçı devletin topraklarının neredeyse tamamını kontrol ediyor. Politico dergisinin 11 Aralık tarihli haberine göre STC, Batılı diplomatlara Yemen’in “bir daha asla birleşmeyeceğini” iletti.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre ise Suudi Arabistan destekli 20 bin kadar asker sınır hattında toplandı. Krallık tarafından desteklenen güçlerin Aden’deki bazı mevzilerden çekilerek başka bölgelere konuşlandırıldığı bildiriliyor.
Riyad, Hadramut Koruma Güçleri olarak bilinen aşiret temelli silahlı ittifakın yanı sıra Islah Partisi’ne ve uluslararası alanda tanınan Başkanlık Konseyine destek veriyor. Başkanlık Konseyi ile STC arasında görüş ayrılıkları bulunsa da Konsey Başkan Yardımcısı Aidarus ez-Zubeydi, aynı zamanda STC’nin liderliğini yürütüyor.