Dünya Basını

Yüzlerce ‘eski’ İsrail casusu büyük teknoloji şirketlerinde çalışıyor

Yayınlanma

Yüzlerce eski İsrail casusu büyük teknoloji şirketlerinde çalışıyor

Murtaza Hussein
Drop Site
14 Ağustos 2025

Temmuz ayı sonunda, ABD’nin siber güvenlik devi Palo Alto Networks (PANW), İsrail’in kimlik yönetimi ve bilgi güvenliği şirketi CyberArk’ı satın aldığını duyurdu. Şirket, bu satın alma için nakit ve hisse senetleri toplamında 25 milyar dolar gibi muazzam bir bedel ödedi. Palo Alto Networks’ün CyberArk’ı satın alması, İsrail ekonomisine milyarlarca dolarlık bir katkı sağlamasının yanı sıra, Silikon Vadisi ile İsrail’in güvenlik ve istihbarat aygıtları arasındaki ilişkileri daha da güçlendirdi.

Palo Alto, dünyanın en büyük siber güvenlik şirketlerinden biri olup uluslararası alanda on binlerce şirkete altyapı koruması, güvenlik duvarları ve bulut güvenliği hizmetleri sunuyor. CyberArk’ın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Udi Mokady, İsrail Askeri İstihbarat Müdürlüğünün seçkin sinyal istihbarat bölümü olan Birim 8200’ün mezunu. Wiz’in dört kurucu ortağı da öyle: İsrail bulut bilişim şirketi kısa süre önce Google tarafından 32 milyar dolara satın alındı. Palo Alto’nun kurucusu ve teknoloji direktörü Nir Zuk da öyle.

Palo Alto, son on yılda yüksek profilli satın almalarla büyümesini sürdürdü ve siber güvenlik hizmetlerini genişletmek amacıyla bazen milyarlarca dolar ödeyerek yeni kurulan şirketleri satın aldı. Bunların neredeyse yarısı İsrail istihbaratından kökenli şirketlerdi, bu da şirketin korumakla yükümlü olduğu dünya çapındaki muazzam miktardaki verilere erişim konusunda endişeleri artırdı. Palo Alto Networks, Drop Site’ın yorum talebine yanıt vermedi.

Satın alınan bu şirketlerden bazıları –LightCyber, Dig Security, Talon Cybersecurity, Secdo ve Bridgecrew– kamuoyunda tanınan Birim 8200’ün eski mensupları tarafından kurulmuş ve yönetiliyordu. Diğer önemli satın almalar arasında Cyvera, Twistlock ve Puresec yer alıyor. Bu şirketlerin kurucuları da İsrail Savunma Kuvvetlerinin [IDF] “siber, istihbarat ve komando birimlerinden” geliyor.

Teknoloji girişimleri CircleCI ve Darklang’ın kurucusu ve aktivist grup Tech for Palestine’in başkanı Paul Biggar, “Bu satın almalar, İsrail’deki Birim 8200’den insanları alıp ABD teknoloji endüstrisinde etkili pozisyonlara getirmek için bir yol,” diyor. “Bu şirketler, müşterilerinin müşteri verilerini işliyor. Bir banka iseniz ve Palo Alto Networks’ü kullanıyorsanız, tüm müşterilerinizin verileri ve işlemleri casuslar veya eski casuslar tarafından kontrol edilen sunuculardan geçiyor.”

Haziran 2025 itibarıyla, 1.400’den fazla eski İsrail istihbarat mensubu ABD teknoloji sektöründe çalışıyor ve bunların 900’ü sadece Birim 8200’den geliyor. Bu rakam, LinkedIn profillerinde kendilerini hem eski İsrail istihbarat görevlisi hem de ABD’nin teknoloji sektöründe çalışan kişi olarak tanıtan kişilerin veritabanından alındı.

Veritabanı, kişisel güvenliği nedeniyle ismini gizleyen bağımsız bir araştırmacı tarafından oluşturulmuş ve veritabanına “Eagle Mission” (Kartal Görevi) etkisi ağı adı verilmiştir. 1.400 kişi, İsrail askeri istihbaratı ve IDF Siber Savunma Müdürlüğünün Birim 8200’ün emekli veya aktif yedek üyeleri olarak kendilerini tanımlamış ve İsrail, ABD ve Avrupa’da ofisleri bulunan büyük ABD teknoloji şirketlerinde üst ve orta düzey mühendislik ve güvenlik görevlerinde çalışmaktadır. Drop Site, veritabanındaki kayıtların çoğunu doğrulamak için çapraz kontrol yaptı.

Araştırmacı, “Bu, 8200 Biriminde görev yapmış her kişinin Tel Aviv’e gizli veriler göndermek isteyen bir İsrail casusu olduğu anlamına gelmez,” diye vurguluyor. “Fakat bu, ciddi bir güvenlik açığı yaratıyor. Başka hiçbir ülke Amerikan teknoloji sektörüne bu tür bir erişime sahip değil. Çin’in teknoloji sektörüne müdahalesine takıntılıyız ve kurumsal casusluktan endişe duyuyoruz, fakat İsrail’in bu alandaki nüfuzu nadiren gündeme geliyor.”

Küresel teknoloji devi Microsoft, Birim 8200 mezunlarının en önemli işverenlerinden biri. Birimin yaklaşık 250 mezununu istihdam eden Microsoft’un yanı sıra Nvidia, Meta, Google, Intel ve Apple gibi diğer büyük çok uluslu şirketler de birimden onlarca kişiyi istihdam ediyor. Microsoft’un, Batı Şeria ve Gazze’de askeri işgal altında yaşayan Filistinlilerin milyonlarca özel iletişimini depolamak amacıyla bulut hizmetlerinin oluşturulmasında Birim 8200 liderliğiyle yakın işbirliği içinde olduğu ortaya çıkmıştı. Microsoft yorum yapmaktan kaçındı.

CyberArk’ın satın alınması, görünüşte orantısız fiyat etiketi nedeniyle bazı yatırım analistlerinden eleştiri alırken, Palo Alto Networks’ün hisseleri hemen ardından değer kaybetti, fakat satın alma ile ilgili kamuoyuna yapılan açıklamalarda istihbarat bağlantıları bahsedilmedi.

Casusluğun Tarihi

Yabancı ülkelerin mevcut veya eski istihbarat ajanlarının ABD’nin kilit sektörlerinde bulunması, karşı istihbarat ve endüstriyel casusluk tehditleri nedeniyle genellikle endişe kaynağı olarak görülüyor. On yıllardır İsrail, özellikle endüstriyel ve teknik sırları hedef alması nedeniyle ABD’nin başlıca karşı istihbarat tehdidi olarak belirlenmiştir.

2015 yılında, eski Amerikan istihbarat analisti Jonathan Pollard, casusluk ve İsrail’e çok gizli ABD istihbaratı sağladığı suçlamasıyla 30 yıl hapis cezasının tamamını çektikten sonra serbest bırakıldı. 2020 yılında şartlı tahliye kısıtlamaları sona erdikten sonra, hapishanede İsrail vatandaşlığı verilen ve davası uzun süredir İsrail yanlısı gruplar ve İsrailli politikacılar tarafından desteklenen Pollard, İsrail’e taşındı. Pollard’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından şahsen karşılandığı Ben Gurion Havalimanına varışından birkaç hafta sonra, Trump, Pollard’ın bağlantısı olarak suçlanan İsrailli casus ve askeri yetkili Aviem Sella’ya tam af verdi.

Pollard davası, ABD-İsrail ilişkilerini gerginleştirdi. Fakat casusluk ve endüstriyel casusluk suçlamaları devam etti. Geçen yıl, ABD’li savunma şirketi Conflict Kinetics, İsrail Savunma Bakanlığı yetkilisini, askerlerinin eğitimi için bir atış simülatörü aracı geliştirmek amacıyla ticari sırları çalmakla suçlayan bir dava açtı. İsrailli yetkili Daniel Goldfus, Harvard Kennedy School’un Belfer Bilim ve Uluslararası İlişkiler Merkezinde araştırmacıydı ve şirkete İsrail ordusuyla sözleşme yapabileceğini vaat ettiği iddia ediliyor. Goldfus, Gazze’de İsrail Savunma Kuvvetlerinde komutan olarak görev yapıyordu.

“Müttefikimiz olsa bile, hiçbir ülkenin en hassas sektörlerimize bu düzeyde erişim izni vermemiz olası değildir. CIA ve FBI’ın İsrail’i Rusya, Çin ve İran ile birlikte en büyük karşı istihbarat tehditleri arasında açıkça sıraladığını da unutmamak gerekir,” diyen araştırmacı, 7 Ekim 2023’ten bu yana Birim 8200 veya diğer İsrail güvenlik kurumlarıyla bağlantılı birçok kişinin, sosyal medya hesaplarından bu bağlantılarına ilişkin bilgileri silmeye başladığını da ekledi. “Yabancı bir istihbarat teşkilatı için çalıştığını açıkça itiraf edenlerin sayısı dikkat çekicidir ve bunlar sadece bağlantıları hakkında bilgileri kamuoyuyla paylaşanlar.”

Bunun yerine, İsrail istihbaratı ile Amerikan teknoloji sektörü arasındaki bağlantılar büyük ölçüde övülegelmiştir. Wall Street Journal’da Ağustos 2024’te yayınlanan bir makale, birimin Silikon Vadisindeki etkisinin genişlemesini överek, “Birim 8200 mezunları tarafından kurulan ve ABD’de halka açık olarak işlem gören en az beş teknoloji şirketi var ve bunların toplam değeri yaklaşık 160 milyar dolar,” dedi ve bu özel birimin veteranlarını “yüksek baskı kültürü ve anlık düşünme kabiliyetleri” nedeniyle övdü.

Makale, Greylock Partners ve Sequoia Capital gibi Silikon Vadisinin önde gelen risk sermayesi şirketlerinin, Birim 8200’de geçmişi olan kurucular tarafından kurulan şirketleri satın aldığını ve ortaklar işe aldığını belirtti. Sequoia, önde gelen ortağı Shawn Maguire’in İsrail ve ABD iç politikasıyla ilgili konularda yaptığı siyasi açıklamalar nedeniyle son zamanlarda mercek altına alındı. Bu açıklamalar arasında, İsrail’in Gazze’ye karşı savaşını yüksek sesle ve alenen savunması ve New York belediye başkan adayı Zohran Mamdani de dahil olmak üzere eleştirenleri “İslamcılar” olarak nitelendirmesi yer alıyor.

Biggar, Sequoia, Greylock, Palo Alto Networks ve diğer Silikon Vadisi şirketlerinin eylemlerini, sektörün ideolojik karakterini yeniden şekillendirmek için çalışan, birbiriyle yakından bağlantılı bireylerin oluşturduğu bir etki ağının yönlendirdiği siyasi bir değişimin parçası olarak nitelendirdi.

“ABD teknoloji sektörü siyasallaştı. Bir zamanlar harika arama motorları ve e-posta hizmetleri üretiyorlardı, şimdi ise soykırımcı ülkelere yapay zeka satıyorlar,” diyor Biggar. “Aynı şeylere inanan ve nüfuzlarını kullanarak kendi görüşlerini paylaşan daha fazla insanı ithal eden çok sıkı bir ağ var. Bu, bu şirketlerin şu anda nasıl davrandığını fazlasıyla etkiliyor.”

“Benzer Değerler, Güçlü Kültürler”

Birim 8200, Gazze Şeridinde şu anda devam eden soykırım da dahil olmak üzere, İsrail askeri aygıtının ayrılmaz bir parçası. Birim, iletişimin elektronik gözetlemesinin yanı sıra, Gazze’de kullanılmak üzere yapay zeka tarafından oluşturulan hedefleme programlarının oluşturulmasında da yer aldı. Bu programlar, hedefleri insan operatörlere aktararak, eski bir İsrail istihbarat subayının “kitlesel suikast fabrikası” olarak tanımladığı bir yapıyı oluşturdu. Bu yapıda, Hamas komutanı olduğu iddia edilen tek bir kişiyi hedef almak için bazen yüzlerce sivilin öldürülmesi onaylandı.

Gazze Şeridinde şu anda devam eden soykırımı gerçekleştirmek için teknoloji devleriyle işbirliği yapmanın yanı sıra, Birim 8200, Batı Şeria’daki nüfusu izlemek ve kontrol etmek için gözetleme teknolojileri de geliştiriyor. Bunların en sonuncusu, İsrail işgali altında yaşayan Filistinlilerin milyonlarca konuşmasından eğitilmiş yapay zeka destekli büyük dil modellerinin oluşturulması.

Satın almayı duyuran basın açıklamasında Palo Alto, CyberArk’ın kendi yapay zeka destekli siber güvenlik ve kimlik yönetimi platformlarını geliştirmede oynayacağı beklenen rolü vurgulayarak, satın almanın “benzer değerlere, güçlü kültürlere ve yetenekli ekiplere sahip iki güvenlik liderini birleştireceğini” belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version