Amerika
First Brands ve Tricolor’un iflası 2008 korkularını tetikledi

ABD’de finans dünyası, orta ölçekli bir buji ve diğer otomotiv aksesuarları üreticisi olan First Brands şirketinin çöküşün eşiğinde olması nedeniyle diken üstünde.
İflasını ilan ettikten birkaç hafta sonra, şirketin kurucusu ve CEO’su, muhasebe uygulamalarıyla ilgili şüpheler nedeniyle dün istifa etti.
First Brands, geçen ayın sonunda iflas başvurusunda bulunarak, son on yılda iddialı satın alımları finanse etmek ve beş kıtaya hızla yayılmak için aldığı kredilerden kaynaklanan 10 milyar dolardan fazla borcu açıkladı.
Fakat şirket aniden parasız kaldı ve şimdi Wall Street finansörleri borç senetlerini ellerinde tutuyorlar.
Yatırım bankası Jefferies en fazla risk altında olan şirket gibi görünüyor. Şirketin hisseleri, bir iştirakinin First Brands’a 715 milyon dolar kredi verdiğini açıklamasının ardından geçen hafta düştü.
UBS ve BlackRock gibi diğer büyük firmaların yönettiği fonlar da, muhtemelen yakın zamanda ödenmeyecek olan yüklü miktarda çeklere sahip.
2,3 milyar dolarlık varlığın kayıp olması nedeniyle, federal yetkililer şu anda First Brands’te tam olarak neyin yanlış gittiğini araştırıyor. Mahkeme belgelerine göre, sorunun bir kısmı, şirketin aynı şekilde faturalandırılmış gelirleri birkaç kredi verene taahhüt etmesiydi.
Uzmanlar bunu, “tıpkı son dilim pizzayı hem partnerinize hem de ev arkadaşınıza vaat etmek gibi” diyerek açıklıyor.
First Brands’e kredi veren şirketlerin çoğu geleneksel bankalar değil, yani finansmanları çok daha az regülasyona tabi özel kredi sektörüne giriyor.
Bu sektör, 2008 finans krizinin ardından bankaların krediler konusunda daha temkinli davranmaya başlamasıyla patlama yaşayan 3 trilyon dolarlık bir pazar.
POLITICO’ya göre, özel kredi anlaşmaları genellikle karmaşık ve halka açık piyasalarda imzalanmadığından, “Bir şey felaket bir şekilde ters giderse, bu ancak çok geç olduğunda fark edilebilir.”
First Brands’in iflasının piyasayı sarsması beklenmiyor, fakat bazı analistler bunun, özel kredilerle ilgili çöküşlerin daha geniş çaplı finansal sorunlara yol açabileceği artan bir risk olduğunu gösterdiğini düşünüyor.
Örneğin CNBC’de yer alan değerlendirmeye göre, “First Brands’in çöküşü özel kredileri sarsıyor ve kredi verenler bu çöküşün etkilerini sınırlamak için çabalıyor.”
Haberde, şirketin hızlı çöküşünün, “özel kredilerin genellikle agresif finansman yapılarıyla ilişkili riskleri vurguladığı” belirtiliyor.
Dahası, Reuters’a göre First Brands’in yanı sıra otomobil bayisi Tricolor’un da iflası, Wall Street’te bir “iç muhasebe” sürecini başlattı.
JPMorgan Chase, kendisinin de risk altında olduğunu fark ettikten sonra kontrollerini yeniden gözden geçirdiğini açıkladı, fakat bankalar genel olarak ABD’li borçluların kredi kalitesinin sağlam olduğunu belirtti.
Citigroup, Wells Fargo ve BlackRock dahil olmak üzere ABD’nin en büyük bankaları ve finans kurumlarının üst düzey yöneticileri, yatırımcılarla yaptıkları kazanç sonrası görüşmelerinde, bazı yatırımcıların kurumsal kredilerin küresel çapta hızla büyüyen işini yavaşlatacak daha geniş bir dalga etkisi olacağına dair endişelerine rağmen, kredi yatırım faaliyetlerinin güçlü olduğunu söylediler.
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon salı günü kazançların açıklanmasının ardından analistlerle yaptığı görüşmede, “Bir hamam böceği gördüğünüzde, muhtemelen daha fazlası vardır ve bu nedenle herkes bu konuda önceden uyarılmalıdır. First Brands’i aynı kategoriye koyardım ve benzer kategorilere koyduğum birkaç tane daha var. Bu tür şeyleri her zaman inceliyoruz ve biz de her şeye kadir değiliz, biz de hata yapıyoruz,” dedi.
2010’dan bu yana kredi piyasasında “boğa” dönemi yaşadıklarına dikkat çeken Dimon, yaşananların bu nedenle piyasada “bir miktar aşırılık olabileceğinin ilk işaretleri” olduğunu öne sürdü ve “Eğer bir durgunluk yaşarsak, çok daha fazla kredi sorunu göreceksiniz,” diye ekledi.
JPMorgan, üçüncü çeyrekte Tricolor’un iflası nedeniyle 170 milyon doları sildi ve kontrollerini gözden geçirdiğini söyledi. Dimon, bankanın maruz kaldığı riski “en iyi anımız değil” olarak nitelendirdi.
Dimon, “Böyle bir şey olduğunda, bunun bir daha yaşanmaması için her sorunu, her alanı, bunun nasıl gerçekleşebileceğine dair her şeyi didik didik incelediğimizi varsayabilirsiniz. Bu tür şeyleri tamamen önlemek mümkün değildir ama disiplinli bir şekilde soğukkanlılıkla bakmak ve her ayrıntıyı incelemek gerekir, ki bunu zaten yaptığımızı tahmin edebilirsiniz,”diye konuştu.
Reuters’a göre First Brands’in bir alacaklısı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından soruşturulan iflas etmiş otomobil parçası tedarikçisinden 2,3 milyar doların “öylece kaybolduğunu” iddia etti.
BlackRock Finans Direktörü Martin Small ise, “Ekipler genel olarak borçluların kredi kalitesinin güçlü olduğunu görüyor. Sendikasyon kredisi piyasalarında bile temerrüt oranları düşüyor,” dedi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?






