Amerika
‘Marco Rubio Küba müzakereleri konusunda Trump’a engel oluyor’

ABD Başkanı Trump, Küba hükümetiyle üst düzey müzakerelerin sürdüğünü ve bir anlaşmaya yakın olduklarını açıklasa da saha verileri ve resmi kaynaklar bu iddiayı yalanlıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, kendi siyasi ajandası doğrultusunda Başkan Trump’a müzakereler hakkında yanlış bilgi verdiği ve diplomatik çözüm yollarını kasıtlı olarak kapattığı belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yönetiminin Küba üzerinde “maksimum baskı” uyguladığı bir dönemde, ada hükümetiyle derinlemesine müzakereler yürütüldüğünü savunuyor.
Trump, 1 Şubat’ta Mar-a-Lago’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Küba’nın en üst düzey isimleriyle ne olacağını görmek için konuşuyoruz. Sanırım bir anlaşma yapacağız” diye konuştu.
Ancak Havana ve Washington’dan beş farklı yetkili, DropSite News’e verdikleri demeçte, ikili ilişkilerin hassasiyeti nedeniyle isimlerinin gizli kalması kaydıyla verdikleri demeçlerde, iddia edilenin aksine üst düzey hiçbir müzakerenin yürütülmediğini belirtti.
Üst düzey bir Trump dönemi yetkilisi, Başkan’ın bu açıklamaları Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun kendisine verdiği bilgilere dayanarak yaptığını ifade etti.
Kaynak, Rubio’nun ABD ile Küba arasında ciddi bir diplomasi yürütüldüğü yönünde bir algı yarattığını ancak asıl amacının, birkaç ay sonra bu görüşmelerin Küba’nın uzlaşmazlığı nedeniyle başarısız olduğunu iddia ederek rejim değişikliği planını tek seçenek olarak sunmak olduğunu kaydetti.
Dışişleri Bakanlığı müzakerelerin içeriğine dair kanıt sunamıyor
Rubio’nun Trump’ı gerçekte var olmayan görüşmeler konusunda yanılttığı yönündeki iddialar sorulduğunda, Dışişleri Bakanlığı basın ofisi müzakerelerin yapıldığı iddiasını yinelemekle yetindi.
Bir yönetim yetkilisi aracılığıyla iletilen açıklamada, “Başkan’ın da belirttiği gibi Küba ile konuşuyoruz; liderleri bir anlaşma yapmalı. Küba, Venezuela’dan gelen desteğin kesilmesi ve Meksika’nın petrol sevkiyatını durdurmasıyla büyük bir darbe alan, çökmekte olan bir ulus” ifadelerine yer verildi.
Ancak açıklamada görüşmelerin nerede yapıldığına, kimlerin katıldığına veya hangi tarihlerde gerçekleştiğine dair hiçbir somut veri sunulmadı.
Trump’ın Küba ile ideolojik bir çatışmaya girmek istemediği ve Amerikan şirketleri için adanın taşıdığı potansiyelin farkında olduğu biliniyor.
Öte yandan Rubio, Florida’daki siyasi tabanına karşı komünist hükümetle herhangi bir normalleşme adımını savunamaz bir konumda bulunuyor.
Eğer Trump başarılı bir anlaşmaya imza atarsa, Rubio ya siyasi hayatı boyunca savunduğu değerlere ihanet etmek ya da görevinden istifa etmek zorunda kalacak.
Küba’da uçak yakıtı tükendi: Uluslararası havayollarına bir aylık kısıtlama
Havana yönetimi müzakerelere hazır olduğunu her kanaldan duyuruyor
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, son basın toplantısında, egemenlik haklarına saygı duyulması ve baskı yapılmaması kaydıyla insan haklarından turizme ve doğrudan yabancı yatırıma kadar her konuyu ABD ile görüşmeye açık olduklarını bildirdi.
Kübalı yetkililer, Washington ile aralarındaki temasların sadece göçmenlerin iadesi gibi teknik düzeyde kaldığını, siyasi bir diyalog kurulmadığını vurguluyor.
Díaz-Canel, özellikle televizyon ve radyolardan yayımlanan açıklamalarında “Biz barış ülkesiyiz, ABD için bir tehdit değiliz” diyerek doğrudan Donald Trump’a hitap etti.
Havana’nın bu müzakere arzusu, Trump’ın 29 Ocak’ta yayımladığı ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ağır gümrük vergileri getirmeyi öngören başkanlık kararnamesinin ardından adada derinleşen enerji krizinden kaynaklanıyor.
Enerji krizi nedeniyle ülke genelinde kısıtlamalara gidiliyor
ABD’nin baskıları sonucunda Meksika devlet petrol şirketi PEMEX’in Küba’ya sevkiyatları durdurması, adada yaklaşık iki-üç haftalık petrol rezervi kalmasına neden oldu.
Küba hükümeti, ülke genelinde enerji tasarrufu planlarını uygulamaya koydu. Bu kapsamda toplu taşıma seferleri azaltıldı, bireysel benzin kotaları düşürüldü ve ortaöğretimde yüz yüze eğitim günleri kısıtlanmaya başlandı.
Yetkililer, havacılık yakıtının tükenmek üzere olduğu uyarısında bulunurken, ABD güçlerinin Hint Okyanusu kadar uzak bölgelerde bile Küba’ya yakıt taşıdığından şüphelenilen tankerleri takibe aldığı bildiriliyor.
Adadaki elektrik şebekesinin çökme noktasına gelmesi, Havana’yı Washington ile bir an önce masaya oturmaya iten en büyük etken.
Rusya, Trump’ın tehditlerine rağmen Küba’ya petrol sevkiyatını sürdürecek
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









