Bizi Takip Edin

Rusya

RFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz

Yayınlanma

Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı Gennadiy Zyuganov, Rusya’nın sosyo-ekonomik gidişatını ve ülkenin geleceğini değerlendirdi. Rusya’da kapitalist sistemin çıkmaza girdiğini belirten Zyuganov, adalet ve emekçiye saygı ilkelerine dayalı bir sol dönüşün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Rusya’nın önde gelen ekonomi yayınlarından Vedomosti gazetesi muhabirleri Maksim İvanov ve Yuliya Maleva, Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı Gennadiy Zyuganov ile kapsamlı bir mülakat gerçekleştirdi.

Komünizmin halen geçen yüzyılın ideolojisi olarak görülmesi ve bu durumun partinin rakipleri tarafından kullanılması hakkındaki soruya yanıt veren RFKP Merkez Komitesi Başkanı Gennadiy Zyuganov, “Sözcüğün kökenine bakarsak komünizm, toplumsal çıkarın kişisel bencilliğe karşı önceliğidir. Bu fikir bana çok yakın” dedi.

İncil, Kuran ve Tevrat’ı incelediğinde buradaki ahlaki ilkeler ile Dağdaki Vaaz’da yer alan değerlerin, komünizmi inşa edenlerin ahlaki kodundaki değerlerle ne kadar benzeştiğini görerek şaşırdığını belirten Zyuganov, “Burada adalet, yardımlaşma ve emekçiye saygıdan bahsediliyor. Bu değerler sadece önemli olmakla kalmadı, toplum için kurtarıcı oldu” ifadelerini kullandı.

İnsanlığın hayatta kalmasını sağlayan yönelimleri uzun zaman önce geliştirdiğini belirten Zyuganov, “Eğer toplumsal çıkarlar kişisel çıkarların üzerinde tutulursa, toplum daha istikrarlı hale gelir. Tüketim, hırs ve kişisel kazanç ön plana çıktığında ise devlet çökmeye başlar” şeklinde konuştu.

Rusya’nın bu seçimin bedelini çok iyi bildiğini vurgulayan Zyuganov, “Halkımız birkaç kahramanlık gösterdi. Ancak bunlardan en dâhice olanı, merkezi bir devlet kurmayı, dillerini, geleneklerini ve inançlarını koruyarak birçok halkı ve kültürü birleştirmeyi başarmış olmasıdır. Sadece bunun için bile bir anıt dikilebilir, bu benzersiz bir tarihi deneyimdir. Ancak devlet yırtıcı bir tüketim kapitalizmi inşa etmeye başladığı anda buna dayanamadı. Yetkililer ceplerini ve karınlarını doldurmayı ve herkesi başından savmayı amaç edindi” dedi.

Rusya’daki kapitalizmin geleceğine değinen Zyuganov, “Öncelikle nasıl bir kapitalizm inşa ettiğimizi anlamamız gerekiyor. Ben bunun tamamen Latin Amerika tarzı bir kapitalizm olduğunu düşünüyorum: oligarşik, hammaddeye dayalı ve üretken olmayan” değerlendirmesinde bulundu.

Gazetecinin elindeki iPhone marka telefonu işaret eden Zyuganov, kendisinde de üç adet telefon olduğunu belirterek, “Amerikalıların beni dinlediğini biliyorum. Bir cebimde Amerikalılar, diğerinde Çinliler, üçüncüsünde ise Vietnamlı bir gerilla var” ifadelerini kullandı.

Yirminci yüzyılın başındaki tarihi incelediğinde Lenin’in gelişmeler hakkındaki öngörülerine hayran kaldığını ifade eden Zyuganov, “Lenin, Birinci Dünya Savaşı’ndan çok önce Rus kapitalizminin bağımlı bir karaktere sahip olduğu sonucuna varmıştı. Nihayetinde ülke hazır olmadığı bir çatışmanın içine çekildi ve imparatorluk çöktü” dedi.

Lenin’in buna alternatif olarak oligarşi ve sermayenin iktidarını değil; adalet, barış ve emekçiye saygı ilkelerine dayalı bir toplum önerdiğini hatırlatan Zyuganov, “Onun sadece bu fikri formüle etmekle kalmayıp, pratikte de hayata geçirmeyi başarmış olması önemlidir. Ben sosyalizmin ve komünist fikrin kesin bir taraftarıyım” şeklinde konuştu.

Lenin ve Stalin’in en büyük başarıları hakkında konuşan RFKP lideri, “Lenin, aslında fiilen parçalanmış olan bir ülkeyi bir araya getirmeyi başardı. Üstelik bunu silah zoruyla değil, yeni bir siyasi sistem ve yeni bir toplumsal sözleşme yaratarak yaptı” dedi.

Stalin’in en büyük hizmetinin ise sanayileşme olduğunu kaydeden Zyuganov, “Sovyetler Birliği, 20 yılda sanayi potansiyelini 70 kat artırarak muazzam bir atılım gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.

Süreçteki baskı dönemlerine yönelik soruya ise Zyuganov, “Baskılar yaşandı ve bunlar kınandı. Sizin için her şey sadece baskılardan mı ibaret? Devlet adamları bu şekilde yargılanmaz; onlar bir bütün olarak değerlendirilir. Stalin güçlü, kudretli bir ülke yarattı. Bu olmasaydı İkinci Dünya Savaşı’nın sonucu tamamen farklı olabilirdi. Siz şu an benimle oturup bu konuyu tartışıyor olamazdınız” yanıtını verdi.

Genç seçmenlerin neden RFKP’ye oy vermesi gerektiği sorusunu yanıtlayan Zyuganov, gençlerle yaptığı sohbetleri aktararak, “Gençler bana geliyor, onlara seçime gidip gitmeyeceklerini soruyorum. Gitmeyeceklerini söylüyorlar. Okumanın imkansız olduğunu, her şey için ödeme yapmak gerektiğini, gece çalışınca derste uyuduklarını belirtiyorlar. Konut kredisinin tamamen kölelik olduğunu, o tek odalı daireyi alsalar bile çocuk yatağı koyacak yer olmadığını ve her şeylerinin ellerinden alındığını ifade ediyorlar” şeklinde konuştu.

RFKP’nin bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini sunan Zyuganov, “Biz tam olarak şu programı öneriyoruz: Sosyal güvencelerin geri getirilmesi, genç ailelerin desteklenmesi, erişilebilir eğitim ve emekçiye saygı. Ülkenin geleceğine dair konuşma buradan başlar. Sovyetler Birliği’nde geliştirdiğimiz her şey harikuladedir. Dolayısıyla sosyalizmin avantajlarını ve neden bize, yani adaletsiz ve özünde çıkmaza girmiş olan sosyo-ekonomik gidişatın değiştirilmesine oy verilmesi gerektiğini açıklamak zor değil. İktidarın neden hareketsiz kaldığını anlamıyorum, onları sık sık anlamakta zorlanıyorum” dedi.

Devletin son dönemde bazı varlıkların özelleştirme sonuçlarını gözden geçirmesini değerlendiren Zyuganov, “Mülkü birilerinden alıp aynı durumdaki diğerlerine dağıtıyorlar” eleştirisinde bulundu.

Devam eden savaşı bir potansiyeller savaşı olarak nitelendiren Zyuganov, “Eğer potansiyeliniz düşmanınkinden az olursa, uzun süreli bir savaşı asla kazanamazsınız. Şu anda büyük sorunlarımız var. Bu nedenle özelleştirme işlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi, en önemli sektörlerin gelirlerinin ülkenin potansiyelini güçlendirmek, devlet hazinesini desteklemek ve toplum çıkarlarına hizmet etmek için çalışmasını sağlamalıdır. Eğer bu sadece mülkiyetin bir oligarşik klandan diğerine devredilmesi ise, bu operasyon ülkeye ve vatandaşlara hiçbir fayda sağlamaz. Fiilen de bir devletleştirme değildir. Sadece aynı çorbayı daha sulu servis etmektir” ifadelerini kullandı.

1990’lı yıllarda gerçek anlamda bir özelleştirme yapılmadığını, Anatoliy Çubays yönetiminde suç teşkil eden bir yağmalama gerçekleştiğini belirten Zyuganov, “Büyükannelerinizin, babalarınızın, annelerinizin mülklerini alıp kendi elleriyle satılsın yazdılar. Binlerce insanın çalıştığı fabrikaları üç yabancı araba fiyatına sattılar” dedi.

Bugün temel meselenin ülkenin kalkınmasını sağlamak, nüfusun azalmasını durdurmak, genç nesli desteklemek ve teknolojik atılım için koşullar yaratmak olduğunu belirten Zyuganov, “Basit bir ilke öneriyoruz: Doğal kaynaklar, madenler ve stratejik hammadde tabanı tüm halka ait olmalıdır. Ulusal zenginliğin dağıtımına yönelik yaklaşım değiştirilmelidir. İkinci alan tarımın desteklenmesidir; toprak çalışmalıdır. Üçüncüsü ise konut ve toplumsal hizmetlerdir. Altyapının yıpranma oranı tehlikeli bir seviyeye ulaştı. Bir hizmet bombasının üzerinde oturuyoruz ve bu bomba mutlaka patlayacak. Özellikle şiddetli donlar ciddi bir sınav olacak” uyarısında bulundu.

Konut ve kamu hizmetlerinin vatandaşlar için en sancılı konulardan biri olduğunu belirten Zyuganov, kendisine de yaklaşık 30 bin rublelik bir fatura geldiğini söyleyerek, “Benim için bile bunu ödemek zor. Bu kesinlikle normal değil!” dedi.

Emekliler, öğretmenler ve gazilerin kendisine sürekli başvurduğunu ifade eden RFKP lideri, “İnsanlar aynı hikayeyi anlatıyor: 20 bin rublelik emekli maaşından faturalar ödendikten sonra geriye yarısı kalıyor, bunun 5 bin rublesi ilaçlara, diğer 5 bin rublesi de yiyeceğe gidiyor. Ağlayarak, ömürlerinin son döneminde neden boyunlarına ilmek geçirildiğini soruyorlar” şeklinde konuştu.

RFKP’nin çözüm önerisini paylaşan Zyuganov, “Bir ailenin konut ve kamu hizmetleri giderlerinin toplam gelirinin yüzde 10’unu aşmaması gerektiği ilkesini yasal olarak sabitlemeyi uzun zamandır öneriyoruz. Bu, hem vatandaşları koruyacak hem de sektörün sürdürülebilir finansmanını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Yönetim şirketlerine de çekidüzen verilmesi gerektiğini vurgulayan Zyuganov, “Yönetim şirketlerinin yarısı hırsız ve dolandırıcıdır! İnsanları niteliksiz, bilgisiz ve vicdansız çalışanlerin eline bıraktılar. Faturaların neden tekrar yükseldiğini, bina girişi, araba veya hiç gübrelenmemiş bir çiçeklik için neden sürekli daha fazla para talep edildiğini anlamak ve muhatap bulmak imkansız” eleştirisinde bulundu.

“Mevcut olayların birçoğundan kaçınılabilirdi”

Demografik durumun kendisinde büyük endişe yarattığını belirten Zyuganov, “Bu, ülkenin en büyük sorunlarından biridir. Acilen önlem alınmalıdır. Eğer bir beş yıllık planı daha kaybedersek, bizi parça parça edecekler. Geniş toprakları olan Rusya için bu sadece sosyal değil, aynı zamanda stratejik bir meseledir” uyarısında bulundu.

Ukrayna’daki özel askeri operasyonun demografiyi de etkilediğini ve Ukrayna ile bir ateşkesin ne zaman ve hangi biçimde mümkün olabileceği sorusuna yanıt veren RFKP lideri, “Mevcut olayların birçoğundan kaçınılabileceğine inanıyorum. Eğer benim başkanlık programımı takip ettiyseniz, birinci maddem Ruslar, Belaruslular ve Ukraynalılardan oluşan Slav çekirdeğinin yeniden kurulmasıydı. Bunu 1994 yılında, ilk kez seçimlere girmeye karar verdiğinde Aleksandr Lukaşenko’ya da söylemiştim: sizi destekleyeceğiz ancak sert şartlarımız var, bizi birleştirmek için irade gösterin dedim. Kendisi de daha sonra bunu kararlılıkla yaptı” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’da yumuşak bir güç oluşturduklarını ve 25 bölgenin tamamında komünist partinin örgütlü olduğunu belirten Zyuganov, “Eğer bizi dinlemiş olsalardı, Nazizm Lviv bölgesinde lokalize kalır ve bunların hiçbiri yaşanmazdı. Tüm bunları durdurmak mümkündü” dedi.

Bugün durumun çok daha karmaşık olduğunu ifade eden Zyuganov, “Eğer Nazilerden arındırma ve askeri güçten arındırma sorununu çözemezsek, tüm bu süreç çürümeye devam edecek ve kaçınılmaz olarak yeniden patlak verecektir” şeklinde konuştu.

Rusya’nın şu anda başta BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesinde olmak üzere yeterli güce ve müttefike sahip olduğunu belirten Zyuganov, “Örneğin, bazıları ABD’ye bağımlı olmasına rağmen hiçbir Afrika ülkesi bize yönelik yaptırımları desteklemedi. Batı’nın oligarşik sermayesinden artık bıktılar” dedi.

Afrika’nın desteğinin arkasındaki nedenleri açıklayan RFKP lideri, Sovyetler Birliği’nin bu konudaki deneyimini dâhice olarak nitelendirdi ve şunları kaydetti:

“SSCB döneminde Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri için yaklaşık 600 bin uzman yetiştirdik. Gittiğim hemen her yerde, Sovyetler Birliği’nde eğitim görmüş ve ülkemize karşı sıcak duygular besleyen insanlarla karşılaştım.”

Vietnam Devlet Başkanı ile birlikte okuduklarını ve tezlerini birlikte savunduklarını anlatan Zyuganov, “Vladimir Putin’e oraya gitmesini, hayran kalacağını söylemiştim. Kendisi de hayran kaldı. Orada çok önemli bir anlaşma paketi imzaladık. Bugün Vietnam, Asya’nın en dinamik gelişen ülkelerinden biridir ve nüfusu 100 milyonu aşmıştır. İlişkilerimiz on yıllar boyunca inşa edildi” diye ekledi.

Devlet Başkanlığı İdaresinin doğru adımlar atıp atmadığı sorusuna ise Zyuganov, “Bu yönde çaba gösteren biziz. Partimiz, SSCB’nin ilişki kurduğu hiç kimseyi yarı yolda bırakmadı; aksine bu ilişkileri koruduk, güçlendirdik ve büyüttük” yanıtını verdi.

Afrika ülkeleriyle ilişkilerin korunmasında kendi başyardımcısının doğrudan Nelson Mandela ile çalıştığını belirten Zyuganov, “Mandela hapisten çıkıp Moskova’ya geldiğinde Yeltsin’e şu şartları koştu: Mozoleye çiçek bırakmak, kahramanlarımızı saygıyla anmak ve benimle bir araya gelmek. Beni buldular, kendisiyle Kremlin’de oturduk. Bize teşekkür etti” dedi.

Kısa süre önce düzenledikleri uluslararası antifaşist forumuna onlarca ülkeden 185 delegasyonun katıldığını aktaran Zyuganov, “Hepsi adil bir dünya düzeni için, faşizme, terörizme ve her türlü neo-Nazizme karşı bir bildiri imzaladı. Çalışmalara NATO ülkeleri de dahil olmak üzere çok farklı devletlerin temsilcileri katıldı. Onlarla çok yakın çalışıyoruz. Bana gelmeyeceklerini söylediklerinde, bizim destekçilerimizin tamamının, Batılı ülkelerin temsilcileri dahil olmak üzere geleceğini belirttim. Bana olamayacağını söylediklerinde, sizinkilerin ya satın alınacağını ya da korkacağını ancak bizimkilerin geleceğini söyledim. Ve hepsi geldi” ifadelerini kullandı.

Latin Amerika’da da çok çalıştığını, Sao Paulo’da kıtanın dört bir yanından sol güçlerin temsilcilerini toplayarak sosyalist partilerin kurulmasına yardımcı olduğunu söyleyen Zyuganov, Meksika’ya gittiğinde yoldaşlarının henüz yeraltından yeni çıktığını ve gece yarısı parti toplantılarında rapor sunduğunu anlattı.

Küba hakkında ise uzun süre konuşabileceğini belirten Zyuganov, “Fidel Castro ile çok yakın arkadaştım. Küba, cesaret ve vicdan açısından bir fenerdir. Bize boş rafları gösteriyorlar. Oysa Amerikan köpekbalığı onları her yönden sıkıştırdı! Herkesi boğmaya ve kendi şartlarını dikte etmeye karar vermiş bir çete bu! Kendi arkadaşlarıma her zaman şunu söyledim: Eğer Küba’yı teslim ederseniz, sonra sizinle de hesaplaşırlar ve tüm dostlarınızı kaybedersiniz” şeklinde konuştu.

Küba’daki zor duruma değinilmesi üzerine Zyuganov, “Putin’in en dâhice icadının BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nü kurmak olduğunu düşünüyorum. Bu birlikler, ülkelere daha bağımsız politikalar yürütme fırsatı veriyor. Eğer şimdi hep birlikte irade ve karakter göstermezlerse, Amerika’daki o çılgın ekip ne isterse onu yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Trump mı yoksa Biden mı daha kötü?” sorusuna ise Zyuganov, “Soruyu bu şekilde sormamak gerekir. Her şeyi belirli isimlere indirgemem. Amerika’yı oldukça iyi tanıyorum, orada bulundum ve üniversitelerde konuşmalar yaptım. ABD güçlü ama çok yırtıcı bir ülke. Trump ile ancak bir sonraki basın toplantısına kadar anlaşabilirsiniz” yanıtını verdi.

Kendi çalışma arkadaşlarına ABD’yi hafife almamaları gerektiği konusunda uyardığını belirten Zyuganov, “Şu anda askeri bütçeleri 900 milyar dolar, gelecek yıl için ise 1,5 trilyon dolar talep ettiler. Ayrıca NATO ülkeleri askeri harcamalarını 2035 yılına kadar gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 5’ine çıkarmayı taahhüt ettiler. Toplamda bu, sizi boğmak için tasarlanmış askeri-stratejik bir avantajdır” dedi.

Avrupa’nın mevcut durumunu da değerlendiren Zyuganov, “Avrupa yaklaşık 600 milyon nüfusa sahip. Kilerleri boş, petrol ve doğalgaz rezervleri yok, hiçbir doğal kaynakları kalmadı. Kontrolsüz göç dalgası nedeniyle şimdiden her beş kişiden biri yabancı. Yemek yemeleri, tüketmeleri ve istikrarı sağlamaları gerekiyor. Orada kalan elitler bunu yapabilecek durumda değil. Tek çıkış yolları var: Bizimle kavga çıkarmak, ülkemizde karışıklık yaratmak ve kaynaklarımızı ele geçirmek” şeklinde konuştu.

Savaşın bir potansiyeller savaşı olduğu ve gerilimi tırmandırmamak adına bu konuya bir nokta koyulmasıyla ilgilenip ilgilenmedikleri sorusu üzerine Zyuganov, “Bu soruyu soracağınızı biliyordum. Duma’da yaptığım konuşmada, eğer tarihi mantığımıza geri dönülmezse başarının sağlanamayacağını ve cephedeki zaferin pekiştirilemeyeceğini söyledim” ifadelerini kullandı.

Lenin ve Stalin’in nasıl kazandığının analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Zyuganov, “Lenin’in tüm rakiplerinin potansiyeli ondan kat kat daha yüksekti. O, sosyalizmin ancak üzerinde inşa edilebileceği bir gemi varsa kurulabileceğini biliyordu. Kendisine Brest-Litovsk Barış Antlaşması’nın utanç verici olduğu söylendiğinde, bunun utanç verici olduğunu kabul etmiş ancak aksi takdirde sosyalizmi inşa edecek bir yer kalmayacağını, bunu imzalayıp düzeni sağlayarak Sovyet devletini yeniden canlandıracaklarını belirtmişti” dedi.

Lenin’in 4 milyonluk bir ordu toplayarak kaynakları merkezileştirdiğini ve herkesi püskürttüğünü belirten Zyuganov, “Almanya ve Macaristan’daki işçiler Sovyet iktidarını destekledi. Bu arada, Lenin ilhaksız ve tazminatsız bir barış imzalayalım diye ilan ettiğinde, Norveçli öğrenciler kendisine Nobel Ödülü verilmesini teklif etmişti. Çünkü o, korkunç ve kanlı bir savaş ortamında dünyada ilk kez barış teklif eden ve bunun için net şartlar formüle eden kişi oldu. Bu teklif karşısında şaşkına dönmüşlerdi. Bu tarihi deneyimi inceleyin ve çalışın! Kim size engel oluyor? BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nün potansiyeline bakarsak, bizden çok daha güçlüler ve büyüme hızları daha yüksek. Kazanmak için her şeye sahibiz” şeklinde konuştu.

“Ülkenin mekansal gelişim politikasını yürütmekle yükümlüyüz”

Küçük işletmeler ve onların vergi sorunları konusundaki tartışmaların seçimlerden sonra hareketlenip hareketlenmeyeceği yönündeki soruyu yanıtlayan Zyuganov, bu alandaki birçok kararı hatalı bulduğunu belirterek, “Ekonomide kan yok, para yok. Neden kredi almak imkansız? Küçük ve orta ölçekli işletmeleri neden boğdunuz? Size Maşenka fırınını gösterdiler mi? Harika bir fırın olan Maşenka ayda 500 bin ila 600 bin ruble ciro yapıyordu. Şimdi ise 150 bin ruble kazanıyor. Çok önemli ve gerekli olan bu üretimi durdurmak zorunda kalacak. Ve tüm ülkede bu durumda olan on binlerce Maşenka var” dedi.

Ekonomi çevrelerindeki tartışmaları yakından izlediğini kaydeden Zyuganov, “Finans ve ekonomi blokunun bir kısmının yüksek politika faizini sorunları çözmek için evrensel bir araç olarak görmesinden endişe duyuyorum. Bu tehlikeli bir yanılgıdır” ifadelerini kullandı.

Vergiler, emeklilik yaşı ve banka mevduatları gibi halkı doğrudan ilgilendiren konulara değinen Zyuganov, “Bu konulardaki duruşumuz uzun süredir nettir. Emeklilik yaşının yükseltilmesini yanlış bir karar olarak görüyoruz ve bunun gözden geçirilmesi için mücadele edeceğiz” dedi.

Vergiler konusunda genç ailelerin destekten yoksun kaldığını belirten Zyuganov, “Eskiden yanlarında çocuklarına bakabilecek büyükanne ve büyükbabalar vardı. Şimdi bu destek sistemi büyük ölçüde çöktü. Eğer devlet gerçekten doğum oranlarının artmasını istiyorsa, aileler için uygun koşullar yaratmalıdır. Her genç aileye toprak üzerinde güzel bir ev inşa etme fırsatı verilmelidir” şeklinde konuştu.

Rusya’nın devasa topraklarına dikkat çeken RFKP lideri, “Ülkenin mekansal gelişim politikasını yürütmekle yükümlüyüz. İnsanları sürekli olarak en büyük metropollere yığarak aynı zamanda demografik sorunlara şaşırmak olmaz. Ayrıca devlet, bireyin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak bir gelir düzeyini garanti etmelidir” ifadelerini kullandı.

Yakın zamanda gerçek bir ekonomik kriz yaşanma ihtimali olup olmadığı sorusuna ise Zyuganov, “Kriz zaten başladı ve herkes bunu hissetti. Bunu dile getirmekten neden korktuklarını anlıyorum. Rotayı düzeltmeden krizden kaçınmanın mümkün olmadığını itiraf etmek istemiyorlar. Bugün toplumda rekor düzeyde bir kaygı var. Bu çok kötü bir sosyal belirtidir. Başınızın üzerinde her gece sizi öldürmek için gelen insansız hava araçları düşürülürken, her normal insan neler olduğunu düşünür” yanıtını verdi.

Kendisinin de kaldığı Snegiri dinlenme tesisinde İHA’ların uçup uçmadığı sorusu üzerine Zyuganov, “Mesele Snegiri değil. Mesele vatandaşların ve en başta da çocukların güvenliğidir. Orada benim yanımda çocuklar var; yeni bölgelerden 25 bin çocuğu ağırladım. İyi çocuklar, ancak zihinleri Soros’un ders kitaplarıyla çarpıtılmış. O kitapları müfredata sokanları parça parça ederdim. Onlar ders kitabı değil, anlıyor musunuz? Rusya’nın insandışılaştırılması, o kitaplara konulan temel fikirdi. İngilizler de 15. yüzyıldan beri Rus ayısını böyle çiziyorlar” şeklinde konuştu.

“Sol dönüş kaçınılmazdır”

Parti kongresinin ne zaman toplanacağı sorusuna yanıt veren Zyuganov, “Geçen sefer seçimler haziran ortasında ilan edilmişti. Muhtemelen bu kez de öyle olacak. Devlet Başkanı’nın Devlet Duması milletvekili seçimlerinin tarihini belirleyen kararı imzalamasına kadar yaklaşık 10 günlük bir süre kalacak. Biz de bir hafta içinde kongreyi toplayacağız” bilgisini paylaştı.

Seçim kampanyasının fiilen başlayıp başlamadığı ve diğer partilerde bir gecikme olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Zyuganov, “Programımız hazır. Bu, üzerinde en ince ayrıntısına kadar çalışılmış üçüncü versiyondur. Vatandaşlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, halkçı ve yurtsever güçlerden müttefiklerimizle çok sayıda toplantı gerçekleştirdik. Tüm faaliyetler artık yeni programın ve sorunların barışçıl çözümünün bayrağı altında yürütülüyor” dedi.

Halkın ruh halindeki değişime dikkat çeken RFKP lideri, “Ruh hali sadece değişmiyor, zaten değişti. Sol dönüş kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.

Rakiplerinin durumunu değerlendiren Zyuganov, “Bizim tek rakibimiz Birleşik Rusya partisidir. Diğer iki destekçi unsur, yani Yeni İnsanlar ve Rusya Liberal Demokrat Partisi, yine Birleşik Rusya tarafından uydurulmuştur” iddiasında bulundu.

Adil Rusya partisinin rakip olup olmadığı yönündeki soruya ise Zyuganov, “Mesele bu değil. Adil Rusya’nın çoktan bizimle daha yakın çalışması gerekirdi. Bu sayede bir dizi sorun çözülebilirdi. Ancak onlar daha ziyade büyük sponsorlarının talimatlarını yerine getirdiler” eleştirisinde bulundu.

“Biz gömülmeye alıştık”

Seçmenlerin iktidar partisi Birleşik Rusya’dan diğer partilere kayma ihtimalini değerlendiren Zyuganov, “Düşünen, eğitimli insanların özünde iktidar partisinden hiçbir farkı olmayan yapılara kaymasını istemem. Bilinçli bir şekilde gelip bizi, Zafer Programımızı ve ekibimizi desteklemelerini isterim. Şu anda böyle bir fırsat var. İnsanların ruh halinden, içsel olarak buna hazır olduklarını görüyorum. Her gün onlarla buluşuyorum. Eskiden benimle tartışanlar bile haklı çıktığımı söylediler. Elbette iktidar uzaktan oylamaya ve üç günlük seçim sistemine güveniyor. Ancak her yerel idare başkanının yanına bir manga asker dikip yirmi dört saat nöbet tutturamazsınız. Vatandaşların memnuniyetsizliği en başta yerel yöneticilere yönelecektir. Bu seçimlerde onların daha temkinli ve öngörülü olacaklarını düşünüyorum” dedi.

Bu arada, Vedomosti gazetesinin parti kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre RFKP, eski milletvekili Valeriy Raşkin’in Devlet Duması adaylığını onaylamadı.

Ayrıca seçim sürecinde, en az altı RFKP milletvekilinin karşısına özel askeri operasyon gazilerinin rakip olarak çıkabileceği öngörülüyor.

Parti yönetiminin yenilenmesi ve Çin Komünist Partisi’ndeki gibi her 10 yılda bir kolektif liderliğin güncellenmesi ilkesinin Rusya’da geçerli olup olmadığı yönündeki soruya esprili bir dille kendisinin kastedilip kastedilmediğini sorarak yanıt veren Zyuganov, kendi hayatından örnekler verdi.

1944 yılında Oryol oblastındaki Mımrino köyünde doğan, Oryol Devlet Pedagoji Enstitüsü Fizik ve Matematik Fakültesi’ni üstün başarıyla bitiren ve felsefe doktoru olan Zyuganov, annesinin kendisini ilkokulda eğittiğini belirterek şunları anlattı:

“Derslerimde çok başarılıydım. Yanımdaki arkadaşıma beş verirken bana dört verirdi. Bir gün buna itiraz ettim. Bana sert bir şekilde baktı ve çalışmayı, insanları ve yaşayan her şeyi sevmeyi öğretmenin kendi görevi olduğunu, beşinci sınıftan itibaren takdirname alacağımı söyledi. Öyle de oldu, okulu madalyayla bitirdim.”

Babasının kendisine her zaman Sovyet iktidarından daha dürüst ve aydınlık hiçbir şey olmadığını söylediğini aktaran Zyuganov, dedesinin sekiz çocuklu bir kilise okulu öğretmeni olduğunu ve Sovyet iktidarı olmasaydı sadece en büyük amcası Aleksandr’ın eğitim alabileceğini, babasının ise okuyamayacağını kaydetti.

Askerlik görevini 1963-1966 yılları arasında Almanya’daki Sovyet Kuvvetleri Grubunun özel istihbarat biriminde yapan Zyuganov, 1974-1978 yıllarında Komünist Partisi Oryol Şehir Komitesi İkinci Sekreterliği, 1980-1983 yıllarında Oryol Bölge Komitesi Propaganda Departmanı Başkanlığı ve 1989-1990 yıllarında Komünist Partisi Merkez Komitesi İdeoloji Departmanı Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

1990’da Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Komünist Partisi’nin kurulmasının öncülerinden biri olan Zyuganov, 1993’ten bu yana Devlet Duması’nın tüm sekiz döneminde de milletvekilliği yaptı.

1996, 2000, 2008 ve 2012 yıllarında Rusya Federasyonu başkanlık seçimlerine katılan Zyuganov, 1996 seçimlerinin ilk turunda yüzde 32,03, ikinci turunda ise yüzde 40,31 oy alırken dönemin devlet başkanı Boris Yeltsin sırasıyla yüzde 35,28 ve yüzde 53,82 oy oranlarına ulaşmıştı.

Üniversitedeki mentörü ve eski rektör Georgiy Mihalev’in kendisine verdiği tavsiyeyi paylaşan Zyuganov, “Siyasete girdiğimde bana, siyasette bir şey yapmak isteniyorsa Rus meselesinin özünün ve Lenin-Stalin modernizasyonunun kavranması gerektiğini söylemişti. O zaman bu nasihatin derinliğini tam olarak anlamamıştım, şimdi ise çok iyi anlıyorum” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerinin bir sonuç elde etmek isteniyorsa yardımcıların kendi alanlarında yöneticiden daha güçlü ve bilgili olması gerektiği yönündeki vasiyetini aktaran RFKP lideri, ekibindeki güçlü isimleri tanıttı.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’da, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Bilim ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığı ile Bilim ve Eğitim Komisyonu Başkanlığı yapmış olan ve Moskova Devlet Üniversitesi’nde yüksek matematik dersleri veren Akademisyen İvan Melnikov’un okulunun 200 bilim doktoru yetiştirdiğini belirten Zyuganov, Akademisyen Vladimir Kaşin’in ise uzun süre Tüm Rusya Bahçecilik Enstitüsü’nün başkanlığını yürüttüğünü ve tarım-sanayi gelişim programlarını hazırladığını aktardı.

Nikolay Kolomeysev’in dev sanayi kuruluşu Rostselmaş’ta 20 yıl boyunca üretim direktörlüğü yaptığını ve şu anda partinin meclis grubunu koordine ettiğini bildiren Zyuganov; ekibinde ayrıca Yuriy Afonin, Dmitriy Novikov, Leonid Kalaşnikov, Kazbek Taysayev, Mariya Drobot ve devlet başkanı adayı olmuş Nikolay Haritonov gibi çok deneyimli ve sadık isimlerin bulunduğunu vurguladı.

Bir kolektif yapının ancak bilge insanlar, hem işte hem de savaş meydanında her türlü görevin üstesinden gelebilecek kadrolar ve en yüksek değerlere sadık yeni bir neslin bir arada bulunmasıyla başarıya ulaşacağını belirten Zyuganov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e de ülkede sözü dinlenen 3-5 kişinin bulunması gerektiğini söylediğini aktardı.

Birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini ancak adalet ve emekçiye saygı olmadan Rusya’da güçlü bir merkezi iktidarın olamayacağını vurgulayan RFKP lideri Gennadiy Zyuganov, bin yıllık devletin güçlü merkezi devlet, yüksek maneviyat, kolektif ruh ile bilim ve eğitimden oluşan dört sütun üzerinde durduğunu belirterek, “Halkımız ise çalışkan, sabırlı, onurlu ve cesurdur” sözleriyle mülakatı tamamladı.

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

RFKP lideri Zyuganov ekonomik güce işaret etti: Batı’nın potansiyeli 10 kat fazla

Yayınlanma

Rusya Komünist Partisi lideri Gennadiy Zyuganov, Avrupa ülkelerinin 2029-2030 yıllarında Rusya’ya karşı doğrudan bir taarruza hazırlandığını ifade etti. Batı’nın ekonomik kapasitesinin Rusya’dan on kat daha yüksek olduğunu vurgulayan Zyuganov, Moskova’nın uzun süreli bir yıpratma savaşına hazırlanması gerektiğini belirtti.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) Genel Başkanı Gennadiy Zyuganov, alt parlamento kanadı Duma’da milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, Rusya’nın geniş çaplı bir askeri çatışmanın eşiğinde olduğunu ifade etti.

Avrupa ülkelerinin 2029-2030 yıllarında doğrudan bir askeri taarruza geçebileceğini kaydeden Zyuganov, Moskova yönetiminin ekonomi politikasını bu ihtimale göre yeniden şekillendirmesi gerektiğini belirtti.

Zyuganov, 1 Ekim’de parlamentoda yaptığı konuşmada olası bir askeri çatışmanın süresi ile Rus ekonomisinin mevcut kaynakları arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Gelecekteki bir savaşın uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüşebileceğini belirten RFKP lideri, “Büyük ve uzun bir savaşı kazanmak için bunun bir yıpratma savaşı olduğunu ve daha yüksek potansiyele sahip olanların galip geleceğini unutmamak gerekir. Bize, Rus dünyasına savaş açanların mali ve ekonomik potansiyeli bizimkinin on katı büyüklüğünde” ifadelerini kullandı.

Mevcut uluslararası sistemin çöktüğünü kaydeden Zyuganov, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Nürnberg yargılamalarına atıfta bulundu.

Yargılamaların üzerinden 80 yıl geçtiğini hatırlatan Rus siyasetçi, “O dönem suçlular en ağır şekilde cezalandırıldı. Bazıları asıldı, bazıları hapsedildi. Ancak bize savaş açanlar durulmadı. Kapımızda büyük bir savaş olduğunu kabul etmek zorundayız” dedi.

Avrupa ülkelerinin asıl hedefinin Rusya’nın doğal kaynaklarını ele geçirmek olduğunu dile getiren Zyuganov, Batı’nın geçmişte Asya, Afrika ve Latin Amerika’yı sömürdüğünü, şimdi ise benzer bir yaklaşımı Rusya’ya yönelttiğini de sözlerine ekledi.

Savaş süreçlerinin “karalama”, “zayıflatma” ve son olarak “taarruz” aşamalarından meydana geldiğini vurgulayan RFKP lideri, Avrupa’nın son aşamaya hazırlandığını belirterek, “Sıcak taarruzu 2029-2030 yılları için planlamış durumdalar” diye konuştu.

Moskova’daki siyasi ve askeri çevreler, 2029-2030 dönemini daha önce de NATO ile gerilimin tırmanabileceği olası bir takvim olarak dile getirmişti.

Viyana’da yürütülen askeri güvenlik ve silahların kontrolü müzakerelerindeki Rus heyetinin başkanı Yuliya Jdanova, eylül ayında yaptığı açıklamada NATO ülkelerinin Rusya ile gerilimi en geç 2029-2030 yıllarına kadar sıcak çatışma aşamasına taşımayı planladığını ifade etmişti.

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin de benzer şekilde Avrupa’daki silahlanma programlarını ve savunma hazırlıklarını gerekçe göstererek 2030 yılına işaret etmişti.

RFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English