Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon veri tabanı hacklendi: 3 milyon kişinin bilgileri sızdı

Yayınlanma

Pentagon personel merkezine yönelik yetkisiz erişim sonucu 3 milyona yakın askeri ve sivil personelin kişisel verileri sızdı. Sistemde hayatta olan 2 milyon 760 bin kişi ile yaşamını yitirmiş 294 bin kişinin sosyal güvenlik numaraları ve görev bilgileri yer aldı. Güvenlik açığının 9 ay boyunca açık kaldığı doğrulanırken verilerin kötüye kullanıldığına dair somut iz saptanmadı.

ABD Savaş Bakanlığının personel veri tabanına yönelik siber saldırı sonucunda yaklaşık 3 milyon kişinin kişisel bilgileri sızdı.

ABC News’e konuşan bir Pentagon yetkilisi, yetkisiz kişilerin eriştiği sistemde hayatta olan 2 milyon 760 bin kişi ile yaşamını yitirmiş 294 bin kişinin kayıtlarının yer aldığını açıkladı.

Olayı ilk duyuran Military Times portalı, iki kaynağa dayandırdığı haberinde etkilenen kişi sayısını yaklaşık 4 milyon olarak aktarmıştı. Pentagon yetkilisi ise daha sonra ABC News’e farklı veriler iletti.

Sızıntı, askeri personelin ve sivil çalışanların sosyal güvenlik numaraları ile görev bilgilerini kapsıyor. Military Times’ın incelediği resmi bildirime göre, ifşa olan kayıtlarda isimler, doğum tarihleri, irtibat bilgileri, cinsiyet, ırk ve askeri uzmanlık alanları da yer alabiliyor.

Savunma İnsan Kaynakları Merkezinin (DMDC) bilgi sistemine yönelik yetkisiz erişim Ekim 2025 ile 16 Temmuz 2026 tarihleri arasında, yaklaşık 9 ay boyunca sürdü.

ABC News, söz konusu erişimi az sayıda üçüncü taraf kullanıcının sağladığını bildirdi. Güvenlik açığı tespit edildikten sonra kapatıldı.

DMDC, Pentagon’un temel personel kayıt merkezlerinden biri sayılıyor. Merkezde muvazzaf askerler, yedekler, sivil personel, sözleşmeli çalışanlar, emekliler, gaziler ve askeri personelin aile fertlerine ait 60 milyondan fazla kayıt saklanıyor.

Pentagon, sızan verilerin kötüye kullanıldığına dair bir kanıt tespit etmedi. Military Times, etkilenen kişilere kimlik onarımı ve kredi geçmişi takip hizmetleri teklif edildiğini duyurdu.

Benzer bir veri sızıntısı daha önce Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) istihdam sitesi FBIJobs.gov üzerinde de yaşandı. ABC News’in kurum içi yazışmalara ve kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre FBI, tüm personelinin verilerinin çalınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

The New York Times (NYT), çalınan FBI kayıtlarının bir bölümünü inceledi. Bu belgelerde ev adresleri, telefonlar, kurumsal e-posta adresleri, sosyal güvenlik numaraları, doğum tarihleri, işe başlama tarihleri ve yakınların iletişim bilgileri tespit edildi.

Veri tabanında ayrıca birim adları, görevler ve personelin amirlerine ait bilgiler de yer aldı. Kimi kayıtlar; karşı istihbarat, narkotikle mücadele birimleri ile Rusya, Çin ve İran kaynaklı tehditleri inceleyen departmanlardaki görevleri açığa çıkardı.

İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezinin eski başkanı Ciaran Martin, bu tür bir sızıntının FBI’ın operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkileyebileceğini kaydetti.

ShinyHunters adlı hacker grubu, FBI’ın on binlerce faal ve eski çalışanına ait kayıtların yanı sıra tıbbi verileri ve güvenlik soruşturması belgelerini ele geçirdiğini duyurmuştu.

Uzmanlar NYT’ye yaptıkları değerlendirmede, bu bilgilerin ajanların izlenmesi, ailelerinin tehdit edilmesi veya yabancı istihbarat servislerince dosya hazırlanması amacıyla kullanılabileceği uyarısını yaptı.

ShinyHunters grubu başlangıçta, büronun kendi saldırı yöntemlerine ilişkin yayımladığı uyarıyı geri çekmemesi halinde verileri yayımlama tehdidinde bulundu.

Grup daha sonra bilgileri hiçbir zaman sızdırmayı amaçlamadığını savundu ve eylemini bir reklam kampanyası olarak niteledi.

Reuters, Mayıs ayında yayımladığı haberde ABD askeri personelinin kişisel verilerinin takip ve saldırı hazırlıklarında kullanıldığını aktarmıştı.

Ajansa göre Washington’ın hasımları, ticari olarak erişilebilen konum verilerinden faydalanarak askerlerin yoğunlaştığı bölgeleri belirleme imkanına erişti. ABD’li parlamenterler ise o dönemde Pentagon’u askeri personelin kişisel verilerini yeterince koruyamamakla eleştirmişti.

Amerika

Pentagon kartellere karşı Afrika’daki İHA’ları Amerika’ya kaydırabilir

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı, Latin Amerika’daki uyuşturucu kartellerine karşı Afrika’da konuşlu MQ-9 Reaper İHA’larını bölgeye sevk etmeyi planlıyor. ABD ordusu 24 Ağustos ile 4 Eylül arasında kartellerle bağlantılı 11 İHA düşürürken, Güney Komutanlığı kara operasyonları dahil tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu açıkladı.

ABD Savaş Bakanlığı, uyuşturucu kartelleriyle mücadele kapsamında Afrika’daki MQ-9 Reaper tipi silahlı ve keşif amaçlı insansız hava araçlarını Orta ve Güney Amerika’ya kaydırmayı planlıyor.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, bu adımı bölgedeki kartellere yönelik askeri operasyonların kapsamını genişletmek amacıyla değerlendiriyor.

Elektronik iletişimi tespit edebilen, ısı kaynaklarını belirleyebilen ve hassas vuruş kapasitesine sahip olan MQ-9 Reaper İHA’ları, geride kalan bir yıl içinde Amerikan ordusunun uyuşturucu kaçakçılığıyla ilişkilendirdiği deniz araçlarına düzenlenen çeşitli saldırılarda kullanıldı.

Hava araçlarının bölgeye olası sevkiyatına dair yorum yapmaktan kaçınan ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) Komutanı General Francis Donovan, Latin Amerika’daki operasyon sahasının zorlu koşullarına dikkat çekti.

Donovan; sık orman örtüsü, zorlu arazi şartları, nehir ağları, su seviyesindeki sert dalgalanmalar ve hava koşulları nedeniyle sahada yüksek teknolojili sistemlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Sürecin olağanüstü zorluklar barındırdığını vurgulayan Donovan, “Kara hedeflerine yönelik saldırıları bir seçenek olarak görüyor muyum? Evet. Tüm seçeneklerin değerlendirilmeye açık kalmasını istiyoruz” dedi.

Ordu güçleri bölgede ormanların iç kısımlarını gözetleyebilmek amacıyla bünyesinden dört pervaneli mini İHA (kuadrokopter) fırlatabilen insansız hücumbotlardan da yararlanıyor.

Meksikalı karteller, Ukrayna’da savaşan paralı askerleri bünyesine katıyor

Güney Komutanlığı’nın kartellere karşı gündeme aldığı olası hamleler arasında doğrudan hava saldırıları, şüphelilerin yakalanması ve sığınakların imha edilmesi yer alıyor.

Washington yönetimi, Latin Amerikalı kartellere yönelik askeri güç kullanımını 2025 yılında genişletmeye başladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın orduya bu örgütlere karşı güç kullanma yetkisi veren direktifi imzalamasının ardından Pentagon, “Southern Spear” (Güney Mızrağı) adlı operasyonu hayata geçirdi.

ABD ve Ekvador, Mart 2026’da uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak askeri operasyon başlattı. Bu adım, Amerikan ordusunun Güney Amerika’daki uyuşturucu kartellerine karşı yürüttüğü ilk kara operasyonu niteliği taşıyor.

Washington, söz konusu tarihten önce yalnızca Büyük Okyanus ve Karayip Denizi’ndeki kaçakçılık gemilerini hedef alıyordu.

Latin Amerika’daki uyuşturucu kartelleri de kendi operasyonlarında insansız hava araçlarına daha sık başvuruyor.

The Washington Post’un aktardığına göre şebekeler bu araçları güvenlik güçlerini takip etmek ve kaçakçılık güzergahlarını belirlemek amacıyla kullanıyor.

ABD ordusu, 24 Ağustos ile 4 Eylül tarihleri arasında kartellerle bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 insansız hava aracını düşürdü.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’da yeni tasfiye: General ve amiral kadroları daraltılıyor

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ordudaki general ve amiral kadrolarının sayısını yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen yeni bir tensikat planı hazırladı. Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerine kesintileri 1 Ocak 2027 tarihine kadar tamamlama talimatı verilirken, bazı üst düzey görevlerin albay rütbesine devredilmesi kararlaştırıldı.

ABD ordusunda çok sayıda üst düzey komutanı görevden alan ve bazı istifalara yol açan Savaş Bakanı Pete Hegseth, yeni bir tasfiye sürecine hazırlanıyor.

Fox News’un haberine göre Hegseth, Pentagon’daki geniş kapsamlı yeniden yapılanma planı doğrultusunda ordudaki general ve amiral kadrolarını yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor.

Hegseth’in eylül ayında onayladığı tensikat planı Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri ile müşterek askeri kadroları kapsıyor. İlgili kuvvetlere söz konusu kesintileri 1 Ocak 2027 tarihine kadar tamamlama talimatı iletildi.

Bakan Hegseth’in planın ayrıntılarını bugünkü “Kuvvetlerin Durumu” konuşmasında kamuoyuna duyurması bekleniyor.

Söz konusu adım, Hegseth’in geçen yıl komuta kademesini küçültmek amacıyla açıkladığı yüzde 10’luk genel kesinti hedefini ikiye katlıyor. Önceki direktif, muvazzaf dört yıldızlı kadrolar ile Ulusal Muhafızlar bünyesindeki general pozisyonlarının ayrı ayrı yüzde 20 oranında azaltılmasını öngörüyordu.

Fox News’a konuşan bir savunma yetkilisi, yeni kararın halihazırda görev yapan general ve amirallerin yüzde 20’sinin toptan ordudan uzaklaştırılacağı anlamına gelmediğini vurguladı.

Buna göre tensikat doğrudan subay mevcudunu değil, amiral ve generallere ayrılan makamları hedef alıyor. Bazı üst kademe görevler tamamen lağvedilmek yerine hiyerarşide daha alt basamaklara çekilecek.

Haberde aktarılan 16 Eylül tarihli bakanlık yazışmasına göre Hegseth, alt seviyeye kaydırılacak makamların O-6 rütbesindeki subaylarca yürütülebilmesi için mevzuat hazırlığı yapılmasını istedi. Böylece anılan görevlere Kara ve Hava kuvvetlerinde albaylar, Deniz Kuvvetlerinde ise deniz albayları getirilebilecek.

Hegseth, geçen yılki değerlendirmesinde reformları desteklemeyen kıdemli askerlerin görevden ayrılabileceğini dile getirmişti.

Adımlarını “daha az general, daha fazla asker” yaklaşımıyla savunan Hegseth, karargah kadrolarının daraltılması sayesinde bürokratik katmanların kalkacağını, kaynak ve karar yetkisinin sahadaki birliklere yaklaşacağını savunuyor.

Yeni plan, komuta kademesinde art arda gelen ayrılıkların üzerine geldi. Son olarak ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll istifa etti. Beyaz Saray gerekçeye dair sessiz kalırken, Amerikan basını istifanın Hegseth ile aylardır süren uyuşmazlıklardan kaynaklandığını yazdı.

Hegseth, nisan ayında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’u görevden almış, Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Christopher Donahue da haziranda istifasını sunmuştu.

New York Times gazetesi, Hegseth’in adımları nedeniyle ordunun lidersiz kaldığını yazdı. Gazete, Hegseth göreve başladığında Kara Kuvvetlerinde 10 muvazzaf dört yıldızlı orgeneral varken bu sayının beşe kadar gerilediğine dikkat çekti.

Hegseth ise Mayıs 2025’teki ilk planın kıdemli askerleri cezalandırmaya dönük rastgele bir tasfiye olmadığını, sürecin Genelkurmay Başkanlığı ile eşgüdüm içinde yürütüldüğünü öne sürmüştü.

Savaş Bakanı, amacın kadroları ölçülü biçimde azaltarak stratejik hazırlığı ve operasyonel etkinliği en üst seviyeye çıkarmak olduğunu belirtmişti.

Hegseth’in planı, Ortadoğu’da 50 binden fazla Amerikan askerinin konuşlandığı ve İran savaşının lojistik baskıyı artırdığı bir süreçte hayata geçiriliyor.

Basına yansıyan son iddialar, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava harekatını yeniden başlatmayı hedeflediğini gösteriyor. Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’a karşı yürüttüğü savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti.

Öte yandan Bloomberg, 19 Eylül tarihli haberinde Pentagon’daki bütçe ve kadro kesintilerinin, İran savaşının başında Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen hava saldırısında payı olduğunu yazdı.

168 öğrenci ve öğretmenin yaşamını yitirdiği saldırı öncesindeki değerlendirme ve denetim mekanizmalarının, personel azaltımları nedeniyle aksadığı aktarıldı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD stratejik petrol stokunu yasal alt sınırın altına indiriyor

Yayınlanma

ABD Enerji Bakanlığı, İran savaşıyla derinleşen akaryakıt krizine karşı stratejik rezervden 40 milyon varil ham petrolü ödünç verme kararı aldı. Son çekimle birlikte stoklar 246,6 milyon varile inerek federal yasadaki 252,4 milyon varillik operasyonel asgari sınırın altına düşecek.

ABD Enerji Bakanlığı, İran ile devam eden savaşın körüklediği yakıt krizine karşı Stratejik Petrol Rezervi’nden 40 milyon varil ham petrol daha çekecek.

Bakanlığın 29 Eylül tarihli planı kapsamında petrol, enerji şirketlerine ödünç yöntemiyle verilecek. Şirketler aldıkları ham petrolü ilerleyen tarihlerde stoka iade etmekle yükümlü tutulacak. İlgili şirketlerin tahsis tekliflerini 6 Ekim tarihine kadar iletmeleri gerekiyor.

Enerji Bakanı Chris Wright, “Bugünkü adımlarla ABD, petrol piyasalarını Amerikan halkının ve dünyanın dört bir yanındaki insanların yararına istikrara kavuşturmayı amaçlayan eşgüdümlü çabalara öncülük etmeyi sürdürüyor” dedi.

Wright, takas yönteminin rezervin sonradan doldurulmasına olanak tanıyacağını ve vergi mükelleflerine 3 milyar dolardan fazla tasarruf sağlayacağını savundu.

Bakan Wright ayrıca, ABD ve Japonya taahhütlerine sadık kalırken bazı Avrupa ülkelerinin vadettikleri ham petrol ve petrol ürünlerinin pek azını piyasaya sürdüğünü söyledi; tüm üye ülkelere sözlerini tutma çağrısı yaptı.

Bu son adım, Washington yönetiminin Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte sene başında ilan ettiği 172 milyon varillik acil durum kullanımının nihai dilimini oluşturuyor.

ABD Stratejik Petrol Rezervi ağustos ayı sonunda 286,6 milyon varile inerek 1982’den bu yana en düşük düzeyine geriledi. Mevcut miktar, tesislerin azami kapasitesinin 445 milyon varil gerisinde kalıyor.

Kararlaştırılan 40 milyon varilin tamamı çekildiğinde stoklar yaklaşık 246,6 milyon varile düşecek. Böylelikle rezerv seviyesi, federal mevzuatın operasyonel alt eşik saydığı 252,4 milyon varilin altına kayacak.

Federal yasalar, rezerv hacmi bu sınırın altına indiğinde olağanüstü durumlar dışında yeni çekimleri kısıtlıyor. ABD Sayıştayının 1981 yılına ait raporunda da stoğun 250 milyon varilin altına indirilmesinin yalnızca “çok ağır bir acil durumda” gündeme gelebileceği kayda geçirilmişti.

İran savaşının başlamasından bu yana ABD genelinde benzin fiyatları yaklaşık yüzde 50 yükselerek galon başına ortalama 4 dolara çıktı. Motorin fiyatları ise aynı vadede yüzde 70 artışla galon başına 6 doların üzerine tırmandı.

Eylül ayı başında motorin ve kalorifer yakıtını içeren distilat stokları son beş yılın ortalamasına göre yüzde 14 açık verdi. Benzin stokları da mevsim normallerinin yüzde 6 altında kaldı.

ABD rezervlerindeki aşınma 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşıyla başladı.

Dönemin başkanı Joe Biden yönetimi yükselen yakıt maliyetlerini dizginlemek amacıyla stokları açmış, OPEC+ grubunun üretimi artırma taleplerini üst üste geri çevirmesi üzerine Washington stratejik rezervlere daha fazla başvurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English