Avrupa

AB, ABD ile ticaret anlaşması konusunda anlaşamadı

Yayınlanma

Brüksel’de AB ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasına ilişkin görüşmeler çarşamba gecesi geç saatlerde nihai bir mutabakat sağlanamadan sona erdi.

Avrupa Parlamentosu (AP) anlaşmayı henüz resmen onaylamadı. ABD’nin tek taraflı olarak bazı gümrük vergilerini artırarak anlaşmayı ihlal etmesi ve ayrıca Grönland’ı ilhak etme tehditleriyle tüm işbirliğini sorgulanır hale getirmesi üzerine, çok sayıda milletvekili anlaşmaya koruma maddeleri eklenmesini istiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, ticaret anlaşmasının derhal yürürlüğe girmezse, ABD’ye yapılan otomobil ithalatına uygulanan gümrük vergilerini yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkarmakla tehdit ediyor.

İçeriden gelen haberlere göre, anlaşma geçen yaz, özellikle Fransa’nın şiddetli protestolarına rağmen, ciddi müzakereler yapılmaksızın ABD tarafından fiilen dayatıldı.

Bu protestolar, özellikle dramatik bir krizin ortasında olan Alman otomotiv endüstrisi ve dolayısıyla Federal Şansölye Friedrich Merz tarafından yönlendirildi.

AP, üye devlet hükümetleri ve Avrupa Komisyonu arasında yürütülen müzakereler –“üçlü görüşme” olarak bilinen format– çarşamba gecesi geç saatlerde nihai bir sonuç alınamadan sona erdi.

Toplantı sonrası haberlere göre, taraflar bazı noktalarda aradaki farkları azaltmışlardı. Fakat özellikle Alman hükümetinden gelen baskıya rağmen, Avrupa Parlamentosu koruma maddeleri konusunda ısrarcı davranıyor.

Görüşmelerin 19 Mayıs’ta yeniden başlaması planlanıyor.

AB, ABD’den çekindiği için müzakere etmeden gümrük anlaşması imzaladı

Avrupa Komisyonu’nun o dönemki Ticaret Genel Direktörü Sabine Weyand’ın hazırladığı bir rapor, 27 Temmuz 2025’te Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile ABD Başkanı Donald Trump arasında mutabık kalınan gümrük anlaşmasına nasıl varıldığını ayrıntılı olarak anlatıyor.

German Foreign Policy’nin aktardığına göre son derece deneyimli ve sert bir müzakereci olarak tanınan Weyand, o dönemde müzakerelere dahil olmuştu.

Weyand, Ağustos 2025 sonlarında, gerçek bir müzakereden söz edilemeyeceğini vurguladı ve “Talep veya teklif alışverişi olmadı,” dedi.

Avrupa tarafının, hızlı bir çözüm bulmak için büyük baskı altında olduğunu kaydeden yetkili, Ukrayna’daki savaş nedeniyle AB’nin o dönemde “tamamen ABD’ye bağımlı” durumda olduğunu hatırlatıyor.

Ona göre Trump yönetiminin taleplerini tam olarak kabul etmeseydi veya hatta karşı önlemlere başvurmuş olsaydı, muhtemelen ABD’nin “buna karşılık güvenlik ortaklığını sorgulaması” riski ortaya çıkacaktı.

Weyand, Komisyon’un bu nedenle “genel bir siyasi paketi güvence altına almak” için stratejik bir hesaplama yaptığını savunuyor.

Anlaşma, Trump’ın özel mülkü olan İskoçya’nın Turnberry kentindeki bir golf sahasında imzalandıktan birkaç hafta sonra Weyand’ın “bu sadece yeni dönemin realpolitik’i” dediği aktarıldı.

AB, DTÖ’ye karşı ABD ile hizalandı

AB’nin ABD ile imzaladığı ticaret anlaşması, Trump’ın taleplerini tamamen kabul ederek ciddi bir müzakere süreci olmaksızın imzalanmakla kalmadı.

Anlaşma aynı zamanda, Alman Ekonomi Uzmanları Konseyi üyesi ekonomist Gabriel Felbermayr’ın da belirttiği gibi, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde verilen taahhütleri ihlal ediyor ve böylece DTÖ hukukuna açık bir ihlal teşkil ediyor.

Sonuçta, ABD, DTÖ çerçevesi içinde uluslararası hukuk uyarınca genel otomobil ithalat tarifelerini yüzde 2,5 olarak taahhüt etmişti.

Dahası, ticaret anlaşması Dünya Ticaret Örgütü’nün önlemesi gereken sınırsız ikili ilişkileri de teşvik ediyordu. Buna razı olarak AB, Felbermayr’a göre “DTÖ’ye yönelik bir saldırının suç ortağı” haline geldi.

Öte yandan bu suç ortaklığının AB’ye pek de faydası olmadığı görülüyor. Bir yandan, anlaşma imzalandıktan sonra ABD çelik ve alüminyum gümrük vergilerini diğer ürünlere de kademeli olarak genişletti.

Felbermayr’a göre bu nedenle, örneğin AB anlaşma gereği sanayi gümrük vergilerini sıfıra indirirse fakat ABD kendi yükümlülüğünü yerine getirmezse, “aptal durumuna düşme” riskiyle karşı karşıya.

Alman otomotiv endüstrisinin çıkarları baskın geldi

Ursula von der Leyen’in geçen yaz ABD ile yapılan ve aynı zamanda DTÖ hukukunu da ihlal eden gümrük vergisi anlaşmasını tartışmasız bir şekilde onaylaması, AB içinde tartışmalara yol açtı.

Örneğin Fransa, şiddetli bir protesto dile getirdi. Başbakan François Bayrou, anlaşmanın AB’nin ABD’ye “boyun eğmesi” anlamına geldiğini öfkeyle ilan etti.

Dış Ticaret Bakanı Laurent Saint-Martin de anlaşma konusunda “son sözün henüz söylenmemesi” gerektiğini talep etti; aksi takdirde AB artık bir “iktisadi güç” olarak kabul edilemezdi.

Protestolar başarısız oldu; özellikle de Alman hükümetinin von der Leyen’i desteklemesi nedeniyle.

Anlaşma, kimya endüstrisi gibi Alman şirketleri için de zararlı olarak görülüyor; bu şirketler gelecekte AB’ye gümrüksüz ithal edilen ABD ürünleriyle rekabet etmek zorunda kalacaklar.

Fakat Almanya’nın en önemli sektörü olan otomotiv endüstrisi anlaşmayı şiddetle savundu. Sektörün en önemli satış pazarı ABD.

Sektör kaynakları, ABD gümrük vergilerinin yüzde 25’ten yüzde 15’e hızlı bir şekilde indirilmesinin desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Ayrıca, misilleme gümrük vergileri uygulamamak da onların çıkarına, çünkü Alman otomotiv şirketleri, ABD’deki tesislerinde üretilen arabaları AB’ye gümrüksüz olarak ithal edebilirler.

Avrupa Parlamentosu’nda anlaşmaya karşı direnç

Ne var ki Avrupa Parlamentosu’nda gümrük vergisi anlaşması şu anda önemli bir dirençle karşılaştı.

Anlaşma üzerindeki oylama, kısa süreli bildirimlerle iki kez askıya alındı: ilki ocak ayında Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehdidinin ardından; ikincisi ise şubat ayında ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump tarafından uygulanan gümrük vergilerinin açık çoğunluğunun hukuka aykırı olduğuna dair kararının ardından.

26 Mart’ta Parlamento nihayet anlaşmayı onayladı fakat yalnızca belirli koşullar altında. Örneğin AP, ABD’den yapılan ithalat üzerindeki gümrük vergilerinin kaldırılmasının ancak ABD’nin anlaşmanın tüm hükümlerini yerine getirdikten sonra uygulanabileceğini talep ediyor.

Gelgelelim durum böyle değil: Washington, anlaşmada öngörülmemesine rağmen, çelik ve alüminyum içeriği düşük olan mallara bile gümrük vergilerini art arda artırdı.

Ayrıca, Avrupa Parlamentosu, ABD hükümetinin siyasi tavizler koparmak için iktisadi baskı kullanmaya kalkışması veya belirli ABD ürünlerinin AB pazarlarını istila etmesi durumunda anlaşmanın askıya alınmasını talep ediyor.

Dahası, ABD’den yapılan ithalatlara tanınan kapsamlı gümrüksüz erişim, 31 Mart 2028 itibarıyla gözden geçirilecek ve AB üye devletlerinin sanayilerine aşırı zarar verdiği ortaya çıkarsa derhal kaldırılacak.

Otomotiv sektörü Brüksel’e bastırıyor

Trump’ın ABD’ye yapılan otomobil sevkiyatlarına uygulanan gümrük vergilerini yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkarma yönündeki son tehdidinin ardından Alman otomotiv endüstrisi hızlanma baskısına başladı.

Sektör ve özellikle Şansölye Merz, Trump’ın talep ettiği gibi gümrük vergisi anlaşmasının mümkün olduğunca hızlı ve koşulsuz bir şekilde uygulanması için bir kez daha çağrıda bulunuyor.

Örneğin, Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, Temmuz 2025 gümrük vergisi anlaşmasının koşulsuz olarak yerine getirilmesini talep ediyor.

Müller’e göre bu, aynı zamanda AB’nin de artık “anlaşmaların kendi payına düşen kısmını nihayet uygulaması gerektiği” anlamına geliyor.

Merz ise gümrük vergisi anlaşmasıyla ilgili olarak Avrupa tarafını “sürekli yeni şartlar koymakla” eleştiriyor. Şansölye’ye göre “Amerikalılar hazır, Avrupalılar değil.”

Merz bu nedenle bir anlaşmanın “mümkün olduğunca çabuk” sağlanmasını istiyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version