Avrupa
AB başkentleri Macaristan’da iktidar değişimi sonrası temkinli
Avrupa Birliği içerisinde Viktor Orban döneminde engellenen kritik kararların, halefi Peter Magyar yönetiminde de çözüme kavuşmama ihtimali birliğin genelinde hakim görüş haline geliyor. Bloomberg’e göre Budapeşte’nin enerji ve göç gibi temel başlıklarda radikal bir makas değişikliğine gitmesi beklenmiyor.
Avrupa Birliği (AB) içerisinde, görevden ayrılan Başbakan Viktor Orban’ın itirazları nedeniyle askıda kalan çok sayıda kararın, halefi Peter Magyar döneminde de hayata geçirilemeyeceği yönündeki endişeler artıyor.
Bloomberg’e konuşan çok sayıda Avrupalı kaynak, Macaristan’daki lider değişiminin blok içindeki kilit meselelerde beklenen atılımı getirmeyebileceğini belirtti.
Orban yönetimindeki Budapeşte’nin itirazlarını kamuoyu önünde ve yüksek sesle dile getirmesinin, aslında birlik içerisinde mevcut olan daha geniş kapsamlı görüş ayrılıklarını perdelediği kaydediliyor.
Bloomberg’in analizine göre, karar alma süreçlerinde Macaristan’dan boşalan “engelleyici” rolünü potansiyel olarak Slovakya ve Bulgaristan üstlenebilir.
Bulgaristan’da düzenlenen son parlamento seçimlerini kazanan ve Rusya ile saygılı, eşitlikçi ilişkiler kurma niyetini beyan eden eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev liderliğindeki “İlerici Bulgaristan” partisinin bu süreçte kilit bir aktör olabileceği vurgulanıyor.
Macaristan’ın yeni hükümetinden beklentilerin düşük seyretmesinin temel nedeni olarak Magyar’ın muhafazakar siyasi kimliği gösteriliyor. H
aberde, Magyar döneminde Budapeşte’nin özellikle göç ve enerji gibi stratejik konulardaki tutumunun radikal bir değişim geçirmesinin pek olası görünmediği ifade ediliyor.
Buna karşın Avrupalı yetkililerin, gelecekte “yeni Orbanların” karar alma mekanizmalarını rehin almasını önlemek amacıyla AB genel tüzüklerinde reform yapılması konusunu şimdiden tartışmaya başladığı aktarıldı. Duruma aşina kaynaklar, bu hamlelerin birliğin işleyişini korumayı hedeflediğini dile getiriyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys ve İsveç Dışişleri Bakanı Elisabeth Svantesson gibi isimler Macaristan’ın yeni hükümetine dair nispeten olumlu beklentiler içinde olduklarını açıklasalar da, üst düzey bir AB yetkilisi Magyar’ı bir “kapalı kutu” olarak nitelendirdi.
Bloomberg, Magyar’ın geçmişte Orban’ın Fidesz partisinde yer aldığını ve partinin politikalarına derinden hakim olduğunu hatırlatarak, bu durumun diğer Avrupalı liderler tarafından dikkate alınan bir risk faktörü olduğuna dikkat çekti.
Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, Europa FM’e verdiği mülakatta konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Sezgilerim, onun Avrupa düzeyindeki siyasi eylemler açısından İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye yakın bir çizgide duracağını söylüyor.”
Öte yandan, daha önce göç ve Ukrayna gibi konularda Macaristan’ın kaygılarını özel görüşmelerde paylaşan ancak Orban’ın vetosu nedeniyle bu pozisyonlarını kamuoyuna açıklamaktan kaçınan devletlerin varlığına işaret ediliyor.
Bloomberg, artık Macaristan’ın vetosuna güvenemeyecek olan bu ülkelerin tutumunun değişeceğini savunuyor.
Litvanya Maliye Bakanı Kristupas Vaitiekunas da bu görüşü teyit ederek, “Bazı konularda insanlar Orban’ın arkasına saklanma eğilimindeydi” ifadesini kullandı.
Vaitiekunas, AB’nin yeni bütçe görüşmelerinin aktif aşamasına girmesi, İran ve Ukrayna konusundaki yeni mutabakat arayışlarıyla birlikte bu faktörün daha net bir şekilde ön plana çıkacağını kaydetti.
Gazeteci Lynch: Trump, Avrupa sağı için artık bir yük haline geliyor