Diplomasi
AB, İsrail ile ticaret anlaşmasını dondurma konusunda yasal hakka sahipmiş
İsrail’in Batı Şeria’da uluslararası hukuku ihlal etmesi nedeniyle, AB’nin 2017 yılında bile “Horizon Europe” bilim hibe programı ve “Erasmus” öğrenci değişim programı gibi İsrail ile olan işbirliğini askıya alma konusunda yasal yetkisi olduğu ortaya çıktı.
EUobserver’ın elde ettiği, Avrupa Komisyonu’nun o dönemki baş hukuk müşavirine ait tarihi bir memorandumda, AB’nin gümrüksüz ticareti düzenleyen AB-İsrail Ortaklık Anlaşmasının tamamını dondurma hakkına bile sahip olduğu belirtildi.
Bu, AB’nin İsrail’in ihlallerinden, bunların giderek kötüleştiğinden, İsrail ile diyaloğun etkisiz olduğundan ve Filistinlilerin yasal bir çözüm yoluna sahip olmadığından tam olarak haberdar olduğunu gösteriyordu.
AB hukuk görüşünde ayrıca, 2016 tarihli BM Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararının, BM üyelerinden Batı Şeria’daki yıkım eylemlerini önlemek için tedbirler almalarını açıkça talep ettiği belirtildi.
Memorandumda, AB-İsrail ticaret anlaşmasının tamamen veya kısmen askıya alınmasının “uluslararası teamül hukukuna uygun olacağı” ifade edildi.
5 Ekim 2017 tarihli yedi sayfalık belge, o dönem Komisyon Hukuk Servisi Genel Müdürü olan Luis Romero Requena tarafından imzalanmış ve “kesinlikle gizli” ibaresi ile işaretlenmiş.
Romero Requena bu arada emekli oldu ama yasa değişmedi; İsrail’in ihlalleri ise rekor seviyelere tırmandı.
Gazze’de, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 2024 yılında İsrail’in ciddi bir “soykırım” işleme riski altında olduğunu belirtti.
Bu da, 27 üye devletin tamamının imzaladığı 1948 tarihli BM Soykırım Sözleşmesi uyarınca AB’nin bunu “önleme yükümlülüğü” olduğu anlamına geliyordu.
Bir BM Soruşturma Komisyonu, 2025 yılında İsrail güçlerinin “soykırım işlediğini ve işlemeye devam ettiğini” belirtti.
Batı Şeria’da ise, EUobserver tarafından derlenen Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) verilerine göre, İsrail 2015 yılından bu yana 1.000’den fazla AB ve AB üye devletleri tarafından finanse edilen yapıyı tahrip etti veya ele geçirdi; bu da milyonlarca avroluk mali kayba yol açtı.
UAD de 2024 yılında İsrail’in işgal altındaki topraklardaki varlığının yasadışı olduğunu belirtmiş ve bunun sona erdirilmesine yardımcı olmak için AB’nin daha fazla yükümlülük üstlenmesine yol açmıştı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) Claudio Francavilla, “2017 yılında zaten meşru bir seçenek olan şey, bugün yasal bir yükümlülük haline gelmiştir: AB, İsrail ile olan ortaklık anlaşmasını askıya almalıdır,” demişti.