Diplomasi
AB, İsrail yerleşimlerine yönelik ticaret yasağı öneriyor
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kısıtlamaları sıkılaştırmak veya İsrail yerleşim yerleriyle ticareti engellemek amacıyla AB hükümetlerine hukuki seçenekler sundu.
Euractiv tarafından incelenen ve “gizli” ibaresi taşıyan Komisyon belgesinde, yerleşim yerlerinden gelen mallar için bir ithalat lisans sistemi, bu malları AB pazarından fiyat açısından dışlamak amacıyla tasarlanmış cezai gümrük vergileri ve uluslararası hukuk uyarınca yasadışı olan İsrail yerleşim yerlerinden kaynaklanan ithalatın tamamen yasaklanması dahil olmak üzere üç seçenek özetleniyor.
Fakat belge, İsrail’e karşı ticari önlemler uygulamak için teknik seçenekleri ortaya koyarken, Komisyon’un böyle bir hamlenin basit bir iktisadi önlemden ziyade siyasi bir adım olacağına inandığını da güçlü bir şekilde ima ediyor.
Bunun nedeni kısmen AB’nin yerleşim yerleriyle yaptığı ticaretin çok az olması.
Bu nedenle belge, AB’nin bu hamleyi dış politika yaptırımları olarak çerçevelemesini öneriyor.
Bu tür yaptırımların kabul edilmesi için 27 hükümetin oybirliği gerekiyor ki bu, ticari önlemlerin gerektirdiğinden daha yüksek bir eşik.
Bir kaynak, Euractiv’e verdiği bilgide, belgenin Kaja Kallas’ın başkanlık ettiği Avrupa Dış Eylem Servisi tarafından değil, Komisyon başkanının kabinesi ve yürütme organının genel sekreterliği tarafından kaleme alındığını belirtti.
Ne var ki, seçenekleri sunmak ve önümüzdeki pazartesi günü yapılacak dışişleri bakanları toplantısında bir konsensüs olup olmadığını belirlemek, AB dış politika şefi Kallas’a düşecek.
İrlanda’dan Hollanda’ya kadar birçok ülke, yerleşim yerleriyle ticareti yasaklamak için ulusal yasalar çıkardı.
Belge ayrıca, yerleşim yerleriyle ticareti kısıtlamanın önündeki pratik engellere de dikkat çekiyor.
Belge, üç seçeneğin de Avrupa’daki ulusal gümrük makamlarının yerleşim yerlerinden gelen ürünleri tespit etme yeteneğine bağlı olduğu konusunda uyarıyor.
İsrailli tüccarlar, malları yeniden etiketleyebilir veya İsrail menşeli ürünlerle karıştırabilir; bu da uygulamanın etkinliğini zayıflatabilir.
En az çatışmaya yol açacak seçenek, İsrail yerleşim yerlerinden gelen mallar için özel bir ithalat lisans rejimi getirilmesi.
Bu tür ürünleri AB’ye ithal etmek isteyen şirketlerin öncelikle ulusal makamlardan onay alması gerekecek.
Gümrük yetkilileri ise malların AB menşe kurallarına ve daha geniş kapsamlı ticaret mevzuatına uygun olup olmadığını doğrulayacak.
Fakat Komisyon, bu sistemin kuralların atlatılmasına karşı savunmasız kalacağı konusunda uyarıda bulundu.
İkinci seçenek, yalnızca yerleşim yerlerinde üretilen mallara uygulanacak özel bir gümrük vergisi rejimi oluşturulmasını ve bu ürünleri AB pazarından fiilen dışlayacak kadar yüksek gümrük vergileri belirlenmesini içeriyor.
Belgede, bu seçeneğin pratikte ithalat yasağıyla aynı hedeflerin çoğuna ulaşacağı ama ticareti resmi olarak yasaklamaya kadar gitmeyeceği belirtiliyor.
Bununla birlikte Komisyon, İsrail’in halihazırda yerleşim yerlerinden ihracat yapanlara geri ödeme yaptığını ve bunun da daha yüksek gümrük vergilerinin etkisini potansiyel olarak azaltabileceğini kaydetti.
En kapsamlı seçenek ise, İsrail yerleşim yerlerinden menşeli tüm malların AB içindeki ithalatını, transit geçişini, pazarlanmasını ve dağıtımını yasaklamak.
Kısıtlamalar, tarım ürünleri gibi belirli sektörleri hedef alabilir veya tüm yerleşim yeri ürünlerine genişletilebilir.
Komisyon’un değerlendirmesine göre, kısmi veya tam bir yasak, AB’nin dış politika yetkileri kapsamında haklı gösterilebilir; zira amaç ticareti düzenlemek değil, İsrail hükümetinin politikasını etkilemek olacak.
Bununla birlikte, yerleşim yeri ihracatının genel AB-İsrail ticaretinin çok küçük bir payını oluşturduğu da belirtiliyor.
Teklifin dış politika gerekçelerine dayandırılması, AB üye devlet hükümetlerinin oybirliğiyle destek vermesini gerektirecek.
2025 yılında Komisyon, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticaret tercihlerinin askıya alınmasını önermiş fakat ulusal hükümetlerin onayını almakta başarısız olmuştu.