Diplomasi

AB, Suriye ile ilişkileri normalleştirme ve işbirliğini artırma kararı aldı

Yayınlanma

Avrupa Birliği, yıllardır askıda olan Suriye ile ilişkilerinde köklü bir politika değişikliğine giderek resmi siyasi temasları yeniden başlatmaya ve ekonomik ile güvenlik alanlarında bağları güçlendirmeye hazırlanıyor. Reuters tarafından görülen bir arka plan belgesine göre AB, 1978 tarihli işbirliği anlaşmasını tam kapsamlı olarak tekrar yürürlüğe koymayı ve 11 Mayıs itibarıyla Suriye geçici yönetimiyle “Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog” mekanizmasını başlatmayı planlıyor.

Avrupa Birliği, yıllardır dondurulmuş haldeki diplomatik ilişkilerin ardından, Suriye ile resmi siyasi temasları yeniden başlatarak ekonomik ve güvenlik bağlarını güçlendirmenin yolunu açan kapsamlı bir angajman planı hazırladı.

Reuters tarafından ulaşılan ve AB’nin diplomatik kanadı tarafından hazırlanarak bu hafta üye ülkelere dağıtılan arka plan belgesi, Brüksel’in Suriye politikasındaki geniş çaplı değişimin en somut adımını teşkil ediyor.

Belgeye göre Avrupa Birliği, Suriye ile imzalanan 1978 tarihli işbirliği anlaşmasını bütünüyle tekrar uygulamaya koyacak. Bu kapsamda, AB terminolojisinde resmi ve yapılandırılmış görüşmeleri ifade eden “Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog” süreci, 11 Mayıs tarihinde ülkedeki geçici otoritelerle başlatılacak.

AB yaptırım rejimini yeniden yapılandırıyor

Söz konusu belgede yer alan dikkat çekici bir politika ayarlamasına göre AB, Suriye liderliği ile angajmanı sürdürürken aynı zamanda geçiş sürecini engelleyen unsurları hedef alabilmek ve nüfuzunu koruyabilmek amacıyla yaptırım rejimini “yeniden çerçeveleyeceğini ve uyarlayacağını” bildirdi.

Geçen yılın sonunda Batılı yaptırımların çoğunun kaldırıldığı Suriye, 2024 sonunda 14 yıllık yıkıcı savaşın ardından eski lider Beşar Esad’ı deviren silahlı grupların ittifakına liderlik eden geçici Devlet Başkanı Ahmed el-Şara yönetiminde uluslararası topluma daha geniş bir entegrasyon arayışını sürdürüyor.

AB belgesi, ticaret ve yatırım için bir çerçeve oluşturulması, özel sektör finansmanının harekete geçirilmesi ve yeni bir teknik yardım merkezi aracılığıyla Suriye’deki iş ortamını iyileştirecek reformların desteklenmesi dahil olmak üzere ekonomik angajmanı artırma planlarını ana hatlarıyla ortaya koyuyor.

Belgede ayrıca, AB’nin mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin “güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünü” kolaylaştırmak için yerel otoritelerle birlikte çalışacağı kaydedildi. Yarısından fazlası Almanya’da olmak üzere 1 milyondan fazla Suriyeli mülteci ve sığınmacıya ev sahipliği yapan Avrupa için bu geri dönüşler, Esad’ın 2024 sonundaki düşüşünden bu yana Avrupa başkentleri ile Şam arasındaki görüşmelerin en önemli gündem maddesini oluşturuyor.

Öte yandan belge, Suriye’yi ulaşım, enerji ve dijital bağlantılar için bir merkez haline getirerek ülkeyi Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru gibi bölgesel bağlantı projelerine entegre etme hedeflerini vurguluyor.

Suriye, özellikle İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının tetiklediği enerji krizi ortamında kritik bir transit noktası olarak öne çıkıyor.

Bu kapsamda, karayoluyla taşınan Irak petrolünü taşıyan ilk tanker perşembe günü Suriye’nin Baniyas limanından denize açıldı.

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da çarşamba günü Bloomberg’e verdiği demeçte; Türkiye, Suriye ve Ürdün’ün, Güney Avrupa’yı Körfez’e bağlayan bir koridor oluşturmak amacıyla demiryolu ağlarını modernize etme konusunda anlaştıklarını belirtti.

Suriye Kürtlerinin entegrasyonuna destek

Güvenlik başlığında ise belge, AB’nin Suriye polisinin eğitimi ve İçişleri Bakanlığı’ndaki kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinin yanı sıra terörle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadele konularında işbirliğini destekleyebileceğini ifade ediyor.

Doküman ayrıca, Şam ile kuzeydoğudaki Kürt liderliğindeki otoriteler arasında ocak ayında varılan anlaşmanın uygulanmasına yönelik AB desteğinin altını çiziyor.

Söz konusu anlaşma, daha geniş bir siyasi geçişin parçası olarak yerel kurumların devlete entegre edilmesini ve Suriyeli Kürtlerin haklarının genişletilmesini içeriyor.

Bu anlaşmanın uygulanması yolunda atılan büyük bir adım olarak Suriye, mart ayında önde gelen Kürt gücü YPG’nin komutanını doğu bölgelerinden sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı olarak atadı.

Bu atama, ABD güçlerinin bu hafta son askeri üssünü de Suriye ordusuna devrettiği bir dönemde gerçekleşti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version