Diplomasi

ABD, Avrupa’daki MAGA bağlantılı kuruluşları fonlayacak

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington’un politika pozisyonlarını yaymak ve ifade özgürlüğüne yönelik algılanan tehditlere karşı koymak için Avrupa genelinde MAGA ile uyumlu düşünce kuruluşlarına ve hayır kurumlarına fon sağlamaya hazırlanıyor.

Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilisi Sarah Rogers, aralık ayında Avrupa’ya giderek etkili sağcı düşünce kuruluşlarıyla görüştü ve Nigel Farage’ın Reform UK partisinin önemli isimleriyle Amerikan değerlerini yaymak için bir fon oluşturulması konusunda konuştu.

Bu kaynaklar, fonun bu yılın sonlarında ABD’nin bağımsızlığının 250. yıldönümü kutlamalarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Bir ABD yetkilisi, programın daha önce Dışişleri Bakanlığı’nın yurtdışındaki belirli amaçlara fon aktaran projelerinin bir varyasyonu olduğunu ve muhtemelen Londra, Paris, Berlin ve Brüksel’de yürütülen girişimlere odaklanacağını söyledi.

Trump yönetimi, ABD’nin dış yardımlarını büyük ölçüde azaltmaya çalıştı ve kesintiler, iyi yönetişim, insan hakları ve demokrasiyi destekleyen programları ağır bir şekilde vurdu.

Rogers’ın çabaları, Beyaz Saray’ın Avrupa’daki müttefiklerini eleştirmesinin ardından geldi. Geçen yıl yayınlanan ABD ulusal güvenlik stratejisi, kıtanın mevcut gidişatına “direnişin geliştirilmesi” çağrısında bulundu.

Belge, kitlesel göç ve “ifade özgürlüğünün sansürlenmesi”nin “medeniyetin yok olmasına” yol açabileceği uyarısında bulundu.

Trump yönetimi, Avrupa’da büyük ABD sosyal medya ağları da dahil olmak üzere çevrimiçi içeriği düzenleme çabalarını ifade özgürlüğüne bir saldırı olarak yorumluyor.

Yeni ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi: Küreselleşmenin sonu ve Monroe Doktrini

ABD’li yetkili, kamu diplomasisi müsteşarı olan Rogers’ın hükümete girmeden önce Avrupa’daki “ifade özgürlüğü” topluluğunda birçok tanıdığı olduğunu ve bunların çoğunun Trump yönetimindeki ABD’nin kaynaklarını ve ilgisini çekmeye istekli olduğunu söyledi.

Yetkili, Rogers’ın İngiltere’nin Çevrimiçi Güvenlik Yasası ve AB’nin Dijital Hizmetler Yasasını hedeflediğini de ekledi.

Yasaların kapsamı ve içeriği farklı olsa da, yetkili, Trump yönetiminin bunları ifade özgürlüğüne, Amerikan endüstrisine ve teknoloji sektörünün bağımsızlığına saldırmayı amaçlayan “temelde Amerika’yı hedef alan düzenleme planları” olarak gördüğünü söyledi.

Planlar hakkında Rogers ile konuşan Reform UK’in üst düzey bir ismi ise şunları söyledi:

“ABD yönetimi, Avrupa’yı kurtarmak için bir haçlı seferi başlatmış durumda. İngiltere’ye karşı gerçek bir zaafları var, fakat Avrupa’ya yayılan karanlık güçlerin tehdidi altında olduğunu düşünüyorlar.”

İngiltere hükümeti, Çevrimiçi Güvenlik Yasasını çocukları zararlı çevrimiçi içeriklerden korumak için çok önemli bir yasa olarak savunuyor.

Reform partisinin bir başka üst düzey ismi, Rogers’ın “çeşitli yerlerde MAGA tarzı faaliyetleri yürütmek için dışişleri bakanlığının gizli fonuna sahip olduğu” söylendiğini belirtti ve onun “hükümet politikalarını baltalamak için Avrupa kuruluşlarına fon sağlamak” istediğini ekledi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bu fonu “ABD’nin yurtdışındaki çıkarlarını ve değerlerini ilerletmek için şeffaf ve yasal bir kaynak kullanımı” olarak nitelendirdi; bunun “gizli fon” olarak tanımlanmasının “tamamen yanlış” olduğunu söyledi.

Yetkili, “Müsteşar Rogers’ın görevi, Amerikan hedeflerini desteklemektir. Bundan hiç çekinmiyoruz. Her hibe tamamen açıklanıyor ve hesap veriliyor,” dedi.

Her iki Reform figürü de, parti içinde Birleşik Krallık’taki herhangi bir MAGA girişimi ile ilişkilendirilme konusunda ihtiyatlılık olduğunu belirterek, Trump yönetiminin Britanya’da popüler olmadığını kaydetti.

YouGov’un anketine göre, İngiliz halkının sadece yüzde 16’sı Trump’a olumlu bakarken, yüzde 81’i onu olumsuz görüyor.

Reform UK’den bir isim, “ABD ile çok fazla uyum içinde olmamızın bizim için siyasi tehlikeleri var,” dedi.

Rogers, Trump yönetimi içinde Avrupa’yı en açık sözlü eleştirenlerden biri ve bölgeyi gezdiği sırada Washington’un çevrimiçi güvenlik yasalarına karşı hoşnutsuzluğunu açıkça belirtti.

Aralık ayında, “ifade özgürlüğü turu” olarak adlandırılan gezisinin bir parçası olarak Londra, Paris, Roma ve Milano’ya seyahat etmişti.

X’te, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıldönümünü kutlamak için düzenlenen etkinliklere atıfta bulunarak, “en yakın müttefiklerimizle America250’yi başlatırken Amerikan mükemmelliğini vurgulayacağını” yazdı.

Ziyaretinin bir parçası olarak Rogers, sağcı Prosperity Institute düşünce kuruluşunun Londra’da düzenlediği bir etkinlikte bir konuşma yaptı ve Birleşik Krallık’ın Çevrimiçi Güvenlik Yasasını “zorba ve absürt” olarak nitelendirerek, bunun “Britanya’da sansürcü etkileri olan bir dizi yasanın parçası” olduğunu ekledi.

“Ortalama bir Britanyalının özgür bir insan olmak, özgür bir ülkede yaşamak istediği açıktır… Reform UK’in elde ettiği sonuçlar, Britanyalı halkın bu rejimden memnun olmadığını kanıtlamaktadır” diyen Rogers, ülkenin ifade özgürlüğü hakkını geri kazanmasına yardımcı olmak istediğini de sözlerine ekledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version