Diplomasi
ABD, Avrupa’dan gelen İsrail karşıtı yaptırımlara ses çıkarmadı
Beyaz Saray, ABD müttefiklerinin İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulamasının ardından mümkün olduğunca sessiz kalmayı tercih etti.
Başkan Donald Trump çarşamba günü bu konuyla ilgili olarak sadece konuyu incelediğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio Salı günü, ABD’nin kendi yaptırımlarını uygulamayı planlamadığını fakat İngiltere ve diğer bazı ülkelerin eylemlerini de kınamadığını belirtti.
Hatta ABD’nin, Batı Şeria’da “istikrar” sağlama ve bölgedeki şiddetin tırmanmasını önleme konusunda müttefikleriyle aynı hedefi paylaştığını da ekledi.
Rubio, “Bunun, Gazze konusunda ilerleme kaydetme kabiliyetimiz ve büyük önem verdiğimiz 20 maddelik plan ile Barış Kurulu üzerinde de etkileri olacağını düşünüyoruz,” diye konuştu.
İsrail politikasına aşina bir yönetim yetkilisi POLITICO’ya verdiği demeçte, bu tür belirsiz açıklamaların yönetimin stratejisini yansıttığını söyledi.
“Müttefikler arasındaki her tartışmaya karışmamıza gerek yok. İsrail kendini savunabilir ve savunacaktır,” diyen yetkili, Washington’ın “bu konunun dışında kaldığını” da ekledi.
Bu durum, Trump yönetiminin şu anda İsrail konusunda izlediği hassas çizgiyi yansıtıyor.
POLITICO’ya göre Beyaz Saray, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu Trump’ın bölgedeki barış çabalarına uymaya zorlayacak bazı adımlara açık.
Aynı zamanda, İran’a karşı savaş verdiği ve Cumhuriyetçi Parti içinde hâlâ önemli bir desteğe sahip olan uzun süredir ABD’nin müttefiki olan İsrail ile kopuşu ima edecek herhangi bir hamle yapmaktan da kaçınıyor.
İngiltere’den ABD’ye İsrail garantisi: Yaptırımlarımız sembolik
Yönetim yetkilileriyle düzenli olarak görüşen, müdahale karşıtı American Conservative dergisinin yönetici direktörü Curt Mills, salı günü Rubio’nun yaptığı ve yönetimin İsrail’in mevcut hükümetine duyduğu hayal kırıklığına işaret eden açıklamaların, Beyaz Saray’ın bu orta yolu izlediğini gösterdiğini söyledi:
“Bu, onlar için pek çok sorunu çözüyor. İngilizlerle ilişkiler makul derecede iyiyse ve bu, Bibi’nin [Netanyahu] kanatlarını bir nevi kırpmanın bir yoluysa, bence bunu yapmaya hazırlar.”
İngiliz yetkililer de yaptırım planlarını önceden ABD’ye bildirdiklerini vurgularken önemli bir dirençle karşılaşmadıklarını ima ettiler.
Çarşamba günü Sky News’te plana yönelik ABD’nin tepkisi sorulduğunda, İngiliz Dışişleri Bakanı Ed Miliband, “Ne hissettiklerini kendileri söylesinler. Fakat Batı Şeria’da olan bitenle ilgili gerçek bir endişe olduğunu düşünüyorum,” cevabını verdi.
İsrailli yerleşimciler, son haftalarda Batı Şeria’daki yerel Filistinlilere yönelik şiddetli saldırılarını artırdı ve bu durum, hem ABD’li yetkililer hem de İsrail hükümeti tarafından nadir görülen bir kınamaya yol açtı.
Sosyal medyada arka arkaya yaptığı paylaşımlarla tanınan Trump, İsrail’i savunmak için henüz tek bir satır bile yazmadı ve bu konuyu ancak çarşamba günü gazetecilerin ısrarı üzerine ele aldı.
Trump, kararı “henüz gördüğünü” ve “onların düşüncesini” anlamak için İsrail ile görüşmeyi planladığını söyleyerek, tepkisiyle ilgili herhangi bir ayrıntıya girmekten kaçındı.
Başkan, “Neler olup bittiğini tam olarak anlıyorum fakat neden birdenbire böyle bir şeyin gerçekleştiğini öğrenmek istiyorum,” diye ekledi.
Trump’ın ilk döneminde Orta Doğu’dan sorumlu üst düzey bir ulusal güvenlik yetkilisi olarak görev yapan Victoria Coates’a göre Trump’ın belirsiz tavrı ve daha geniş kapsamlı Beyaz Saray tepkisi yönetimin önümüzdeki bir dizi kritik an öncesinde yeni bir kargaşadan ne kadar kaçınmaya istekli olduğunun bir göstergesi.
Coates, “Ara seçimler ve Xi ile yapılacak zirve yaklaşırken, şu anda başka bir büyük dikkat dağınıklığı istediklerini sanmıyorum,” diyerek, bu ayın sonlarında Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmeye atıfta bulundu.
Ayrıca müttefiklerin yaptırım duyurularının “gerçek bir etki yaratmak için değil, şok etkisi yaratmak için” yapıldığını ve bu nedenle ABD’nin müdahalesini gerektirmediğini savundu.
Şu anda Heritage Vakfı’nda görev yapan ve yaptırım haberlerinin çıktığı sırada Kudüs’te bulunan Coates, İsrailli yetkililerin bu hamleden memnun olmasa da paniğe kapılmadıklarını söyledi.
Yine de İsrail, Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunun kapatılması da dahil olmak üzere bir dizi karşı önlemle yanıt verdi.
İsrail politikasına aşina olan yönetim yetkilisi ayrıca, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Birleşik Krallık’ın yaptırım planlarını kınayan ilk açıklamalarının ABD politikasını yansıtmadığını da belirtti.
Bu kişi, “Huckabee bu konuda tamamen kendi başına hareket ediyor. Bunu her zaman yapıyor. Kendi başına hareket ediyor ve kimseye danışmıyor,” dedi.
Axios daha önce, Huckabee’nin açıklamalarının Beyaz Saray veya Dışişleri Bakanlığı ile koordine edilmediğini bildirmişti.
Trump’ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner pazar günü, “İsrail’deki bazı siyasi meseleleri çözmeye çalışıyoruz. Çılgın bir seçim süreci yaşıyorlar ve bu da onları bazı konularda biraz mantıksız davranmaya itiyor,” dedi.
Yaptırım meselesine girilmeme kararı, yönetimin ara seçimler öncesinde ticaret anlaşmazlıklarını yatıştırmaya çalışırken müttefiklerle riskli bir gerginliği önlemesine olanak sağlayabilir.
Öte yandan ABD, müttefiki ile birlikte şu anda İran savaşına girişmişken, İsrail ile alenen ayrıştığı izlenimi de veremez.
Mills, Rubio’nun Mart ayında İran savaşını haklı çıkarmak için öne sürdüğü gerekçeye atıfta bulunarak, “İsrail’in talebi olduğu iddia edilen bir şekilde İran’ı işgal etmiş bir yönetimin, İsraillilerle herhangi bir mesafe koyması, bir nevi komik ve inanılmaz görünür,” dedi.