Diplomasi
ABD, BM’nin Gazze’de ateşkes kararını 6. kez engelledi
ABD, BM’nin Gazze’de derhal, koşulsuz ve kalıcı ateşkes çağrısı yapan ve İsrail’in bölgeye insani yardım girişine yönelik tüm kısıtlamaları kaldırmasını talep eden karar tasarısını veto etti. Ayrıca BM Genel Kurulunun, işgal altındaki Filistin topraklarından çekilmesi için İsrail’e verdiği 12 aylık süre dün dolmasına rağmen İsrail işgal ve saldırını yoğunlaştırmış durumda.
Seçimle gelen 10 üye tarafından hazırlanan ve 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan tasarı, Hamas ve diğer grupların elindeki tüm rehinelerin “derhal, onurlu ve koşulsuz” şekilde serbest bırakılmasını da talep ediyordu. Tasarı 14 lehte oy aldı. ABD, İsrail ile Hamas arasında neredeyse iki yıldır süren savaş boyunca Konsey’de altıncı kez veto hakkını kullandı.
ABD ve İsrail’in dünya sahnesinde izole olduğunu bir kez daha ortaya koyan oylama, dünya liderlerinin BM Genel Kurulu’nda yıllık toplantılarının yapılmasından sadece birkaç gün önce gerçekleşti.
Bu toplantıda Gazze önemli bir konu olacak ve ABD’nin önemli müttefiklerinin bağımsız bir Filistin devletini tanıması bekleniyor. Bu, İsrail ve ABD’nin şiddetle karşı çıktığı, Trump yönetimi ile İngiltere ve Fransa gibi yakın müttefikleri arasında bölünmeye neden olan, büyük ölçüde sembolik bir hamle.
“Gazze’de kıtlık teyit edildi”
Oylama öncesinde Danimarka’nın BM Büyükelçisi Christina Markus Lassen, “Gazze’de kıtlık teyit edildi; öngörülmedi, ilan edilmedi, teyit edildi” dedi. Lassen, “Bu sırada İsrail, Gazze Şehri’ndeki askeri operasyonunu genişletti ve sivillerin acılarını daha da derinleştirdi. İşte bu felaket niteliğindeki durum, bu insani ve insana dair başarısızlık, bugün harekete geçmemizi zorunlu kıldı” ifadelerini kullandı.
Washington’un İsrail’e kalkanı
ABD’li diplomat Morgan Ortagus, oylama öncesinde Konsey’de yaptığı konuşmada, “Bu savaşı başlatan ve sürdürmeye devam eden Hamas’tır. İsrail, savaşı bitirecek teklifleri kabul etti ancak Hamas bunları reddediyor. Hamas rehineleri serbest bırakıp silah bıraksa, savaş bugün sona erebilir” dedi.
ABD, BM’de müttefiki İsrail’i genellikle koruyor. Ancak geçen hafta nadir bir şekilde, Katar’daki son saldırıları kınayan Güvenlik Konseyi açıklamasına destek vermişti. Söz konusu metinde İsrail’in adı geçmese de ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun emriyle düzenlenen saldırıdan duyduğu memnuniyetsizliği yansıttığı yorumları yapılmıştı.
İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon, Katar’daki saldırılarla ilgili Güvenlik Konseyi açıklamasından memnun olmadıklarını ancak “ABD ile işbirliğinin düzeyi o kadar yüksek ki, bunu sorun etmedik” ifadelerini kullandı.
Hamas ve Filistin Yönetimi’nden tepki
Hamas, ABD’nin BM’nin Gazze’de ateşkes kararını veto ederek, İsrail’in Gazze’deki vahşi saldırılarına, öldürme ve aç bırakma politikasına yeşil ışık yaktığını belirtti. Washington yönetiminin İsrail’in Filistin halkına karşı işlediği soykırıma suç ortağı olduğu ifade edildi.
Öte yandan Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, yaptığı açıklamada, ABD’nin BM’nin Gazze’de ateşkes talebini veto ederek, İsrail’i Filistin halkına karşı işlediği suçlara devam etmeye teşvik ettiğini bildirdi.
BM Genel Kurulunun İsrail’e verdiği süre dün doldu
Öte yandan BM Genel Kurulunun, işgal altındaki Filistin topraklarından çekilmesi için İsrail’e verdiği 12 aylık süre dün sona erdi.
Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 19 Temmuz 2024’teki danışma görüşünde İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin tümüyle hukuka aykırı olduğu ve işgali derhal sonlandırmasını içeren danışma görüşünün BM Genel Kuruluna taşınmasıyla alınan ve 14’e karşı 124 oy ile kabul edilen kararda İsrail’in 12 ay içerisinde işgali sonlandırması istenmişti.
İsrail, işgal ettiği Filistin topraklarından çekilmesi için verilen 12 aylık süre dolmasına rağmen, işgali sonlandırmak bir yana, yerleşim faaliyetlerini artırmış ve Filistinlilere yönelik saldırılarını ve sistematik ihlalleri yoğunlaştırmış durumda.
BM Genel Kurul kararının içeriği
BM Genel Kurulunun 18 Eylül 2024 tarihli kararında, UAD’nin Temmuz 2024’teki danışma görüşünde İsrail aleyhine verilen hukuki yükümlülüklerin bağlayıcı niteliği teyit edilmişti.
Karar, ülkelerin diplomatik, ekonomik ve hukuki araçlarla uyumluluğu sağlama yükümlülüğünü hatırlatırken, Filistinlilerden gasbedilen topraklarla ticaretin durdurulmasından, işgalle suç ortaklığı yapan kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasına kadar geniş bir yelpazede tedbirler öngörmüştü.
BM Genel Kurulu ayrıca, UAD’nin ortaya koyduğu sonuçları icra ettirmek için devletlerin diplomatik, ekonomik ve yasal yolları kullanması çağrısında bulunmuştu.
UAD’nin danışma görüşü
UAD, 19 Temmuz 2024’te verdiği danışma görüşünde İsrail’in Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da işgalci olduğunu tespit ederek, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline “en kısa sürede son vermesi” gerektiğini bildirmişti.
BM, özellikle de görüşü talep eden Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi’nin, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki hukuksuz varlığına mümkün olan en kısa sürede son vermek için gereken kesin yöntemleri ve ilave eylemleri değerlendirmesi gerektiğini bildirmişti.