Diplomasi

ABD, müttefiklerini Uluslararası Ceza Mahkemesini ortadan kaldırmaya zorluyor

Yayınlanma

ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) “sistematik olarak ortadan kaldırmak” amacıyla bir kampanya başlatmak için NATO müttefiklerini yanına çekmeye çalışıyor.

Temmuz ortasında Brüksel’de NATO’nun 32 büyükelçisinin katıldığı kapalı kapılar ardındaki bir toplantıda, ABD temsilcisi Matthew Whitaker, NATO ülkelerinden bu uluslararası kurumu ortadan kaldırmak için yardım istedi ve onları ICC’nin kuruluş belgesi olan Roma Statüsü’nden çekilmeye çağırdı.

POLITICO’ya konuşan üç diplomat, Whitaker’ın konuşmasını “Amerika’nın yanında duranları yakından izleyeceğiz,” diyerek bitirdiğini aktardı.

Müttefiklere mahkemeyi terk etmeleri yönündeki baskı ABD’nin hareket özgürlüğünü kısıtladığı düşünülen uluslararası kurum ve kurallara karşı Trump yönetiminin yürüttüğü daha geniş kapsamlı kampanyanın bir parçası.

Beyaz Saray, ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan çekme kararı aldı, Dünya Sağlık Örgütü’nden ayrıldı, BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki katılımını sonlandırdı ve şirketlere bu hafta Paris’te düzenlenecek uzay zirvesini boykot etmeleri için baskı uygularken, bir dizi ticaret savaşı da başlattı.

Whitaker’ın açıklamalarına paralel olarak, ABD misyonu NATO delegasyonlarına bir belge göndererek şunları bildirdi:

“ABD, UCM’nin yetki alanını sistematik olarak ortadan kaldıracaktır… derhal çekilme adımlarını atmanızı kesin bir dille talep ediyoruz.”

Belge ayrıca müttefikleri, UCM’nin kendi ülkelerine yönelik “tehdidini incelemeleri”, mahkemenin “yetki aşımını” “kamuoyu önünde kınamaları” ve mahkemeye sağladıkları her türlü maddi desteği “derhal kesmeleri” için zorluyor.

Belgede, “UCM’nin bu maskaralığını bir kez ve sonsuza kadar sonlandıralım,” deniyor.

NATO, mahkemenin imzacı tarafı olmasa da, Türkiye ve ABD hariç tüm ittifak üyeleri UCM’ye üyedir.

UCM’ye karşı bu baskı, mahkemeyi ABD’nin egemenliğini ihlal etmekle suçlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından bu yaz başlatıldı.

Rubio, 13 Temmuz’da şöyle konuşmuştu:

“UCM ve yandaşları, ülkemize karşı mermi veya füzelerle değil, tüzükler, anlaşmalar ve sözde uluslararası hukukun gücüyle bir savaş yürütüyorlar. Eğer bizi egemenliğimizden mahrum bırakabileceklerini sanıyorlarsa, onlara Amerikan kararlılığının tam anlamını öğreteceğiz.”

Mahkeme, soykırım ve savaş suçları da dahil olmak üzere en ciddi uluslararası suçlarla suçlanan kişileri yargılamak üzere 2002 yılında kurulmuştu.

UCM, ABD’li yetkililere yönelik iddiaları en son 2020 yılında soruşturmuştu; o yıl, Afganistan’daki Amerikan askerlerinin işlediği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin bir soruşturma açmış ama ertesi yıl bu soruşturmaya öncelik vermeme kararı almıştı. 

Fakat o zamandan beri, Karayipler’deki teknelere yönelik ABD’nin uyuşturucu bağlantılı saldırılarını soruşturması yönünde baskılarla karşı karşıya kaldı.

NATO diplomatlarından biri, bu açıklamaların “oldukça şok edici” olduğunu söyledi. İkinci diplomat ise bunun “hayal kırıklığı” olduğunu ekledi.

Diplomatların aktardığına göre, normalde sıradan bir toplantının gündeminin bir yan maddesi olarak gündeme getirilen Whitaker’ın açıklamalarına yanıt olarak Fransa ve Hollanda, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni savundu ve bu hamleye karşı olduklarını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin yardımına güvenirken UCM’nin sahte otoritesini reddetmeyi reddeden ülkeleri daha sıkı bir şekilde denetleyeceğine” söz verdi.

Geçen ay Washington, UCM Başkanı Tomoko Akane dahil olmak üzere mahkemenin üst düzey yetkililerine yaptırım uyguladı.

Bir UCM sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Mahkeme, mağdurlar adına ve adaletin yararına, Roma Statüsü’ne uygun olarak görevini tarafsız ve bağımsız bir şekilde yerine getirmeye odaklanmaya devam ediyor. Çalışmalarını engelleme girişimleri karşısında UCM, kararlı ve dirençli olmaya devam ediyor.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version