Amerika

ABD, nükleer güvenlik kuralını esnetiyor

Yayınlanma

ABD federal hükümeti, nükleer enerjide uzun süredir uygulanan “makul biçimde ulaşılabilecek en düşük seviye” radyasyon güvenliği ilkesini kaldırmayı öneriyor. Nükleer Düzenleme Komisyonunun hazırladığı teklif sektör maliyetlerini düşürmeyi hedeflerken, uzmanlar gevşetilen sınırların kanser vakalarını artırabileceği uyarısında bulunuyor.

ABD federal hükümeti, nükleer enerjiye yönelik radyasyon güvenliği düzenlemelerinde kapsamlı değişiklikler yapmayı ve uzun süredir yürürlükte olan temel nükleer güvenlik ilkesini yürürlükten kaldırmayı planlıyor.

Ülkedeki nükleer faaliyetleri denetleyen Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), nükleer santrallerin radyasyon maruziyetini “makul biçimde ulaşılabilecek en düşük seviyede” (ALARA) tutma zorunluluğunu kaldırmayı teklif etti.

Değişikliği destekleyen çevreler, mevcut ALARA ilkesi yerine yalnızca belirli radyasyon dozu sınırlarının kullanılmasının nesnelliği artıracağını belirtiyor. Bu çevreler, mevcut uygulamanın nükleer sektörü kısıtlayan aşırı korumacı tedbirlere yol açtığı görüşünü paylaşıyor.

Buna karşılık mevcut düzenlemeyi destekleyenler, ALARA ilkesinin yürürlükte kalmasının, nükleer tesislerin hem çalışanlar hem de halk için radyasyon maruziyetini azaltacak tüm olası önlemleri almasını güvence altına aldığını ifade ediyor.

“Güvenlik değil netlik standardı”

NRC Başkanı Ho Nieh, yaptığı açıklamada, kurumun güvenlik standartlarını düşürmediğini, aksine düzenleyici netlik standartlarını yükselttiğini belirtti. Nieh, “Radyasyon dozu sınırlarımız değişmeden kalıyor; ortadan kaldırdığımız unsur yalnızca gereksiz belirsizliktir” ifadelerini kullandı.

Düzenlemeye karşı çıkan uzmanlar ise ALARA ilkesinin kaldırılmasının, enerji şirketlerinin radyasyon seviyelerini mümkün olan en düşük düzeyde tutma motivasyonunu yok edeceğini ve bunun da kanser vakalarında artışa yol açabileceğini belirtiyor.

Endişeli Bilim İnsanları Birliği (Union of Concerned Scientists) Nükleer Güvenlik Direktörü Edwin Lyman, tesis sahiplerinin ALARA nedeniyle izin verilen sınırların çok daha altına inmek zorunda kaldığını ve bunun için yüksek harcamalar yaptığını hissettiğini aktardı.

Lyman, bu değişikliğin, çalışanların ve halkın maruz kaldığı düşük dozlu radyasyonun, komisyondan herhangi bir yaptırım görmeksizin yasal üst sınırlara kadar yükselmesine yol açabileceği uyarısını yaptı. Lyman ayrıca, şirketlerin çalışanları daha uzun vardiyalarda çalıştırabileceğini, bunun da radyasyon maruziyetini artıracağını belirtti. Lyman, durumun daha özensiz uygulamalara ve kötü yönetime kapı aralayacağını dile getirdi.

ABD’de nükleer girişimlerin hız talebi güvenlik kaygılarını artırıyor

Kanser riski oranları değişiyor

NRC, ALARA ilkesini kaldırmanın yanı sıra radyoaktif maddelerin salınım sınırlarını gevşetmeyi de içeren başka değişiklikler öneriyor.

Komisyonun sunduğu verilere göre, mevcut düzenlemeler altında maksimum düzeyde radyasyona 70 yıl boyunca maruz kalan her 10 bin kişiden dördünde ölümcül kanser vakası görülmesi bekleniyor. Önerilen değişiklikle bu oranın, her 10 bin kişide dokuz vakaya yükselmesi öngörülüyor.

Teklif, radyasyon tedavisi gören kişilere bakım sağlayan refakatçilerin maruz kalabileceği radyasyon sınırının da yükseltilmesini içeriyor.

Komisyon, planlanan tüm değişikliklerin nükleer enerji sektörüne yıllık yaklaşık 9,53 million dolar tasarruf sağlayacağını tahmin ediyor.

Beyaz Saray’ın nükleer hedefleri

Bu adımlar, Trump yönetiminin ABD’de nükleer enerji üretimini artırma yönündeki politikalarıyla paralellik gösteriyor. Geçen yıl yayımlanan başkanlık kararnamesiyle, ülkenin nükleer enerji kapasitesinin 2050 yılına kadar dört katına çıkarılması hedefi konmuştu. Kararname, komisyona ALARA ilkesini yeniden değerlendirme ve nükleer reaktör lisans süreçlerini hızlandırma talimatı vermişti.

NRC teknik olarak bağımsız bir kurum yapısına sahip olsa da karar organı üç Cumhuriyetçi ve iki Demokrat üyeden oluşuyor.

Geçen yıl Beyaz Saray, o dönemde komisyonda bulunan 3-2’lik Demokrat çoğunluğu değiştirmek amacıyla bir Demokrat üyeyi görevden almıştı. ABD Yüksek Mahkemesi, pazartesi günü verdiği kararla Beyaz Saray’ın bu tür görevden alma yetkilerine sahip olduğunu onayladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version