Amerika
ABD petrol patronlarından Beyaz Saray’a Hürmüz tepkisi
ABD petrol şirketi yöneticileri, barış görüşmelerinin bir koşulu olarak İran’ın stratejik Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti almasına izin verilmesine itiraz ediyor.
POLITICO’ya konuşan bir kaynak, petrol şirketlerinin duruma itiraz etmek üzere Beyaz Saray, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile temasa geçtiğini söyledi.
Petrol sanayisinde danışmanlık yapan kaynak, “Daha önce bunu yapmak zorunda kalmamıştık ve ben savaşı kazandığımızı sanıyordum. Yönetime erişiminiz olan her yerde, ‘Siz ne düşünüyorsunuz?’ diye sorarsınız,” dedi.
Bu kişi, idari yetkililerin sektör temsilcilerine verdiği yanıtın “soğuk bir tavır” olmadığını da ekledi ve “Daha çok, ‘Evet, tamam, not alacağız’ gibi bir şey,” ifadelerini kullandı.
Toplantıya katıldığını söyleyen bir kişi, petrol sektörü temsilcilerinin çarşamba sabahı endişelerini dile getirmek üzere Dışişleri Bakanlığındaki üst düzey idari personel ile görüştüğünü söyledi.
Gündemdeki konular arasında şunlar vardı: İran’ın talebini kabul etmek, her sevkiyata 2,5 milyon dolarlık geçiş ücreti ve daha yüksek sigorta primleri ekleyecek ve bu maliyet tüketicilere yansıtılacaktı.
Onlara göre İran’a Hürmüz’ün kontrolünü vermek, Singapur ve Türkiye gibi ülkelerin Malakka Boğazı ve Türkiye boğazlarındaki önemli ticaret rotalarında geçiş ücreti talep etmesine emsal teşkil edebilirdi.
Ayrıca geçiş ücretini ödemek, şirketleri İranlı yetkililere yönelik yaptırımları ihlal ettikleri için hukuki tehlikeye sokabilirdi.
Medya ile konuşma yetkisi olmadığı için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bu kişi, şirketlerin endişelerini doğrudan Trump’a da ilettiklerini, fakat daha nazik bir şekilde yaptıklarını ekledi.
Bu kişi şöyle konuştu:
“Başkan, bu savaşın başarısına ilişkin mirasa ve yargıya son derece duyarlı, bu nedenle şu anda başkana baskı yapmak riskli bir girişim olarak görülüyor. Fakat Beyaz Saray, konuşmaların nazik olmasına rağmen sektörden gelen sesleri dinliyor.”
Bir Beyaz Saray sözcüsü, yönetimin sektör temsilcilerinden görüş alıp almadığı veya endişelerini nasıl ele alacağına dair sorulara doğrudan cevap vermedi; bunun yerine, Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt’in yönetimin “daha makul” bir dizi İran önerisiyle çalıştığını söylediği çarşamba öğleden sonra düzenlenen basın toplantısına atıfta bulundu.
Leavitt basın toplantısında, İran’ın “başkan ve ekibine daha makul, tamamen farklı ve özetlenmiş bir plan sunduğunu” söyledi, fakat planda neyin değiştiğini belirtmedi:
“Başkanın kırmızı çizgileri, yani İran’da uranyum zenginleştirilmesinin sona ermesi, değişmedi. Ve Başkan Trump’ın İran’ın istek listesini bir anlaşma olarak kabul edeceği fikri tamamen saçma.”
İran, boğazı geçen tankerler için geçiş ücretlerinin yuan veya kripto para birimi ile ödenmesini talep ediyor.
Trump salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’ın gemi başına 2 milyon dolarlık geçiş ücreti talep ettiği 10 maddelik planını kalıcı bir ateşkesin temeli olarak kullanacağını söyledi.
Baker Botts’ta enerji ve uluslararası hukuk üzerine uzmanlaşmış avukat Jason Bennett, “Sadece petrol endüstrisinden değil, ciddi bir tepki bekliyorum. [Hürmüz] açık bir uluslararası su yoludur. Bugüne kadar, İran’ın Hürmüz Boğazını kontrol etme yasal hakkı hiçbir zaman tanınmamıştır. Kimsenin bunu kabul edeceğini sanmıyorum,” dedi.
Yabancı diplomatlar da, şimdiye kadar görüşlerine pek ilgi göstermediğini şikayet ettikleri Beyaz Saray’a elinden geldiğince endişelerini dile getiriyorlardı.
Washington’da görevli bir Asyalı diplomat şunları söyledi:
“Sırada Kuzey Kutbunda Rus geçiş ücretleri mi var? Güney Çin Denizinde Çin geçiş ücretleri mi?. Tahminimce, dünyanın geri kalanı, özellikle de Boğazı kullananlar tarafından bir tür protesto [olacak].”
Diğer diplomatlar ise İran’ın kendi başına bırakılırsa bazı gemilerden geçiş ücreti alırken, “siyasi iyilik” yaptığı diğer gemilerin geçişine izin verebileceğinden endişe ediyor.
Washington’da görevli ikinci bir diplomat POLITICO’ya, Malezya bayrağı taşıyan “yedi veya daha fazla geminin” Boğazdan “görünüşe göre ücretsiz” geçebildiğini söyledi.
Çoğu nakliye şirketi, uzun vadede sürdürülemez olduğunu gerekçe göstererek geçiş ücreti ödemek istemiyor.
Berlin merkezli düşünce kuruluşu Jacques Delors Center’da araştırmacı olan Arthur Leichthammer, “İran’ın on maddelik planında yer alan gemi başına 2 milyon ABD doları tutarındaki geçiş ücreti, şantaj için yeni bir fırsat yaratıyor. Bu, hem siyasi hem de ekonomik açıdan son derece maliyetli bir taviz olur,” dedi.