Amerika
ABD, tüm ülkelere “yardım yerine ticaret” bildirgesini imzalama baskısı yapıyor
ABD, kendi dışındaki ülkeleri “yardım yerine ticaret” çağrısı yapan ortak bir bildirgeyi imzalamaya zorluyor.
Çarşamba günü tüm ABD büyükelçiliklerine ve konsolosluklarına gönderilen bir telgrafta, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Amerikalı diplomatlara, nisan ayı sonunda Birleşmiş Milletler’de bu girişim sunulmadan önce, yabancı ülkelere desteklerini isteyen resmi bir çağrı (demarş) yapmalarını emretti.
Rubio’nun telgrafı, ABD’li diplomatlara, meslektaşlarına yönetimin görüşlerini aktarmalarına yardımcı olacak konuşma başlıkları sunuyor.
Bu başlıklar, “Başkan Trump yönetiminde Amerika, iş dünyası dostu politikalarla –düzenlemelerin azaltılması, vergi indirimleri ve serbestleştirilmiş enerji sektörü– beslenen, hızla büyüyen bir ekonomiye dayanan yeni bir Altın Çağ’a girmiştir” ifadesiyle başlıyor.
Bildirinin tam metni de bu belgeye dahil edilmiş. Bildirinin büyük bir kısmı serbest piyasa değerlerinin nispeten tartışmasız bir şekilde savunulmasından ibaret olmakla birlikte, aynı zamanda mevcut küresel yardım sistemini de hedef alıyor.
Bildiride bu sistemin “sık sık bağımlılık, verimsizlik ve yolsuzluğa yol açtığı” iddia ediliyor.
Bildiri, “Dünyadaki tüm başarılı ekonomileri geliştiren özel sektördür, devlet yardımı değil,” diye devam ediyor.
Telgrafta, ABD’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki misyonunun nisan ayı sonundan önce bildirgenin imzalanması için bir etkinlik düzenleyeceği belirtiliyor. Büyükelçi Mike Waltz, salı günü Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı konuşmada bu çabalar hakkında bir ön bilgi verdi.
Rubio’nun Washington Post’un gördüğü talimatında, “yardım yerine ticaret” hamlesinin, BM sistemini “Önce Amerika değerlerini teşvik etmek ve ABD’li şirketler için iş fırsatları yaratmak” amacıyla kullanmak için bir fırsat olduğu belirtiliyor.
Bu adım, Trump yönetiminin küresel yardım sistemini kökten yeniden şekillendirme çabaları kapsamında atıldı.
Yönetim, bu tür girişimlerin “israf, yolsuzluk ve bağımlılığa” yol açtığını savunarak ABD Uluslararası Kalkınma Ajansını (USAID) lağvetti ve Birleşmiş Milletler’deki çok taraflı girişimlere sağladığı finansmanı geri çekti.
Fransa, Almanya ve İngiltere dahil olmak üzere diğer büyük dış yardım bağışçıları, Trump yönetiminin öncülüğünü takip ederek çabalarını azalttılar ve bu da bazılarının “büyük yardım durgunluğu” olarak adlandırdığı duruma yol açtı.
Küresel yardım sistemi ve bunun yaratabileceği bağımlılık konusunda uzun süredir birçok eleştiri olsa da, şüpheciler Trump yönetiminin yaklaşımının kâr amacı güden şirketlerin yoksul ülkeleri sömürmesine yol açacağını savunuyor.
Bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Bu, yardımı tamamen kesme ve şirketlerin yeni pazarlarda zenginleşmesine izin verme konusundaki tutumumuzu pekiştiriyor,” dedi.
“Yardım yerine ticaret” bildirisinin bazı yönleri ilk olarak Devex tarafından haberleştirildi.
Devex, salı günü ABD’nin önerisinin Birleşmiş Milletler’de dolaşımda olduğunu ortaya koyan bir rapor yayınladı.
Ülkeleri imzalamaya teşvik etme çabası, diğer ülkelerin Trump yönetiminin girişimlerine şüpheyle yaklaştığının bir göstergesi olabilir.
Daha önce ABD’nin BM nezdindeki misyonunda kıdemli insani yardım danışmanı olarak görev yapan Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) uluslararası ilişkiler uzmanı Sam Vigersky, “Zaman içinde birçok diplomatik girişimin öncülüğünü yapmış biri olarak, bunun BM’yi zayıflatıyor gibi algılandığı için olumlu karşılanacağını sanmıyorum,” dedi.